Danıştay DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1449 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Danıştay Kararı
2023/1449
13 Aralık 2023
#### DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/148 E. , 2023/1449 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/148
Karar No : 2023/1449
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Endüstri İnşaat Taahhüt Hafriyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2008 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2008 yılının Ocak ila Ekim ve Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile vergilerin üç katı tutarında kesilen ve Aralık dönemi için tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinde "Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir.
Türk Vergi Sistemi, vergiyi doğuran olayın belgelendirilmesi ve bu belgenin de belli süreler içerisinde yasada öngörülen defterlere kaydedilmesi esasına dayalıdır. Belge ve kayıt düzeni adı verilen bu esasın amacı mükelleflerin ve mükelleflerle hukuki ilişkide bulunan üçüncü kişilerin vergi ile ilgili muamelelerinin, mükelleflerin servet, sermaye ve hesap durumları ile faaliyet ve hesap neticelerinin belli edilmesinin, denetlenmesinin, incelenmesinin ve tespitinin sağlanmasıdır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 54. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun belge ve kayıt düzeni ile ilgili maddelerinde bu amacın sağlanmasını olanaklı kılacak düzenlemelere yer verilmiştir. Bu amaçla, 213 sayılı Kanun'un 256. maddesinde mükelleflerle, vergiyi doğuran olayla ilişkisi olan gerçek ve tüzel kişilere muhafaza ettikleri her türlü defter, vesika ve karneleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların istemeleri üzerine ibraz zorunluluğu getirilmiştir.
Yazıyla istenilmesine rağmen davacının defter ve belgelerini ibraz etmemesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava konusu cezalı tarhiyat yapılmıştır.
Dava konusu vergi ve cezalara ait ihbarnamelere ilişkin tebliğ zarfında yer alan imzanın şirketin yetkilisine ait olmadığı ve anılan tebliğ zarfının tesadüfen 06/01/2014 tarihinde apartman boşluğuna atılmış halde bulunması üzerine davacı tarafından bakılan davanın açıldığı ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından ileri sürülen iddianın doğruluğunun tespiti amacıyla verilen ara kararı ile ilgili belgeler temin edildikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Öncelikle davacının imzasını taşıyan belgelerin asılları ile birlikte resmi kurumlar nezdinde davacının imzasını taşıyan belgelerin asıllarının tedarik edilmesinin ardından Mahkeme nezdinde davacının yeterli sayıda tatbik imzaları alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı nezdinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına yönelik olarak, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından, aslı dosyada mevcut, dava konusu tarhiyatlara ilişkin tebliğ alındısı ile dosyada mevcut temin edilebilen başka amaçlarla atılmış olan imzalar ile Hakim huzurunda düzenlenen 13/10/2015 tarihli tutanaktaki imza örneklerini taşıyan resmi belgeler üzerinde yapılacak karşılaştırmalı incelemeye göre tebliğ alındısı üzerindeki imzanın davacı şirket yetkili temsilci ...'ın eli ürünü olup olmadığı sorulmuştur.
Adli Tıp Kurumunca hazırlanan ... tarih ve ... sayılı raporda "inceleme konusu 13/12/2013 tarihli tebliğ alındısında ...'a atfen atılı imza imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında tanı unsurları bakımından ilgi ve irtibat tespit edilemediği" belirtilmiştir.
Dava konusu ihbarnamelerin tebliğine ilişkin tebliğ alındısında yer alan imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda tespit edilmişitir.
İdare tarafından usulüne uygun yapılmış bir tebliğin olmadığı, davacı tarafından söz konusu ihbarnamelerin 06/01/2014 tarihinde apartman boşluğuna atılmış halde bulunduğunun belirtildiği dikkate alındığında ıttıla tarihi olan (06/01/2014) tarihinin tebliğ tarihi olarak esas alınması gerekmektedir.
Davacı adına 2008 yılına ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergilerin zamanaşımına uğramaması için 213 sayılı Kanun'un 114. maddesi uyarınca en geç 31/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olması gerekirken, dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin beş yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra tebliğ edildiği görüldüğünden, zamanaşımı süresi geçtikten sonra tebliğ edilen ve zamanaşımına uğradığı açık bulunan cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 06/10/2020 tarih ve E:2016/14468, K:2020/3474 sayılı kararı:
Mücbir sebep hali olmaksızın defter ve belgeler inceleme elemanına ibraz edilmediğinden olayda re'sen tarh sebebi bulunmaktadır.
Mahkemece salt tebliğ alındısında bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığına dair Adli Tıp Raporu esas alınarak tarhiyatın kaldırılması yolunda karar verilmiştir.
Ancak ihtilaf konusu ihbarnamelerin tesadüfen apartman boşluğuna atılmış halde zamanaşımı süresinin son günü olan 31/12/2013 tarihinden kısa bir süre sonra 06/01/2014 tarihinde bulunduğuna dair davacının iddiası göz önünde bulundurulduğunda anılan tespitin imzanın şirket yetkilisi tarafından atılmadığını ispat etmeye yeterli olmadığı görülmektedir.
Ittıla tarihinin tebliğ tarihi olarak esas alınması (06/01/2014) suretiyle 2008 yılına ilişkin re'sen tarh edilen vergilerin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Diğer yandan Mahkemece, tekerrür hükümleri uygulanan vergi ziyaı cezası hakkında da yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
-
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı