Danıştay DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1768 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Danıştay Kararı
2023/1768
28 Eylül 2023
#### DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3495 E. , 2023/1768 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3495
Karar No : 2023/1768
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2017/1953, K:2022/3622 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Birlik tarafından, 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin, 16/05/2017 tarih ve 30068 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile değiştirilen 8. maddesinin 1. fıkrasının altıncı cümlesinin eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2017/1953, K:2022/3622 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın (davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan şekliyle) 124.; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan şekliyle) 5 ve 8.; davaya konu Yönetmeliğin 8. madde düzenlemelerine yer verildikten sonra,
Dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'da vatandaşlara sağlık hizmetini alacakları aile hekimlerini özgürce seçebilme hakkının tanındığı, aile hekiminin değiştirilmesinin ise zorunlu haller dışında Bakanlıkça belirlenen süre sonunda yapılabileceğinin düzenlendiği ve bu süre sonunda tercih edilebilecek aile hekimi konusunda herhangi bir kısıtlama getirilmediği, kişilerin aile hekimlerini seçme şekli hususunda ise herhangi bir prosedür öngörülmediği,
Bu durumda; dava konusu düzenlemeyle üst hukuk normu niteliğindeki 5258 sayılı Kanun'da tanınan kişilerin aile hekimlerini özgürce seçebilme hakkının kullanımına ilişkin usullerin düzenlendiği, 5258 sayılı Kanun'da bu hakkın kullanımının herhangi bir usule bağlı kılınmaması nedeniyle dava konusu düzenleme ile bu hakkın uygulanabilirliğinin sağlanması amacıyla usul öngörülmesinin üst hukuk normuna aykırılık oluşturmadığı; aile hekimliği değişikliğinin kişilerin yazılı talebi üzerine hizmet almak istediği aile hekimi ve ilgili toplum sağlığı merkezince yapılabilmesi yanında elektronik ortamda kendilerince yapılmasının belirlenmesiyle, aile hekimini seçme hakkının kullanımının kolaylaştırıldığı görüldüğünden, dava konusu düzenlemenin kamu yararı amacı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan; davacı tarafından anılan hakkın kullanımının aile hekiminin onayına tabi tutulmaması nedeniyle eksik düzenleme yapıldığı iddiası ileri sürülmekte ise de; 5258 sayılı Kanun'da aile hekiminin değişikliği hakkının kullanımı sürecinde ilgili aile hekiminin onayının aranacağına ilişkin herhangi bir koşulun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptali istenen maddenin bütününe bakıldığında; kişilerin aile hekimlerine kaydı, aile hekimliği uygulamalarına yeni geçilmesi sırasında kişilerin ikamet ettikleri bölge göz önünde bulundurularak yapıldığı, olağan koşullarda üç aydan sonra aile hekiminin değiştirilmesinin mümkün olduğu, madde düzenlemesine göre kişilerin, aile hekimini bölge sınırlaması olmaksızın serbestçe seçebildiği, kamu yararına aykırı bu uygulama devam ederken bu kez kişilerin kendileri tarafından aile hekimlerini değiştirmelerine imkan tanındığı, düzenlemeye göre kişilerin, sağlık hizmeti almak istediği aile hekiminin herhangi bir bilgisi ve onayı olmaksızın bir hekimi seçebildiği, Aile hekimlerinin, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinde tanımlanan görevleri dikkate alındığında (kayıtlı kişilerin ilk değerlendirmesi için 6 ay içinde ev ziyaretinde bulunmak, periyodik sağlık muayenesi yapmak, ev takibi zorunlu olan hastaların tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini yürütmek vb.), bireyler bölge kısıtlaması olmaksızın aile hekimlerini belirlediğinden, aile hekiminin hizmet sunmasının çok zor ya da imkansız olabileceği, ev ziyareti veya yerinde sağlık hizmetlerinin yapılamayabileceği, aile hekiminin ancak belirli sayıda kişiye nitelikli hizmet verebileceği, aile hekiminin bilgisi olmadan çok sayıda hasta kaydolması durumunda hizmetin aksayacağı, aile hekimine şiddet uygulayan bir kişinin 3 ay sonra serbestçe ve ilgili aile hekiminin onayı olmadan değişiklik yapabilmesi durumunda şiddet uyguladığı aile hekimini seçebilmesinin önünde herhangi bir engel kalmadığı, bu nedenlerle hekimin değişiklik talebinden haberdar olması ve onay vermesinin gerektiği, onay şartının aranmaması nedeniyle eksik düzenleme yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davacının temyiz isteminin reddine,
-
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2017/1953, K:2022/3622 sayılı kararının ONANMASINA,
-
Kesin olarak, 28/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı