SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1699 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/1699

Karar Tarihi

20 Eylül 2023

#### DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1498 E.  ,  2023/1699 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2022/1498

Karar No : 2023/1699

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … İl Özel İdaresi

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Deniz ve Kara Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Rize ili, Ardeşen ve Pazar ilçeleri açıklarında bulunan sahada I(a) grubu maden arama ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı görüş yazısına istinaden reddine ilişkin Rize İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ilgili mevzuat hükümlerinde, maden ocağı işletimi amacıyla denizden kum alımı faaliyetlerinin yapılması için kıyı çizgisinden deniz istikametine doğru deniz derinliğinin en az 20 metre olması gerektiği belirtilmek suretiyle söz konusu faaliyet için asgari deniz derinliğinin belirlendiği, bu derinliğin sağlanması durumunda Karayolları Genel Müdürlüğünün söz konusu faaliyete uygun görüş vermesinin zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı; bu durumda, davacı şirketin 20 metreden daha az derinlikte olmadığı anlaşılan dava konusu deniz kumu alım sahasında I(a) grubu maden arama ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin; Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün karayollarının yapımını ve emniyetle kullanımını sağlama görevi kapsamında yaptığı değerlendirme sonucunda söz konusu kum alımının deniz tahkimat yapılarına ve böylelikle Karadeniz sahil yoluna zarar vereceğini belirtmek suretiyle ortaya koyduğu objektif sebeplere dayalı olarak verdiği görüş yazısına istinaden tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; maden mevzuatı açısından aranan 20 metreden daha az derin olmama şartını sağladığı görülen uyuşmazlığa konu alanın ruhsatlandırılmasının, karayolunun fiziki güvenliği veya trafik güvenliğine olumsuz etkisi bulunup bulunmayacağı yönünde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamış olması, söz konusu sahadan kaynaklanacak olumsuz etkilere dair somut herhangi bir tespit bulunmaması karşısında, 6001 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce hazırlanan 23/08/1994 tarihli Genelge'deki mesafe ve derinlik koşulları belirtildikten sonra Karadeniz sahil yoluna zarar vereceği yönündeki kanaatten hareketle uyuşmazlığa konu alanın I(a) grubu maden sahası olarak işletilmek üzere ihaleye çıkarılmasına uygun görüş verilmemesine ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminde ve bu görüş yazısı esas alınmak suretiyle tesis edilen dava işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Rize İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2019/10225, K:2021/5570 sayılı kararıyla; mevzuat hükümlerinde, maden ocağı işletimi amacıyla denizden kum alımı faaliyetlerinin yapılması için kıyı çizgisinden deniz istikametine doğru deniz derinliğinin en az 20 metre olması gerektiği belirtilmek suretiyle söz konusu faaliyet için asgari deniz derinliğinin belirlendiği, bu derinliğin sağlanması durumunda Karayolları Genel Müdürlüğünün söz konusu faaliyete uygun görüş vermesinin zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı; davacı şirketin 20 metreden daha az derinlikte olmadığı anlaşılan dava konusu deniz kumu alım sahasında I(a) grubu maden arama ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin, Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün karayollarının yapımını ve emniyetle kullanımını sağlama görevi kapsamında yaptığı değerlendirme sonucunda söz konusu kum alımının deniz tahkimat yapılarına ve böylelikle Karadeniz sahil yoluna zarar vereceğini belirtmek suretiyle ortaya koyduğu objektif sebeplere dayalı olarak verdiği görüş yazısına istinaden tesis edildiği anlaşıldığından, Rize ili, Ardeşen ve Pazar ilçeleri açıklarında bulunan sahada I(a) grubu maden arama ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu Rize İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık görülmediği; bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı,

Öte yandan, Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin yürürlükte bulunan güncel mevzuata göre yeniden değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararı, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, anılan kararın Dairelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulduğu gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Maden Kanunu'nun I (A) Grubu Madenleri ile İlgili Uygulama Yönetmeliği'nin "ihale edilecek alanların belirlenmesi" başlıklı 7. maddesi gereğince ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından da görüş alınacağı, ilgili hüküm gereği görüş alınan kurumların görüşlerinin idarelerince irdelenmesinin ve olumsuz gelen görüş üzerine ruhsat verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, Karayolları Genel Müdürlüğünün olumsuz görüşü üzerine tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ..'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı şirket tarafından Rize ili Ardeşen ilçesi açıklarında bulunan sahada I(a) grubu maden arama ruhsatı verilmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvuru üzerine; davalı idarece Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğüne görüş sorulmuş, Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı görüş yazısında "söz konusu sahaya ait sınır koordinatları ve derinlik bilgilerine göre; derinliğin 26-101 metre arasında değişim gösterdiği, be nedenle bu kesimlerde 50 metre derinlikten veya bu derinliğin sağlanamadığı yerlerde 2000 metre kıyıdan uzaklık şartlarını sağlamadığından ilgili yönetmelikler nedeni ile ruhsat talebinin uygun görülmediği" yönünde görüş verilmesi nedeniyle davacı şirketin talebinin Rize İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Karayollarında kurulacak tesisler ve yasaklanan faaliyetler" başlıklı 18. maddesinin 5. fıkrasında; karayollarının fiziki güvenliği ile trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla, karayolunu etkileyen deniz, göl, nehir ve dere kenarları da dâhil olmak üzere karayolu kenarlarında 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca, maden arama ve/veya işletme ruhsatı verilmeden önce Genel Müdürlüğün uygun görüşünün alınmasının zorunlu olduğu, uygulamaya ilişkin diğer hususların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Genel Müdürlükçe hazırlanarak Bakanlık tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.

3213 sayılı Kanun'un "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinin 14. fıkrasında; maden işletme faaliyetlerinin, bu Kanuna göre Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe göre yürütüleceği belirtilmiştir.

21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin "I (a) Grubu ruhsatların verilmesi" başlıklı 62. maddesinde; denizlerde kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki bölge ve deniz sahil şeritlerinde I(a) grubu maden ruhsatı verilemeyeceği, kıyı çizgisinden deniz istikametine doğru I(a) grubu maden işletme ruhsatı verilecek yerlerin, valilikçe gerekli incelemeler yapılarak belirleneceği, 20 metreden daha az derin denizlerde I(a) grubu maden işletme ruhsatı verilmeyeceği kuralı yer almıştır.

Orman sayılan alanlar dışındaki yerlerden, kum, çakıl ve benzeri maddelerin çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde alınması, işletilmesi ve kontrolü ile ilgili esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan ve 08/12/2007 tarih ve 26724 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kum, Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliği'nin "Kum, çakıl alımıyla ilgili sınırlamalar ve yasaklar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; kıyı çizgisinden deniz istikametine doğru 20 metreden daha az derin denizlerde, kum, çakıl ve benzeri maddelerin alımına yönelik kum ve çakıl ocağı açılması ve işletilmesine izin verilmeyeceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlıkta, davacı şirketin ruhsat talebi Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı görüş yazısına istinaden reddedildiğinden … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğüne söz konusu ruhsat talebine olumsuz görüş verilme gerekçelerinin neler olduğunun sorularak bu hususa açıklık getirilmesinin istenildiği, 09/02/2018 tarihinde … İdare Mahkemesi kayıtlarına giren ara kararı cevabı eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; deniz tabanından itibaren dizilip yer yer de mahmuzlar ile desteklenerek taban kumunun hareketsiz kalmasını sağlayan ve böylece özellikle büyük dalga boylarının oluştuğu zamanlarda deniz hareketleri karşısında yol gövdesinin korunmasını sağlayan tahkimatların, Karadeniz sahil yolunun kıyı şeridinden geçtiği kesimlerde büyük önem arz ettiği; yola yapılacak en iyi bakım çalışmasının, yolun zarar görmesine sebebiyet verecek doğrudan veya dolaylı müdahalelere meydan verilmemesi olduğu; söz konusu tahkimatların bozulmasının, yol gövdesinde bulunan her türlü imalatın bozulmasına sebep olacağı; dava konusu alandaki kum ocağı faaliyetlerinin Karadeniz sahil yolu için en yüksek maliyet unsurlarından birisi olan deniz tahkimat yapılarına ve dolayısıyla Karadeniz sahil yoluna zarar verme ihtimali bulunduğu; ayrıca İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 1994 yılında Valiliklere gönderdiği Genelge'de ve idarelerinin "Kum, Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliği"nin değişiklik taslağına verdikleri görüşte, sahil şeridinden 50 metre derinliğin ya da bu derinliğe ulaşılamayan yerlerde 2000 metre uzaklığın sağlanamadığı durumlarda maden ocağı ruhsatı verilmemesi gerektiğinin ifade edildiği, bu nedenle mevzuattaki 20 metre derinlik koşulu yerine, yol gövdesi, tahkimat ve koruma yapılarına zarar verme ihtimaline karşılık sahil şeridinden 50 metre derinlik ya da bu derinliğe ulaşılamayan yerlerde 2000 metre uzaklık koşulunun uygulanması gerektiğinin belirtildiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca karayollarının fiziki güvenliği ile trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla, karayolunu etkileyen deniz, göl, nehir ve dere kenarları da dâhil olmak üzere karayolu kenarlarında maden arama ve/veya işletme ruhsatı verilmeden önce Karayolları Genel Müdürlüğünün uygun görüşünün alınması zorunludur. Diğer yandan, maden ocağı işletimi amacıyla denizden kum alımı faaliyetlerinin yapılması için kıyı çizgisinden deniz istikametine doğru deniz derinliğinin en az 20 metre olması gerektiği yolunda getirilen kural ile söz konusu faaliyet için asgari deniz derinliği belirlenmiş olup, bu derinliğin sağlandığı her durumda Karayolları Genel Müdürlüğünün söz konusu faaliyete uygun görüş vermesinin zorunlu olduğundan söz edilemeyeceği açıktır.

Dava konusu işlemin, mesafe ve derinlik koşullarının belirlendiği ve dava konusu işlemin tesisinde dayanak alınan Karayolları Genel Müdürlüğü Genelgesi'nde yer alan; "...deniz tabanından itibaren dizilip yer yer de mahmuzlar ile desteklenerek taban kumunun hareketsiz kalmasını sağlayan ve böylece özellikle büyük dalga boylarının oluştuğu zamanlarda deniz hareketleri karşısında yol gövdesinin korunmasını sağlayan tahkimatların, Karadeniz sahil yolunun kıyı şeridinden geçtiği kesimlerde büyük önem arz ettiği, yola yapılacak en iyi bakım çalışmasının, yolun zarar görmesine sebebiyet verecek doğrudan veya dolaylı müdahalelere meydan verilmemesi olduğu, söz konusu tahkimatların bozulmasının, yol gövdesinde bulunan her türlü imalatın bozulmasına sebep olacağı, alandaki kum ocağı faaliyetlerinin Karadeniz sahil yolu için en yüksek maliyet unsurlarından birisi olan deniz tahkimat yapılarına ve dolayısıyla Karadeniz sahil yoluna zarar vereceği..." yolundaki somut tespitlerden hareketle tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin karayolunun fiziki güvenliği veya trafik güvenliğine olumsuz etkisi bulunup bulunmayacağı yönünde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın tesis edildiğini kabule olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacı şirketin 20 metreden daha az derinlikte olmadığı anlaşılan dava konusu deniz kumu alım sahasında I(a) grubu maden arama ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin, Karayolları Genel Müdürlüğünün karayollarının yapımını ve emniyetle kullanımını sağlama görevi kapsamında yaptığı değerlendirme sonucunda söz konusu kum alımının deniz tahkimat yapılarına ve böylelikle Karadeniz sahil yoluna zarar vereceğini belirtmek suretiyle ortaya koyduğu objektif sebeplerle sahil şeridinden 50 metre derinliğin ya da bu derinliğe ulaşılamayan yerlerde 2000 metre uzaklığın sağlanması gerektiği yolundaki yazısına dayalı olarak 10. Bölge Müdürlüğünün görüş yazısı uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından, Rize ili, Ardeşen ve Pazar ilçeleri açıklarında bulunan sahada I(a) grubu maden arama ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu Rize İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün 16/10/2017 tarih ve E.6088 sayılı işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan, Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin yürürlükte bulunan güncel mevzuata göre yeniden değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine yolundaki … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının da, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/09/2023 tarih ve E:2023/678, K:2023/1698 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin kabulü ile istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;

  2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin temyize konu . . . tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim