Danıştay DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/99 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Danıştay Kararı
2024/99
25 Ocak 2024
#### DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3683 E. , 2024/99 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3683
Karar No : 2024/99
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 18/11/2021 tarih ve E:2017/4166, K:2021/3830 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/11/2021 tarih ve E:2017/4166, K:2021/3830 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme neticesinde, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurularının … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusundan vazgeçilmesi üzerine beraat kararının 01/12/2020 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüte yakın ve örgütte ön planda olan hakim ve savcılarla birlikte hareket ettiğine, 2014 yılı HSYK seçimlerinin olduğu gün örgüte yakın kişilerle birlikte bulunduğuna, seçim sonuçlarına ilişkin not aldığına, örgütün sözde bağımsız adayları lehine çıkan her oya sevinen grup içerisinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadenin değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanına itibar edilmeyerek söz konusu ifadenin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin herhangi bir delilin mevcut olmadığı, gerekçeli kararda yer alan B.K'nın beyanının tanık beyanı olarak kabulünün mümkün olmadığı, hakkında verilen beraat kararında da bu kişinin beyanına itibar edilmediği, beyanlarının somut bir bilgi ve görgüye dayalı olmayıp tamamen yorum ve kanıya dayalı olduğu, bu beyanlardaki kanaat bildirimlerinden aleyhine gibi görünenlerin doğru kabul edilmesinin, buna karşılık lehte olan beyanların dikkate alınmamasının kabul edilemeyeceği, Kastamonu Adliyesi'nde o tarihte görev yapan hakim ve savcıların yarısından fazlasının ihraç edilmiş olması dikkate alındığında kendisinin ve tanığın da o hakim ve savcılar ile temas etmemiş olmasının madden mümkün olmadığı, eğer tanığın bu konuda bilgi ve görgüye dayalı her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bilgisi var ise, bu kişilerle ne amaçla bir araya geldiği, hangi eylemlerde bulunduğu ve eylemlerinin suç teşkil edip etmediği konusunda da bilgi sahibi olması gerektiği, ancak bu yönde bir beyanda bulunmadığı, seçim sonuçlarını not ettiği şeklindeki "en net hatırladığım" pekiştirmesi ile verilen beyanın doğru olmadığı gibi seçim sonuçlarını not etmeyi ne maksatla yaptığını ancak niyet okuyarak tespit etmiş olabileceği, o sırada orada bulunan yüz hakim-savcı içerisinde, kendi durumunu gözleyip yıllar sonra tereddütsüz hatırlamasının ve pekiştirerek söylemesinin mümkün ve kabul edilebilir olmadığı, seçim öncesi kulis yaptığı, oy istediği gibi bir durumdan bahsetmeyen tanığın bu kez "seçim sonuçlarını not ediyordu" şeklinde anlaşılmaz ve hukuki değeri olmayan bir beyanda bulunmasının kabul edilemeyeceği, seçim sonuçlarına sevindiğine ilişkin ve "Yargıda Birlik Grubuna oy vermediğinden eminim" yönündeki sözlerinin tamamen tahmine ve yoruma dayalı olduğu, nasıl bu kadar emin olduğunun somut gerekçelerle ve mutlaka açıklanması gerektiği, eski Başsavcının ziyareti sırasında yemeğe katıldığı şeklindeki beyanın ise bir duyumun aktarımı şeklinde olduğu, böyle bir yemeğe katılmadığı, yemekten haberdar bile olmadığı, tanığın kendisi ve eski Başsavcıdan başka katılan ismi bildirmediği için, diğer katılımcılara, böyle bir yemeğin yapılıp yapılmadığının ya da kendisinin katılıp katılmadığının sorulma imkanının bulunmadığı, tanığa o yemeğin nerede, ne zaman düzenlendiğinin ve yemeğe kimlerin katıldığının sorulmasının zorunlu olduğu, böyle bir yemek olup olmadığının tanık dışındaki kaynaklardan da araştırılması gerektiği, davanın öncüsü olan soruşturmanın açılmasından yaklaşık 2 yıl sonra, tanığın beyanının alındığı ve ihraç işlemi sırasında dayanak olma imkanının bulunmadığı, tanığın 2014 yılında yapılan HSYK seçimleri sırasında Başsavcısı olduğu Kastamonu ilinde FETÖ yapısına yakın olan hakim savcılar ile kendi durumunu tespit ettiği halde hiçbir işlem yapmadığı ve bu konuda ifade vermediği, başvuruda bulunmamış olmasının, seçimden yaklaşık 4 yıl sonra ve hain darbe girişiminden ve hakkında soruşturma açıldıktan 2 yıl sonra muhtemelen çağrı üzerine 2018 yılında bir ifade vermiş olmasının, beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği sonucunu doğuracağı, kimin kime oy verdiğinin kesin olarak tespitinin mümkün olmaması nedeniyle bu konudaki kanaat ve tahminlerin delil olamayacağı, kaldı ki hiçbir şekilde hain FETÖ/PDY örgütüne yakın isimleri desteklemediği, aksine Yargıda Birlik Grubuna oy verdiği ve desteklediği, KOM tarafından düzenlenen raporda yer alan hakkında Türkiye genelinde yapılan tüm soruşturmalarda isminin hiç geçmediğinin saptandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 02/10/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararında da belirtildiği üzere, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddedildiği ve söz konusu kararın 01/12/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davacının temyiz isteminin reddine,
-
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/11/2021 tarih ve E:2017/4166, K:2021/3830 sayılı kararının ONANMASINA,
-
Kesin olarak, 25/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece, temyizen bakılmakta olan dosyada, davacının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemin iptali gerekmekte olup, aksi değerlendirme ile davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı