Danıştay danistay 2023/264 E. 2025/254 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/264
2025/254
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/264
Karar No : 2025/254
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Holding Anonim Şirketi
(Eski Ünvanı: ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2011 yılında şirket kaynaklarının karşılıksız kullandırılması suretiyle ortaklarına finansman hizmeti sağlandığı ve bu hizmet dolayısıyla elde edilen faiz gelirinin beyan dışı bırakıldığından bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca 2011 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasına dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'ndaki tespit ve önerilerde, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Vergi mahkemesi, bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
25/02/2011 tarih ve 27857 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un, ikinci kısmının dördüncü bölümünde yer alan "Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar" başlıklı 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde, bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31/12/2010 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulundukları tutarlar ile ortaklara borçlu bulundukları tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını 6111 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilecekleri; (c) işaretli bendinde de bu fıkra kapsamında ödenen vergilerin, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyeceği, beyan edilen tutarlar ve ödenen vergilerin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği, bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyatın yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.
30/04/2011 tarih ve 27920 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2011/1713 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin eki "6111 Sayılı Kanunda Yer Alan Bazı Başvuru ve İlk Taksit Ödeme Sürelerinin Uzatılmasına İlişkin Karar" ile 6111 sayılı Kanun'un "Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar” başlıklı 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyan edilmesine ve maddeye göre hesaplanan verginin ödenmesine ilişkin süre 31/05/2011 tarihinden 30/06/2011 tarihine uzatılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin 2011 takvim yılı hesaplarının katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu ile mükellef kurumun 2011 yılı vergilendirme döneminde şirket kaynaklarını ortaklarına karşılıksız kullandırmak suretiyle finansman hizmetinde bulunduğu, ancak sağlanmış olan finansman hizmeti kapsamında faiz/komisyon geliri tahakkuk ettirip gelir kaydetmediği ve katma değer vergisi hesaplamadığının tespit edildiğinden bahisle ve kurum tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında verilen "Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede mevcut olmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanı" isimli beyanname ile ortaklar cari hesabının düzeltilmesinin katma değer vergisi yönünden vergilendirmeye engel teşkil etmediği değerlendirmesiyle yapılan adatlandırma sonucu hesaplanan faiz gelirlerinin katma değer vergisi matrahlarına dahil edilmesi suretiyle yeniden oluşturulan katma değer vergisi beyan tablosu ile 2011 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin 507.130,78 TL (262.407,48 TL azalması işlemi) olarak belirlenmesi işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
6111 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 11. maddesiyle mükelleflerin, kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan kasa bakiyesi ve ortaklardan alacaklara ilişkin tutarların kayıt ve beyanlara intikal ettirilmesi sağlanarak kayıtlarının daha sağlıklı hale getirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca sözü edilen düzenlemeyle verginin nevine ve dönemine ilişkin herhangi bir sınırlama öngörülmemiştir. Dolayısıyla, uyuşmazlığın çözümünde sözü edilen madde hükmünün dikkate alınması gerekmektedir.
Olayda, davacı tarafından, kayıtlarında yer aldığı halde işletmede mevcut olmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklara ilişkin 30/06/2011 tarihli beyannameyle bildirilen tutarlar üzerinden vergi tahakkuk ettirilerek kayıtlarının düzeltildiği görülmektedir.
Bu durumda, 6111 sayılı Kanun'un 11. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendine göre davacı tarafından beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılamayacağından, tarhiyata yönelik olarak yapılan düzeltme işlemleri sonucu ortaya çıkan, 2011 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin 507.130,78 TL (262.407,48 TL azalması işlemi) olarak belirlenmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini kabul ederek vergi mahkemesi kararını kaldırmış ve dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/03/2022 tarih ve E:2018/8747, K:2022/1526 sayılı kararı:
... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'ndaki tespitlerin, vergi inceleme elemanınca iddia edilen hususların kabulü için yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacı şirket temsilcisi inceleme sırasında alınan ifadesinde, ortaklardan olan alacaklara faiz uygulanmadığını beyan etmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki vergi dava dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirket kaynaklarının karşılıksız olarak şirket ortaklarına kullandırıldığının, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile somut bir biçimde ortaya konulduğu, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 6111 sayılı Kanun'dan yararlanıldığı halde dava konusu işlemin tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
09/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.