SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/492

Karar No

2025/1210

Karar Tarihi

29 Mayıs 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/492 E. , 2025/1210 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/492
Karar No : 2025/1210

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 15/03/2006 tarihinde çalışmaya başladığı ve 02/08/2016 tarihinde OHAL KHK'sı ile kapatılan kurumdan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL kıdem tazminatı ve 100,00-TL aylık ücreti olmak üzere toplam 200,00-TL alacağının ödenmesi gereken günden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan kurum ve kuruluşların devralınan varlıklarıyla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülüklerin, FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla ödenebileceği, ... Özel Eğitim ve Öğretim Hiz. Tic. San. A.Ş.'nin FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, irtibatı, iltisakı bulunduğu gerekçesiyle ... Sulh Ceza Hâkimliği'nin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile Dünya ve İvme Eğitim A.Ş.'ye ve Yurduşen Baktıroğlu Eğitim A.Ş.'ye kayyım atandığı, dosyada yer alan SGK kayıtlarına ve iş sözleşmelerine göre davacının Dünya Özel Eğitim ve Öğretim Hiz. Tic. San. A.Ş.'de ve bununla organik bağı bulunan İvme Eğitim Öğretim Gıda İnşaat Taah. San. A.Ş.'de, Serhat Dershanesi'nde çalışmış olduğu, Dünya Özel Eğitim A.Ş.'nin Serhat Dershanesi'nin kurucusu konumunda olduğu, davacının kapatılan Dünya Özel Eğitim A.Ş.'de 02/08/2016 tarihine kadar çalışmış olduğunun SGK kaydından anlaşıldığı, bu durumun ise davacının kapatılan kurumda çalıştığını ve bu kurumdan işçilik alacağı olabileceğini ortaya koyduğu, anılan kurumda sigortalı olarak çalışan davacı tarafından kurumun kapatılması nedeniyle alamadığı hizmet akdinden kaynaklanan alacaklarının, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca ödenmesinin davalı idareden talep edildiği ve davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğuna dair somut bir tespitin davalı idarece ortaya konulamadığı, davacıya alacaklarının ödenmiş olduğu yönünde bir beyanda bulunulmadığı ve ödendiğine dair bir belgenin de sunulmadığı görüldüğünden, davacının çalışmasına ilişkin maaş ve tazminat taleplerinin taleple bağlılık ilkesi uyarınca ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 100,00-TL kıdem tazminatı ve 100,00-TL maaş ücretlerinin başvuru tarihi olan 14/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Konusu 9.000,00 (dokuz bin) Türk Lirasını geçmeyen bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu tespit edilen ve yasal düzenleme uyarınca kesin olan mahkeme kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun değişik 45. maddesinin 1. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraflarca temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile; uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında bulunmadığı, istinaf aşamasında verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz başvurularının reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2024 tarih ve E:2023/17888, K:2024/2543 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3., 4., 45., 46. ve 48. maddelerine atıf yapılarak,
Tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçesinde gösterilmesi gerektiği, nitekim dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının, davacı tarafından ödenecek harç miktarını, Mahkemece kurulacak hüküm sonucunu (davanın reddi, tazminat talebinin kabulü, tazminat talebinin kısmen reddi-kısmen kabulü gibi) ve söz konusu Mahkeme kararına karşı istinaf ve temyiz kanun yollarının açık olup olmadığını belirleyeceği, ancak, davacılar tarafından tam yargı davaları açılırken, davaya konu zararın tam ve net olarak tespit edilemediği ve buna bağlı olarak da istenilecek tazminat tutarının dava dilekçesinde tam olarak gösterilemediği durumlarda, idari yargı düzenindeki "istemle bağlı olma" kuralı tam yargı davalarında hak kayıplarına sebep olabileceğinden, bu sakıncanın önlenmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişiklik ile, tam yargı davalarında istenilen tazminat tutarının artırılabilmesine olanak tanındığı,
Bu bağlamda, mevcut zararın tam ve net olarak tespit edilemediği tam yargı davalarına ilişkin dava dilekçelerinde, nihai karar verilinceye kadar tazminat miktarının artırılması bağlamında ıslah hakkı bulunduğu da dikkate alınarak, istenilen tazminat tutarının düşük gösterildiği durumlarda, yargılama esnasında Mahkemece yapılan araştırmalar sonucunda gerçek zarar tespit edilmek ve bunun üzerine davacılar tarafından ıslah hakkı kullanılarak istenilen tazminat tutarı artırılmak suretiyle davacıların yaşayabileceği hak kayıplarının önlenebildiği,
Bununla birlikte, Mahkemelerce, davada talep edilen tazminattan idarenin sorumlu olmadığı kanaatine varılması nedeniyle zarar miktarının araştırılması ve tespit edilmesi gereği duyulmayarak davanın reddi yönünde karar verilmesi durumunda, davacılar tarafından Mahkemenin söz konusu kanaati ve ne zaman karar vereceği bilinmediğinden ıslah hakkının kullanılamadığı, buna bağlı olarak da düşük olan tazminat miktarı nedeniyle davasını daha üst yargı mercilerine taşıma, diğer bir ifadeyle istinaf veya temyiz incelemesine tabî tutma imkânını kaybetme sonucuyla karşı karşıya kalabildikleri,
Buna göre; uyuşmazlıkta, davacı tarafından talep edilmek istenilen tazminat miktarının Mahkemece yaptırılacak araştırma ve inceleme sonucunda netleştirilmesi suretiyle kararın istinaf ve temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken, davanın 200,00-TL tazminat istemiyle açıldığı kabul edilerek karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz istemlerinin reddine dair kararının kaldırılmasına ve aynı Dairenin ... tarih ve ..., K:... sayılı istinaf isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Konusu belirli bir miktar paranın tazmini istemine ilişkin olan ve davacının zarar miktarını başlangıçta tam olarak bilmeyebileceği ya da zararın miktarı ancak bilirkişi incelemesi yaptırılmak veya ayrıca bir hesaplama yaptırılmak suretiyle tespit edilebilecek mahiyette olan davalarda, davacının gerçekleşmiş veya kesin zararının ya da işlem ya da eylemle idare arasında illiyet bağının bulunmadığı veya kusurun söz konusu olmadığı gibi gerekçelerle davanın reddine karar verilecek uyuşmazlıklar ile davanın kabul edilip davacının haklılığı belirlenmekle birlikte o aşamada çeşitli nedenlerle tazminat miktarına hükmedilmesine olanak bulunmadığı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilen uyuşmazlıklarda, yargılamanın en hızlı şekilde çözümlenmesini de sağlamak adına usul ekonomisi gözetilerek davacının zarar miktarı ayrıca hesaplattırılmaksızın ve buna göre davanın değerinin arttırılmasını sağlama yoluna gidilmeksizin, o ana kadar gösterilmiş olan tutar üzerinden davaların karara bağlanmasının idari yargı mercilerince istikrarlı bir şekilde uygulandığı,
Öte yandan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/03/2021 tarih ve E.2021/6, K.2021/7 sayılı kararı ile; Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, maddi olayların her biri diğerinden farklı olmakla birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen kesinlik sınırının altında bir değerle açılan ve nihai karar verilinceye kadar davacılar tarafından miktar artırım talebinde bulunulmayan davalarda, istinaf başvurularının esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı yolunda giderilmesine karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, kıdem tazminatı ve ücret alacağının uzman bilirkişi marifetiyle hesaplatılması suretiyle tüm alacak haklarının hüküm altına alınmasını talep etmesine rağmen, İdare Mahkemesince eksik inceleme üzerine ve ıslah hakkı kullandırılmadan taleple bağlı olarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, buna rağmen, dava konusu itibarıyla Mahkeme kararının kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının KHK ile kapatılan kurum bünyesinde çalıştığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, idarelerince davacı hakkında tesis edilen işlemi de bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 15/03/2006 tarihinde çalışmaya başladığı ve 02/08/2016 tarihinde OHAL KHK'sı ile kapatılan kurumdan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL kıdem tazminatı ve 100,00-TL aylık ücreti olmak üzere toplam 200,00-TL alacağının ödenmesi gereken günden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dilekçelerde gösterilmesi gerektiği belirtilmiş, öte yandan Kanun'un "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi eklenmiştir.
Yine anılan Kanun'un, 30/04/2013 tarih ve 28633 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6459 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile eklenen, Geçici 7. maddesinde, "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri düzenlenmiş olup, anılan fıkraya, 30/04/2013 tarih ve 28633 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi eklenmiştir.
6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve madde gerekçesinden anlaşılacağı üzere, davanın açıldığı tarihte gerçekte hak ettiği tazminat miktarını tam olarak kestiremeyen davacının, yasa gereği belirli bir miktar göstermek suretiyle açtığı tam yargı davasında, gerçek zararının tazmin edilmesine engel olacak usule ilişkin engellerin, hak arama özgürlüğünü orantısız biçimde kısıtlaması veya engellemesine mani olmak adil yargılanma ilkesinin en temel bir gereğidir.
Bilindiği üzere, tam yargı davalarında talep edilen maddi tazminatın miktarının, dava açılırken tam olarak tespit edilmesi çoğunlukla mümkün olamamaktadır. Bu tespitin tam olarak yapılamamasında, dava konusu olayın gelişimi içinde tarafların kusur oranları ile uğranılan maddi zararın boyutlarının tam olarak bilinmeyişi yatmaktadır. Bu da, dava konusu tazminat miktarının belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi ve benzeri araştırmaların yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu bağlamda; açılan bir tam yargı davasında, davacının gerçek zararının ortaya çıkartılarak tam olarak tazmin edilebilmesi bakımından, mahkemece öncelikle taraflara atfedilen kusur oranları da dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması, alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliği sağlanarak davacıya tazminat miktarını artırma olanağının tanınması, davacı tarafından miktar artırım dilekçesi sunulması halinde ise bu talep dikkate alınarak hüküm kurulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından dava dilekçesinde, OHAL KHK'sı ile kapatılan işyerinden olan kıdem tazminatı ve ücret alacağının bilirkişi marifetiyle hesaplatılarak tüm alacaklarının hüküm altına alınması talep edildikten sonra, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 200,00-TL alacağının ödenmesi gereken günden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte ödenmesi isteminde bulunulmasına rağmen, İdare Mahkemesince, dava konusu kıdem tazminatı ve ücret alacağına ilişkin herhangi bir inceleme/araştırma yapılmadan ve sonucuna göre de davacıya miktar artırım hakkı kullandırılmadan, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; İdare Mahkemesince dava konusu kıdem tazminatı ve ücret alacağına yönelik inceleme/araştırma yapılmadan ve sonucuna göre davacıya miktar artırım imkanı tanınmadan taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi tarafından uyuşmazlık konusu kıdem tazminatı ile ücret alacağına yönelik gerekli araştırma yapılarak, dava konusu tazminat miktarı tespit edilip, uyuşmazlığın istinaf ve/veya temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın 200,00-TL tazminat istemiyle açıldığı kabul edilerek, istinaf başvurularının incelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; istinaf mercii tarafından yapılacak inceleme/araştırma sonucunda, davanın istinaf kesinlik sınırının üstünde bir değere haiz olduğunun anlaşılması halinde, Bölge İdare Mahkemesi tarafından işin esası incelenmek suretiyle bir karar verileceği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim