SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1688 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/1688

Karar Tarihi

20 Eylül 2023

#### DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2454 E.  ,  2023/1688 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2022/2454

Karar No : 2023/1688

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Odası

VEKİLİ: Av. …

DİĞER DAVACI: …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ : Huk. Müş. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2019/13570, K:2022/3153 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: 14/02/2018 tarih ve 30332 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin ana Yönetmeliğin 16, 17, 18, 19 ve 20. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 1. maddesinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2019/13570, K:2022/3153 sayılı kararıyla;

Davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığına ilişkin davalı idare itirazının yerinde görülmediği belirtilerek,

Anayasa'nın 56 ve 124. maddeleri, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1 ve 2. maddeleri ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi, dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrası ve 26. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek,

Ülkemizde, yeraltı ve yerüstü su kaynakları potansiyelinin korunması ve en iyi bir biçimde kullanımının sağlanması için, su kirlenmesinin önlenmesini sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek üzere gerekli olan hukuki ve teknik esasları belirlemek amacıyla ilk olarak, 2872 sayılı Kanun'un 8, 9, 11, 12, 15 ve 20. maddeleri ile 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün görevlerini düzenleyen 9. maddesine dayanılarak, 31/12/2004 tarih ve 25687 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin hazırlandığı ve anılan Yasa hükümlerinin uygulanması amacıyla ülkenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları potansiyelinin korunması ve en iyi bir biçimde kullanılmasının sağlanması amacıyla gerekli hukuki ve teknik esasların belirlendiği; bu Yönetmeliğin "Su Kalitesine İlişkin Planlama Esasları ve Yasaklar" başlıklı dördüncü bölümünde, içme ve kullanma suyu temin edilen kıta içi yüzeysel sularla ilgili kirletme yasakları (m.16) ile içme ve kullanma suyu rezervuarlarına yakınlık mesafesine göre mutlak koruma alanı (m.17), kısa mesafeli koruma alanı (m.18), orta mesafeli koruma alanı (m.19) ve uzun mesafeli koruma alanı (m.20) belirlenmesine ve içme kullanma suyu rezervuarlarının korunması için, bu alanlarda yapılabilecek ve yapılamayacak faaliyetlere ilişkin düzenlemelere yer verildiği,

Daha sonra, 645 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, 2, 9 ve 26. maddelerine dayanılarak, içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının kalitesinin ve miktarının korunmasına ve iyileştirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan İçme - Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu Yönetmeliğin "Yerüstü Suları İçin Koruma Esasları ve Koruma Alanları" başlıklı üçüncü bölümünde, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nde yer alan koruma alanları yeniden düzenlenerek, bu alanlarda yapılabilecek ve yapılamayacak faaliyetler ile kirletme yasaklarına ilişkin ayrıntılı kurallara yer verildiği,

İçme - Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra ise, 14/02/2018 tarih ve 30332 sayılı Resmi Gazete'de, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin yayımlandığı ve bu Yönetmeliğin dava konusu 1. maddesiyle, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin içme kullanma suyu rezervuarlarının korunmasına ilişkin 16 ila 20. maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı,

Bu durumda, Anayasa'nın 124. maddesiyle, idareye, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere, bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarma yetkisinin tanınmış olduğu; bununla birlikte, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin, içme-kullanma suyu havzalarının koruma alanları, bu alanlarda yapılabilecek ve yapılamayacak faaliyetler ile kirletme yasaklarına ilişkin 16 ila 20. maddelerinin, aynı konuda ayrıntılı hükümler içeren İçme - Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin yürürlük tarihinden daha sonra, dava konusu düzenlemeyle yürürlükten kaldırıldığı hususları dikkate alındığında, içme kullanma suyu havzalarının koruma alanları ve bu alanlarda geçerli kirletme yasaklarının ortadan kaldırıldığı ve bu açıdan mevzuatta bir boşluk oluştuğu iddiasının geçerli olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılardan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından, davanın içme - kullanma suyu havzalarının koruma alanları ve bu alanlarda geçerli kirletme yasaklarının ortadan kaldırıldığı iddiasıyla değil Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 16, 17, 18, 19 ve 20. maddelerinin yürürlükten kaldırılması sebebiyle içme kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan yerüstü ve yeraltı suyu kaynakları dışında kalan tarımsal sulama, balıkçılık, yüzme, elektrik üretimi gibi amaçlarla kullanılan diğer yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının korunması açısından mevzuatta boşluk oluştuğu iddiasıyla açıldığı, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ile İçme - Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin amaç ve kapsam başlıklı maddeleri incelendiğinde her iki Yönetmeliğin kapsam ve düzenleme konularının farklı olduğunun görüldüğü, İçme - Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile bu Yönetmeliğin 9, 10, 11 ve 12 maddelerinin diğer yerüstü su kaynaklarında uygulanmasının bazı şartlara bağlandığı, dolayısıyla içme - kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan yerüstü ve yeraltı suyu kaynakları dışında kalan ve tarımsal sulama, balıkçılık, yüzme, elektrik üretimi gibi amaçlarla kullanılan diğer yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının korunması açısından mevzuatta boşluk oluştuğu iddiasının yerinde olduğu, nitekim Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün taraf olduğu ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına anılan idarece sunulan cevap dilekçesinde yapılan açıklamaların iddialarını doğruladığı, yine Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün bir başka davayla ilgili olarak Orhangazi Belediye Başkanlığına gönderdiği … tarih ve … sayılı yazının da aynı yönde olduğu, hukuken buradaki tehlikenin İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin koruma alanlarında kirletme yasaklarını düzenleyen hükümlerinin sadece “içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan” suları kapsaması olduğu, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin koruyucu hükümleri yürürlükte iken bile ülkemiz yerüstü su kaynaklarının ne kadar kirlendiği göz önüne alındığında, koruma kalkınca sakıncalı sonuçlarının olacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacı Odanın yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı Odanın temyiz isteminin reddine,

  2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/03/2022 tarih ve E:2019/13570, K:2022/3153 sayılı kararının ONANMASINA,

  3. Kesin olarak, 20/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim