Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/522
2025/1743
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/522
Karar No : 2025/1743
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 04/10/2024 tarih ve E:2022/6719, K:2024/5067 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması"na ilişkin kararında yer alan "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nın zorunlu eğitim personelinden "özel eğitim alanı öğretmeni" ifadesinin çıkarılması ve mezkûr kararlar ile çizelge şeklindeki işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 04/10/2024 tarih ve E:2022/6719, K:2024/5067 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 10., 11., 14. ve 15. maddelerine atıfta bulunularak,
... olan davacı tarafından, Ekim 2021 tarih, Cilt:84, Sayı:2768 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile Mart 2022 tarih, Cilt:85, Sayı:2773 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan ... tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması"na ilişkin kararlarında yer alan "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nın zorunlu eğitim personelinden "özel eğitim alanı öğretmeni" ifadesinin çıkarılması ve mezkûr kararlar ile çizelge şeklindeki idari işlemin iptali istemiyle 01/09/2022 tarihinde işbu davanın açıldığı,
2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem tesis edilmesini isteyebilecekleri, idarece başvuruya verilen cevap üzerine kalan süre içerisinde dava açılabileceği gibi verilen cevabın kesin olmaması hâlinde başvurudan itibaren en çok 30 gün geçmesi beklenildikten sonra 30. gün sonunda istem reddedilmiş sayılarak kalan süre içerisinde dava açılabileceği,
Bu durumda, davacı tarafından, dava konusu Çizelgenin yayımlandığı Ekim 2021 tarihinden itibaren 60 gün içinde bakılan davanın açılmadığı; 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan 01/11/2021 tarihli başvurunun, dava açma süresini durdurduğu, başvuruya cevap verilmediğinden başvuru tarihinden itibaren 30. günde davacının isteminin reddedilmiş sayılacağı (01/12/2021), davacının bu tarihten itibaren kalan dava açma süresinde dava açması gerekirken, bu süre geçtikten çok sonra 01/09/2022 tarihinde açtığı davada süre aşımı bulunduğu ve uyuşmazlığın esasının süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği,
Öte yandan; davacının 16/06/2022 tarihli başvurusu üzerine davalı idarece tesis edilen 26/07/2022 tarihli yazı, davacı hakkında yeni bir hukuki durum doğurmayıp bilgi verici mahiyette olduğundan; bu yazının 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü bendinde belirtilen anlamda bir uygulama işlemi olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığından dava açma süresini ihya etmeyeceği gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme çalışma hakkına ilişkin olduğundan yapılan her yeni başvurunun dava açma süresini yeniden başlatacağı, bu sebeple bakılan davanın süresinde açıldığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Daire kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge" kabul edilmiş ve Ekim 2021 tarih, Cilt:84, Sayı:2768 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından 01/11/2021 kayıt tarihli dilekçe ile; zorunlu eğitim personellerinin eğitim verdikleri modüller belirlenirken ilgili eğitim personellerinin yetkinlik alanlarının birbirinden ayrılmadan, işitme engelli bireylerin ihtiyaçları gözetilmeden ve yeterli düzeyde tespit edilmeden zorunlu personelin çalışma alanlarının belirlendiği, işitme eğitimi ve dil eğitimi modüllerinin alanında uzman olan odyolog ve dil-konuşma terapistlerine özgülenmesi gerektiği ve "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"ndaki zorunlu eğitim personelinin "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı, Odyolog, Eğitim Odyoloğundan herhangi biri ve özel eğitim alanı öğretmeni" olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek, ... tarih ve ... sayılı "Özel Eğitim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"deki bazı hususların düzenlenmesi talebi ile Milli Eğitim Bakanlığına başvurulmuştur.
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne hitaben yazdığı 16/11/2021 tarihli yazı ile; davacının ... tarih ve ... sayılı "Özel Eğitim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"de değişiklik yapılması yönündeki talebinin değerlendirilerek talebin uygun bulunması halinde değişiklik teklifinin sunulması, talebin uygun bulunmaması halinde ise ilgiliye (davacıya) cevap verilmesi istenilmiş, Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/07/2024 tarihli ara kararı ile, davacının 01/11/2021 kayıt tarihli dilekçesine idare tarafından cevap verilip verilmediği, verilmişse usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği sorulmuş, ancak davalı idare tarafından davacıya cevap verildiği yönünde herhangi bir bildirim yapılmamıştır.
... tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması'na ilişkin karar, Mart 2022 tarih, Cilt:85, Sayı:2773 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanarak yürürlüğe girmiş, ancak anılan değişiklik ile davacının iptalini talep ettiği konulara ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı karardan farklı bir düzenleme yapılmamıştır.
Düzenleme sonrası, davacı tarafından 01/11/2021 kayıt tarihli dilekçenin tekrarı niteliğinde olan 16/06/2022 tarihli dilekçe ile Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurulmuş ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı işlemi ile; "Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve...sayılı kararı ile, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararına ilişkin talebin yapılacak mevzuat çalışmalarında değerlendirileceği" davacı vekiline bildirilmiştir.
Anılan yazı sonrasında herhangi bir düzenleme yapılmadığı gerekçesi ile, 01/09/2022 tarihinde Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın... tarih ve ...sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması"na ilişkin kararlarında yer alan "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nın zorunlu eğitim personelinden "özel eğitim alanı öğretmeni" ifadesinin çıkarılması ve mezkûr kararlar ile çizelge şeklindeki idari işlemin iptali istemiyle, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlığını taşıyan 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun'un "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde;
"1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
...
4\. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne,
"İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde;
"1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2\. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.
3\. (Mülga: 10/6/1994-4001/5 md.)"
"Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise;
"1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2\. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3\. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
4\. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.)" hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi Yayım Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, Bakanlıkla ilgili kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge ve programlar ile duyuruların yer alacağı Tebliğler Dergisi'nin yayımı, dağıtımı ve diğer hususlarla ilgili iş ve işlemleri düzenlemek olduğu belirtilmiş; 5. maddesinde, Tebliğler Dergisi'nin her ayın ilk on günü içinde yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihte Yayımlar Dairesi Başkanlığının web sayfasında yer alacağı, yayımlanma tarihinin gerekli durumlarda anılan Daire Başkanlığınca değiştirilebileceği, Tebliğler Dergisi'nin yayımlandığı tarihten itibaren 10 (on) gün içinde ilgili birim ve kuruluşlara gönderileceği; 7. maddesinde, Tebliğler Dergisi'nin okul ve kurum müdürlüklerince yönetici, öğretmen ve diğer ilgililere duyurulmasının sağlanacağı ve yapılan duyuruların arşivleneceği kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği veya 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye başvuru yapılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması hâlinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde ilgililerin uygulama işlemini veya dayanağı olan düzenleyici işlemi ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebilecekleri açıktır.
Düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan başvurular, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olup altmış günlük dava açma süresi içerisinde yapılan başvuruların dava açma süresini durduracağı, bu halde Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin işletileceği, ancak; genel dava açma süresi geçtikten sonra bu gibi istemlerle yapılan başvuruların ise dava açma süresini canlandırmayacağı tartışmasızdır.
Öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan başvuruların Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Dava konusu "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı" ilk kez, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Ekim 2021 tarihli sayısında yayımlanan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih, ...5 sayı ve "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge" konulu kararının 5. kısmında yayımlanmış, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan 01/11/2021 tarihli başvuru ile söz konusu çizelgede değişiklik yapılması talep edilmiş fakat davalı idarece bu başvuruya cevap verilmemiştir. Devam eden süreçte Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih ve... sayılı kararı ile "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"'de bir takım değişiklikler yapılmış, ancak anılan çizelgenin 5. kısmında yer alan ve davacının değişiklik yapılmasını istediği "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı" aynen korunmuş ve bu karar da Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Mart 2022 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Bunun üzerine, her ne kadar davacı tarafından ilk başvuru ile aynı mahiyeti haiz 16/06/2022 tarihli başvuru yapılmış ve davalı idarece verilen 26/07/2022 tarihli yazı (bilgilendirici mahiyeti haiz) üzerine bakılan dava açılmış ise de;
Dava konusu düzenleme ilk kez, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Ekim 2021 sayısında yayınlanmış, anlan Derginin Mart 2022 sayısında yayımlanan Talim Terbiye Kurulu Kararı'nda ise dava konusu düzenleme aynen korunmuş ve davacı tarafından yapılan 16/06/2022 tarihli başvuru da, 01/11/2021 tarihli ilk başvuru ile aynı mahiyette olduğundan, dava açma süresinin tespitinde Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Ekim 2021 sayısının yayım tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi Yayım Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer alan, Tebliğler Dergisi'nin her ayın ilk 10 (on) gün içinde yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihte de Yayımlar Daire Başkanlığının web sayfasında yer alacağı, yayımlanma tarihinin gerekli durumlarda anılan Daire Başkanlığınca değiştirilebileceği yolundaki kurallar birlikte değerlendirildiğinde; Tebliğler Dergisi'nin yayım tarihinin belli olduğu durumlarda bu tarihte, yayım tarihinin kesin olarak tespit edilemediği durumlarda ise anılan Dergi'nin ait olduğu ayın son gününde yayımlandığının kabulü gerekmektedir.
Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kararı'nın yayımlandığı Ekim 2021 tarihli MEB Tebliğler Dergisi incelendiğinde, anılan Dergide yayım tarihinin açıkça belirtilmediği görüldüğünden, dava konusu düzenleme açısından hesaplanacak dava açma süresinin, Derginin ait olduğu ayın son günü olan 31/10/2021 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Buna göre; dava konusu düzenlemeye karşı dava açma süresinin 01/11/2021 tarihinde başladığı, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan 01/11/2021 tarihli başvurunun dava açma süresini durdurduğu, davalı idarece başvuruya cevap verilmeyerek 01/12/2021 tarihinde zımni ret işleminin gerçekleştiği, 01/12/2021 tarihinden itibaren kalan dava açma süresinin (60 gün) işlemeye başladığı ve bu sürenin (29/01/2022 tarihi Cumartesi gününe rastladığından) de 31/01/2022 (Pazartesi) günü sona erdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, en geç 31/01/2022 tarihinde açılması gerekirken 01/09/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacının 16/06/2022 tarihli (ikinci) başvurusu üzerine davalı idarece tesis edilen 26/07/2022 tarihli yazı bilgi verici mahiyette olduğundan, anılan yazının 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü bendinde belirtilen anlamda bir uygulama işlemi olarak kabulüne ve dava açma süresini ihya etmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 04/10/2024 tarih ve E:2022/6719, K:2024/5067 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Kesin olarak, 25/09/2025 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde, dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, aynı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasında da, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir.
Düzenleyici işlemler açısından ilan ya da yayın müessesesi, aleniyet şartının sağlanması ve ilgililerin haklarının ihlal edilip edilmediğini öğrenmeleri açısından hayati öneme haizdir. Bu sebeple yapılan ilan ya da yayının, ilgililer açısından tebliğin hüküm ve sonuçlarını doğuracak niteliği haiz bulunması gerekmektedir. Aksi halde söz konusu ilan ya da yayın üzerine, dava açma veya başvuru süresinin işlemeye başladığının kabulüne hukuken imkan bulunmamaktadır.
Gerek 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu gerekse ilgili diğer mevzuatta, düzenleyici nitelik taşıyan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarının nasıl tebliğ/ilan edileceğine yönelik herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Yine bir düzenlemenin Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisinde yayımlanmış olmasının, ilgililer açısından tebliğ yerine geçeceği ve dava açma süresini başlatacağına yönelik kanuni bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Her ne kadar, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi Yayım Yönetmeliği ile derginin yayımı, dağıtımı ile ilgili esas ve usuller belirlenmiş ise de, bu Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanmamıştır. Bu Yönetmeliğin 5. maddesinde, "Tebliğler Dergisi, her ayın ilk 10 günü içinde yayımlanır ve yayımlandığı tarihte Daire Başkanlığının web sayfasında yer alır. Yayımlanma tarihi, gerekli durumlarda Daire Başkanlığınca değiştirilebilir. Tebliğler Dergisi yayımlandığı tarihten itibaren 10 gün içinde ilgili birim ve kuruluşlara gönderilir." düzenlemesi yer almıştır. Ayrıca Yönetmeliğin 7. maddesinde, "Tebliğler Dergisinin okul ve kurum müdürlüklerince yönetici, öğretmen ve diğer ilgililere duyurulması sağlanır ve yapılan duyurular arşivlenir." denilmek suretiyle yönetici, öğretmen ve diğer ilgililer yönünden "duyuru yapılması" şartı öngörülmüştür. Yönetmeliğin 12. maddesinde ise, derginin ücretsiz gönderileceği yerler belirlenmiş olup, Bakanlık merkez ve il/ilçe milli eğitim müdürlükleri, yurt dışı teşkilatı ile diğer kurum ve kuruluşlara Daire Başkanlığınca belirlenecek sayıda gönderileceği öngörülmüştür.
Bu haliyle, anılan Dergide yayımlanan Talim ve Terbiye Kurulu Kararları açısından yayım tarihinin, ilgililer açısından hukuken belirli, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olduğunu söylemek oldukça güç bulunmaktadır. Yönetici, öğretmen ve diğer ilgililer açısından dahi, Derginin yayım tarihinin esas alınmayıp, bu kişilere "duyuru yapılması" şartının öngörülmesi, arşivleneceği için bu duyurunun imza karşılığı olacağı da gözetildiğinde, gerek yönetici, öğretmen ve kurumdaki diğer ilgililer açısından gerekse üçüncü kişiler açısından Derginin yayım tarihinin dava açma süresinin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin mahkemeye erişim hakkının sınırlandırılmasına neden olacağı kuşkusuzdur. Üçüncü kişilerin, Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarının Tebliğler Dergisinde yayımlandığı tarihte, bu kararları bütün unsurlarıyla öğrendiğini kabul etmek mümkün gözükmemektedir.
Bu durumda Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarına karşı açılacak davalarda, bu kararların Tebliğler Dergisinde yayımlandığı tarihin dava açma süresinin başlangıcı olarak kabul edilmemesi, üçüncü kişiler açısından bu Kararlardan haberdar olduklarını belirttikleri tarihin, diğer bir deyişle öğrenme tarihinin esas alınması, öğrenme tarihi belli değilse bu konuda idareye yapılan başvuru varsa başvuru tarihinin esas alınması gerekir.
Dava konusu "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı" ilk kez, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Ekim 2021 tarihli sayısında yayımlanan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih, ... sayı ve "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge" konulu kararının 5. kısmı olarak yayımlanmış, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan başvuru ile söz konusu çizelgede değişiklik yapılması talep edilmiş fakat davalı idarece bu başvuruya cevap verilmemiştir. Devam eden süreçte Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"'de bir takım değişiklikler yapılmış, ancak anılan çizelgenin 5. kısmında yer alan ve davacının değişiklik yapılmasını istediği "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı" aynen korunmuş ve bu karar da Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Mart 2022 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Bunun üzerine, her ne kadar davacı tarafından ilk başvuru ile aynı mahiyeti haiz 16/06/2022 tarihli başvuru yapılmış ve davalı idarece verilen 26/07/2022 tarihli yazı üzerine bakılan dava açılmış ise de;
Dava konusu düzenleme ilk kez, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Ekim 2021 sayısında yayınlanmış, anlan Derginin Mart 2022 sayısında yayımlanan Talim Terbiye Kurulu Kararı'nda ise dava konusu düzenleme aynen korunmuş ve davacı tarafından yapılan 16/06/2022 tarihli başvuru da, 01/11/2021 tarihli ilk başvuru ile aynı mahiyette olduğundan, dava açma süresinin tespitinde davacının idareye yaptığı ilk başvuru tarihinin (01/11/2021) esas alınması gerekmektedir.
Buna göre; dava konusu düzenlemeye karşı dava açma süresinin 01/11/2021 tarihinde başladığı, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan 01/11/2021 tarihli başvurunun dava açma süresini durdurduğu, davalı idarece başvuruya cevap verilmeyerek 01/12/2021 tarihinde zımni ret işleminin gerçekleştiği, 01/12/2021 tarihinden itibaren kalan dava açma süresinin (60 gün) işlemeye başladığı ve bu sürenin (29/01/2022 tarihi Cumartesi gününe rastladığından) de 31/01/2022 (Pazartesi) günü sona erdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, en geç 31/01/2022 tarihinde açılması gerekirken, 01/09/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde, dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, aynı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasında da, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir.
Düzenleyici işlemler açısından ilan ya da yayın müessesesi, aleniyet şartının sağlanması ve ilgililerin haklarının ihlal edilip edilmediğini öğrenmeleri açısından hayati öneme haizdir. Bu sebeple yapılan ilan ya da yayının, ilgililer açısından tebliğin hüküm ve sonuçlarını doğuracak niteliği haiz bulunması gerekmektedir. Aksi halde söz konusu ilan ya da yayın üzerine, dava açma veya başvuru süresinin işlemeye başladığının kabulüne hukuken imkan bulunmamaktadır.
Gerek 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu gerekse ilgili diğer mevzuatta, düzenleyici nitelik taşıyan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarının nasıl tebliğ/ilan edileceğine yönelik herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Yine bir düzenlemenin Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisinde yayımlanmış olmasının, ilgililer açısından tebliğ yerine geçeceği ve dava açma süresini başlatacağına yönelik kanuni bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Her ne kadar, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi Yayım Yönetmeliği ile derginin yayımı, dağıtımı ile ilgili esas ve usuller belirlenmiş ise de, bu Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanmamıştır. Bu Yönetmeliğin 5. maddesinde, "Tebliğler Dergisi, her ayın ilk 10 günü içinde yayımlanır ve yayımlandığı tarihte Daire Başkanlığının web sayfasında yer alır. Yayımlanma tarihi, gerekli durumlarda Daire Başkanlığınca değiştirilebilir. Tebliğler Dergisi yayımlandığı tarihten itibaren 10 gün içinde ilgili birim ve kuruluşlara gönderilir." düzenlemesi yer almıştır. Ayrıca Yönetmeliğin 7. maddesinde, "Tebliğler Dergisinin okul ve kurum müdürlüklerince yönetici, öğretmen ve diğer ilgililere duyurulması sağlanır ve yapılan duyurular arşivlenir." denilmek suretiyle yönetici, öğretmen ve diğer ilgililer yönünden "duyuru yapılması" şartı öngörülmüştür. Yönetmeliğin 12. maddesinde ise, derginin ücretsiz gönderileceği yerler belirlenmiş olup, Bakanlık merkez ve il/ilçe milli eğitim müdürlükleri, yurt dışı teşkilatı ile diğer kurum ve kuruluşlara Daire Başkanlığınca belirlenecek sayıda gönderileceği öngörülmüştür.
Bu haliyle, anılan Dergide yayımlanan Talim ve Terbiye Kurulu Kararları açısından yayım tarihinin, ilgililer açısından hukuken belirli, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olduğunu söylemek oldukça güç bulunmaktadır. Yönetici, öğretmen ve diğer ilgililer açısından dahi, Derginin yayım tarihinin esas alınmayıp, bu kişilere "duyuru yapılması" şartının öngörülmesi, arşivleneceği için bu duyurunun imza karşılığı olacağı da gözetildiğinde, gerek yönetici, öğretmen ve kurumdaki diğer ilgililer açısından gerekse üçüncü kişiler açısından Derginin yayım tarihinin dava açma süresinin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin mahkemeye erişim hakkının sınırlandırılmasına neden olacağı kuşkusuzdur. Üçüncü kişilerin, Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarının Tebliğler Dergisinde yayımlandığı tarihte, bu kararları bütün unsurlarıyla öğrendiğini kabul etmek mümkün gözükmemektedir.
Bu durumda Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarına karşı açılacak davalarda, bu kararların Tebliğler Dergisinde yayımlandığı tarihin dava açma süresinin başlangıcı olarak kabul edilmemesi, üçüncü kişiler açısından bu Kararlardan haberdar olduklarını belirttikleri tarihin, diğer bir deyişle öğrenme tarihinin esas alınması, öğrenme tarihi belli değilse bu konuda idareye yapılan başvuru varsa başvuru tarihinin esas alınması gerekir.
Dava konusu "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı" ilk kez, Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Ekim 2021 tarihli sayısında yayımlanan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ...tarih, ...sayı ve "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge" konulu kararının 5. kısmı olarak yayımlanmış; daha sonra Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"de bir takım değişiklikler yapılarak, bu Çizelge güncellenmiş ve bu karar da Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nin Mart 2022 tarihli sayısında yayımlanmıştır.
Her ne kadar "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"nin 5. Kısmı olarak yayımlanan "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nda bir değişiklik yapılmamış olsa da, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarihli ve ... sayılı Kararı ile bu çizelgede bir takım değişiklikler yapılarak bu Çizelge güncellenmiş bulunduğundan ve davacı tarafından bu Çizelgenin güncellenmiş olan son halinde mevcut düzenleme dava konusu yapıldığından, dava açma süresinin başlangıcı olarak Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarihli ve ... sayılı Kararının öğrenildiği tarihin esas alınarak dava açma süresinin hesaplanması, bu Kararın öğrenme tarihi belli değilse bu Çizelge'de değişiklik yapılması için başvuruda bulunulduğu 16/06/2022 tarihinin öğrenme tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Buna göre davacı tarafından öğrenme tarihi belirtilmediği için, idareye başvuru yaptığı 16/06/2022 tarihi öğrenme tarihi olarak kabul edildiğinde, idarenin başvuruya verdiği ret cevabı üzerine çalışmaya ara verme dönemi bitiminde 01/09/2022 tarihinde açılan davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.