Danıştay DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1430 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Danıştay Kararı
2023/1430
13 Aralık 2023
#### DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1618 E. , 2023/1430 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1618
Karar No : 2023/1430
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Mal Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2015 ve 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta, 380 paya karşılık 9.500,00 TL tutarındaki hissesi ...'a, 20 paya karşılık 500,00 TL tutarındaki hissesi ...'e ait olmak üzere toplam 400 hisseli olarak kurulan ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kuruluşu 24/09/2012 tarih ve 8159 sayılı Türkiye Ticaret sicili Gazetesi'nde ilân edilmiştir. Şirket hissedarı ..., şirkette bulunan hisselerinin, şirketin toplam hisselerinin %50'sine karşılık gelen 200 adedini, ... Noterliğince düzenlenen … tarih ve … yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davacıya devretmiştir. Sözleşmede devir bedelinin tamamının nakden ödendiği belirtilmektedir. Ancak, hisselerin devrine yönelik olarak ortaklar genel kurulu kararı alınmadığı gibi devir sözleşmesinin tescil ve ilânı da yapılmamıştır. Hisse devir sözleşmesinin düzenlendiği tarihten sonra anılan şirket adına tahakkuk ettirilen amme alacaklarının, şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
Bu durumda, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi yolunda sorumluluk yüklenen ve hisse devir sözleşmesiyle şirkete ortak olma yönünde iradesini ortaya koyan davacının, şirkete ortak olduğu dönemden sonra ortaya çıkan ve şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen amme alacaklarından, şirketteki hissesi oranında sorumlu tutulmasının mümkün bulunması karşısında dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595. maddesinde, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı ve tarafların imzalarının noterce onanacağı, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu, devrin bu onayla geçerli olacağı, şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse ortaklar genel kurulunun sebep göstermeksizin onayı reddedebileceği, başvurudan itibaren üç ay içinde reddedilmediği takdirde onay verilmiş sayılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca şirket esas sermaye payının devrine yönelik sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve taraf imzalarının noter tarafından onanması, ayrıca şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş olmak kaydıyla devir işlemine ortaklar genel kurulunca onay verilmesi gerekmektedir. Burada ortaklar genel kurulunun onayı, devir işleminin geçerlilik şartıdır. Bu nedenle noter vasıtasıyla yapılan hisse devir sözleşmesine onay verilmek üzere hisseyi devreden veya devralan şahıs tarafından öncelikle ortaklar genel kuruluna başvurulması ve genel kurulun karar mekanizmasını harekete geçirmesi gerektiği açıktır. Aksi takdirde, noter vasıtasıyla yapılan hisse devir sözleşmesi, ortaklar genel kurulunun onayına kadar "askıda hükümsüz" olarak kalacak, sıhhat kazanamayacak ve hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Uyuşmazlıkta, şirket ortağı ...'ın şirketin toplam hisselerinin %50'sine karşılık gelen 200 adet hisse, davacı tarafından Kartal 2. Noterliğince düzenlenen … tarih ve … yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile devralınmış ise de şirket ana sözleşmesinde hisse devrine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, hisseyi devreden veya devralan tarafından hisse devir sözleşmesine onay verilmek üzere ortaklar genel kuruluna başvurulmadığı da açıktır.
Bu durumda, noter vasıtasıyla yapılan hisse devir sözleşmesi, ortaklar genel kurulunun onayına kadar "askıda hükümsüz" olarak kalacağından ve hukuki sonuç doğurmayacağından, davacının söz konusu devir sözleşmesine istinaden şirket ortağı olduğundan bahisle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf başvurusunu kabul ederek Vergi Mahkemesi kararını kaldırmış, dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2019/2161, K:2022/1840 sayılı kararı:
İlgili mevzuatın değerlendirilmesinden, geçerli bir pay devri için buna ilişkin sözleşmenin yazılı olması, içeriğinin ve tarafların imzalarının noterce onanması, pay devrinin içeriğinin ihtilafa mahal vermeyecek şekilde irade beyanlarını içermesi ve şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmemişse ortaklar genel kurulu tarafından onaylanması gerekmektedir.
Öte yandan, onaylanmasına ilişkin başvurunun üç ay içinde reddedilmemesi halinde pay devrinin, genel kurul tarafından zımnen onaylandığının kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, 04/01/2013 tarihinde yapılan noter onaylı pay devri sözleşmesine ilişkin olarak şirket genel kurulu tarafından pay devrinin reddi yolunda alınmış bir kararın dosyada yer almadığı, davacı tarafından noter onaylı sözleşme devir bedelinin tamamının nakden ödendiği, aksi yönde bir başvurunun da yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Anılan hususlar dikkate alındığında basiretli bir tacir gibi hareket etmesi yolunda sorumluluk yüklenen ve noter hisse devir sözleşmesiyle şirkete ortak olma yönünde iradesini ortaya koyan davacının, şirkete ortak olduğu dönemden sonra ortaya çıkan ve şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen amme alacaklarından, şirketteki hissesi oranında sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, asıl borçlu şirket hakkındaki takibatın usulüne uygun bir şekilde sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığı araştırılarak ulaşılacak neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken mezkûr gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 595. maddesinde öngörülen üç aylık zımni kabul süresi ancak, onay verilmesi istemiyle yapılacak geçerli bir başvuru üzerine işlemeye başlayacaktır. Uyuşmazlıkta bu yönde bir başvurunun bulunmadığı açıktır.
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer verilen hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
-
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı