SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/568

Karar No

2025/1404

Karar Tarihi

26 Haziran 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/568 E. , 2025/1404 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/568
Karar No : 2025/1404

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... Odası (... Şubesi)
2- ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/10/2024 tarih ve E:2022/3985, K:2024/5511 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olara 11/03/2022 tarih ve 5299 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/10/2024 tarih ve E:2022/3985, K:2024/5511 sayılı kararıyla;Davacıların dava açma ehliyetine sahip olduğu ve davanın süresinde açıldığı belirtilerek,
Dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden,Planlamanın en temel unsurlarından birisi olan, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki "kademeli birliktelik" ilkesi uyarınca, alt ölçekli planlar, bir üst ölçekte belirlenen temel ilke, strateji ve plan kararlarına uygun olmak zorunda olup, bunun sonucu olarak, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile belirlenen kullanım kararlarının, üst kademede bulunan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği,
Plan hiyerarşisi ilkesine göre, uygulama imar planlarının nazım imar planlarına, nazım imar planlarının da varsa üst ölçekli çevre düzeni planlarına uygun olmaları gerektiği,
Dava konusu imar planlarının uyuşmazlık konusu taşınmaz için öngördükleri kullanım kararları aynı (gelişme konut alanı, park alanı, yol) olduğundan, planların kendi aralarında uyumlu olduğu, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ''kentsel yerleşme alanı'' olarak planlanan taşınmaz için dava konusu imar planı değişiklikleri ile belirlenen kullanım kararlarının üst ölçekli planlara da uygun olduğu,
Ayrıca, özelleştirme programına alınan taşınmazların bulunduğu alanda her tür ve ölçekte imar planı yapma yetkisinin 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Özelleştirme İdaresine ait olduğu ve bu yetkinin yalnızca uyuşmazlık konusu parseller ile sınırlı olduğu dikkate alınarak dava konusu imar planlarının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği,
Bu durumda, her ne kadar dava konusu imar planlarının 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına ait ''Plan Uygulama Hükümlerinin'' 6.13 sayılı maddesinde yer alan; “Her türlü sosyal, kültürel donatı alanı ve teknik altyapı mevzuatla belirlenmiş standartlara uygun olarak alt ölçekli planlarda belirlenecektir. Bu planda gösterilmiş olsun ya da olmasın alt ölçekli planlarda var olan sosyal kültürel donatı ve teknik altyapı alanlarını azaltıcı plan değişikliği yapılamaz...” hükmüne aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, özelleştirme idaresine münhasır olarak kanun ile tanınan yetkinin plan hükmü ile sınırlandırılması mümkün olmadığından, söz konusu plan hükmünün görülmekte olan uyuşmazlıkta ihmal edilmesi gerektiği,
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planına ait plan hükümlerinin 5 sayılı maddesinde; orta yoğunlukta gelişme konut alanında yapılaşma koşullarının alt ölçekli imar planlarında belirleneceğinin belirtildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan hükümlerinin 3 sayılı maddesinde ise, gelişme konut alanında yapılaşma koşullarının; ayrık nizam 5 kat, TAKS:0.20, KAKS:1.00, ön bahçe çekme mesafesi 5 metre, yan bahçe çekme mesafesi 3 metre olarak tanımlandığı,
Uyuşmazlık konusu taşınmazın bitişik parselinde park alanı kullanımının, yakın çevresinde ise yoğun konut kullanımlarının yer aldığı, imar planlarında söz konusu konut alanlarına ait yapılaşma koşullarının; ayrık nizam 5 kat, ayrık nizam 3 kat veya blok nizam 2 kat, ön bahçe çekme mesafesi 5 metre, yan bahçe çekme mesafesi 3 metre olarak tanımlandığı, parselin planlama alanındaki konumu da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu imar planlarında parsele çevresi ile benzer fonksiyon ve yapılaşma koşulları getirildiği görüldüğünden, anılan hususların çevre ve imar bütünlüğünü bozmadığı,
Planlama alanının (1.959,54 m²) bir kısmının sosyal ve teknik altyapı alanı olarak ayrıldığı görüldüğünden, (1.171,66 m² gelişme konut alanı, 739,33 m² park alanı ve 48,55 m² yol), dava konusu imar planı değişiklikleri ile alana getirilen 28 kişilik ilave kalıcı nüfusun çevredeki sosyal donatı dengesini bozmadığı, donatı alanları açısından ilave bir artış gerektirmediği ve ihmal edilebilir boyutta olduğu,
Öte yandan, dava konusu 1/1000 ölçekli plana ait plan açıklama raporunda; plana göre alana getirilen ek nüfusun 28 kişi olduğu, planlama alanının 500 metre yarıçaplı çevresinde mevcut onaylı planlara göre ilköğretim alanı, ortaokul alanı, lise alanı, özel sağlık alanı, aile sağlık merkezi alanı, pazar alanı, park alanı ile ibadet alanı bulunduğu, ek nüfusun ihtiyacı olan park alanına planda fazlasıyla yer verildiği, eğitim ve sağlık alanlarına yönelik doğacak ihtiyacın önerilen yapı adasının merkezinden Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde belirtilen yürüme mesafelerini geçmeyecek şekilde mevcut imar planında ayrılan alanlar içerisinde karşılanabileceği, ayrıca gelişme konut alanı ile alana eklenecek taşıt yoğunluğunun mevcut ulaşım ağını ve trafik akışını olumsuz etkilememesi amacıyla plan notlarında bu alanda doğacak otopark ihtiyacının ada içerisinde karşılanacağının düzenlendiği belirtilerek, ayrıca ekinde planlama alanının 500 metre yarıçaplı çevresinde yer alan sosyal donatı alanlarını gösterir fotoğrafa yer verildiği, böylelikle dava konusu imar planları öncesindeki değişiklikler yönünden kesinleşen yargı kararında belirtilen hususların karşılandığı, yargı kararının gereklerinin yerine getirildiği,
Dava konusu imar planları ile uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yer alan yollara ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmadığı, söz konusu yolların önceki plan kararları ile oluşturulduğu ve fiilen kullanıldığı, meskun alanda kalan parselin 6 ve 10 metre enkesitli yollardan cephe aldığı anlaşıldığından, bu haliyle parselde yapılaşma/mahreç açısından engel bir durum bulunmadığı,
Öte yandan, yoğun konut dokusunun bulunduğu, otopark ihtiyacının oldukça fazla olduğu bölgede, trafik yoğunluğunun ve park problemlerinin önüne geçmek için getirilen kapalı otopark-yeraltı otoparkı düzenlemesinin kamu yararı açısından olumlu, yer seçiminin uygun olduğu, yola cephesi bulunan söz konusu park alanı içinde yapılacak yeraltı otoparkına erişimin nasıl sağlanacağının ise ''Otopark Yönetmeliği'' kapsamında hazırlanacak proje ile düzenlenebileceğinin görüldüğü,
Ayrıca dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planına ait plan hükümlerinin 8 sayılı maddesi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan hükümlerinin 6 sayılı maddesinde; kullanım alanlarında otopark ihtiyacının Otopark Yönetmeliği'ne uygun olacak şekilde yapı adaları içerisinde karşılanacağının düzenlendiği görüldüğünden, kapalı otopark ile birlikte yapılan bu düzenlemelerin imar planı değişikliği ile getirilen ilave nüfusun getireceği ilave trafik yükünü karşılayabilecek mahiyette olduğu,
Uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacı tarafından bu kararlara karşı dava açılmadığı, dava konusu planlara ait açıklama raporlarında özelleştirme kapsam ve programına alınan parsellerin etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla dava konusu imar planı değişikliklerinin yapıldığı belirtilerek planlamanın temel gerekçesinin ortaya konulduğu, ayrıca bu raporlarda alana getirilen nüfus ve yoğunluğun ulaşım sistemi ile teknik altyapı üzerindeki etkisini değerlendirmeye yönelik açıklama ve analizlere yer verildiği görüldüğünden, plan değişiklikleri için gerekli koşulların oluştuğu,Bu nedenlerle, dava konusu işlemin planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, imar mevzuatına, hukuka ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin 2018 yılında onaylanan imar planlarının yargı kararıyla iptaline karar verildiği, söz konusu yargı kararının gerekleri yerine getirilmeyerek iptal edilen imar planlarının bir benzerinin yapıldığı, bilirkişi raporunun aksine karar verildiği, oysa dava konusu imar planları, plan bütünlüğünü bozucu ve eşdeğer alan ayrılmayarak sosyal ve altyapı alanlarını azaltıcı nitelikte olduklarından, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile imar mevzuatına uygun olarak hazırlanmayan imar planlarının iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'in, davacı Odaların dava konusu planların iptalini istemede hukuki menfaatlerinin bulunmadığı yolundaki usule ilişkin oyuna karşılık, bakılan uyuşmazlıkta davacıların dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz, 1979 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında; "çocuk bahçesi", 1982 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; "çocuk bahçesi ve otopark alanı", 09/07/2003 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde; ''ayrık nizam 5 katlı konut alanı'', 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 08/10/2012 ve 17/05/2013 tarihlerinde onaylanan İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ''kentsel yerleşme alanı'' olarak planlanmış olup, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Daha sonra, 13/11/2018 tarih ve 342 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planları ile kısmen park, kısmen yol kısmen de TAKS:0.20, KAKS:1.00, ayrık nizam 5 kat yapılaşma koşullarında gelişme konut alanı olarak planlandığı, anılan imar planlarına karşı açılan davanın reddi yolunda Danıştay Altıncı Dairesince verilen 27/02/2020 tarih ve E:2018/9418, K:2020/2777 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2020 tarih ve E:2020/1596, K:2020/3143 sayılı kararı ile bozularak, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bahse konu yargı kararının uygulanması amacıyla, dava konusu işlem tesis edilmiş olup, taşınmazın kullanım kararlarında değişiklik yapılmayarak yine kısmen park, kısmen yol, kısmen gelişme konut alanı olarak planlandığı, ancak bu defa, gelişme konut alanına ayrılan kısmın küçültülerek park alanı kullanımının arttırıldığı (yaklaşık 345 m2) ve yüksek yoğunluklu belirlenen gelişme konut alanının (251-400 ki/ha), uyuşmazlık konusu planlarda orta yoğunlukta (121-250 ki/ha) belirlendiği görülmektedir.
Bunun üzerine 23/05/2022 tarihinde, temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan; görülmekte olan dava açıldıktan sonra, dava konusu imar planlarına askı süresi içinde yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde, 20/07/2022 tarih ve 5821 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, imar planı notları yönünden itirazların kısmen kabulü ile diğer itirazların reddine karar verildiği, bu doğrultuda, 1/5000 ölçekli nazım imar planına ait plan notlarının "park alanlarının" düzenlendiği 6 sayılı maddesi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan notlarının 4 sayılı maddesinde yer alan "Park alanlarında encümen kararıyla; açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola, kameriye yapılabilir.'' ifadesinin, "Park alanlarında encümen kararıyla; tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE Standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması, giriş çıkışının ayrı olması ve parkın ihtiyacı için Otopark Yönetmeliği ekindeki en az otopark miktarları tablosundaki benzer kullanımlar dikkate alınarak belirlenecek miktarı aşmamak kaydıyla kapalı otopark yapılabilir." olarak düzenlendiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan notlarının 3 sayılı maddesine de; ''Gelişme Konut alanlarında bu plan ile belirlenen yapılaşma koşulları geçerli olduğundan Gecekondu Önleme Bölgesi için belirlenen kısıtlamalara tabi değildir." ifadesinin eklendiği, Kurulumuzun E:2025/557 sayılı dosyasında da, 20/07/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararının iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.


İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almaktadır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü düzenlenmiştir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı;...
ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planları ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un Ek-3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
Yine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde; nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım istemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten önce yürürlüğe giren ve 14/02/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Ek-8. maddede ise, "Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur." hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinde, " ... i) Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir. ..." hükmüne, "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde, "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. ..." hükmüne, "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinde, " (1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır:
a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır.
b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. ..." hükmüne,
"Plan raporu" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 9. maddesinde, "(1) Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır.
(2) Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir.
(3) Planların araştırma aşamasında yapılan çalışmalarda elde edilen bilgi, belge ve sonuçlar ayrı raporlar halinde sunulabilir.
(4) Plan değişikliklerinde, değişiklik gerekçesi ve yapılan gereklilik analizlerini ayrıntılı açıklayan plan raporu hazırlanması zorunludur.
(5) İmar planlarında, bu Yönetmelikte tanımlanan veya plan gösteriminde bulunan kullanımlardan birden fazla mekânsal kullanımın aynı alanda bir arada bulunması durumunda uygulamaya yönelik alan kullanım oranları, otopark, yeşil alan ve benzeri sosyal ve teknik altyapı kullanımlarına ilişkin detaylar ile gerektiğinde bağımsız bölüm sayısı, plan raporu ve plan notlarında ayrıntılı olarak açıklanır." hükmüne,
"İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde,
"(1)İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2)İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
...
(4)Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.
(5)İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:
a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.
...
(7)Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3194 sayılı Kanun'un 9. ve Ek 3. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisinde olup, bu yetkinin kullanımında planlama usul ve esasları yönünden Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ayrıksı bir yetki tanınmamıştır. Başka bir deyişle adı geçen idare yönünden de imar mevzuatı ile belirlenen planlama usul ve esaslarına uyma zorunluluğu bulunmaktadır.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda özelleştirme kapsam ve programına alındıktan sonra planlamaya tabi tutulan taşınmazlara bakıldığında, bunların temel özelliğinin birbirinden farklı bölgelerde yer alan ve sınırlı sayıdaki parselleri içeren taşınmazlar olduğu, bu taşınmazların bazen özelleştirme uygulamaları gereği tek başına satışa ya da devre konu edildikleri ve bu durumun bir sonucu olarak planlamanın da zorunlu olarak bu sınırlı sayıdaki taşınmaza yönelik olarak bazen parsel bazında gerçekleştirildiği görülmektedir. Hal böyle olunca parsel bazında gerçekleştirilen plan değişikliklerinin yargısal denetimi yapılırken, 3194 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin yanı sıra, 4046 sayılı Kanun'da gösterilen amaç ve planlamaya konu taşınmazların bu şekilde özelleştirilmesi ya da değerlendirilmesi yolundaki özelleştirme uygulamasına ilişkin gereklilik ve zorunluluğun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, daha önce verilen yargı kararına dayalı olarak, özelleştirme kapsamında yer alan dava konusu parsel ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı onaylandığından, işlemin yargısal denetiminde, yargı kararı ile planlama ilkeleri açısından yukarıda belirtilen hususlar birlikte dikkate alınmalıdır.
Taşınmaza ilişkin daha önce 2018 yılında onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesince davanın reddi yolunda verilen kararın, Kurulumuzun 14/12/2020 tarih ve E:2020/1596, K:2020/3143 sayılı kararı ile ; ''...önceki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenen ve dava konusu imar planları ile küçültülen sosyal donatı alanına yönelik olarak, bu kullanımın hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılıp ayrılmadığının plan açıklama raporu ile ortaya konulması, dava konusu imar planları ile alanda getirilen nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik donatı alanı miktarının mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, alanda bu ihtiyacın karşılanması mümkün ise sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması, mümkün değil ise nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin araştırma ve analizlerin yapılması sonucunda dava konusu imar planlarının hazırlanması gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin onaylanan söz konusu imar planlarının, çevre imar bütünlüğünü bozmayacak nitelikte olduğundan söz edilebilmesine bu haliyle olanak bulunmamaktadır.'' gerekçeleriyle bozulduğu ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Dosyanın ve 20/07/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararının iptalinin istenildiği E:2025/557 sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden, taşınmaza ilişkin olarak 2018 yılında onaylanan imar planlarına ilişkin yargı kararının gereğinin, dava konusu edilen 11/03/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile tam olarak yerine getirilmediği, zira önceki yargı kararında vurgulanan, parselde öngörülen nüfus bilgisi ile bu nüfusun ihtiyacı olan sosyal/teknik alt yapı miktarının standartlara uygun olup olmadığı ve bu ihtiyacın nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin analizlerin yapılmadığı hususlarına, (her ne kadar Daire kararında, gerekli analizlerin yapıldığı belirtilmiş ise de) dava konusu işleme ait plan açıklama raporunda yine yer verilmediği görülmekle birlikte, askıda itirazlar üzerine onaylanan 20/07/2022 tarihli işleme ait plan açıklama raporunda, anılan eksiklikler giderilerek, alana getirilen ek nüfusun 28 kişi olduğu, planlama alanının 500 metre yarıçaplı çevresinde mevcut onaylı planlara göre ilköğretim, ortaokul, lise, özel sağlık, aile sağlık merkezi, pazar ile ibadet alanlarının gösterildiği, ek nüfusun ihtiyacı olan park alanı kullanımın, parsel özelinde karşılandığı görüldüğünden, askıda itirazlar üzerine verilen Cumhurbaşkanı kararı dikkate alındığında, taşınmaza ilişkin nihai olarak yürürlükte olan planlarda, önceki yargı kararına uyarlık bulunmadığının söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte; imar planlarının, İmar Kanunu'nda, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde, pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütün olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan çerçevede uyuşmazlık incelendiğinde, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında, parsele "gelişme konut alanı, park ve yol" kullanımlarının getirildiği ve plan açıklama raporunda taşınmazın 48.55 m²'lik kısmının yol olarak belirlendiği anlaşılmakta ise de, plan paftaları ile gösterimlerde (lejant), "yol" kullanımına yer verilmediği, bu hali ile, dava konusu Karar, pafta, gösterim ve plan raporu arasında uyumsuzluk olduğu gibi "yol" kullanımına ilişkin olarak alanda "belirsizlik" ortaya çıktığı görüldüğünden, İmar Kanunu'na ve Yönetmeliğin 7. maddesine aykırı olan işlemde belirtilen gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 15/10/2024 tarih ve E:2022/3985, K:2024/5511 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Dava konusu işlemin İPTALİNE,
4.Aşağıda dökümüne yer verilen...-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
5.Danıştay Başkanlığı tarafından yatırılan keşif ve bilirkişi incelemesi gideri olan ...-TL'nin davalılardan alınarak Danıştay Başkanlığına verilmesine, bu kısmın tahsili için kararın bir örneğinin Danıştay Altıncı Dairesince Danıştay Başkanlığı Genel Sekreterliğine (İdari İşler Müdürlüğü) tebliğine,
6.Posta gideri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
7.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
8.Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde usulde, esasta ve gerekçe oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

EK GEREKÇE
XX- Dava, İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olara 11/03/2022 tarih ve 5299 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Daha önce verilen yargı kararına dayalı olarak, özelleştirme kapsamında yer alan dava konusu parsel ile sınırlı bir alana ilişkin dava konusu imar planı değişikliğine gidildiğinden, yapılan plan değişikliğinin yargısal denetiminde, yargı kararı ile planlama ilkeleri birlikte dikkate alınmalıdır.
Taşınmaza ilişkin daha önce 2018 yılında onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesince davanın reddi yolunda verilen karar, Kurulumuzun 14/12/2020 tarih ve E:2020/1596, K:2020/3143 sayılı kararı ile ; ''...önceki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenen ve dava konusu imar planları ile küçültülen sosyal donatı alanına yönelik olarak, bu kullanımın hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılıp ayrılmadığının plan açıklama raporu ile ortaya konulması, dava konusu imar planları ile alanda getirilen nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik donatı alanı miktarının mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, alanda bu ihtiyacın karşılanması mümkün ise sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması, mümkün değil ise nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin araştırma ve analizlerin yapılması sonucunda dava konusu imar planlarının hazırlanması gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin onaylanan söz konusu imar planlarının, çevre imar bütünlüğünü bozmayacak nitelikte olduğundan söz edilebilmesine bu haliyle olanak bulunmamaktadır.'' gerekçeleriyle bozulduğu ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Dosyanın ve 20/07/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararının iptalinin istenildiği E:2025/557 sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden, taşınmaza ilişkin olarak 2018 yılında onaylanan imar planlarına ilişkin yargı kararının gereğinin, dava konusu edilen 11/03/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile tam olarak yerine getirilmediği, zira önceki yargı kararında vurgulanan, parselde öngörülen nüfus bilgisi ile bu nüfusun ihtiyacı olan sosyal/teknik alt yapı miktarının standartlara uygun olup olmadığı ve bu ihtiyacın nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin analizlerin yapılmadığı hususlarına, (Daire kararında, gerekli analizlerin yapıldığı belirtilmiş ise de) dava konusu işleme ait plan açıklama raporunda yine yer verilmediği görülmektedir.
Her ne kadar, dava konusu işleme askıda itirazlar üzerine onaylanan 20/07/2022 tarihli işleme ait plan açıklama raporunda, anılan eksiklikler giderilerek, alana getirilen ek nüfusun 28 kişi olduğu, planlama alanının 500 metre yarıçaplı çevresinde mevcut onaylı planlara göre ilköğretim, ortaokul, lise, özel sağlık, aile sağlık merkezi, pazar ile ibadet alanlarının gösterildiği, ek nüfusun ihtiyacı olan park alanı kullanımın, parsel özelinde karşılandığı görülmekte ise de, uyuşmazlığa konu edilen 11/03/2022 tarihli dava konusu işlemde bu hali ile, hem önceki yargı kararına hem de planlama tekniklerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali yolundaki çoğunluk kararının gerekçesine katılmakla birlikte, yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle, temyize konu kararın bozulması ve dava konusu işlemin iptali gerektiğini düşünmekteyim.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim