Danıştay danistay 2023/1331 E. 2025/472 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/1331
2025/472
18 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1331
Karar No : 2025/472
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... vasisi ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının murisine ait taşınmazlara miras hissesi oranında uygulanan haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Dava konusu haciz işlemlerinin 2003 dönemine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Davacı, cezaevinde bulunması sebebiyle ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kısıtlanmış olup davacının eşi kendisine vasi olarak atanmıştır.
Haciz işlemlerinin dayanağı olan ödeme emirleri ise 03/10/2009 tarihinde cezaevinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Anılan tarihte kısıtlanmış olan davacıya yapılacak tebliğin vasisine yapılması gerektiği dikkate alındığında, söz konusu tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu işlemlerin 2003 dönemine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
ii. Dava konusu haciz işlemlerinin 1998 ve 1999 dönemlerine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Haciz işlemlerinin dayanağı olan ödeme emirleri içeriği borçların vadesi 2006 yılı olup bu ödeme emirleri 01/05/2007 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Buna göre tahsil zamanaşımı 31/12/2012 tarihinde dolacaktır. Dava konusu haciz işlemlerinin ise 2013 ila 2015 yıllarında tesis edildiği dikkate alındığında, borçların tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu işlemlerin 1998 ve 1999 dönemlerine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmında da hukuka uygunluk bulunmamıştır.
iii. Karar sonucu:
Vergi Mahkemesi belirtilen gerekçeyle davayı kabul etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davalı idare tarafından istinaf dilekçesi ekinde bankalar nezdinde hesap sorgulama formu, menkul mal satış tutanağı, tahakkuk ve tahsilat sorgulama formları, ödeme çıktıları sunularak davacının banka hesaplarına elektronik haciz tatbiki yapılmasının ve davacının bazı menkul mallarının satışının yapılmasının tahsil zamanaşımını kestiği ileri sürülmektedir.
Ancak, 02/08/2012 tarihli haciz bildirileri üzerine 0,01 TL ve 3,64 TL tutarındaki banka hesaplarına bloke konulması davacının gerçek anlamda tasarrufta bulunduğu hesaplar üzerine uygulanan haciz işlemleri olarak kabul edilemeyecektir.
Diğer taraftan, 2010 yılında düzenlenen ve okunaksız olan menkul mal satış tutanağının hangi borçlara ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, bu satışa ait haciz bildirisinin mevcut bulunmadığı, kayden ve mahsuben yapılan ödemeler dışında hacizli mal satışı yazılmak suretiyle gerçekleştirilen ödemelerin düşük tutarlarda olduğu dikkate alındığında, tahsil zamanaşımının kesildiğinin idare tarafından ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Vergi Dava Dairesi, belirtilen açıklamalar ile istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2019/3470, K:2022/6458 sayılı kararı:
i. Temyize konu kararın, dava konusu haciz işlemlerinin 2003 dönemine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, anılan hüküm fıkrası yönünden ileri sürdüğü iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
ii. Temyize konu kararın, dava konusu haciz işlemlerinin 1998 ve 1999 dönemlerine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Haciz işlemlerinin dayanağı olan ödeme emirleri içeriği borçların vadesi 2004, 2006 ve 2008 yılları olup bu ödeme emirleri 01/05/2007 ve 03/10/2009 tarihlerinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Dava konusu haciz işlemleri ise 2013 ila 2015 yıllarında tesis edilmiştir.
Davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler incelendiğinde, 2010 tarihli menkul mal satış tutanağı ile davacıya ait bazı taşınır malların 450,00 TL'ye ...'a satıldığı, ayrıca davacının 0,01 TL ve 3,64 TL bulunan banka hesaplarına 02/08/2012 tarihli haciz bildirileri üzerine haciz uygulandığı anlaşılmaktadır.
Anılan işlemler ile tahsil zamanaşımı 2010 ve 2012 yıllarında kesilmiştir.
Bu nedenle, uyuşmazlıkta tahsil zamanaşımının bulunmadığı sonucuna varılmış olup aksi yöndeki gerekçe ile verilen Mahkeme kararının belirtilen hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararın, dava konusu haciz işlemlerinin 2003 dönemine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına dair hüküm fıkrasını onamış; 1998 ve 1999 dönemlerine ilişkin muhtelif vergi borçlarından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına dair hüküm fıkrasını bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle kararının bozulan kısmı yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2010 tarihli menkul mal satış tutanağında davacıya ait bazı menkullerin (muhtelif halı, kilim, buzdolabı, çamaşır makinası, bilgisayar, fotokopi cihazı, faks cihazı) toplam 938,50 TL karşılığında ... isimli alıcıya satıldığı, tahsil edilen tutarın davacının vergi dairesine olan borçlarına mahsup edildiği, 2012 yılında da davacının banka hesaplarına haciz işlemi tesis edildiği dikkate alındığında, tahsil zamanaşımının kesildiği ve dava konusu haciz işlemlerinin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacının vasisi tarafından, cüz'i tutarlar bulunan banka hesaplarının daha önce çekilen banka kredilerine ait hesaplar olduğu, hesapta bulunan düşük tutarların da kredi ödemelerinden sonra hesapta kalan bakiyeler olduğu, anılan hesapların aktif olarak kullanılmadığı, 2010 tarihli menkul mal satış tutanağında yapılan satışın da hangi borçlara istinaden yapıldığının belli olmadığı, söz konusu satış işlemlerinin de hukuka uygun olmadığı ve bu işlemlerin zamanaşımını kesmeyeceği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davalı idarece istinaf dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen menkul mal satış tutanağından 2010 yılında davacıya ait bazı taşınırların idare tarafından açık artırma usulüyle 938,50 TL karşılığında satıldığı anlaşılmaktadır.
Yine davalı idarece savunma dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen 08/01/2018 tarihli mükellefe ait sorgulama kaydında, hacizli malların satışından tahsil edilen tutarlar ile 1998 ve 1999 dönemlerine ilişkin vergi borçlarından da mahsup edilecek şekilde borç tutarları nispetinde garameten ödemeler yapıldığı ve bu ödemelerin tarihinin de 08/09/2011 olduğu görülmektedir. Anılan ödemelerin toplam tutarı ise listenin sonunda 450,00 TL olarak belirtilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Tahsil zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "Zamanaşımının kesilmesi" başlıklı 103. maddesinde, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmış; kesilen zamanaşımı süresinin kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca 2010 yılında yapılan tahsilat sebebiyle tahsil zamanaşımının kesildiği ve anılan kuralda yer alan kesilme halinde zamanaşımının yeniden başlama tarihini tespit eden kural uyarınca dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla takibe konu kamu alacaklarının tahsil zamanaşımına uğramadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı olan (1998 ve 1999 dönemleri borçlarına ilişkin düzenlenen) ödeme emirlerinin tebliğinin (davacı hakkında alınan kısıtlılık kararı da dikkate alınarak) ve haciz işlemlerinin diğer yönlerden hukuka uygunluğu değerlendirilmek üzere yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
18/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.