Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/71
2025/1409
26 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/71
Karar No : 2025/1409
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİL):...
VEKİLİ: ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kastamonu ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel maliki tarafından, taşınmazının doğusunda bulunan ... ada, ... sayılı parsele ilişkin imar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlem ile... tarih ve...... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun ve... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, kamusal kullanıma ayrılmış taşınmazın fonksiyonunun değiştirilmesinde kamu yararı olmadığı, park alanının bütünlüğünün bozulduğu ve alanda ayrılmış başka bir park alanının olmadığı, yapılan plan değişikliğiyle alanda yoğunluğun arttırıldığı, taşınmazın yeniden park alanı olarak planlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2024 tarih ve E:2022/5889, K:2024/2408 sayılı kararıyla;İmar planı değişikliği talebinin reddine ilişkin işlem yönünden;
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti"nin iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirildiği,Her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, iptal davalarında dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisinin varlığı arandığı, her uyuşmazlıkta davacının menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdirinin de yargı mercilerine bırakıldığı, iptal davası açılabilmesi için aranan söz konusu menfaat ilişkisinin kişisel, meşru ve güncel olması, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerektiği,
İlgililerin plan değişikliği koşullarının oluştuğunu öne sürerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca taşınmazları ile ilgili olarak mülkiyet hakkı kapsamında her zaman plan değişikliği isteminde bulunabilecekleri ve istemlerinin reddi üzerine dava açma süresi içinde bu istemlerinin reddine ilişkin işlem ile birlikte imar planına karşı dava açabileceklerinin açık olduğu,
Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında, davacı tarafından, ... ada, ... sayılı parselinin doğusunda yer alan dava konusu ... ada, ... sayılı parselin park alanı olan fonksiyonunun değiştirilmesinin taşınmazının değerini düşürdüğü ileri sürülerek tekrar park alanı olarak planlaması için imar planı değişikliği istenildiği,
Menfaat ihlalinin tespitinde ilgilinin idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerektiği açık olup; imar planı değişikliğini ancak ilgililerin kendi mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlara ilişkin olarak talep edebileceği dikkate alındığında, davacının mülkiyeti kendisine ait olmayan uyuşmazlığa konu taşınmaz için belirlenen fonksiyonunun değiştirilmesinde meşru ve kişisel bir menfaat ihlalinin söz konusu olamayacağı, bu durumda plan değişikliği talebinin reddine ilişkin işlem yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği,
Revizyon imar planları yönünden;
Uyuşmazlıkta, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun 14/02/2018-15/03/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmediği, devam eden süreçte 06/11/2019 tarihinde taşınmaz için talep edilen imar planı değişikliğinin reddi üzerine söz konusu ret işlemi ile dayanağı planlara karşı 30/12/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı,
1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı süresi içinde itiraz edilmediğinden davacı tarafından, anılan imar planlarının iptali istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde en son 14/05/2018 tarihinde dava açılması gerekmekte iken, bu tarihten çok sonra 30/12/2019 tarihinde açılan bu davada süre aşımı bulunduğu,
Öte yandan, inşaata başlanması veya ruhsat verilmesi gibi imar planının icrası niteliğinde bir işlem olmaksızın davacılar tarafından imar planı değişikliği talebinin reddi işlemi ile birlikte dava konusu imar planlarının iptali istenilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere imar planı değişikliği talebinin reddi işlemine karşı dava açma ehliyeti bulunmayan davacı bakımından, söz konusu işlemin uygulama işlemi olduğu kabul edilerek imar planına karşı dava açma süresinin canlandırılmasının mümkün olmadığı,
Bu durumda, davanın bu kısmının süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden, aksi yöndeki kararda isabet bulunmadığı gerekçesiyle,
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:...K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Her ne kadar davacının mülkiyeti kendisine ait olmayan taşınmaz için imar planında fonksiyon değişikliği talebinde bulunduğundan bahisle meşru ve kişisel bir menfaat ihlali olmadığı gerekçesiyle imar planı değişikliği talebinin reddine yönelik işlem yönünden ehliyet ret kararı verilmesi gerektiğinden bahisle, Dairelerinin kararı bozulmuş ise de, komşu parselin kamusal kullanımdan ticaret alanı kullanımına dönüşmesi ve komşu parsel üzerinde henüz herhangi bir yapılaşmanın gerçekleşmemiş olması nedeniyle davacının, bahse konu taşınmazın park alanı fonksiyonuyla imar planındaki eski haline döndürülmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptalini istemekte meşru ve güncel menfaat bağı bulunduğu sonucuna varıldığından bozma kararına uyulmadığı,
Kaldı ki, davacının plan değişikliğinin iptali isteminin de bulunduğu, hatta asıl yakınmasının komşuluğundaki alanın park (yeşil alandan) alanından ticaret alanına çevrilmesi (yapılaşmaya açılması) şeklindeki plan değişikliği olduğu, komşuluğundaki alana yönelik bu tür bir plan değişikliğine karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davada süre aşımı bulunduğu, dava konusu planların revizyon plan olması nedeniyle eş değer alan ayrılma zorunluluğu bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, davada süre aşımı bulunduğu, taşınmazın uzun yıllardan beri park alanı olarak planlı olması nedeniyle mülkiyet hakkının kullanılmaz hale geldiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesi ve somut olay değerlendirildiğinde, imar planı değişikliği talebinin reddi yönünden davacının, dava açma ehliyetine sahip olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, işlem tesisi talebiyle her zaman başvuru yapılabileceği açık olup, imar planı değişikliği talebiyle 06/11/2019 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem üzerine, 30/12/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın ısrara ilişkin kısmının onanması ile işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmek üzere, dosyanın Daireye gönderilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2\. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3\. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmünü içermektedir.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinde de; "(1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir.
