Danıştay danistay 2023/436 E. 2025/277 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/436
2025/277
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/436
Karar No : 2025/277
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Metal Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri, şirketin bilinen adreslerinde bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiştir.
Şirketin bilinen adreslerinde yapılmaya çalışılan tebligata ilişkin olarak dava dosyasına iki adet tebliğ alındısı sunulmuştur. Bunlardan bir tanesinin muhatabın gösterilen adreste tanınmadığı şerhi düşülerek sadece tebliğ memuru tarafından imzalandığı, diğerinde ise herhangi bir şerh, tarih ve imzanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan dosyada mevcut adres tespit tutanağının da tebliğ edilmeye çalışılan ödeme emri ile ilişkilendirilmediği görülmektedir.
Buna göre, asıl borçlu şirketin bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan 102. maddesindeki usule uygun şekilde tespit edilmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde takip edilmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/09/2022 tarih ve E:2019/5753, K:2022/4813 sayılı kararı:
07/07/2011 tarih ve 7853 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde şirketin ticaret merkezi olarak belirtilen "... Mah. ... Sok. No:... Zeytinburnu/İSTANBUL" adresinde mahalle muhtarı ve memur nezdinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile asıl borçlu şirketin bilinen adresinde bulunamadığı hususunun ortaya konulduğu, bunun üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği görülmektedir.
Buna göre, olayda 213 sayılı Kanun'un öngördüğü anlamda bilinen adreste tebliğ imkansızlığının gerçekleştiği ve ilanen tebliğ koşullarının oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptali yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının, ilanen tebliğin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, asıl borçlu şirket tarafından ödeme emrine karşı dava açılıp açılmadığı, amme alacağının şirketin mal varlığından tahsil imkanının bulunup bulunmadığı ve davacının söz konusu borçtan sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında usulüne uygun şekilde yürütülen takip işlemleri sonucunda asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla ilgili dönemlerde kanuni temsilci sıfatını haiz bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iddialar arasında yer almadığı, tarh ve tahakkuk aşamalarında ileri sürülebilecek iddiaların tahsil aşamasında incelenemeyeceği, amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğramadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Asıl borçlu şirket tarafından ödeme emri içeriği vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle açılan davaların derdest olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca, amme alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava konusu edilen ödeme emri içeriği amme alacakları ile dava konusu ödeme emri içeriği amme alacakları arasında mükerrerlik bulunup bulunmadığı ortaya konulduktan sonra anılan dava neticesinde oluşan hukuki durumun işbu davaya etkisi hususları gibi diğer yönlerden de inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir.
Söz konusu ödeme emrinin tebliği amacıyla 14/11/2011 tarihinde şirketin bilinen adresi olan "... Mah. ...Sok. No:... Zeytinburnu/İSTANBUL" adresine gidilmiş ve tebliğ memurunun imzasını ihtiva eden tebliğ alındısı ile şirketin gösterilen adreste tanınmadığı hususu tespit edilmiştir.
Ayrıca değinilen adreste düzenlenen bir adet adres tespit tutanağı dava dosyasına sunulmuş ise de söz konusu tutanağın açıklama ve tarih kısımları tam olarak okunamamaktadır.
Bununla birlikte, davacı adına aynı şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen başka bir ödeme emrine ilişkin ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dava dosyasına ait UYAP kayıtlarının incelenmesinden, değinilen adres tespit tutanağının "24/08/2012" tarihli olduğu, şirketin bilinen adresinden kesin olarak ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği hususlarının mahalle muhtarı ve tebliğ memurunun imzalarıyla tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Şirketin bilinen adresinde tebligat yapılamaması üzerine bahsi geçen ödeme emri 15/09/2012 tarihinde ilanen tebliğ edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Tebliğler ve müddetlerin hesaplanması" başlıklı 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanun'da yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
"Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
..."
213 sayılı Kanun'un "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."
Anılan Kanun'un 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması nedeniyle gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi ve başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiştir.
Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenip ilanen tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ilanen tebliğinden önce adres tespit tutanağıyla şirketin bilinen adresinde bulunamadığı hususu 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usullere uygun olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle anılan ödeme emri yönünden 213 sayılı Kanun'un 103. maddesinde öngörülen ilanen tebliğe ilişkin koşulların gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda ilanen tebliğ edilen... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptali yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda ilanen tebliğin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen şekle uygun olup olmadığı, amme alacağının şirketin mal varlığından tahsil imkanının bulunup bulunmadığı, amme alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının borçtan sorumluluğu ve ...Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava konusu edilen ödeme emri içeriği amme alacakları ile dava konusu ödeme emri içeriği amme alacakları arasında mükerrerlik bulunup bulunmadığı ortaya konularak anılan dava neticesinde oluşan hukuki durumun işbu davaya etkisi hususları gibi diğer yönlerden inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulacağı tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
09/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.