SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1611 E. 2025/401 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1611

Karar No

2025/401

Karar Tarihi

21 Mayıs 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1611 E. , 2025/401 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1611
Karar No : 2025/401

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2007 ve 2008 yıllarının muhtelif dönemlerine ait borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Dava konusu ödeme emrinin ... ve ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Asıl amme borçlusu ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına, 2008 yılına ait defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri tarh edilmiş ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.
Defter ve belge isteme yazısı davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği tarihten sonra şirketin o dönem kanuni temsilcisi olan ...'ya 25/01/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Bu durumda, defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği tarihte kanuni temsilci olmaması nedeniyle vergisel ödevleri yerine getirmesi fiilen mümkün bulunmayan davacının söz konusu borçlardan sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinin ... ve ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
ii. Dava konusu ödeme emrinin ... ve ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Asıl amme borçlusu şirket adına, 2007 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca anılan yılın Mayıs dönemi için vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmiş ve aynı yıl için özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Sözü edilen vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler ilanen tebliğ edilmiştir. Ödeme yapılmaması ve dava açılmaması üzerine asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek 13/05/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Olayda, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun surette tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tarh zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 13/05/2014 tarihinde şirket müdürüne tebliği üzerine anılan borçlardan haberdar olunması karşısında, tarh zamanaşımı nedeniyle artık varlığından söz edilemeyecek alacaklar için 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan cebri takibatın dayanağı kalmadığından, dava konusu ödeme emrinin bahse konu alacaklara ilişkin kısımlarında hukuka uygunluk görülmemiştir.
iii. Dava konusu ödeme emrinin ... ve ... ila ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Asıl amme borçlusu şirket adına, 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2008 yılının Şubat dönemi ile 2007 yılının Mayıs ila Aralık dönemleri için vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri tarh edilmiş ve anılan yıllar için özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir. Sözü edilen vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler ilanen tebliğ edilmiştir. Ödeme yapılmaması ve dava açılmaması üzerine asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek 13/05/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Olayda, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediği hususunun sadece dağıtıcının imzasıyla tespit edildiği, dolayısıyla 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun surette tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tarh zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 13/05/2014 tarihinde şirket müdürüne tebliği üzerine anılan borçlardan haberdar olunması karşısında, tarh zamanaşımı nedeniyle artık varlığından söz edilemeyecek alacaklar için 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan cebri takibatın dayanağı kalmadığından, dava konusu ödeme emrinin bahse konu alacaklara ilişkin kısımlarında hukuka uygunluk görülmemiştir.
iv. Dava konusu ödeme emrinin ... ila ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Anılan ihbarnameler zamanaşımı süresi içerisinde şirkete tebliğ edilmiştir. Şirket nezdinde usulüne uygun surette yapılan takipten sonra amme alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına ödeme emri tanzim edilmiştir.
Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin bahse konu alacaklara ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
v. Dava konusu ödeme emrinin ... plaka numaralı alacaktan kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Asıl amme borçlusu şirket adına 2007 yılının Mayıs dönemi için vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmiştir. Sözü edilen vergi ve cezaya ilişkin ihbarname 07/12/2012 tarihinde şirketin bilinen adresine tebliğe çıkarılmıştır. Ancak tebliğ yapılamaması nedeniyle tebliğ evrakı iade edilmiştir. İhbarnamenin tebliğine ilişkin olarak başkaca bir belge ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla, ihbarnamenin usulüne uygun surette tebliğ edildiği hususu davalı idarece ortaya konulamamıştır.
Bu durumda, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tarh zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 13/05/2014 tarihinde şirket müdürüne tebliği üzerine anılan borçtan haberdar olunması karşısında, tarh zamanaşımı nedeniyle artık varlığından söz edilemeyecek alacak için 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan cebri takibatın dayanağı kalmadığından, dava konusu ödeme emrinin bahse konu alacağa ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
vi. Karar sonucu:
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin ... ila ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmı yönünden davayı reddetmiş; ödeme emrinin diğer kısımlarını iptal etmiştir.
Tarafların istinaf istemlerini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/11/2022 tarih ve E:2019/5703, K:2022/6105 sayılı kararı:
i. Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının, dava konusu ödeme emrinin ..., 2 ve ... plaka numaralı alacaklara ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu hüküm fıkrasının anılan kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
ii. Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının, dava konusu ödeme emrinin ... ve ...plaka numaralı alacaklar dışında kalan alacaklara ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin incelenmesi mümkün değildir.
Bu durumda, asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilip tüketilmediği, tahsil imkansızlığının ortaya konulup konulmadığı hususları araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu hüküm fıkrasının anılan kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
iii. Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle bölge idare mahkemesi kararının, temyize konu hüküm fıkrasının, dava konusu ödeme emrinin ..., ... ve ... plaka numaralı alacaklar dışında kalan alacaklara ilişkin kısmını bozmuş; diğer yönlerden temyiz istemini reddetmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan kısım yönünden ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının hukuka aykırı olduğunun ısrar kararında ayrıntılı bir şekilde ifade edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin adreslerinde 22/10/2010 ve 02/11/2011 tarihlerinde düzenlenen adres tespit tutanaklarıyla, şirketin adreste bulunamadığı hususu memur ve mahalle muhtarı imzası ile tespit edilmiştir.
Bunun üzerine dava konusu ödeme emri içeriği ... ve ...; ... ve ... ila ... ve ... plaka numaralı alacaklar yönünden şirket adına düzenlenen ihbarnameler ilanen tebliğ edilmiş olup borcun vadesinde ödenmediği ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği; ikinci fıkrasında, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesi ile birlikte yorumlanmasından, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren Kanun'da gösterilen süre içinde dava açabileceği anlaşılmaktadır.
213 sayılı Kanun'un "Zamanaşımının mahiyeti" başlıklı 113. maddesinin birinci fıkrasında, zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış ve ikinci fıkrasında, zamanaşımının mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği belirtilmiştir. Kanun'un "Zamanaşımı süreleri" başlıklı 114. maddesinin birinci fıkrasında da vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verilmiştir. 213 sayılı Kanun'un "Ceza kesmede zamanaşımı" başlıklı 374. maddesinde de, vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl geçtikten sonra vergi cezası kesilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."
Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali ise şu şekildedir:
"Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır.
1.Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
2.Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse;
3.Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;
4.Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa."
Anılan Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Israr kararının, vergi mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin ... plaka numaralı alacaktan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi bakımından yapılan değerlendirme:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II- Israr kararının, vergi mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin ... ve ...; ..., ... ve ... ila ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi bakımından yapılan değerlendirme:
Uyuşmazlıkta, asıl borçlu şirketin adreslerinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanaklarıyla tespit edilmesi karşısında, dava konusu ödeme emri içeriği ... ve ...; ..., ... ve ... ila ... plaka numaralı alacaklar yönünden şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, bölge idare mahkemesince, anılan alacaklara ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında incelenebilecek diğer hususlar yönünden inceleme yapılmak suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, vergi mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin ... plaka numaralı alacaktan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasının ONANMASINA
3- Anılan kararın, vergi mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin ... ve ...; ..., ... ve ... ila ... plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
21/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


X - KARŞI OY:
Israr kararının, vergi mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin ... ve ...; ... ve ... ila 10 plaka numaralı alacaklardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin de reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim