SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/98 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2024/98

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

#### DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3635 E.  ,  2024/98 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2022/3635

Karar No : 2024/98

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2017/3385, K:2022/4584 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2017/3385, K:2022/4584 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2018 tarih ve Soruşturma No:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üyelik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin görüldüğü,

Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, davacı hakkındaki soruşturma raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının Hâkimi olduğu … Asliye Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında; 30/04/2015 tarihli 1. celsede Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine, 16/06/2015 tarihli 2. celsede İçişleri Bakanlığına yazılan müzekkerelerin yazılış amacının suç unsurlarının tespitinde herhangi bir etkisinin olmadığına, dosya kapsamındaki somut durum tespitinden ziyade genel bir veri temin etme saiki taşıdığına ve bu kapsamda davacının FETÖ/PDY örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda hareket ettiğine yönelik soruşturma raporu ile davacının bu soruşturmaya karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu sonucuna varıldığı,

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,

Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplanan delillerin tarafına tebliğ edilmediği ve savunma hakkı tanınmadığı, hakkında iltisak ya da irtibatı gösteren somut herhangi bir delilin gösterilmediği, yürütülen adli soruşturmada disiplin dosyasının incelendiği ve FETÖ ile irtibatı gösteren bir delil olmadığının maddi gerçek olarak ortaya konulduğu, HSK tarafından yürütülen disiplin dosyasında iltisak ya da irtibata dair araştırma yapılmadığı, içinde bulunmadığı bir yapının amacı doğrultusunda hareket etmesinin mümkün olmadığı, HSK müfettişinin HSK Genel Kurulunun kararına; HSK Genel Kurulunun müfettişin yürüttüğü disiplin soruşturmasına; Danıştay Beşinci Dairesinin de müfettişin raporuna dayandığı, müfettişin ise FETÖ ile ilgili araştırma yapılmadığını belirttiği, hakkındaki disiplin soruşturmasının konusunun, FETÖ ile iltisaka ya da irtibata ilişkin değil, gönderilen müzekkerelerin dava dosyası ile ilgisi olup olmadığının incelenmesinden ibaret olduğu ve HSK 2. Dairesinin de sadece bu kapsamda inceleme yaptığı, Danıştay Beşinci Dairesinin, idari işlem tarihinde hakkında delil olup olmadığını, usuli güvencelerin sağlanıp sağlanmadığını ve işlemi, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelemesi gerekirken bunu aşar şekilde inceleme yaptığı, Dairenin tek gerekçesinin, ispat kabiliyeti olmayan, OHAL döneminde hazırlanmış, tek yanlı, soyut değerlendirme içeren, çelişkili ve iddia niteliğindeki müfettiş raporu olduğu, müfettiş raporunun delil niteliğinde olmadığı, HSK 2. Dairesinin hakkında verdiği kararın, FETÖ ile iltisak ya da irtibata ilişkin olmadığı, kararın hiçbir yerinde buna ilişkin bir ifade ve değerlendirmenin bulunmadığı ve müfettiş ihraç talep etmesine rağmen, Dairenin yer değiştirme cezası uyguladığı, aynı delil durumu, aynı iddialar çerçevesinde disiplin dosyasının esasını inceleyen HSK 2. Dairenin ihraç kararı vermemiş olmasına karşın sadece disiplin soruşturmasının varlığını esas alan HSK Genel Kurulunun tedbir niteliğinde olan bir kararla ölçüsüz bir şekilde ihraç sonucu doğuracak nitelikte karar verdiği, Danıştay Dairesinin çoğunluk oyuyla adeta niyet okuyarak önyargıyla, delilsiz ve gerekçesiz bir şekilde karar verdiği, karara esas alınan müfettiş raporunun yalnızca saik değerlendirmesi yaptığı, Dairenin, ceza mahkemesinin yerine geçerek araştırma yapmış olmasına rağmen FETÖ ile iltisak ya da irtibatını gösterir aleyhine herhangi bir delil bulamadığı, disiplin dosyasında dinlenen tanıkların müzekkereleri hukuki bir değerlendirme yapmak amacıyla ilgili kurumlara gönderdiğini ve FETÖ ile bir iltisakının olmadığını ifade ettiği, bir kimsenin FETÖ ile iltisaklı ya da irtibatlı kabul edilebilmesi için örgütle yoğun bir temasının olması gerektiği, masumiyet karinesi yok sayılarak karar verildiği, hâkim unvanıyla Milli Güvenlik Kuruluna ve İçişleri Bakanlığına göndermiş olduğu müzekkerelerin hukuki nitelendirme yapma amacını taşıdığı ve yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin olduğu, çifte cezalandırma yasağının, silahların eşitliği ilkesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, özel ve aile hayatına saygı hakkının, ifade özgürlüğünün, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının, serbest dolaşım özgürlüğünün ihlal edildiği, meslekten çıkarılmasının Anayasa'nın 139. maddesine aykırı olduğu, hukuki öngörülebilirlik, istikrar ve eşitlik ilkeleri yönünden Danıştay İBK'nın E:1988/6 ve K:198944 sayılı içtihadı birleştirme kararının bu davada uygulanması gerektiği, kanunla öngörülme ilkesinin gözardı edildiği, özel hayata açıkça müdahalenin söz konusu olduğu, dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin kendisiyle doğrudan bağlantısının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

UYAP kayıtlarının incelenmesinden, … Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Soruşturma No:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üyelik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın 17/12/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını "kavuşan, bitişen, birleşen", irtibatlı kavramını ise "bağlantılı" olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.

Bu itibarla, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar karar verilmiş ise de, ceza soruşturmasında terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.

Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının temyiz isteminin reddine,

  2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 13/06/2022 tarih ve E:2017/3385, K:2022/4584 sayılı kararının ONANMASINA,

  3. Kesin olarak, 25/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece, temyizen bakılmakta olan dosyada, davacının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemin iptali gerekmekte olup, aksi değerlendirme ile davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim