SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1763 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/1763

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

#### DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1289 E.  ,  2023/1763 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2023/1289

Karar No : 2023/1763

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-...Vakfı

	2. ...		

	3. ...	  

VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2020/4572, K:2022/7774 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 24/07/2016 tarih ve 29780 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 371 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10. ve 11. maddelerinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2020/4572, K:2022/7774 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,

Anayasa'nın 13, 119; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 No'lu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesi, 'Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler' başlıklı 2. maddesi ile bu maddeye dayanılarak hazırlanan 24/07/2016 tarih ve 29780 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 371 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin dava konusu maddelerine yer verilerek,

Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılmasının mümkün olduğu, ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerektiği; ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkının bir insan hakkı olarak kabul edildiği ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceğinin ifade edildiği;

Fethullahçı Terör Örgütünün, yıllar itibarıyla takiye (olduğundan farklı görünme) esasına dayanan uzun vadeli bir projenin aşamalarını izleyerek kurduğu strateji doğrultusunda, kamu kurumlarında ve yargı organlarında demokratik devlet düzeninden ayrıksı ve ona paralel şekilde teşkilatlanmak suretiyle ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve demokratik hukuk devletini tehdit edici, anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar gösteren bir yapılanma hâline geldiği, nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulduğu;

Öte yandan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956, K:2017/370 sayılı kararında; FETÖ’nün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma hâline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle Devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla Devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir terör örgütü olduğunun belirtildiği;

667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan İzmir Üniversitesinin tüm mal varlığının Hazineye intikal ettiği,

Dava konusu 371 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin iptali istenen maddelerinde, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan kurum ve kuruluşların Hazineye intikal etmiş sayılan her türlü taşınırları ile mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı ile tapuda resen Hazine adına tescil edilecek taşınmazları ile ilgili alınacak tedbirler ile bunlar hakkında yapılacak iş ve işlemlere ilişkin usul ve esasların düzenlendiği;

Tebliğlerin yasa, tüzük, yönetmelik ve benzeri hukuk kaynaklarının uygulanmasına ilişkin ayrıntıları ve uygulama şeklini gösteren düzenleyici işlemler olduğu, söz konusu Tebliğlerin de, normlar hiyerarşisi bakımından bir üst norma uygun olması gerekeceğinin kuşkusuz olduğu;

371 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin iptali istenen maddeleri ile yapılan açıklamalar ve mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve tüm malvarlığı Hazineye intikal eden kurumların her türlü taşınırları ile mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı ile tapuda resen Hazine adına tescil edilecek taşınmazlar ile ilgili alınacak tedbirler ile bunlar hakkında yapılacak iş ve işlemlere ilişkin usul ve esasları belirleyen 371 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin dava konusu 4.,5.,6.,7.,8.,9.,10. ve 11. maddelerinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ... Vakfının yürütme organının kararıyla haksız olarak terör örgütü ile iltisak ile suçlanarak sürekli olarak kapatıldığı ve tüm mal varlığının Vakıflar Genel Müdürlüğüne aktarıldığı; mahkeme kararı olmaksızın yürütme organının kararı ile tesis edilen işlem ile masumiyet karinesi, özel hayata saygı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği; hiçbir somut veri olmaksızın ... Vakfının kapatılması ve tüm mal varlığının Vakıflar Genel Müdürlüğüne devrinin hukuka, idarenin kanuniliği ilkesine ve Anayasa'ya aykırı olduğu; bir vakfın tüm yargısal güvenceler yok edilerek, kalıcı olarak ve masumiyet karinesi de ihlal edilerek kapatılması ve mallarına el konulması sonucu tüm gelirini ve mal varlığını kaybetmesinin, OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve sadece OHAL'in gerektirdiği konularla sınırlı tedbirler arasında kabul edilemeyeceği; dava konusu Tebliğ'in 4. maddesindeki tespit işlemleri yapılırken gerek teknik eleman eksikliği gerekse usul işlemlerinde yapılan hatalardan dolayı hak kayıplarına yol açıldığı; 5. maddede düzenlenen inceleme ve değerlendirme komisyonunun, tespit işlemlerini yapan kamu görevlilerinin bağlı bulunduğu kurum ve kuruluşlara bağlı kişiler tarafından oluşturulmasının hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil ettiği; dava konusu Tebliğin birçok belirsizlik, çelişki ve haklı nedene dayanmayan eşitsizlikler içerdiği, konu, sebep, maksat yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",

sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,

  2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/10/2022 tarih ve E:2020/4572, K:2022/7774 sayılı kararının ONANMASINA,

  3. Kesin olarak, 28/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim