SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1062 E. 2025/296 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1062

Karar No

2025/296

Karar Tarihi

9 Nisan 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1062 E. , 2025/296 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1062
Karar No : 2025/296

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararı:
i. Dava konusu ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinden bazıları şirket müdürü ...'e dairede memur eliyle, bazıları şirket işçisi ...'a posta yoluyla, bazıları ise ilanen olmak üzere 2003, 2006 ve 2007 yıllarında tebliğ edilmiştir.
Bu şekilde 2003, 2006, 2007 yıllarında kesilen tahsil zamanaşımı, takip eden yılların başından itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır. Bu durumda 2003, 2006 ve 2007 yıllarında tebliğ edilen ödeme emirleri içeriğinde yer alan borçların takip eden yılların başından başlayarak beş yıl içerisinde tahsil edilmesi gerekirken, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin beş yıllık süre geçtikten sonra 2015 yılında düzenlenerek 12/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, söz konusu borçların tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır.
Nitekim, tahsil zamanaşımını kesen sebeplerden herhangi birisinin gerçekleştiği konusunda dosyaya bilgi ve belge de sunulmamıştır.
ii. Dava konusu ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirleri 02/05/2011 tarihinde şirkete tebliğ edilmiştir.
Şirket hakkında tapu kadastro bilgileri ve motorlu taşıtlar sorgulamasına yönelik mal varlığı araştırması 01/02/2016 tarihinde yapılmış, şirketin banka hesaplarında bulunan mal varlığına yönelik araştırma ise 2009 ve 2012 yıllarında yapılmış olup dava konusu ödeme emirleri ise 17/11/2015 tarihinde düzenlenmiştir.
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği sonrasında mal varlığı araştırması yapılması gerekirken, öncelikle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesi ve sonraki bir tarihte şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılması hukuka uygun düşmemiştir.
Bu kapsamda borcun tamamen veya kısmen asıl borçlu şirketten tahsil imkanının kalmadığı ortaya konulmadan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Ayrıca sadece bankalar nezdinde yapılan araştırmanın, mal varlığı araştırmasının yapılmış sayılması için yeterli görülmesi mümkün değildir.
iii. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri 12/08/2016 tarihinde şirkete tebliğ edilmiştir.
Bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri henüz şirkete tebliğ edilmeden aynı borçlar için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iv. Karar sonucu:
Vergi Mahkemesi belirtilen gerekçeyle davayı kabul etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/09/2022 tarih ve E:2018/7047, K:2022/4963 sayılı kararı:
i. Temyize konu kararın, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası ile ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 2002 ve 2003 yıllarında şirkete tebliğ edilenlere isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
ii. Temyize konu kararın, ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 2006 ve 2007 yıllarında şirkete tebliğ edilenlere isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Uyuşmazlıkta, ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin dayanağı şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmı ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri dayanağı şirket adına düzenlenen ödeme emirleri 2006 ve 2007 yıllarında usulüne uygun olarak asıl borçlu şirkete tebliğ edilmiştir.
Davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen belgelere göre 2009 ve 2012 yıllarında bankalara haciz bildirilerinin gönderildiği dikkate alındığında, tahsil zamanaşımının kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle temyize konu kararın, anılan borçların tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
iii. Temyize konu kararın ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Davalı idare, davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra gerekli araştırmayı yaparak asıl borçlu şirket adına kayıtlı mal varlığı olmadığını ortaya koymuştur.
Kaldı ki, davacı kanuni temsilcinin de sorumluluktan kurtulmak için asıl vergi borçlusunun malı bulunduğu, malları üzerindeki haciz ve malların paraya çevrilmesi işleminin henüz tamamlanmadığı, asıl borçlunun hacze konu başka mal, hak ve alacakları bulunduğu, vergi borcunun ödenmesi amacıyla asıl borçlu ile vergi dairesinin anlaşarak ödeme planı yaptıkları, asıl borçlunun teminat gösterdiği, kendisinin sorumluluğuna başvurulmasından önce (varsa) müteselsil borçlu veya kefile başvurulması gerektiği, vergi borcunun ait olduğu dönemde ödenmiş olduğu vb. herhangi bir iddiası bulunmamaktadır.
Nitekim daha sonra davalı idare tarafından yapılan araştırmada da asıl borçlu şirketin borcu karşılayacak mal varlığı olmadığı anlaşılmıştır.
Mal varlığı araştırmasının şirket ortağına gönderilen ödeme emrinden sonra yapılmasının ödeme emrini kusurlandırmayacağı, kamu alacağının tahsilini teminen davalı idarenin kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinden sonra da olsa asıl borçlu şirketin mal varlığı olup olmadığını araştırarak kanunda aranan şartı sağladığı dikkate alındığında, netice itibarıyla vergi alacağının asıl borçlunun mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilme imkanının bulunmadığının vergi dairesi tarafından ispatlandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği vb. diğer hususlar incelenerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
iv. Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararın ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası ile ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 2002 ve 2003 yıllarında şirkete tebliğ edilenlere isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasını onamış; ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 2006 ve 2007 yıllarında şirkete tebliğ edilenlere isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası ile ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Uyuşmazlığın, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 2002 ve 2003 yıllarında şirkete tebliğ edilenlere isabet eden kısmı yargılamanın önceki aşamasında kesinleşmiştir.
i. Dava konusu ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 2006 ve 2007 yıllarında şirkete tebliğ edilenlere isabet eden kısmı ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri 11/03/2003 tarihinde tebliğ edildiğinden kararın bu ödeme emrine ilişkin kısmı da kesinleşmiştir.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının bir kısmının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... ile ... sayılı ödeme emirleri 07/08/2006 tarihinde, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının bir kısmının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri 07/08/2006 tarihinde, 06/11/2004 tarih ve ... sayılı ödeme emirleri 29/09/2007 tarihinde, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirleri 07/08/2006 ile 04/08/2006 tarihlerinde tebliğ edilmiş ve ilk defa ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisiyle şirketin banka hesaplarına haciz uygulanmıştır. Herhangi bir mevduat bulunmamasına karşın ikinci kez ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisiyle aynı hesaplara yeniden haciz uygulanmış ve akabinde vergi borçlarının tahsili için davacı adına ödeme emirleri düzenlenerek 12/01/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Zamanaşımının kesilmesi" başlıklı 103. maddesinde, zamanaşımını kesen sebepler arasında haciz uygulanması sayılmış olup sürenin kesilmesi için yetkili makamlarca haciz kararı alınması ve mal varlığı üzerine kesin haciz uygulanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta asıl borçlu şirketin banka hesaplarına ilk defa ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisiyle haciz uygulanmışsa da asıl borçlu şirkete ait banka hesaplarında para bulunmadığı açık olmasına karşın aynı hesaplara ikinci kez ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisiyle ve akabinde 2013, 2014 ve 2015 yıllarında haciz uygulanmasının zamanaşımı süresini kesen bir sebep olarak kabul edilmesi 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinin amacına uygun olmayacaktır.
Bu durumda, dava konusu ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2006 ve 2007 yıllarında tebliğ edilmesiyle kesilen zamanaşımı süresi, takip eden takvim yılları başından itibaren yeniden başlamış ve 31/12/2011 ile 31/12/2012 tarihlerinde dolmuştur.
Bu nedenle, tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra davacı adına düzenlenerek 12/01/2016 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
ii. Dava konusu ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilen, vadesinde ödenmeyen ve tüm takip yolları tüketilmesine rağmen şirketten tahsil imkanı bulunmayan zamanaşımına uğramamış olan amme alacaklarının, borcun ilgili olduğu dönemde kanuni temsilci olan kişiden tahsili yoluna gidilebilecektir.
İncelenen dosyada, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 02/05/2011 tarihinde şirket ortağı Bilal Halimoğlu'na tebliğ edildiği, söz konusu alacağın tahsili için şirket hakkında tapu kadastro bilgileri ve motorlu taşıtlar sorgulamasına yönelik mal varlığı araştırmasının 01/02/2016 tarihinde yapıldığı, şirketin banka hesaplarında bulunan varlıklarına yönelik araştırmanın 2009 ve 2012 yıllarında yapıldığı, dava konusu ödeme emirlerinin ise 17/11/2015 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinden sonra mal varlığı araştırması yapılması gerekirken kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca sadece bankalar nezdinde yapılan araştırma, Kanun'un aradığı anlamda mal varlığı araştırmasının yapılmış sayılması için yeterli olmayacaktır.
Bu nedenle, davacı adına düzenlenen anılan ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak belirtilen gerekçelerle ilk kararının bozulan kısmı yönünden ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
09/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


X - KARŞI OY:
Israr kararının ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile kararın anılan kısmına katılmıyoruz.


XX - KARŞI OY:
Israr kararının ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 2006 ve 2007 yıllarında şirkete tebliğ edilenlere isabet eden kısmı ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile kararın anılan kısmına katılmıyoruz.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim