Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/927
2025/2429
10 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/927
Karar No : 2025/2429
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR) : 1-...
2-... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3-... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
II-(DAVALI İDARELER YANINDA MÜDAHİL) : ... Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2024 tarih ve E:2023/8499, K:2024/7532 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... HES üretim tesisinin yapımı amacıyla Kahramanmaraş ilinde bulunan ve Karar eki listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 01/11/2023 tarih ve 7752 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2024 tarih ve E:2023/8499, K:2024/7532 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddelerine yer verilerek, Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği, burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu, Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği, Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği,
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Kahramanmaraş'ta kurulması planlanan ... HES üretim tesisinin yatırımına başlanabilmesi ve gerekli onay, izin ve ruhsat alınabilmesi amacıyla 04/08/2022 tarihinde ... Temizlik İnşaat Gıda Sosyal Hizmetler Taşımacılık Turizm Madencilik Medya Enerji San. ve Tic. AŞ adına önlisans verildiği; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla önlisans kapsamında üretim tesisi için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna karar verildiği; kamulaştırma çalışmalarının acele kamulaştırma yöntemiyle yapılabilmesi için 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararı alınmasının talep edilmesi üzerine, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın alındığı; öte yandan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından proje için 13/07/2023 tarihinde ÇED olumlu kararı verildiği ve bu kararın iptali istemiyle açılmış bir davanın bulunmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:...D.İş, K:... sayılı kararıyla da uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
06/02/2023 tarihinde gerçekleşen depremin şehir genelinde meydana getirdiği ağır hasar durumu ve şehrin genelinde yeniden yapılanma faaliyetleri için gerekli olan enerji ihtiyacı da göz önünde bulundurulduğunda, Kahramanmaraş'ta kurulması planlanan... HES üretim tesisinin gerçekleştirilmesinde kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu; öte yandan, söz konusu proje güzergahına isabet eden taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin, 2942 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, anılan işlemin davacının taşınmazına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kahramanmaraş ilinde yaşanan deprem ile işbu HES Projesi arasında neden sonuç ilişkisinin bulunmadığı, Kahramanmaraş genelinde yeniden yapılanma faaliyetleri için davaya konu HES Projesi neticesinde üretilecek enerjiye ihtiyaç bulunmadığı, acele kamulaştırmanın şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediği, acelelik halinin bulunmadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, müdahil tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu olayda, uzlaşma sağlanamayan taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının uzun sürmesi, taşınmazların birden fazla maliki olması nedeniyle anlaşma sağlanamaması ve veraseten intikallerin tamamlanamaması ve üretilecek enerjinin bir kısmının 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde yıkılan Kahramanmaraş şehrinin tekrar eski hale getirilmesi sürecinde ihtiyaç duyulan enerjinin sağlanmasında kullanılacağı gerekçesiyle acele el koyma kararına ihtiyaç duyulduğundan bahisle yapılan başvuru üzerine dava konusu işlem tesis edilmişse de, acele kamulaştırma yoluna gidilmezse kamunun uğraması muhtemel zararlarının neler olduğunun ortaya konulmadığı, acelelik halinin, kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak açıklanmadığı anlaşılmakla, acele kamulaştırmaya ilişkin olarak 2942 sayılı Kanun'da aranan özel ve istisnai koşullar bulunmadan tesis edilen dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması ve dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 No'lu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında; idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanun'un 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." hükmü yer almaktadır.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde;
"Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir..." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, ... Temizlik İnşaat Gıda Sosyal Hizmetler Taşımacılık Turizm Madencilik Medya Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından tesis edilecek olan ... lisans numaralı ... HES projesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca... tarih ve ...-... sayılı kamu yararı kararı alındığı, Kurulun ... tarih ve ...-... sayılı kararı ile ... HES projesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların acele kamulaştırılabilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığına başvurulmasına karar verilmesi üzerine dava konusu 01/11/2023 tarih ve 7752 sayılı sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile aralarında uyuşmazlık konusu taşınmazın da bulunduğu bazı taşınmazların acele kamulaştırmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu taşınmaza acele el konulması istemiyle ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D.İş sayılı dosyasında açılan davada; Mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun incelenmesinden, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu görüldüğünden, Kurulumuzun 12/06/2025 tarihli ara kararı ile taşınmaza ilişkin olarak 5403 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınıp alınmadığının sorulması üzerine, davalı idarelerin verdiği cevap ekinde sunulan, Tarım ve Orman Bakanlığının 21/07/2022 tarihli oluru ile davaya konu taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanım izninin verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu parselin tarım arazisi niteliği dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için, Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerekmekte olup, davaya konu taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanım izninin verildiği anlaşıldığından, ... HES projesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, ülkemizin elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynakların payının ivedilikle artırılmasına duyulan ihtiyaç ve bu ihtiyacın giderilmesi noktasında katkı sağlayacağında şüphe bulunmayan projenin hayata geçirilebilmesi için arazi temininin kamulaştırma yoluyla sağlanması zorunluluğunun bulunduğu hususu ile üretim tesisi projesinin yatırım bütünlüğü, inşaatın tamamlanması, sistemin bir an önce faaliyete geçebilmesi için taşınmazın kullanım hakkının alınması gerekliliğinin ülkemizin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması, 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen depremin şehir genelinde meydana getirdiği ağır hasar durumu ve şehrin genelinde yeniden yapılanma faaliyetleri için gerekli olan enerji ihtiyacı da göz önünde bulundurulduğunda ve davaya konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin tarım dışı kullanım izninin verilmiş olduğu dikkate alındığında, proje alanında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, davanın reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 11/12/2024 tarih ve E:2023/8499, K:2024/7532 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 10/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu hükmü kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre, özel mülkiyet hakkının, korunması gereken temel insan hakları arasında yer aldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir.
Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade etmesi anlamında kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede anılan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa'da herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Yine ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'yle, mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden hareketle, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yoluyla kaldırılmasının ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma usulü olup istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntemdir. Bu nedenle, acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebeplerin de somut olarak belirtilmesi suretiyle uygulanmalıdır. Olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında bu yöntemin uygulanması halinde uygulanma gerekçesinin, olağanüstü durumların, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak ortaya konulması suretiyle acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda uyuşmazlıkta; ... Temizlik İnşaat Gıda Sosyal Hizmetler Taşımacılık Turizm Madencilik Medya Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından tesis edilecek olan ... lisans numaralı ... HES projesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca ... tarih ve ...-... sayılı kamu yararı kararı alındığı, Kurulun... tarih ve ...-... sayılı kararı ile ...HES projesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların acele kamulaştırılabilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığına başvurulmasına karar verilmesi üzerine dava konusu 01/11/2023 tarih ve 7752 sayılı sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile aralarında uyuşmazlık konusu taşınmazın da bulunduğu bazı taşınmazların acele kamulaştırmasına karar verildiği görülmekte olup, taşınmaz malikleriyle yapılan uzlaşma görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığı belirtilerek, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve arz güvenliğini sürdürülebilir şekilde sağlamak için yenilenebilir enerji tesislerinde acele kamulaştırma yapılmasının önem arz ettiği, bu nedenle uzlaşma sağlanamayan taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının uzun sürmesi, taşınmazların birden fazla maliki olması nedeniyle anlaşma sağlanamaması ve veraseten intikallerin tamamlanamaması ve üretilecek enerjinin bir kısmının 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde yıkılan Kahramanmaraş şehrinin tekrar eski hale getirilmesi sürecinde ihtiyaç duyulan enerjinin sağlanmasında kullanılacağı yolunda davalılarca ileri sürülen hususların, tek başına acele kamulaştırma yapılması için yeterli olmadığı; öte yandan, Cumhurbaşkanı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.