SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/592

Karar No

2025/1941

Karar Tarihi

16 Ekim 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/592 E. , 2025/1941 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/592
Karar No : 2025/1941

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

3- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2024 tarih ve E:2021/957, K:2024/5219 sayılı kararının, davalı idareler tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 25. maddesinin (a) ve (b) bentleri ile dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun 07/05/2013 tarih ve 2013/1 sayılı kararının iptaline ve yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2024 tarih ve E:2021/957, K:2024/5219 sayılı kararıyla;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinde; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 9 ve 11. maddelerinde, 14. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; 15, 16, 24 ve 25. maddelerinde; davacı tarafından iptali talep edilen Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu hükümlerinde yer alan, konu ile ilgili kurallar aktarılarak,
Düzenleyici işlem yönünden,
Dava konusu 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 41. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı,
Bu itibarla davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,
Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği, bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açık olduğundan, dava konusu Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin hukuka uygunluk denetiminin de yapılması gerektiği,
Dava konusu hükümlerde, üst norm olan 3201 sayılı Kanun'a ve hukuka aykırılık görülmediği,
Bireysel işlem yönünden,
Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerektiği,
Kararda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden, polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğunun anlaşıldığı,
Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerektiği,
Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise, personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiilleri, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları veya soruşturma bilgileri ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerin niteliğinin bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği,
Uyuşmazlıkta, 31/12/2013 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Emniyet Amiri Listesinin incelenmesinden, davacının, kıdem sıralamasında 29. sırada yer aldığı, performans puanının 4,84 olduğu, 37 adet başarı belgesinin olduğu; buna mukabil, davacıdan daha kıdemsiz, daha az başarı belgesi bulunan ve performans puanı davacıdan daha düşük olan (örneğin listenin 843 ve 862. sıralarındaki) emniyet amirleri hakkında "terfi eder" kararı verildiğinin görüldüğü, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, terfiye aday personel yönünden eşit objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığının anlaşıldığı,
Bu itibarla dava dosyasında yer alan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden,
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğuna ilişkin kural gereğince davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, emniyet teşkilatında rütbe terfi işlemlerinin, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, kıdem ve liyakat hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle kamu yararı ve hizmet gereklerine göre boş kadro ve ihtiyaç durumu göz önünde bulundurularak yapıldığı; Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde yer alan "terfide esas kıdem ve liyakattir" hükmü ve ilgili Yönetmelik'in 22. maddesiyle tanınan takdir yetkisine istinaden, kıdem ve liyakat hususlarının birlikte değerlendirildiği, liyakatin tespitinde, haklarında devam eden rütbe terfiine engel adli ve idari soruşturmaların bulunması, affa uğramış veya iptal edilmiş olsa bile daha önceki hizmetlerinde aldığı adli ve idari cezaların niteliği, bekleme süresi içindeki almış oldukları sicil not ortalamalarının yüksekliği ve liyakat hususundaki Danıştay kararları da göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığı; konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu; davacının kurul tarihi itibarıyla soruşturma bilgileri bulunduğu; liyakati oluşturan kriterler bir bütün olarak değerlendirilerek davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Uşak Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapmaktadır.
Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının ... rütbesine terfi ettirilmemesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihindeki halleriyle,
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinde, terfilerin, maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere, kıdem ve liyakata göre yapılacağı; her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edilebilmesi için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun bulunması gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde mevcut rütbedeki fiili çalışma süresinin, kıdem sırasının tespitinde de bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı düzenlemesi yer almaktadır.
10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, aynı Yönetmelik'in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye terfi edebilmesi için, üst rütbede boş kadro bulunmasının, bulundukları rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmalarının, bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı almış olmalarının gerektiği; 24 ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmelik'e göre, kıdem, bir rütbede geçen fiili çalışma süresini; liyakat ise, personelin performans değerlendirmesi, mesleki bilgi ve becerisi, liderlik ve yöneticilik özellikleri, geçmiş hizmetleri, ödül ve ceza durumu, adli veya idari soruşturmaları, mesleki ve bilimsel çalışmaları ile psikolojik ve fiziksel durumu gibi niteliklerinin yetkili değerlendirme kurulunca değerlendirilerek terfi edeceği rütbenin gereklerine uygunluğunun belirleneceği terfi yeterliliğini ifade etmektedir.
Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir.
Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise, personelin performans değerlendirmesi, ödül ve başarı belgesi durumu, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışları ile affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiilleri, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları veya soruşturma bilgileri ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerin niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfiinin ilk kez 2011 yılında değerlendirildiği ve hakkında "idari soruşturma sonucuna göre terfi eder" kararı verildiği, aynı toplantıda alınan "soruşturma sonucuna göre terfi ettirilmesine karar verilenlerin rütbe terfi işlemlerinin durdurulmasına, rütbe terfi işlemleri bu şekilde durdurulan personel hakkında başlatılan adli veya idari soruşturmanın, bir sonraki kurul toplanıncaya kadar ceza verilmeyecek şekilde sonuçlanması halinde kurul kararı doğrultusunda terfi ettirilmesi, bir sonraki kurul toplanıncaya kadar sonuçlanmaması veya ceza verilecek şekilde sonuçlanması halinde terfi durumunun kurul tarafından yeniden değerlendirilmesi, kıdeme müessir ceza verilecek şekilde sonuçlanması halinde ceza süresinin kıdemine etki ettirildikten sonra bulunduğu rütbedeki çalışması gereken süreyi tamamladığı yıl toplanacak kurul tarafından terfi durumunun yeniden değerlendirilmesi" şeklindeki karar uyarınca, üst rütbeye terfi durumunun 2011 yılından geçerli olacak şekilde bir sonraki Yüksek Değerlendirme Kurulunda değerlendirilmesine karar verildiği; bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın neticeten "iptal" kararı ile sonuçlandığı ve bu kararın davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece liyakat yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda davacının terfi edip etmeyeceğinin belirleneceğinin belirtildiği, davanın bu haliyle kesinleştiği görülmektedir.
Davacının emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfii ikinci kez 2012 yılında değerlendirilmiş ve terfi ettirilmemesine karar verilmiş olup davacının 2012 yılında dördüncü sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesinde, bir önceki yıl terfi durumunun görüşüldüğü toplantıda değerlendirilen soruşturma bilgilerinin dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın neticeten "iptal" kararı ile sonuçlandığı ve kararın, davacının 2012 yılı için doğrudan terfi ettirilmesi anlamına gelmeyeceği, davalı idare tarafından, kararda belirtilen liyakate ilişkin unsurları içeren listenin oluşturulması suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda yeniden karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, davanın bu haliyle kesinleştiği görülmektedir.
Öte yandan davacının emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfii, 2013 yılında da değerlendirilmiş, dava konusu işlemle davacının terfi ettirilmemesine karar verilmiştir.
Davalı idarelerin savunma dilekçelerinden ve dosyadaki beyanlarından, davacının bu davanın konusu olan 2013 yılında terfi ettirilmemesine ilişkin işlem tesis edilirken, 2011 ve 2012 yıllarında terfi durumunun görüşüldüğü toplantılarda göz önünde bulundurulan soruşturma bilgilerinin dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının emniyet amirliğinden emniyet müdürlüğüne geçişini de ifade eden dava konusu işlemin hukuki denetiminde, liyakat durumu itibarıyla diğer liyakat unsurları yanında, soruşturma bilgileri ve bunlara dayanak olan fiil ve hareketleri de değerlendirilmelidir.
Davacının emniyet amiri rütbesinde görev yaptığı dönemde, hakkında 2011 ve 2012 yılı değerlendirmelerinde de göz önünde bulundurulan ve dava konusu işleme de esas alındığı anlaşılan soruşturma bilgileri şu şekildedir:
Davacının Aydın Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görevli iken, R.R. isimli kişiye ait işyerinde yapılan aramada, ülkeye girişi yasak selenyum maddesi yakalandığı, olayın soruşturulması için hazırlanan yakalama, arama ve el koyma tutanağını, ikramiye kazanmak için görevle ilişkisi olmayan birçok kişi imzaladığından, il emniyet müdür yardımcısı M.K. ve diğer görevliler hakkında ön inceleme yapılmasına dair Didim Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.:... sayılı talep yazısı üzerine 12/01/2010 tarihli yakalama, arama ve el koyma tutanağında davacının da ismi bulunduğundan bahisle yapılan soruşturma sonucunda, disiplin yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile "ceza tayinine yer olmadığına" karar verildiği, adli yönden ise Didim Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, ... tarih ve Sor. No.:..., K. No.:... sayılı kararla "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verildiği; yine Aydın Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görevli iken, polis memuru M.B. tarafından verilen 27/01/2011 tarihli şikayet dilekçesinde ve adı geçenin alınan ifadesinde, "kendisi hakkındaki adli davalarda verilen takipsizlik kararlarını gerekçe göstererek davacının kendisini KOM grup amirliğinden çıkardığı ve 2009/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 25. maddesi gereğince idarenin karşı taraf hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bulunmadığından davacının görevini ihmal ederek kötüye kullandığı, "silahlı örgüt kurmak, halka baskı ve korku vererek menfaat temin etmek" iddialarından dolayı tutuklanan şahısların babası olan A.Ö. isimli şahısla görüştüğü, tutuklanarak cezaevine konulan iki şahısla tahliye edilmelerinden sonra ticari ilişki içerisine girdiği, öz kızına tecavüz etme iddiası ile hakkında işlem yapılan bir şahısla ticari ilişkilere girerek bu şahıs aracılığı ile araç aldığı ve emrindeki personele özel işlerini yaptırdığını" belirttiğinden; konunun soruşturulması için polis başmüfettişlerince yürütülen soruşturma neticesinde davacı hakkında, mal varlığında meydana gelen değişikliği süresi içinde bildirmemek suçundan Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının bu fiillerinden dolayı "12 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, disiplin cezası verme süresi zaman aşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümlerinin "işlemden kaldırılmasına" karar verildiği, ayrıca "hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili sübuta erdiğinden, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca "4 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, anılan kararın ise Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/12/2015 tarih ve E:2015/8320, K:2015/8464 sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, her ne kadar davacının emniyet amiri rütbesinde görev yaptığı dönemde belirtilen fiilleri ile ilgili olarak yukarıda aktarılan şekilde bir süreç gelişmişse de, polis amirlerinin bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirilirken, emniyet hizmetinin özelliği ve gereklerine uygun olarak, kıdemin yanı sıra, hizmetleri sırasında hakkında adli mercilerce verilen kararlar ile disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerinin ve bu soruşturmalara dayanak olan tüm fiillerinin ve hareketlerinin liyakat değerlendirilmesinde dikkate alınacağı, idari veya adli işlem yahut karar tesis edilen ya da yargı kararıyla iptal edilen söz konusu fiillerin ve hareketlerin niteliği dikkate alındığında, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de karşılanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Daire kararının temyize konu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2024 tarih ve E:2021/957, K:2024/5219 sayılı kararının temyize konu iptal ve kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 16/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- Her ne kadar polis amirlerinin bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirilirken, emniyet hizmetinin özelliği ve gereklerine uygun olarak, kıdemin yanı sıra, hizmetleri sırasında hakkında adli mercilerce verilen kararlar ile disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerinin ve bu soruşturmalara dayanak olan tüm fiillerin ve hareketlerin liyakat değerlendirilmesinde dikkate alınacağı açık ise de, davacının söz konusu fiillerinin bir kısmı ile ilgili olarak idari veya adli olumsuz bir işlem tesis edilmesine gerek duyulmadığı ve disiplin cezası ile cezalandırılmasına yönelik işlemin de yargı kararıyla iptal edildiği dikkate alındığında, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde, hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.


KARŞI OY
XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2024 tarih ve E:2021/957, K:2024/5219 sayılı kararının temyize konu edilen iptal ve kabule ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırılık taşımadığı, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim