SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/73

Karar No

2025/1396

Karar Tarihi

25 Haziran 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/73 E. , 2025/1396 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/73
Karar No : 2025/1396

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...


İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Edirne ili, ... ilçesi, ...Piyade Komutanlığında astsubay başçavuş olarak görev yapan davacının, disiplinsizliği alışkanlık haline getirdiğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 13. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 09/09/2015 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının meslek hayatı boyunca 2001-2015 yılları arasında 16 kez disiplin cezası aldığı (bunlardan son dördü ayırma işleminin tesis edildiği 2015 yılında olmak üzere), Askeri Mahkemece 10/09/2012 tarihinde "üste hakaret" suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Askeri Savcılık tarafından 17/03/2014 tarihinde "resmi evrakta sahtecilik yapmak" suçundan soruşturma yapılıp, sahteciliğin ikna ve iğfal kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, internet ortamında dini değerlere karşı inançlı kişileri rencide edebilecek paylaşımlarda bulunduğu anlaşılmış olup, bütün bu hususların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının durumunun, 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen "Disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek" disiplin suçu kapsamında olduğu, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacı hakkında beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kovuşturmaya yer olmadığı ile sonuçlanan muhtelif durumlara da yer verildiği görülmekte ise de, kararda da belirtildiği üzere davacı hakkında verilen çok sayıda disiplin cezasının olduğu, salt mahkeme kararında bu cezalar dışında beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kovuşturmaya yer olmadığı ile sonuçlanan bazı durumlara yer verilmesinin, dava konusu işlemi ve mahkeme kararının esasını kusurlandıracak bir durum içermediği şeklindeki açıklama eklenmek suretiyle istinaf isteminin açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 05/03/2024 tarih ve E:2020/2892, K:2024/1048 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, disiplinsizliği alışkanlık haline getirdiğinden bahisle 2001-2015 yılları arasında davacı hakkında tesis edilen disiplin cezaları ile hakkındaki bazı iddialar nedeniyle yürütülen ceza soruşturma ve kovuşturmaları sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı, beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları esas alınarak tesis edildiği anlaşılmakta olup, davacının disiplin cezalarının, 6413 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca Ek (2) sayılı Cetvel'e göre disiplinsizliği alışkanlık haline getirmek eylemi oluşturacak ceza puanına ulaşıp ulaşmadığı hususunda bir belirleme yapılmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu, salt disiplin ceza sayısının fazlalığı esas alınarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6413 sayılı Kanunun puana bağlı ayırma cezasını düzenleyen 21. maddesinin, aynı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen ve doğrudan ayırma cezası verilmesine imkan sağlayan müesseseden farklı bir müesseseyi düzenlediği ve adı geçen Kanun'un 20. maddesi dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemin yargılamasında Kanun'un 21. maddesinin değerlendirilmesine hukuki olanak bulunmadığı neticesine varıldığı gerekçesi eklenerek istinaf başvurusunun açıklamalı reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu disiplin cezasının 6413 sayılı Kanun'un zamanaşımına ilişkin 39. maddesindeki esaslar dikkate alınmaksızın tesis edildiği, gerçekten disiplinsiz bir personel olup olmadığını ya da iddia edildiği gibi disiplinsizliği alışkanlık haline getirip getirmediğini ortaya koymak adına sicillerinin ve aldığı takdir ve ödüllerin, gördüğü kursların bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği, disiplin cezası dahi sayılmayan üç ikazın ve sonucunda beraat, kovuşturmaya yer olmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu yargılama ve soruşturmaların işleme dayanak alındığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerince düzenlenen bir kumpasın mağduru olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Edirne ili, ... ilçesi, ... Piyade Komutanlığında astsubay başçavuş olarak görev yapan davacının, 2001 yılından 2015 yılına kadar aldığı disiplin cezaları değerlendirilmek suretiyle disiplinsizliği alışkanlık haline getirdiğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 13. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 11. maddesinin ilk fıkrasında, subay, astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam, aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme, oda hapsi ve Silahlı Kuvvetlerden ayırma olarak belirlenmiş, maddenin ikinci fıkrasında uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarının disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının ise yüksek disiplin kurulları tarafından verileceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "Disiplinsizliği alışkanlık haline getirmek" fiili, "Disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmayı alışkanlık hâline getirmek veya aldığı disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamaktır." şeklinde tanımlanarak silahlı kuvvetlerden ayırma cezası gerektiren eylemler arasında sayılmıştır.
Anılan Kanun'un "Disiplin ceza puanına bağlı olarak ayırma cezası verilmesi" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Aşağıda belirtilen durumlar disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edilir ve sözleşmeli subay ve astsubaylar hariç subaylar, astsubaylar ve uzman jandarmalar hakkında ayırma cezası verilir. a) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde on sekiz disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam on iki defa veya daha fazla disiplin cezası almak. b) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son beş yıl içinde otuz beş disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam yirmi beş defa veya daha fazla disiplin cezası almak. (2) Birinci fıkra kapsamında ceza puanlarının hesaplanması ekli (2) sayılı çizelgeye göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un eki (2) sayılı Cetvel'de uyarma cezası karşılığı "1"; kınama cezası karşılığı "1,5"; Hizmete kısmi süreli devam cezası karşılığı "2"; aylıktan kesme cezası karşılığı "3"; hizmet yerini terk etmeme cezası (disiplin amiri tarafından verilen) karşılığı "3,5"; hizmet yerini terk etmeme cezası (disiplin kurulu tarafından verilen) karşılığı "4,5"; oda hapsi cezası (disiplin amiri tarafından verilen) karşılığı "4"; oda hapsi cezası (disiplin kurulu tarafından verilen) karşılığı "4,5" ceza puanı olarak belirlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6413 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 11. maddesinde subay, astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erlere verilebilecek disiplin cezaları tahdidi olarak sayılmış olup, bu cezalar arasında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasına da yer verilmiştir. Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren haller ise aynı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasında bentler halinde düzenlenmiş ve anılan fıkranın (f) bendinde "Disiplinsizliği alışkanlık haline getirmek" eyleminin Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası gerektireceği hükme bağlanmıştır. "Disiplinsizliği alışkanlık haline getirmek" fiilinden ne anlaşılması gerektiği hususu ise, hükmün devamında "Disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmayı alışkanlık haline getirmek veya aldığı disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamaktadır." şeklinde açıklanmıştır.
Kanun'daki tanımın soyut ve subjektif niteliğinden dolayı aynı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında, "disiplinsizliği alışkanlık haline getirmek" eyleminin varlığı, "a) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde on sekiz disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam on iki defa veya daha fazla disiplin cezası almak, b) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son beş yıl içinde otuz beş disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam yirmi beş veya daha fazla disiplin cezası almak." şeklinde objektif şart ve kriterlere bağlanmış; ikinci fıkrasında ise, hangi disiplin cezasının kaç ceza puanına tekabül ettiğine ilişkin Ek (2) sayılı Cetvel düzenlenmiştir. Dolayısıyla bir silahlı kuvvetler mensubunun "disiplinsizliği alışkanlık haline getirmek" fiilini işlediğinden bahsedebilmek için, aldığı disiplin cezalarının, Kanun'un eki olan (2) sayılı Cetvel'e göre hesaplanması sonucu 21. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki disiplin ceza puanına veyahut disiplin cezası sayısına ulaşması gerekmektedir.
Dava konusu işlemin, disiplinsizliği alışkanlık haline getirdiğinden bahisle 2001-2015 yılları arasında davacı hakkında tesis edilen bütün disiplin cezaları ile hakkındaki bazı iddialar nedeniyle yürütülen ceza soruşturma ve kovuşturmaları sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı, beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları esas alınarak tesis edildiği anlaşılmakta olup, işlemin tesisi için 6413 sayılı Kanunun 21. maddesinde sayılan şartların sağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, yasa hükümlerinin uygulanmasında asıl olan Kanun'un lafzı, yani metnin kendisidir. Kanun lafzı açık ise başkaca yorum yöntemlerine başvurulmasına gerek yoktur. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında, “Kanunun açık olduğu durumlarda yoruma ve gerekçeye başvurulamaz. TMK. nun 1. maddesi gereğince kanun, özüyle ve sözüyle uygulanmalıdır.” (Yarg. İBGK E:2005/1, K:2007/1, T. 19.1.2007), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da “Şayet kullanılan sözcüklerden yasanın anlam ve amacı anlaşılıyorsa artık başka bir yorum yöntemine gitmeye gerek yoktur.” (Yarg. HGK E:1989/10-391, K:1990/83, T. 14.2.1990) denilmek suretiyle Kanun'un lafzından anlam ve amacı anlaşılıyor ise yoruma başvurulamayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, 6413 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasındaki "Aşağıda belirtilen durumlar disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edilir ve sözleşmeli subay ve astsubaylar hariç subaylar, astsubaylar ve uzman jandarmalar hakkında ayırma cezası verilir." hükmünün açık lafzı karşısında, kanun koyucunun bahse konu kuralı kabulü sırasındaki subjektif iradesini araştırmaya gerek bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- Bakılan davada uyuşmazlığın çözümü için, 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinde "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" arasında sayılan "Disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek" fiili ile "Disiplin ceza puanına bağlı olarak ayırma cezası verilmesi" halini düzenleyen 21. madde hükmü arasındaki ilişkinin ortaya konulması gerekmektedir.
6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinde "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" arasında sayılan "disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek" fiili aynı maddede, "disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmayı alışkanlık hâline getirmek veya aldığı disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamaktır" şeklinde tanımlanmıştır. Hükmün bu lafzına göre, "alışkanlık haline" gelen disiplini bozucu nitelikte tavır ve davranışlar ayırma cezasını gerektirir disiplinsizlik olarak değerlendirilebilecektir.
Nitekim, 6413 sayılı Kanunun 20. ve 21. maddelerinin gerekçelerinde;
"Madde20- Madde ile, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek durumlar düzenlenmiştir.
Maddede sayılmış disiplinsizliklerin unsurları mümkün olduğunca objektif olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Ancak ne kadar somut olarak ortaya konulmaya çalışılırsa çalışılsın, disiplinsizlik kavramının mahiyeti gereği takdir hakkının kullanılmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla, takdir hakkı Kanunda belirlenmiş esaslara göre objektif bir biçimde kullanılacaktır.
Madde 21- Madde ile, disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme konusunda karine teşkil edebilecek bazı somut durumlar belirlenmiştir.
Maddede belirtilmiş olan somut durumlar sözleşmeli statüdeki personel (sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er) haricindekiler için geçerlidir. Zira bunlar için benzer durumlar kendi özel kanunlarında sözleşmenin feshi sebebi olarak yer almaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki durumların gerçekleşmiş olması hâlinde, artık ilgili personelin disiplin bozucu davranışlarda bulunduğu ve ıslah olmadığının kabul edilmesi gerekecektir.
Maddenin ikinci fıkrasında, bu madde kapsamında ceza puanlarının ek-2 sayılı çizelgeye göre hesaplanacağı belirtilmiştir."
gerekçelerine yer verilmiştir. Anılan gerekçelerin incelenmesinden, 21. madde hükmünde, 20. maddenin (f) bendinde yer alan "disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek fiilinin" işlendiği hususunda kanuni karine teşkil edecek hallere yer verildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, 21. madde ile belirlenen ceza puanına veya ceza sayısına ulaşılması halinde, idare, ayırma cezasının tesisi hususunda kural olarak bağlı yetki içinde ayrıma cezasını tesis etmek durumundadır.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin, 6413 sayılı Kanunun 16. maddesinin (6) numaralı fıkrasında yer alan "...ile 21 inci madde gereğince verilecek Silahlı Kuvvetlerden ayrıma cezasında savunma alınmaz." hükmünün Anayasa aykırı olduğu iddiasıyla açılan iptal davasında verdiği 28/11/2013 tarih ve E:2013/46, K:2013/140 sayılı kararında; "(...) Kanun'un 21. maddesinde, belli bir disiplin cezası puanına ulaşan personelin disiplinsizliği alışkanlık hâline getirdiği kabul edilmekte ve bu personel hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının verileceği öngörülmektedir. (...) Kanun'un 21. maddesine göre, belli bir disiplin puanına ulaşma hâlinde verilecek Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, Kanun'da sayılan diğer disiplin cezalarından ayrı bir ceza olarak öngörülmüş olup bu disiplin cezalarının otomatik bir sonucu değildir. Ayrı bir ceza olarak öngörülen bu ayırma cezası, diğer disiplin cezalarından farklı bir makam tarafından ayrı bir usule göre karara bağlanmaktadır. Kanun'da ceza puanına bağlanan disiplin cezaları, cezalandırılacak personelin rütbesine göre Kanun'a ek (1) Sayılı Çizelge'de gösterilen disiplin amirleri veya üst disiplin amirleri tarafından verilmekte; Kanun'un 21. maddesi gereğince verilecek Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ise yüksek disiplin kurulları tarafından karara bağlanmaktadır. (...)" gerekçesine yer verilmiş olup, bu gerekçe yukarıda yapılan açıklamayı destekler mahiyettedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, puana bağlı ayırma cezasını düzenleyen Kanun'un 21. maddesindeki düzenlemenin, Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen ve doğrudan ayırma cezası verilmesi sonucunu doğuran "disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek" fiilinin varlığı bakımından karine sayılacak halleri düzenlemekle birlikte "disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek" fiili olarak değerlendirilebilecek halleri sınırlamadığı sonucuna ulaşıldığından, temyiz istemine konu ısrar kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim