SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/599

Karar No

2025/2540

Karar Tarihi

12 Kasım 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/599 E. , 2025/2540 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/599
Karar No : 2025/2540

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacı tarafından, aynı Genel Müdürlük emrinde daire başkanı olarak görev yapmak üzere şube müdürü olarak atanmasına ilişkin 18/05/2022 tarihli Bakanlık Oluru ile ... tarih ve ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü işleminin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan mali hakların 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Üst düzey kamu yöneticilerinin kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir direktifleri yönünde uygulama yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca idarenin atama yapma ve görevden alma konusunda sahip olduğu takdir yetkisinin, bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü gerektiği, dosya kapsamına göre davacının üst düzey kamu yöneticiliği görevine atanmadan önce bulunduğu görev ile kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanı kadrosuna atandığı, ancak daire başkanı kadrosunda iki ay görev yaptığı, sonrasında yargı kararı üzerine söz konusu kadroya atama yapılması dolayısıyla daire başkanlığı görevinden alındığı, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında kullandığına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacının kazanılmış hak aylık ve kadro derecesi ile ek göstergesi korunmak suretiyle daire başkanlığı görevinden alınarak, bu göreve atanmadan önce bulunduğu görev olan şube müdürlüğü kadrosuna (daire başkanı olarak görev yapmak üzere) atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 17/10/2024 tarih ve E:2024/1012, K:2024/4915 sayılı kararıyla;
Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunmasının gerektiği,
Somut uyuşmazlıkta; davacının, geçmiş hizmetleri değerlendirildiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı ve bu görev için yeterli donanıma sahip olduğu, nitekim şube müdürü olarak ataması yapılmakla birlikte, aynı işlemle daire başkanı olarak görev yapmak üzere görevlendirilmesinin yapıldığı, bir başka ifadeyle, görevlendirme suretiyle fiilen daire başkanı görevini sürdürdüğünün görüldüğü,
Bu durumda; davacının, daire başkanlığından alınarak şube müdürü olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca olduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın, sadece takdir yetkisine bağlı olarak işlem tesis edildiğinin anlaşılması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı şekilde kullanılan takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmediği,
Öte yandan; İdare Mahkemesince, dava konusu atama işleminin tesisi sırasında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenler kullanıldığına dair hukuken geçerli bilgi ve belgenin bulunmadığı, aksine daire başkanlığı kadrosuna yargı kararı üzerine atama yapılması dolayısıyla davacının görevinden alındığı sebebine dayanılmış ise de; dava dışı M. A.'nın, daire başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin işleme karşı açmış olduğu davada verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne yönelik ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve YD İtiraz No:... sayılı kararıyla kaldırılarak, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, uyuşmazlığın esası hakkında devam eden yargılama neticesinde işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın da, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak davanın reddine hükmedildiği ve istinaf kararının da Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; işbu dava konusu işleme yönelik gösterilen sebep unsurunun da ortadan kalktığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ısrar kararının gerekçesiz olduğu; dava konusu işlem ölçülülük ilkesine aykırı olmasına rağmen bu durumu yok sayan yerel mahkeme ve istinaf kararının hukuka aykırı olduğu; dava konusu işlemin mülkiyet, özel hayata saygı ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiği; hukuka aykırı ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Milli Eğitim Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacı, ... tarih ve ... sayılı sayılı işlem ile daire başkanlığı görevinden alınarak (aynı Genel Müdürlük emrinde ... olarak görev yapmak üzere) ... olarak atanmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, idari dava türleri sayılmış, iptal davaları; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava türü olarak düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmakla birlikte, idarenin diğer işlemleri gibi takdire dayalı idari işlemlerinin de 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı tabiidir.
Sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. Öte yandan, idari işlemler, mevzuatında özgülendiği amaca uygun olmak zorunda oldukları gibi bu işlemlerin nihai olarak kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde tesis edilmeleri gerekliliği de idare hukukunun genel ilkelerindendir.
İdare hukukunda sebepsiz idari işlem olamayacağından ve idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeyi amaçlayan bir sebebe dayanması gerektiğinden, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının değerlendirilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin yanı sıra kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğunun da idarece yargılama sürecinde verilecek savunmalar ile ibraz edilecek bilgi ve belgelerle ortaya konulması veya bu hususların yargı yerince anlaşılabilir nitelikte olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta;1982 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Enstitüsü (Balıkesir Necati) Matematik alanında mezun olan, 1997 yılında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Matematik branşında lisans tamamlayan ve 2004 yılında da Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme alanında yüksek lisans yapan davacının, 1983 yılında aday öğretmen olarak kamu görevine başladığı ve 1993 yılına kadar farklı okullarda öğretmen, müdür yardımcısı ve müdür olarak görev yaptığı, 1993 - 1994 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde şef ve şube müdürlüğü görevlerinde bulunduktan sonra, 1994 - 2009 yılları arasında çeşitli il ve okullarda öğretmen ve müdür; 2009 - 2020 yılları arasında Bakanlığın farklı birimlerinde şube müdürü ve eğitim uzmanı olarak görev yaptığı, 07/09/2020 - 14/03/2022 tarihleri arasında Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünde görevlendirme suretiyle yürüttüğü daire başkanlığı görevine 14/03/2022 tarihinde asaleten atandıktan sonra davalı idarece, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir sebep gösterilmeksizin, takdir yetkisine dayalı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı ve hukuki bir sebebin ve kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği hususunun ortaya konulmadığı, davacının geçmiş hizmetleri ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler gözetildiğinde, salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemde sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan; İdare Mahkemesince, dava konusu atama işleminin tesisi sırasında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenler kullanıldığına dair hukuken geçerli bilgi ve belgenin bulunmadığı, aksine daire başkanlığı kadrosuna yargı kararı üzerine atama yapılması dolayısıyla davacının görevinden alındığı sebebine dayanılmış ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, dava dışı M. A.'nın, daire başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin işleme karşı açmış olduğu davada verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne yönelik ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve YD İtiraz No:... sayılı kararıyla kaldırılarak, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, uyuşmazlığın esası hakkında devam eden yargılama neticesinde işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın da, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak davanın reddine hükmedildiği ve istinaf kararının da Danıştay İkinci Dairesinin 22/11/2023 tarih ve E:2023/2669, K:2023/5463 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim