Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/740
2025/2239
27 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/740
Karar No : 2025/2239
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı ... Başkanlığı bünyesinde ... Daire Başkanı olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından daire başkanlığı görevinin işlevi ve görev alanına uyumlu olarak yüksek lisans öğrenimi yaptığının görüldüğü, bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İdarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atanmamış bulunan davacının geçmiş hizmetleri, yürütülen hizmetin niteliği ile önem ve özelliği, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, daire başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının daire başkanı olarak 3600 ek gösterge ile atandığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35. maddesinde sayılan yöneticiler arasında bulunmadığı, bu nedenle davacının atanacağı kadro ve pozisyonun, ek 37. madde uyarınca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18. maddesi kapsamında belirleneceği, 3600 ek göstergeli daire başkanlığı görevi sona eren davacının, ek 18. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendi hükmü kapsamında "milli eğitim uzmanı" kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2024/3028, K:2024/5235 sayılı kararıyla;
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından daire başkanlığı görevinin işlevi ve görev alanına uyumlu olarak yüksek lisans öğrenimi yaptığının görüldüğü,
Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yönünde ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince verilen kararda ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;
Davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü, mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka ve mevzuata aykırı bir şekilde herhangi bir gerekçe gösterilmeden görevden alındığı; idare hukukunun genel ilkeleri uyarınca, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararının gerçekleşmesi için işlem tesis etmek zorunda olduğu, kamu hizmetinin daha iyi yerine getirilmesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapılabilmesi için ise söz konusu kadrolarda görev yapanlar yönünden bir takım ayırt edici objektif kriterler belirlenmesinin gerektiği, bunun yanında söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması ve somut bilgi ve belgelerle değerlendirmenin ortaya konulmasının da hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olduğu; memuriyet hayatı boyunca herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz sicil almadığı, görevini yerine getirmediğine veya başarısız olduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belgenin olmadığı, haklı bir sebep gösterilmediği, memurların naklen atanmaları konusunda idareye verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Milli Eğitim Bakanlığı ... Başkanlığında daire başkanı olarak görev yapan davacı, ... tarih ve ... sayılı işlem ile daire başkanlığı görevinden alınarak Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrosuna atanmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, idari dava türleri sayılmış, iptal davaları; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava türü olarak düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmakla birlikte, idarenin diğer işlemleri gibi takdire dayalı idari işlemlerinin de 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı tabiidir.
Sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. Öte yandan, idari işlemler, mevzuatında özgülendiği amaca uygun olmak zorunda oldukları gibi bu işlemlerin nihai olarak kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde tesis edilmeleri gerekliliği de idare hukukunun genel ilkelerindendir.
İdare hukukunda sebepsiz idari işlem olamayacağından ve idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeyi amaçlayan bir sebebe dayanması gerektiğinden, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının değerlendirilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin yanı sıra kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğunun da idarece yargılama sürecinde verilecek savunmalar ile ibraz edilecek bilgi ve belgelerle ortaya konulması veya bu hususların yargı yerince anlaşılabilir nitelikte olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta; 13/11/1992 tarihinde öğretmen olarak göreve başlayan davacının çeşitli okullarda öğretmen ve müdür yardımcısı olarak çalıştığı, Bakanlık merkez teşkilatında Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde ve ... Başkanlığında öğretmen olarak görev yaptığı, 06/09/2018 - 19/03/2019 tarihleri arasında ... Başkanlığında daire başkanı olarak görev yapmak üzere görevlendirildiği, 19/03/2019 tarihinde ... Başkanlığında asaleten daire başkanı kadrosuna atandıktan ve 05/07/2023 tarihine kadar bu görevini sürdürdükten sonra davalı idarece, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir sebep gösterilmeksizin, takdir yetkisine dayalı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı ve hukuki bir sebebin ve kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği hususunun ortaya konulmadığı, davacının geçmiş hizmetleri ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler gözetildiğinde, salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemde sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, takdire dayalı olarak tesis edilen atama işlemlerinin yargısal denetimi yapılır iken, ilgilinin geçmiş görevleri, görevin niteliği ve özelliği ile idarenin işlemin tesisine ilişkin savları da dikkate alınarak, her somut uyuşmazlığın kendi özellikleri çerçevesinde bir değerlendirilmeye tabi tutulacağı da tabiidir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.