(2) İmar planlarının nerede ve nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulur.
(3) Planların askıya çıkarıldığına ve askıdan indirildiğine dair tutanaklar ilgili birim amiri dahil iki imzalı olarak düzenlenir.
(4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.
(5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir.
(6) İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır.
(7) Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta ısrara ilişkin husus; imar planı değişikliği talebi yönünden davacının dava açma ehliyetine sahip olup olmadığı ve buna bağlı olarak, imar planları yönünden davanın süresinde olup olmadığına ilişkindir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, 2016 yılında davacı tarafından satın alınan taşınmaz açısından, 2017 yılında yapı ruhsatı düzenlenerek inşaata başlanıldığı, davacıya ait taşınmazın bitişiğinde ve doğusunda bulunan alanın imar planlarında öteden beri "park alanı" kullanımına ayrıldığı, park komşuluğunda bulunması nedeniyle de, ... parsel sayılı taşınmazın edinildiği, oysa ki, dava konusu edilen imar planları kapsamında, kamusal kullanımda kalan komşu ... parsel sayılı taşınmazın, "ticaret alanı" belirlenerek yapılaşmaya açıldığı, bu nedenle, davacının taşınmazının değer kaybettiği gibi alanda kaldırılan park alanı kullanımının yerine eşdeğer nitelikte başka yerde park kullanımı ayrılmadığı iddialarıyla görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, olayda, özel mülkiyete konu komşu parsel açısından talep edilen plan değişikliğinin, taşınmazın kamusal kullanımdan çıkarılmaması gerektiğine dayandığı, diğer bir ifadeyle, kamusal kullanım haricinde bulunan bir taşınmazın kullanımının sosyal donatıya veya başka bir (konut, ticaret vs) kullanıma dönüştürülmesine yönelik plan değişikliği talebi olmadığı dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu imar planları ile davacı arasında meşru, kişisel ve güncel bir menfaat bağının bulunduğunun kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, imar planı değişikliği talebi yönünden de davacının, dava açma ehliyetine sahip olduğu açıktır.
Bununla birlikte, imar ve çevre düzeni planları; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen “ilanı gereken düzenleyici işlemlerden” olup, aynı madde gereğince dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 33. maddesi gereği, imar ve çevre düzeni planları otuz gün süreyle askıda ilan edilerek duyurulmakta ve bu süre içerisinde imar planlarına yapılan itiraz başvuruları hakkında bir karar verilmek üzere, askı süresinin bitiminden sonra ilgili karar merciine gönderilmektedir.
Bu nedenle, imar ve çevre düzeni planlarına karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazların, askı süresi dolduktan sonra, bu itirazlara yönelik idari işlem tesis edilmesi için yetkili mercie gönderildiği hususu ile 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi birlikte ele alındığında, dava açma süresinin başlangıcında, askıda yapılan itiraz tarihi yerine, itirazlar hakkında değerlendirme yapılacak sürecin başladığı askıdan inmeyi takip eden tarihin esas alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak, 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar ve çevre düzeni planlarına karşı, bir aylık askı süresi içerisinde 3194 sayılı Kanun'un 8/b maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün (2577 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile bu süre 30 güne indirilmiştir.) içerisinde bu başvuruya cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, zımni ret işleminin oluştuğu bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde veya ilan-askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde, bu cevabın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde idari dava açılabilecek olup, imar ve çevre düzeni planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, imar planının ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.
Öte yandan, bu süreler geçirildikten sonra yapılacak başvuruların ise, dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu imar planlarının 14/02/2018-15/03/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmediği, devam eden süreçte 06/11/2019 tarihinde, komşu parsel yönünden talep edilen imar planı değişikliğinin reddi üzerine, 30/12/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Revizyon nitelikteki 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına, davacı tarafından askı süresi içinde itiraz edilmediğinden, anılan imar planlarının iptali istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde en son 14/05/2018 tarihinde dava açılması gerekmekte iken, bu tarihten çok sonra 30/12/2019 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan; alanda parselasyon yapılması, komşu parsele yapı ruhsatı verilmesi veya herhangi bir inşai faaliyete başlanması gibi imar planının icrası niteliğinde olan işlem üzerine, anılan işlemlerin dayanağı olan dava konusu imar planlarının iptalinin dava açma süresi içerisinde istenilebileceği açıktır.
Bu durumda; temyize konu ısrar kararında, davacının dava açma ehliyetine sahip olduğu yönünde varılan sonuç isabetli olmakla birlikte, Kurulumuzca süresinde olmadığı sonucuna ulaşılan davada, işin esasına girilerek verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda, hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne;
2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava dilekçesi ve somut olay değerlendirildiğinde, imar planı değişikliği talebinin reddi yönünden davacının, çoğunluk kararında da ifade edildiği üzere, dava açma ehliyetine sahip olduğu sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma sürelerinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem ve eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; değişiklik yapılması istenilen imar planlarının 14/02/2018-15/03/2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde anılan planlara itiraz edilmediği ve askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmadığı, 06/11/2019 tarihinde yapılan plan değişikliği talebinin dava konusu 25/11/2019 tarihli işlem ile reddedildiği, bu işlemin davacıya tebliği üzerine 30/12/2019 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, komşu taşınmazda belirlenen kullanımın mağduriyete neden olduğu ve imar mevzuatına uygun olmadığı belirtilerek, imar planlarında değişiklik yapılmasına yönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine, dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, işlem tesisi talebiyle her zaman başvuru yapılabileceği açık olup, imar planı değişikliği talebiyle 06/11/2019 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem üzerine, 30/12/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın ısrara ilişkin kısmının onanması ile işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmek üzere, dosyanın Daireye gönderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.