Danıştay DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1457 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Danıştay Kararı
2023/1457
13 Aralık 2023
#### DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1218 E. , 2023/1457 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1218
Karar No : 2023/1457
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sigorta Aracılık Hizmetleri - ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ocak, Mayıs ilâ Ağustos, Kasım ve Aralık dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Mükellefiyette hata bulunmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine dair kararın bozulması üzerine bozma kararına uyan ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte olan 28. maddesinin birinci fıkrası ile 30. maddesi uyarınca banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi sigorta şirketleridir. Sigorta acentelerinin sigorta şirketleriyle yaptıkları acentelik sözleşmeleriyle sigorta sözleşmesi yapma ve prim tahsil etme konularında yetkili kılınmaları da banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefi sayılmalarını gerektirmez.
Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacının, düzeltme ve şikâyet başvurularına konu edilen verginin mükellefi olmadığı açık olduğundan mükellefiyette hatanın varlığı nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 09/03/2006 tarih ve 10162/02 sayılı Eko-Elda Avee/Yunanistan kararında da haksız olarak tahsil edilen verginin beş yıl beş ay sonra iade edilmesinin, belirli bir meblağdan yararlanma hakkı uzunca süre engellenen kişinin, ekonomik durumunda önemli ve kesin zarara neden olduğu, bu durumun, sürdürülmesi gereken genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengeyi bozduğu belirtilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 26/11/1999 tarih ve 23888 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararında (AYM, E.1997/34, K.1998/79, 15/12/1998) enflasyonun ve buna bağlı olarak oluşan döviz kuru, mevduat faizi, Hazine bonosu ve Devlet tahvili faizi oranlarının yüksekliğinin, borçlunun yararlanması, alacaklının ise zarara uğraması sonucunu doğurduğu ve hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zararın ise "faiz" adı altında yapılan ek ödemelerle karşılandığı belirtilmiştir.
Anılan nedenle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca, idarenin hukuka aykırı işleminden doğan zararın karşılanması gerektiğinden ödenecek tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi gerekmektedir.
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2020/2675, K:2022/3426 sayılı kararı:
Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Vergi Mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, ödenen vergilerin tahsil tarihi ile idareye başvuru tarihi arasında geçen süre için faize hükmedilmesine yönelik hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
İdareyi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır.
İadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişki, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak bir borç ilişkisine dönüşmüştür. Dolayısıyla, bu ilişkinin borçlusu tarafından alacaklısına, 1. maddesinde Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde hangi oranda faiz ödeneceğini düzenleyen 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da yer alan düzenlemeler uyarınca faizin başlangıç tarihinin idareye başvuru tarihi olarak kabulü gerekirken vergilerin ödendiği tarih olarak kabul edilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle kararın dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarların idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasını onamış; vergilerin ödendiği tarih ile idareye başvuru tarihi arasında geçen süreye ilişkin olarak faize hükmedilmesine yönelik hüküm fıkrasını bozmuş; davalının karar düzeltme istemini de reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının faiz isteminin yasal bir dayanağının bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
-
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı