Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/99
2025/673
20 Mart 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/99
Karar No : 2025/673
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2024/2454, K:2024/5327 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün 22/02/2024 tarih ve 2024/2 sayılı Genelgesi'nin 7. fıkrasının 7. bendinin ikinci cümlesinde yer alan "Ancak, devremülklerde, devre tatilciler tarafından turizm amaçlı kısa süreli kiralama yapılabilmesi için izin belgesi alınması zorunlu olup bu konuda herhangi bir istisna bulunmamaktadır. Tapulu dönemini kiraya vermek isteyen kişi, diğer dönemlerin tapu sahiplerinden ve aynı blokta birden fazla daire varsa onların tamamından muvafakat alarak başvuru yapmalıdır.
" düzenlemesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2024/2454, K:2024/5327 sayılı kararıyla;
Dava konusu 22/02/2024 tarih ve 2024/2 sayılı Genelgeyle izin belgesi başvurularına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmelerde, ilgili mevzuatta belirtilenlerin yanı sıra uyulması gereken zorunlulukların düzenlendiği, bu kapsamda anılan Genelge'nin iptali istenilen 7. fıkrasının 7. bendinin ikinci cümlesinde yer alan "Ancak, devremülklerde, devre tatilciler tarafından turizm amaçlı kısa süreli kiralama yapılabilmesi için izin belgesi alınması zorunlu olup bu konuda herhangi bir istisna bulunmamaktadır. Tapulu dönemini kiraya vermek isteyen kişi, diğer dönemlerin tapu sahiplerinden ve aynı blokta birden fazla daire varsa onların tamamından muvafakat alarak başvuru yapmalıdır.
" düzenlemesine yer verildiği,
Davacı tarafından, söz konusu düzenlemenin Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi istemiyle 12/07/2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı,
Diğer taraftan, Dairelerinin 18/07/2024 tarihli ara kararına davacı tarafından verilen 09/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu işlemin 05/07/2024 tarihinde öğrenildiğinin beyan edildiği, anılan ara kararla sorulmasına rağmen dava konusu Genelge'ye dayanılarak davacı hakkında tesis edilen uygulama işlemi niteliğinde herhangi bir işleme ilişkin belge ya da beyanın dosyaya sunulmadığı,
2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabileceği, bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanmasının amaçlandığı,
Anılan Kanun hükmü uyarınca, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmelerinin, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, uygulama işleminin ise, birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulaması niteliğinde bulunması ile kesin ve yürütülebilir nitelik taşıması ve uygulama işleminin tebliğ tarihine göre dava açma süresinin geçmemiş olması halinde mümkün olduğu,
Bu durumda, iptali istenilen dava konusu Genelge düzenlemesine dayanılarak davacı hakkında tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin mevcut olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, 22/02/2024 tarihinde yürürlüğe giren dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemiyle en geç 22/02/2024 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu tarihten çok sonra 12/07/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği, düzenlemenin Anayasa ve kanunlara aykırı olduğu, 2577 sayılı Kanun uyarınca davanın süresinde olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Konutların gerçek ve tüzel kişilere, turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan 7464 sayılı Konutların Turizm Amacıyla Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, Kanunun turizm amaçlı konut kiralanmasına ilişkin hükümleri 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anılan Kanun'un 6. maddesine dayanılarak hazırlanan ve konutların yerli veya yabancı kişilere tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanmasına, izin belgesi başvurularında uygulanacak işlemlere, konutların niteliklerine, izin belgesi sahiplerinin uymak zorunda oldukları hükümlere ve kullanıcı ile izin belgesi sahibinin karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümleri düzenleyen Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik, 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava konusu 22/02/2024 tarih ve 2024/2 sayılı Genelgeyle izin belgesi başvurularına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmelerde, anılan mevzuatın yanı sıra uyulması gereken hususlar düzenlenmiştir. Bu kapsamda anılan Genelge'nin iptali istenilen 7. fıkrasının 7. bendinin ikinci cümlesinde "Ancak, devremülklerde, devre tatilciler tarafından turizm amaçlı kısa süreli kiralama yapılabilmesi için izin belgesi alınması zorunlu olup bu konuda herhangi bir istisna bulunmamaktadır. Tapulu dönemini kiraya vermek isteyen kişi, diğer dönemlerin tapu sahiplerinden ve aynı blokta birden fazla daire varsa onların tamamından muvafakat alarak başvuru yapmalıdır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
Devre mülk sahibi davacı tarafından, söz konusu düzenlemenin Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi istemiyle 12/07/2024 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmüne, bu düzenlemenin devamı olarak da 125. maddesinin üçüncü fıkrasında, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2\. Bu süreler;
a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...
Tarihi izleyen günden başlar.
...
4\. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde; sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, uygulama işlemine dayanak teşkil eden düzenleyici işlem için öngörülen dava açma süresi geçmiş olsa dahi, düzenleyici işlem veya uygulama işlemi yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği düzenlenmiştir.
İdari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından bütünüyle kendiliğinden öğrenildiği bazı davalarda ise, bilgi edinmenin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı ve dava açma süresine başlangıç alınacağı Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Ancak, bilgi edinmenin (ıttılanın) idari dava açma süresine başlangıç alınacağı şeklindeki genel bir kabul, Anayasa'nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'la bağdaşmadığından, bu istisnai durumun oluştuğu kabul edilerek bilgi edinmenin dava açma süresine başlangıç alınması, idari işlemin niteliği ve doğurduğu hukuki sonuç itibarıyla davacılar tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması koşuluna bağlı olup, bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği de açılan idari davada idari yargı merciince karara bağlanacaktır.
Dava konusu düzenlemeleri de içeren, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün 2024/2 sayılı Genelgesi'nin, 81 il valiliğine gönderilen 22/02/2024 tarihli yazı ile yürürlüğe girdiğinde ihtilaf bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, davalı idare tarafından, anılan Genelge'nin yürürlüğe girdiği tarihten sonra uygulama kapsamında yer alan kişi veya kuruluşlara bir tebligat yapıldığı belirtilmediği gibi bu konuda ilan vb. herhangi bir duyuru işleminin yapıldığı da ileri sürülmemektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının devre mülk sahibi bir vatandaş olduğu, dava konusu düzenlemenin devre mülklerin turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin konuları düzenlediği, Dairenin 18/07/2024 tarih ve E:2024/2454 sayılı ara kararına davacı tarafından verilen 09/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu işlemin 05/07/2024 tarihinde öğrenildiğinin beyan edildiği, öğrenme tarihinin başka bir tarih olduğuna ilişkin davalı idarenin itirazı bulunmadığı gibi aksini ortaya koyacak nitelikte bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede uyuşmazlıkta, davacının dava konusu düzenlemeyi öğrendiğini belirttiği tarihin bilgi edinme (ıttıla) tarihi olarak kabul edilerek dava açma süresinin bu tarihten itibaren hesaplanması gerekmektedir.
Bu durumda, düzenleyici işlemin davacı tarafından 05/07/2024 tarihinde öğrenildiğinin beyan edildiği, aksinin ortaya konulamadığı gibi dosyada bu yönde bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı dikkate alındığında, 12/07/2024 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 03/10/2024 tarih ve E:2024/2454, K:2024/5327 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.