Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/526
2025/1387
23 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/526
Karar No : 2025/1387
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/09/2024 tarih ve E:2023/5876, K:2024/4342 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından çocuğu...'nin, devam ettiği okuldaki ders saatlerinin fazla olduğu ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılı haftalık ders çizelgesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/09/2024 tarih ve E:2023/5876, K:2024/4342 sayılı kararıyla;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. ve 336. maddeleri uyarınca, evlilik birlikteliği devam etmekte ise; davanın, velayet altında bulunan çocuk adına anne ve babası tarafından velayet ilişkisi belirtilmek şartıyla, birlikte imzalanmak üzere açılması ya da açılan davaya muvafakat verilmesi, evlilik birlikteliği sona ermiş ise; davanın, çocuğun velayeti kendisine verilen kişi tarafından çocuğu adına imzalanmak üzere açılması ve dava dilekçesine velayet ilişkisinin ispatına yönelik bilgi ve belgenin (velayete ilişkin mahkeme kararı gibi) eklenmesi gerektiği;
Dosyadan; yalnızca babası ... tarafından, çocuğu ...'nin devam ettiği okuldaki ders saatlerinin fazla olduğu ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı haftalık ders çizelgesinin iptali istemiyle dava açıldığından, Dairelerinin 06/10/2023, 14/02/2024 ve 30/05/2024 tarihli ara kararları ile 4721 sayılı Kanun'un anılan maddeleri uyarınca "evlilik birlikteliği devam etmekte ise...'nin babası tarafından açılan davaya annenin muvafakat verdiğini gösteren dilekçenin, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse ...'nin velayetinin babasına ait olduğunu gösteren mahkeme kararının istenilmesine" karar verildiği ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davacı tarafından ara kararların gereğinin yerine getirilmediği;
Bu durumda, 4721 sayılı Kanun'a aykırı olarak usulüne uygun olarak açılmayan, yalnızca ...'nin babası ...tarafından açılan ve (UYAP sorgulamasında evlililiğin devam ettiği görüldüğünden) davaya annenin muvafakat verdiğine dair herhangi bir bilgi belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, lise öğrencisi olan çocuğunun dava konusu düzenlemeler nedeniyle sosyal aktivitelere zaman ayıramadığı, temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyet konusunda Kanun'a aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda, dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar temyize konu Daire kararında, dava tarihinde oğlu... ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenci olan davacı tarafından velisi olduğu ... adına davayı açtığı kabulü ile karar verilmiş ise de dava dilekçesi incelendiğinde; davacının "Davacı" olarak açıkça kendisini gösterdiği, dilekçe içeriğinde davanın çocuğu adına açıldığına ilişkin bir ibareye yer verilmediği gibi dilekçenin kendisi tarafından imzalandığı, bu haliyle de çocuğunun mağduriyetinin giderilmesi amacıyla davacı tarafından kendisi adına davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından, Talim Terbiye Kurulunun liselere zorunlu kıldığı 2023-2024 yılı Eğitim Çizelgesi'nde öngörülen haftalık en az 40 ve 43 saatlik ders yükünün okula giriş-çıkış ve yol süresi ile birlikte 50 saate ulaştığı, bunun da çocuklarda yorgunluk, uykusuzluk ve strese neden olduğu, öğrenmenin ise stresle ters orantılı olduğu, ağır ders programına dayanamayan öğrencilerin buna dayanamayıp cehalete sürüklendiği, büyük şehirlerdeki ulaşım problemlerinin de eklenmesi sonucu okul dışı zamanları kalmayan öğrencilerin sosyo-kültürel faaliyetlere katılamadıkları, çocuğunun mağdur olduğu ileri sürülerek davanın açıldığı görüldüğünden, davacının dava konusu işlem ile hukukunun etkilendiği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'da aranan güncel ve meşru menfaat koşulunun oluştuğu sonucuna varılmaktadır.
Diğer yandan, yukarıda belirtildiği üzere menfaatin 'kişisel' olmasının idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmayacağı; çocuğu öğrenci olan davacı babanın çocuğunun öğrenimiyle ilgili problemlerinden etkileneceği ve dava açmakta bu yönüyle kişisel menfaatinin de bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davayı ehliyet yönünden reddeden Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/09/2024 tarih ve E:2023/5876, K:2024/4342 sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.