Danıştay DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1166 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Danıştay Kararı
2023/1166
11 Ekim 2023
#### DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/584 E. , 2023/1166 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/584
Karar No : 2023/1166
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Yapı Boya İnşaat Yağ Kimyevi Maddeler Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
İlgili mevzuat hükümleri uyarınca asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi adına ödeme emri tanzim edilmeden önce şirket hakkındaki takip yollarının tüketilmesi ve kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğramamış olması gerekmektedir.
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edilmesine karşın vadesinde ödeme yapılmaması üzerine şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması neticesinde tespit edilen 1997 model kamyonetle ilgili olarak alacaklı vergi dairesinin 2005 yılında yapılan haciz tatbiki neticesinde 6. sırada, 2015 yılında yapılan haciz tatbiki neticesinde ise 12. sırada yer alması ve şirkete ait ödenmeyen borç tutarının 3.000.000,00 TL'nin üzerinde olması nedeniyle, şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.
Dava konusu … tarih ve …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının tahsili için asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiğini gösterir tebliğ alındısı ve ilanen tebliğe ilişkin evraklar davalı idarece sunulmadığından, şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir kamu alacağının bulunduğundan bahsedilemez.
Ayrıca, ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının vadeleri 2000, 2003 ve 2004 yıllarına rastlamaktadır. Şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun olarak en geç 31/12/2005, 31/12/2008 ve 31/12/2009 tarihlerinde tebliğ edildiği kabul edilse dahi, şirket adına tatbik edildiği davalı idarece ileri sürülen ikinci haciz işleminin 2015 yılına ait olduğu dikkate alındığında, vadeyi takip eden beşer yıllık sürelerin sonunda yani 31/12/2010, 31/12/2013 ve 31/12/2014 tarihlerinde zamanaşımı süreleri dolacaktır. Tahsil zamanaşımı süresi sona eren kamu alacağı hakkında sonraki tarihte tatbik edilen haciz işlemi ise zamanaşımı süresini kesmeyecektir.
Dolayısıyla, şirket adına usulüne uygun takip yolları tüketilmeden ve tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacaklarının tahsili için davacı adına tanzim edilen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının tahsili için asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiğini gösterir tebliğ alındısı ve ilanen tebliğe ilişkin evraklar davalı idarece sunulmadığından, şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir kamu alacağının bulunduğundan bahsedilemez.
Dolayısıyla, şirket adına usulüne uygun şekilde takip yolları tüketilmeyen kamu alacaklarının tahsili için davacı adına tanzim edilen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu 24/02/2015 tarih ve 3 sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emrine konu kamu alacağının tahsili için asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emri, şirkete 27/11/2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bahse konu kamu alacağının vade tarihinin 1999 yılına rastladığı dikkate alındığında, bu kamu alacağı için tahsil zamanaşımı süresi 31/12/2004 tarihinde dolacağından, tahsil zamanaşımı süresi dolan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu 24/02/2015 tarih ve 8 sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emrine konu kamu alacaklarının tahsili için asıl borçlu şirket adına tanzim edilen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin şirkete tebliğine ilişkin tebliğ alındısında sadece iade şerhi bulunmakta, şirketin bilinen adresinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102 ve devamı maddelerine uygun olarak yapılmış başkaca bir tebliğ bulunmamaktadır. Kaldı ki anılan ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının vade tarihinin 2008 yılına rastladığı ve ikinci haciz tatbikinin 2015 yılına ait olduğu dikkate alındığında, 31/12/2013 tarihinde bu kamu alacakları tahsil zamanaşımına uğrayacaktır. Bu durumda, usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen ve tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacaklarının tahsili için davacı adına tanzim edilen ödeme emrinin belirtilen kısımlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Yine, asıl borçlu şirket adına tanzim edilen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirleri, şirkete 27/11/2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Anılan ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının vade tarihinin 2008 yılına rastladığı ve ikinci haciz tatbikinin 2015 yılına ait olduğu dikkate alındığında, bu kamu alacakları için tahsil zamanaşımı süresi 31/12/2013 tarihinde dolacağından, usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen ve tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacaklarının tahsili için davacı adına tanzim edilen ödeme emrinin belirtilen kısımlarında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emrine konu kamu alacağının tahsili için şirket adına tanzim edilen ödeme emirleri, şirkete 15/10/2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bahse konu kamu alacağının vade tarihinin 2009 yılına rastladığı ve ikinci haciz işleminin 2015 yılına ait olduğu dikkate alındığında, 31/12/2014 tarihinde bu kamu alacağı için tahsil zamanaşımı süresi dolacağından, tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağının tahsili için davacı adına tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emrine konu kamu alacağının tahsili için şirket adına tanzim edilen ödeme emrinin şirkete tebliğine ilişkin tebliğ alındısında sadece iade şerhi bulunmakta, şirketin bilinen adresinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102 ve devamı maddelerine uygun olarak yapılmış başkaca bir tebliğ bulunmamaktadır. Bu durumda, usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir kamu alacağının bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden, söz konusu kamu alacağının tahsili için davacı adına tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Karar sonucu:
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/10/2020 tarih ve E:2016/7694, K:2020/3659 sayılı kararı:
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, Vergi Mahkemesi kararının anılan ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Davalı idarece temyiz dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgelere göre, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri, 2007 yılının muhtelif tarihlerinde bizzat davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Asıl borçlu şirket üzerine kayıtlı araca 2005, 2013 ve 2015 yıllarında davalı idare tarafından haciz işlemi uygulanmıştır. Ödeme emirlerinin tebliğ edildiği 2007 yılını izleyen takvim yılı başından itibaren 31/12/2012 tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yapılan cüz'i ödemelerin de zamanaşımı kesmeyeceği açıktır.
Bu haliyle söz konusu ödeme emirleri içeriği amme alacakları tahsil zamanaşımına uğradığından, Vergi Mahkemesi kararının anılan ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu 8 sayılı ödeme emri içeriği amme alacakları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri 27/11/2008 tarihinde şirket vekili ...'a, dava konusu 9 sayılı ödeme emri içeriği amme alacakları için asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emirleri ise 15/10/2009 tarihinde şirket çalışanı ...'ye tebliğ edilmiştir.
Davalı idare tarafından asıl borçlu şirket adına kayıtlı araca 2005, 2013 ve 2015 yıllarında haciz uygulanmış, yapılan mal varlığı araştırması sonucuna şirketin mal varlığının amme alacaklarını karşılamayacağının anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.
Dava konusu ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2008 ve 2009 yıllarında usulüne uygun olarak tebliğ edilmesiyle zamanaşımı kesilmiş, beş yıllık tahsil zamanaşımı süresi dolmadan idarece 2013 yılında haciz tatbik edilmiştir.
Bu haliyle söz konusu amme alacakları zamanaşımına uğramadığından, anılan ödeme emirlerinde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararının bu ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Karar Sonucu:
Daire bu gerekçeyle Vergi Mahkemesi kararının, … tarih ve …, …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasını (… ve … sayılı ödeme emirleri yönünden gerekçesini değiştirerek) onamış; … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı ısrar kararı:
Asıl borçlu şirket adına kayıtlı 1997 model, ... marka kamyonet cinsi araca, dava konusu ödeme emirlerini tanzim eden ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce 18/07/2005, 28/06/2013 ve 12/01/2015 tarihlerinde haciz işlemi uygulanmıştır.
Davalı idarenin savunma dilekçesinde, idarenin haciz işlemlerinde arka sıralarda bulunuyor olması ve toplam borç tutarının 3.000.000,00 TL'nin üzerinde olması nedenleriyle herhangi bir tahsilat yapılamadığı hususunda açıklamada bulunulmuştur.
Söz konusu araca tatbik edilen 18/07/2005 tarihli ilk haciz işlemine istinaden bir tahsilat yapılamamış olması dikkate alındığında, farklı tarihlerde aynı araç için gerçekleştirilen mükerrer nitelikteki haciz işlemlerinin, sırf işleyen zamanaşımı süresini kesmek için yapıldığı sonucuna varılmıştır.
Amme alacağının tahsiline yönelik olmayan ve sonuçsuz kalacağı açık olan bu hacizlerin zamanaşımını kestiği kabul edilemez.
Bu durumda, tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emri tebliği ve haciz tatbiki ile zamanaşımının kesildiği, dolayısıyla dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
Davalının, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı