Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/1675
2025/886
12 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1675
Karar No : 2025/886
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, devralma şeklinde birleştiği devrolunan ... Ticaret Anonim Şirketince kendisine kiralanan taşınmazın kira bedeline ilişkin faturada katma değer vergisinin hesaplanmadığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2010 yılının Mart dönemi için devrolunan şirket adına resen tarh edilen katma değer vergisi ve verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin mal varlığını bir bütün hâlinde devralacağı ve devrolunan şirketin sona ererek ticaret sicilinden silineceği belirtilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 18. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesinin, birleşme nedeniyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmünde olduğu, ancak birleşmede tasfiye kârı yerine birleşme kârının vergiye matrah olacağı hükümlerine yer verilmiştir.
... Ticaret Anonim Şirketi tarafından, üst hakkına sahip olduğu arazi üzerinde bulunan ve mülkiyeti kendisine ait olan otel binası ve müştemilatı, davacı ... Sanayi Anonim Şirketine kiralanmıştır. Davalı idarece, söz konusu kira bedeline ilişkin olduğu değerlendirilen 10/03/2010 tarihli faturada katma değer vergisinin hesaplanmadığı, bu haliyle yevmiye defteri kayıtlarına kira geliri olarak intikal ettirilerek kurumlar vergisi beyannamesine dâhil edilen bedelin ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edilmediğinden bahisle ... Ticaret Anonim Şirketi adına dava konusu cezalı tarhiyat yapılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmeleriyle sona ermektedir. Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk, ceza kesme ve takip işlemlerinin tesis edilemeyeceği, tesis edilen işlemlerin de herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır.
Davacı ... Sanayi Anonim Şirketi (devralan şirket) ile birleşmesi üzerine ... Ticaret Anonim Şirketinin (devrolunan şirket) ticaret sicil kaydı silinerek tüzel kişiliği sona ermiştir.
Bu durumda, haklara sahip olması ve borçlu kılınması mümkün olmayan devrolunan şirket adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezayı kaldırmıştır.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Ticaret sicil kaydı silinen ... Ticaret Anonim Şirketi adına yapılacak her türlü vergilendirmenin, bu tarihten itibaren devralan şirket olan davacı ... Sanayi Anonim Şirketi adına yapılması gerektiği, aksi halde tüzel kişiliği sona eren ... Ticaret Anonim Şirketi adına tesis edilecek işlemlerin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır.
Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/12/2022 tarih ve E:2019/2218, K:2022/9610 sayılı kararı:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesinin (1) numaralı fıkrasında şirketlerin; bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle "devralma şeklinde birleşme" veya yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle "yeni kuruluş şeklinde birleşme" yoluyla birleşebilecekleri düzenlenmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında, 136 ila 158. maddelerin uygulamasında, kabul eden şirketin "devralan", katılan şirketin "devrolunan" diye adlandırılacağı belirtilmiştir. Maddenin (4) numaralı fıkrasında, birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin mal varlığını bir bütün hâlinde devralacağı, devrolunan şirketin sona ereceği ve ticaret sicilinden silineceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 153. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, birleşmenin ticaret siciline tescil ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği kuralına yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 203. maddesinin birinci fıkrasında, bir işletmenin, başka bir işletme ile aktif ve pasiflerin karşılıklı olarak devralınması ya da birinin diğerine katılması yoluyla birleştirilmesi hâlinde her iki işletmenin alacaklılarının, bir mal varlığının devralınmasından doğan haklara sahip olup bütün alacaklarını yeni işletmeden alabilecekleri düzenlenmiştir.
Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca birleşme hâlinde, devralan şirket, birleşmenin ticaret siciline tescili ile devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifine sahip olacağından, başka bir deyişle devrolunan şirketin külli halefi sayılacağından, devralan şirketin devrolunan şirketin vergi borçlarından da sorumlu olacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, devrolunan şirket adına birleşme tarihinden önceki dönem için yapılan dava konusu cezalı tarhiyatın, davacı devralan şirketin güncel hak ve menfaatini etkilediği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esası diğer yönlerden incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Dördüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.