SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1253 E. 2025/369 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1253

Karar No

2025/369

Karar Tarihi

21 Mayıs 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1253 E. , 2025/369 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1253
Karar No : 2025/369

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ..

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Temizlik Ürünleri
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2012 yılına ait kurumlar vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen ve tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı, ilişkili kişilerin aralarında yaptıkları mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerindeki fiyat veya bedelin, emsallerinden farklı tespit edilmesi suretiyle vergi matrahını aşındırmalarına ve kurum kazancının vergilendirilmeden ortaklara veya diğer ilişkili kişilere aktarılmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, yapılan düzenlemelerin amacı, ilişkili kişilerle mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan gerçek kişi ve kurumların gelirlerinin tam ve doğru bir şekilde beyan edilmesini sağlamak ve transfer fiyatlandırması yoluyla vergi matrahının aşındırılmasına engel olmaktır.
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edebilmek için kurum tarafından bir mal veya hizmet alım ya da satımının yapılmış olması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu alım ya da satımın ilişkili kişilerle yapılmış olması ve bu işlemin Kanun'da tanımlanan emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak belirlenen fiyat veya bedel üzerinden yapılması da şarttır. Dolayısıyla, kurumların ilişkili kişilerle gerçekleştirdikleri mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde kullanılacak fiyat veya bedel emsallere uygun olduğu takdirde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edilemeyecektir.
Davacı şirketin 2010 ve 2012 dönemi hesaplarının incelenmesi sonucu ... tarih ve ...sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenmiştir. Bu raporda yer alan tespitlere dayanak alınarak ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu düzenlenmiştir. Bu raporun sonuç bölümünde, 213 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendi uyarınca 14.623.863,62 TL kurumlar vergisi matrah farkı üzerinden 2.924.772,72 TL kurumlar vergisinin resen tarh edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu raporlara istinaden 2.924.772,72 TL tutarındaki verginin, daha önce iade alınan 1.550.563,62 TL tutarındaki kısmından kalan 1.374.209,10 TL için vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmış, bu cezalı tarhiyatın kaldırılması istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, davacı şirketin, ilişkili şirketleriyle gerçekleştirdiği işlemler sonucunda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığı saptanmıştır. Davacı şirketin ilişkili şirketlere yaptığı satışlarda, genel tebliğ ile belirlenen ilkelere aykırı bir yöntemle satış fiyatının belirlendiği tespit edilmiştir. Bu tespitlerden hareketle, davacı şirketin ilişkili şirketlerine yaptığı satışlarda, satış fiyatlarını emsal bedelin altında belirlediği ve bu yolla transfer fiyatlandırması kapsamında örtülü kazanç dağıttığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin irdelenmesi gerekmektedir.
... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, ilişkili kişilere yapılan satışlarda belirlenen fiyat unsuruna ilişkin olarak şu tespitlere yer verilmiştir:
i. Davacı şirketin ilişkili şirketlerinin ... Kazakistan, ... Rusya,... Ukrayna,... İsviçre, ... Ukrayna ve... Belarus-Beyaz Rusya olduğu belirlenmiştir.
ii. Davacı şirketin, yurt dışındaki ilişkili kişilerle yaptığı satış işlemlerinde, genel tebliğde belirtilen yöntemlerden biri olan "maliyet artı" yöntemini kullandığı görülmüştür.
iii. Bu yönteme göre, emsallere uygun fiyat, ilgili mal veya hizmetin maliyetine, makul bir brüt kâr oranı eklenerek hesaplanmaktadır.
iv. Makul kâr oranı, ilişkisiz kişilere uygulanan brüt kâr oranı olmalıdır.
v. Maliyet artı yöntemi, ham madde, yarı mamul madde ile üretim, montaj gibi aşamalardan sonra satılan ürünlere ilişkin satımlarda, fason imalatta, hizmet tedariki faaliyetlerinde uygulama alanı bulmaktadır.
vi. Ancak, ilgili ham madde ya da yarı mamul ürünlerin piyasada yaygın olarak işlem görmesi ve oluşmuş bir piyasa fiyatının bulunması halinde "karşılaştırılabilir fiyat yöntemi"nin uygulanması gerekmektedir.
vii. Karşılaştırılabilir fiyat yönteminin uygulanabilmesi için ilişkili kişilerle yapılan satışların, birbirleriyle ilişkili olmayan kişilerin yaptığı işlemlerle karşılaştırılabilir olması gerekmektedir.
viii. Eğer tam anlamıyla bir karşılaştırılabilirlik mümkün değilse maliyet artı yöntemi tercih edilmelidir.
ix. Davacı mükellefin karşılaştırılabilirlik analizinin değerlendirilmesi sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır.
\- İlişkili ve ilişkisiz şirketlere satılan malların cinsi tamamen aynıdır.
\- Satışlar aynı para birimi üzerinden yapıldığı için finansal risklerde fark bulunmamaktadır.
\- Yatırımlar, kullanılan malzeme, tesis ve fabrikaya bağlı zarar risklerinde farklılık yoktur.
\- İlişkisiz kişilerle uzun süreli ticari ilişki bulunduğundan tahsil edilememe riski yoktur ve bu durum satış fiyatına yansımamaktadır.
\- İlişkili ve ilişkisiz şirketlere yapılan hiçbir satışta vade farkı veya benzeri bir fark uygulanmamaktadır.
x. Bu tespitler doğrultusunda ürün satış fiyatlarının karşılaştırılmasında, aylık bazda aynı tarih aralığı esas alınarak benzer pazar özellikleri gösteren ülkelerdeki ilişkisiz şirketlere yapılan satışlar dikkate alınmalı, bu satışlardan elde edilen en düşük birim fiyatlar esas alınmalıdır. Ayrıca, ilişkisiz şirketler için yapılan pazarlama, satış, promosyon vb. giderler de dikkate alınarak hesaplama yapılması mümkündür.
xi. Davacı mükellef üretim faaliyeti yürütmesine rağmen maliyet artı yönteminin uygulanmasının uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Bunun nedeni ilişkisiz kişilere yapılan kozmetik ve kişisel bakım ürünleri satışlarında oluşmuş bir piyasa fiyatının mevcut olmasıdır.
xii. Sonuç olarak davacı mükellefin maliyet artı yöntemini kullanarak düşük satış fiyatı belirlediği ve bu suretle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık, yurt dışında yer alan ilişkili şirketlere yapılan satışlarda satış bedelinin belirlenmesinde hangi yöntemin uygulanması gerektiği hususuna ilişkindir. Bu durum, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve Vergi Tekniği Raporu'nda yer alan tespitler çerçevesinde değerlendirildiğinde, her ne kadar davalı idare, olayda karşılaştırılabilir fiyat yönteminin uygulanmasının uygun olduğunu ileri sürmüşse de, davacı şirketin üretim faaliyeti yürüten bir şirket olması ve karşılaştırma yapılacak ilişkisiz şirketlerin seçiminde yalnızca aynı ülke değil benzer özellikler gösteren ülkelerin de dikkate alınmış olması (örneğin; Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya için Moğolistan'ın tercih edilmesi), karşılaştırılabilirlik açısından sorunlar doğurmaktadır. Zira, Rusya ve Moğolistan kozmetik pazarlarının benzer özelliklere sahip olduğuna dair somut verilere yer verilmemiştir. Bu nedenle, söz konusu satış işlemlerinde tam anlamıyla bir karşılaştırılabilirliğin sağlandığından söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda, Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1) uyarınca karşılaştırılabilirlik yöntemi uygulanamadığından, en uygun yöntemin maliyet artı yöntemi olması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin, ilişkili kişilere yapılan satışlarda bu yöntemi uygulamış olması sebebiyle davalı idarenin satış fiyatı tespit yöntemi üzerinden yapılan değerlendirmeyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığı gerekçesiyle uygulanan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 01/07/2021 tarih ve E:2016/7261, K:2021/3795 sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, anılan hususların gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği belirtilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı" başlıklı 13. maddesinin uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan haliyle (1), (2), (3) ve (4) numaralı numaralı fıkralarındaki düzenlemeler şöyledir:
"(1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
(2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili kişilerle yapılmış sayılır.
(3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunludur.
(4) Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, aşağıdaki yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder:
a) Karşılaştırılabilir fiyat yöntemi: Bir mükellefin uygulayacağı emsallere uygun satış fiyatının, karşılaştırılabilir mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan ve aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptıkları işlemlerde uygulayacağı piyasa fiyatı ile karşılaştırılarak tespit edilmesini ifade eder.
b) Maliyet artı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin makul bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder.
c) Yeniden satış fiyatı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, işlem konusu mal veya hizmetlerin aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere yeniden satılması halinde uygulanacak fiyattan, makul bir brüt satış kârı düşülerek hesaplanmasını ifade eder.
ç) Emsallere uygun fiyata yukarıdaki yöntemlerden herhangi birisi ile ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemlerin mahiyetine uygun olarak kendi belirleyeceği diğer yöntemleri kullanabilir."
18/11/2007 tarih ve 26704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1)'inde, Türkiye'deki tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumların, gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki ilişkili kişilerle yaptıkları her türlü mal veya hizmet alım ya da satımında işlemlerinin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı çerçevesinde değerlendirileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, "emsallere uygunluk ilkesi", ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişki bulunmayan kişiler arasında oluşacak fiyat veya bedele uygun olması gerektiğini ifade eder. Tebliğ'de, emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişkisi olmayan kişilerin, tamamen işlem anındaki koşullar altında oluşturduğu piyasa veya pazar fiyatı olarak tanımlanmıştır. Bu fiyat veya bedelin, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olduğu vurgulanmıştır. İlişkili kişilerle yapılan işlemlerde de uygulanması gereken fiyat veya bedelin bu tutar olması gerektiği belirtilmiştir. Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşulların geçerli olması gerektiği açıklanmıştır. Bu çerçevede, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi olmaması gerektiği ifade edilmiştir. İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat ya da bedelin, piyasa fiyatlarını yansıtmaması durumunda, emsallere uygunluk ilkesine aykırı davranıldığı kabul edilecektir. Emsallere uygun fiyata ulaşmak için öncelikle "iç emsal", bu mümkün değilse "dış emsal" kullanılacaktır. Ayrıca, bu ilkenin uygulanabilmesi için, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerle ilişkisiz kişiler arasındaki işlemlerin karşılaştırılabilir olması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
Tebliğ'de, karşılaştırılabilirlik analizinin, ilişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinin koşulları ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmayan kişiler arasındaki benzer işlemlerin koşullarının karşılaştırılmasına dayandığı belirtilmiştir. Bu karşılaştırmaların güvenilir sonuçlar verebilmesi için karşılaştırılan durumlar arasında farklılıklar varsa bu farklılıkların işlemi somut olarak etkilememesi gerekir. Aksi takdirde, söz konusu farklılıkların etkisini ortadan kaldırmak amacıyla uygun düzeltimlerin yapılması gereklidir.
Bu çerçevede yapılacak karşılaştırılabilirlik analizinde şu unsurlar dikkate alınacaktır:
\- Karşılaştırılan mal veya hizmetlerin nitelikleri,
\- İlişkili ve ilişkisiz kişilerin üstlendikleri işlevler ve riskler,
\- İşlemlerin gerçekleştiği pazarın yapısı (pazar hacmi, pazarın yeri gibi),
\- Pazardaki ekonomik koşullar,
\- Kurumların iş stratejileri.
Anılan Tebliğ'in "5- Emsallere Uygun Fiyat ya da Bedelin Tespitinde Kullanılan Yöntemler" başlıklı bölümünün "5.2- Maliyet Artı Yöntemi
" alt başlığının birinci ve ikinci paragrafında yer alan açıklamalar şu şekildedir:
"Maliyet artı yöntemi, emsallere uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin makul bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder. Buradaki makul brüt kâr oranı, işlemi yapan mükellefin bu mal veya hizmetlere ilişkin olarak ilişkisiz kişilerle yaptığı işlemlerde uyguladığı brüt kâr oranı olacaktır.
Piyasa şartları ve gerçekleştirilen işlevler dikkate alınarak ilgili mal ve hizmet maliyetlerinin makul bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle bulunan tutar ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde emsallere uygun fiyat veya bedel olacaktır. Maliyete ilave edilecek kâr marjı olarak yukarıda da belirtildiği gibi, işlemi yapan mükellefin bu mal veya hizmetlere ilişkin olarak ilişkisiz kişilerle yaptığı işlemlerde uyguladığı brüt kâr marjı kullanılacaktır. Ancak, böyle bir kâr marjı mevcut değilse ya da karşılaştırma için gerekli işlem sayısı yetersizse, aynı koşullarda karşılaştırılabilir olmak şartıyla dış emsal de kullanılabilecektir."
Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda özetle şu tespitlere yer verilmiştir:
i. Şirket, şampuan, sıvı sabun, duş jeli, sıvı sert yüzey temizleyici, kalıp sabun, granül sabun üretimi, diş macunu ve diş fırçası, ağız bakım ürünleri ithalatı ve alım-satımı faaliyetlerinde bulunmaktadır.
ii. 2012 yılı hesap döneminde, şirketin ilişkili kişilerle (... Kazakistan, ... Rusya, ... Ukrayna, ... İsviçre, ... Ukrayna ve ... Belarus-Beyaz Rusya) yaptığı satışlarda uygulanan satış fiyatlarının, ilişkisiz kişilere uygulanan fiyatlardan göze çarpacak derecede düşük olması nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğu tespit edilmiştir.
iii. 2010 ila 2012 yıllarında şirketin satışlarının ortalama %30,33'ü yurt dışındaki ilişkili ve ilişkisiz kişilere ihraç edilirken %69,67'si iç piyasada satılmıştır.
iv. Yurt dışında satışı yapılan ürün gruplarının çoğunda, ilişkili kişilerle yapılan satışların yanı sıra aynı ülke veya benzer yapıdaki ülkelerde bulunan ilişkisiz kişilere de satış yapılmıştır.
v. 2012 yılında, ürün satışlarında maliyet artı yöntemi uygulanmıştır. Kurum temsilcisi, toplam değişken ve değişken olmayan imalat giderleri de dahil olmak üzere standart fabrika giderleriyle toplam depo giderleri göz önünde bulundurularak ve bu maliyetlere %5 kâr marjı eklenerek satışların yapıldığını, ilişkili kişilere uygulanan satış fiyatının önemli ölçüde düşük olmasının, yurt dışındaki ilişkili kişilere yapılan satışlarda, ilişkisiz kişilere yapılan satışlardan farklı olarak reklam, tanıtım giderleri ve satışa bağlı diğer giderler yapılmadan sadece ürün satılmasından kaynaklandığını belirtmiştir.
vi. 2012 yılında ilişkili kişilere düşük bedelle yapılan satışlar sonucu transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç tutarının 14.623.863,62 TL olduğu tespit edilmiştir.
vii. Davalı idare, davacının kullandığı maliyet artı yönteminin ham madde ve yarı mamüllerle üretim, montaj gibi aşamalardan sonra satılan ürünlere ilişkin işlemlerde, fason imalatta, hizmet tedariki faaliyetlerinde uygulanabileceğini belirtmiştir.
viii. Ayrıca, ilişkili kişiye mal satan davacının, satılan ürünlerin maliyetlerini net olarak belirleyebilmesi gerektiği ve satılan malların piyasada belirli bir fiyatının oluşmamış olması gerektiği ifade edilmiştir.
ix. Ancak, ilişkisiz kişilere yapılan kozmetik ve kişisel bakım ürünleri satışlarında belirli bir piyasa fiyatı oluştuğu için maliyet artı yönteminin uygulanamayacağı belirtilmiştir.
x. Bu nedenle, uygulanması gereken yöntemin karşılaştırılabilir fiyat yöntemi olduğu belirtilmiş ve gerekli düzeltmeler yapılmıştır.
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç tutarı üzerinden dava konusu kurumlar vergisi tarhiyatının yapıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, Vergi Mahkemesi, Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1) uyarınca uygulanması gereken en uygun yöntemin maliyet artı yöntemi olduğunu ve davacı şirketin de bu yöntemi ilişkili kişilere yapılan satışlarda kullandığını belirterek ihtilaf konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir.
Ancak, davacı şirketin sunduğu dilekçe ve eklerindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda uyguladığı maliyet artı yöntemi ile ihtilaf konusu transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının belirlenmesinde davalı idarenin uyguladığı karşılaştırılabilir fiyat yöntemi karşılaştırılarak yurt dışında yer alan ilişkili şirketlere yapılan satışlarda satış bedelinin belirlenmesinde uygulanması gereken yöntemin doğruluğu ile tarhiyatın esasına ilişkin diğer hususların da araştırılması suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkemece yeniden yapılacak olan yargılamada ulaşılacak hukuki sonuca göre vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmı hakkında yeniden bir karar verileceği de tabiidir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından uygulanan maliyet artı yönteminin, transfer fiyatlandırması düzenlemelerine en uygun yöntem olmadığı, vergi tekniği raporundaki tespitlere dayanarak düzenlenen vergi inceleme raporu doğrultusunda yapılan tarhiyat ve kesilen cezanın hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Bozma kararında belirtilen gerekli karşılaştırma ve değerlendirmenin Mahkeme kararında yapıldığı, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı hesap ve işlemlerinin transfer fiyatlandırması yönünden incelendiği, bu incelemelerde uygulanması gereken yöntemin "maliyet artı yöntemi" olduğu hususunun vergi müfettişi tarafından da kabul edildiği ve bu konuda herhangi bir eleştiri getirilmediği, söz konusu yıllarda uygulanan kâr oranının emsallere göre düşük bulunması nedeniyle tarhiyat yapıldığı, ... Grubu tarafından maliyet artı yönteminin yalnızca Türkiye'de değil başta Amerika ve Avrupa olmak üzere tüm dünyada uygulandığı, Türkiye ile benzer transfer fiyatlandırması düzenlemelerine sahip Amerika ve Avrupa ülkelerindeki ... şirketleri hakkında benzer bir eleştiri yapılmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.



X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.







10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim