SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1279 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/1279

Karar Tarihi

1 Kasım 2023

#### DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/924 E.  ,  2023/1279 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2022/924

Karar No : 2023/1279

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı

(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, ... İş Makinaları Oto Servis Hizmetleri Madencilik İnşaat Sanayi ve Limited Şirketinin ödenmeyen muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı:

... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:

Davalı idarece savunma dilekçesinde ve ekinde gönderilen 29/02/2016 tarihli yazıda anılan ödeme emrinin iptal edildiği belirtildiğinden, davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.

... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:

Ara kararı ile istenmesine rağmen ödeme emirleri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen vergi/ceza ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin tebliğine dair herhangi bir tebliğ alındısı sunulmamıştır. Anılan amme alacağına ilişkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 01/06/2009 tarihinde, ödeme emirlerinin 17/01/2011, 01/02/2011 ve 25/05/2013 tarihlerinde ilânen tebliğ edildiği, ... takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağı yönünden şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ise ilânen tebliğine dair herhangi bir verinin dava dosyasına sunulmadığı anlaşılmıştır. Şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda amme alacağının şirketten tahsilinin sağlanamadığından bahisle dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.

Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen vergi/ceza ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresinde tebliğe çıkarıldığına dair dosyaya sunulan herhangi bir tebliğ alındısının bulunmaması, şirketin bilinen adresine yönelik olarak tutulan 10/06/2009 tarihli adres tespit tutanağının vergi/ceza ihbarnamelerinin ilânen tebliğ edildiği 01/06/2009 tarihinden sonraki bir tarihe ilişkin olması, adres tespit tutanağı ile ihbarnameler arasında herhangi bir ilginin de kurulmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsiline yönelik takip işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediği anlaşıldığından, ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Karar sonucu:

Vergi mahkemesi bu gerekçeyle ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş; diğer ödeme emirlerini ise iptal etmiştir.

Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/06/2021 tarih ve E:2016/19556, K:2021/3651 sayılı kararı:

Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir tebliğ alındısı bulunmamaktadır. Ancak, bilinen adresinde düzenlenen 10/06/2009 tarihli adres tespit tutanağı ile şirketin söz konusu adreste bulunmadığı, aynı adreste 02/12/2008 tarihinde yapılan yoklamada şirketin adresten ayrıldığı, 29/05/2009 tarihinde yapılan yoklamada iş yerinin boş ve kapalı olduğu, şirketin iş yerinden ayrılmış olduğu hususları tespit edilmiştir. 19/10/2010, 21/10/2010, 23/10/2010 tarihlerinde yapılan yoklamalarda da benzer tespitlerde bulunulmuştur.

Olayda, Mahkemece şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin adres tespit tutanağının söz konusu ödeme emirleri ile ilişkilendirilemediğinden bahisle karar verilmiş olsa da makul süre içerisinde iş yeri adresine tekrar gidilmiş ve adres tespit tutanağı ve yoklamalarla şirketin iş yeri adresinde olmadığı tespit edilmiştir. Ödeme emirlerinin söz konusu tutanakla ilişkilendirilip ilişkilendirilmemesi fiili durumu ortadan kaldırmayacak olup tutanakta ilişkilendirme emaresi bulunsa dahi adresten ayrılma nedeniyle tebliğin fiili imkânsızlık nedeniyle yapılamayacağı açıktır.

Diğer taraftan, bu aşamada mevzuata uygun olarak tebliğ edilip edilmediği irdelenmek suretiyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin ihtilafın incelenmesi gerektiğinden, şirket hakkında düzenlenen ihbarnamelerin tebliği ile ilgili hususların incelenmesine imkân bulunmamaktadır.

Bu itibarla, uyuşmazlıkta 213 sayılı Kanun'un öngördüğü anlamda ilânen tebliğ şartları sağlandığından, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin olarak yapılan ilânen tebliğin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulabilmesi adına şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.

... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:

Dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağının tamamının, ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacağının ise bir kısmının ait olduğu vergilendirme dönemleri ile vade tarihlerinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı, asıl borçlu şirketin mükellefiyet kaydının da 30/04/2009 tarihi itibarıyla re'sen terkin edildiği saptandığından, anılan ödeme emirlerinde bu yönden de hukuka uygunluk bulunamamaktadır.

Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiş ve aynı yönde hüküm kurmuştur.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Amme alacağının asıl borçlusu şirket hakkında düzenlenen adres tespit tutanakları ve yoklama fişleri ile şirketin adresinde bulunmadığı hususunun usulüne uygun olarak tespit edilmesi üzerine ilanen tebliğ şartlarının oluştuğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Israr kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına konu ödeme emirleri içeriği amme alacakları yönünden asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2009, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında muhtelif tarihlerde ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Anılan ödeme emirlerinin ilanen tebliğinden önce şirketin asıl ve şube iş yeri adreslerinde bulunamadığına dair 10/06/2009 tarihli adres tespit tutanağı ile 02/12/2008, 29/05/2009, 19/10/2010, 21/10/2010 ve 23/10/2010 tarihli yoklama fişleri düzenlenmiştir.

10/06/2009 tarihli adres tespit tutanağında sadece tutanağı düzenleyen memurun, 02/12/2008 tarihli yoklama fişinde hangi ünvanla imzalandığı belirtilmeksizin iki kişinin, 29/05/2009 ve 21/10/2010 tarihli yoklama fişlerinde yoklama memuru ile şirketin adreste bulunmadığı yönünde beyanda bulunan kişinin, 19/10/2010 ve 23/10/2010 tarihli yoklama fişlerinde ise iki yoklama memurunun imzaları bulunmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesi şöyledir:

"Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.

Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir."

213 sayılı Kanunu'nun "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şöyledir:

"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.

Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.

Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.

Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.

Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.

Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."

213 sayılı Kanun'un "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şöyledir:

"Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoliyle yapılır:

  1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse;

  2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse;

  3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa;

  4. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa. "

Aynı Kanun'un "Yoklama fişi" başlıklı 131. maddesi şöyledir:

"Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan "yoklama fişine" geçirilir.

Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılır."

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca tebliğin ilan yoluyla yapılabilmesi ancak, muhatabın adresinin hiç bilinmediği, bilinen adresinin yanlış olduğu, muhatabın bilinen adresten sürekli olarak ayrıldığı, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkân bulunmadığı hususlarının ilanen tebliğ tarihinden önce usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması halinde mümkündür.

Uyuşmazlıkta, amme alacağının asıl borçlusu ... İş Makinaları Oto Servis Hizmetleri Madencilik İnşaat Sanayi ve Limited Şirketi adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinden önce şirketin bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun tespitine yönelik olarak düzenlenen adres tespit tutanağının 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde, yoklama fişlerinin ise aynı Kanun'un 131. maddesinde belirtilen kişilerce imzalanmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun usulüne uygun olarak tespit edilmemesi nedeniyle ilanen tebliğ şartlarının oluştuğundan ve dolayısıyla amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsiline yönelik takip işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığından söz edilemeyeceğinden, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk, ısrar kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,

2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim