Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/487
2025/1241
3 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/487
Karar No : 2025/1241
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/11/2024 tarih ve E:2023/2725, K:2024/4558 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim AŞ ve Türkiye Elektrik İletim AŞ adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların ve hisselerin, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/11/2024 tarih ve E:2023/2725, K:2024/4558 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmemiş;
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi, 2. maddesi, 3. maddesinin ikinci fıkrası; 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi, "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesi, 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesi, 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddesi, yine 08/04/2022 tarih ve 7394 sayılı Kanun'un 13. maddesi, 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi, "Dayanak" başlıklı 2. maddesi, "Satılamayacak taşınmazlar" başlıklı 4. maddesi, "Başvuru ve değerlendirme" başlıklı 5. maddesi, "Satış yetkisi" başlıklı 8., 9. ve 10. maddelerine yer verilerek;
Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metnin yürürlükte kalmaya devam ettiği; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu KHK ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceğinin kurala bağlandığı;
Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'yle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağının açıklığa kavuşturulduğu;
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığının belirtildiği;
4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmelerinin mümkün olduğu;
Aktarılan imar mevzuatına göre afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması ve gerekli şartların yerine getirilmesi ve bu tarihe kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği, yapı kayıt belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tahsis edileceği, yapı kayıt belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazların Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacağı, hak sahiplerinin satın alma başvurularını 31/12/2019 tarihine kadar illerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine (Milli Emlak Dairesi Başkanlığı veya Milli Emlak Müdürlüğü), ilçelerde Milli Emlak Müdürlüğü yoksa Milli Emlak Şefliklerine yapacağı, satın alma başvurularının mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde incelenerek sonuca bağlanacağının anlaşıldığı;
Davacı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin 7. fıkrasında kendisine tanınan hak kapsamında gerekli süreler içerisinde (04/07/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle satın alma başvurusu için süre en son 31/12/2019 tarihine kadar, 08/04/2022 tarih ve 7394 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ise en son 31/12/2022 tarihine kadar) yapılan 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvurular ile, uyuşmazlığa konu olan ve davacı tarafından bir kısmı üzerindeki yapıya ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alınan taşınmaz için doğrudan satın alma talebinde bulunulduğu, Başkent Milli Emlak Dairesi Başkanlığınca verilen 09/12/2021 tarihli cevapla, söz konusu taşınmazı da kapsayan imar değişikliğine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden açılan dava sonuçlandıktan sonra kararın kesinleşmesini müteakip taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirilebileceğinin davacıya bildirildiği;
Ancak söz konusu dava süreci devam ederken ve 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin 7. fıkrasında düzenlenen doğrudan satın alma başvurusu için son başvuru tarihi olan 31/12/2022 tarihi henüz dolmamışken, dava konusu 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla davacının yapı kayıt belgesine konu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı; davacı tarafından yeniden yapılan 27/06/2022 tarihli satın alma başvurusuna verilen 14/08/2023 tarihli cevapta ise, taşınmazın 18/05/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınması nedeniyle doğrudan satışının mümkün olmadığının belirtildiği;
Bu itibarla, davacı tarafından 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin 7. fıkrasıyla kendisine tanınan hak ve yapı kayıt belgesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği aktarılan ilgili mevzuat kapsamında uyuşmazlığa konu taşınmazın doğrudan satışı talebinde bulunulmuş ve imar değişikliğine ilişkin dava kesinleştikten sonra taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirileceği kendisine cevaben bildirilmiş iken, davacı tarafından söz konusu yapı kayıt belgesine istinaden yapılan doğrudan satın alma başvurularına ilişkin olarak ilgili mevzuata göre değerlendirme yapılarak satın alma talebi hakkında bir sonuca varılmadan, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davanın süresinde açılmadığı, 18/05/2018 tarihinde eklenen Geçici 16. maddenin davacıya bir hak sağlamayacağı, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da, özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanların yapı sahibine satışa konu edilebileceği, 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinde, "özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu kapsamda satılamayacağı"nın kurala bağlandığı, 4046 sayılı Kanun'a göre gerçekleştirilecek ihalede yapı kayıt belgesi sahibine de katılma ve taşınmazı satın alma hakkı tanınacağı dikkate alındığında davacının hak mağduriyetinin bulunmadığının açık olduğu, kapsam ve programa alınan taşınmaz üzerinde davacının 3 adet yapı kayıt belgesi bulunduğu, 30/12/2018 ve 19/03/2021 tarihlerinde satın alma başvurularında bulunduğu, 4046 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre özelleştirme programına alınan kuruluşların özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, bunlar hakkında anılan Kanun'a aykırı hükümlerin uygulanmayacağı, Hazine arazisinde yer alan taşınmazların yapı kayıt belgesi sahiplerine doğrudan satışının yapılamayacağı, davacı işgalci sıfatıyla taşınmazdan yararlandığından ödediği iddia olunan ecrimisillerin davacıya hak sahipliği sağlamadığı, taşınmazın kapsamdan çıkarılması ve sadece davacıya satışı yapılması durumunda eşitlik ve rekabet ilkelerine uyulmamasına, diğer vatandaşların taşınmazı satın alma hakkından mahrum kalmasına ve kamu yararının ortadan kalkmasına neden olunacağı, rayiç bedel üzerinden satılması durumunda davacının belirlenen bedeli kabul edip etmeyeceği ve taşınmazı satın almayı kabul edeceği hususunun da net olmadığı, taşınmazı almaması durumunda taşınmazın atıl vaziyette bekleyeceği, Hazine arazisini kullanmaya devam etmiş olacağı, kamu zararı oluşacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, imar barışı kapsamında ... tarih ve ... başvuru numarasıyla, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Sok., No:... (... ada, ... parsel) adresinde bulunan yapı için yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebine istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi doğrultusunda, toplam arsa alanı 600 m2, toplam yapı alanı 401,14 m2 ve bağımsız konut bölüm sayısı 2 olarak belirtilen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmesinin ardından davacı tarafından, 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvurular ile, bahse konu yapı kayıt belgesine istinaden söz konusu ... ada, ... parsel sayılı 3.778,57 m2 yüzölçümlü taşınmazın satışının yapılması talep edilmiştir.
Ankara Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı cevapla, söz konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden dava açıldığı ve dava sürecinin devam etmekte olduğunun belirlendiği, bu nedenle söz konusu taşınmazı da kapsayan imar değişikliği davası sonuçlandıktan sonra mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirileceği davacıya bildirilmiştir.
Bu süreçte, 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, aralarında mülkiyeti Maliye Hazinesine ait söz konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim AŞ, (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmaz ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlatılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından yine Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığına yapılan ... tarih ve ... sayılı başvuruyla, söz konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için alınan yapı kayıt belgesi gereğince satın alma talebinde bulunulmuştur.
Ardından davacı tarafından, taşınmazın kendisine satışı kapsamında zemin tespit tutanağı yaptırmasının söylendiği, tutanakla ilgili bilgi almak için gittiğinde memurun dosyasını çıkardığı ve gecekondunun Özelleştirme İdaresine geçtiğini, yapılacak bir şey olmadığını söylediği ve taşınmazın dosyasından Cumhurbaşkanı kararını gösterdiği belirtilerek, 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurulun görevleri sayılarak, (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurulun görevleri arasında sayılmıştır.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesi'nde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Cumhurbaşkanlığı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkur kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkur listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanun'un ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır. (...)" kuralı yer almaktadır.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
(...)
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
(...)
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
(...)" kuralına yer verilmiş;
Anılan maddenin 7. fıkrasının ikinci cümlesine 04/07/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle, “akdi haleflerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma” ibaresi eklenmiş; dördüncü cümlesinde yer alan “beşinci fıkrası” ibaresi, “beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası” şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu 7. fıkra, "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/06/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz." halini almıştır.
Yine 08/04/2022 tarih ve 7394 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 7. fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “31/12/2019” ibaresi “31/12/2022” şeklinde; üçüncü cümlesinde yer alan “Bu durumda elde edilen gelirler” ibaresi ise “Kalanı ise” şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu 7. fıkra "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2022 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Kalanı ise bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz." halini almıştır.
396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, 03/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazineye ait taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesi sahiplerine satışına ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Tebliğ, 03/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.";
"Satılamayacak taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ kapsamında; a) 31/12/2017 tarihinden sonra üzerinde yapı yapılan taşınmazlar, b) 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar, (...) h) Özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, (...) ö) Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen taşınmazlar, p) Bakanlıkça satışı uygun görülmeyen taşınmazlar, satılamaz.";
"Başvuru ve değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Hak sahipleri, satın alma başvurularını Ek-1’de yer alan dilekçe ile 31/12/2019 tarihine kadar İdareye yaparlar.
(2) İdare satın alma başvurularını, herhangi bir yazışma yapmaksızın, öncelikle Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) ve İdare kayıtları üzerinden inceler. Yapılan bu incelemede başvuruda bulunulan taşınmazın Hazine taşınmazı olup olmadığı kontrol edilir. Taşınmazın, Hazine taşınmazı olmadığının anlaşılması halinde bu durum başvuru sahibine bildirilir. Taşınmazın, Hazine taşınmazlarından olması durumunda ayrıca 4. madde kapsamında satılamayacak taşınmazlardan olup olmadığı tespit edilir. Başvuruda bulunulan taşınmazın satılamayacak taşınmazlardan olduğunun tespit edilmesi halinde bu husus gerekçesi ile birlikte başvuru sahibine bildirilir.
(3) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar için başvuruda bulunulması halinde; öncelikle taşınmazın tescile konu edilip edilemeyeceği incelenir; tescil edilebilecek olanların tescil edildikten sonra satışa konu edilebileceği başvuru sahibine bildirilir.
(4) Taşınmazın satışa konu edilmesinde, üzerindeki yapının Yapı Kayıt Belgesi alındığı tarih itibarıyla mevcut olması esastır.";
"Satış yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "Taşınmazların hak sahiplerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satışına çevre ve şehircilik il müdürlükleri yetkilidir." kuralına; 9. ve 10. maddelerinde ise satış işlemlerine ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, yapı kayıt belgesi düzenlenmiş bir taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınıp alınamayacağı ile ilgilidir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde yer alan, "özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, İmar Kanunu'nun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı" yönündeki kural gereği, 3194 sayılı Kanun ile özel nitelikteki bir Kanun hükmünün karşı karşıya gelmesi halinde özel kanun hükmünün uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, her ne kadar 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla ve belirli koşullarda Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği" düzenlenmişse de, 4046 sayılı Kanun'un ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmeye yönelik amaçları da gözetildiğinde, mevcut uyuşmazlıkta 4046 sayılı Kanun'un 3194 sayılı Kanun'a göre özel nitelikte kanun olduğu ve öncelikle uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.
Ayrıca, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılan 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinde de, "özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu kapsamda satılamayacağı" kuralı yer almaktadır.
Bu nedenle, anılan mevzuat düzenlemeleri bir arada değerlendirildiğinde, yapı kayıt belgesi düzenlenmiş bir taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasında hukuki bir engel bulunmadığı görülmektedir.
Diğer yandan, davacının, 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvuruları ile yapı kayıt belgesine istinaden taşınmazın kendisine satılması taleplerinin reddi işlemlerine karşı dava açmadığı gibi 4046 sayılı Kanun'a göre gerçekleştirilecek ihalede yapı kayıt belgesi sahibine de ihaleye katılma ve taşınmazı satın alma hakkı tanınacağı dikkate alındığında söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasının davacının mağduriyetine yol açmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının dava konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının, 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, anılan kararın iptali yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2\. Dava konusu kararın yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 07/11/2024 tarih ve E:2023/2725, K:2024/4558 sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. DAVANIN REDDİNE,
4\. Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava aşamasına ilişkin ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasına ilişkin ... TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalı idarelere verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5.Posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde davacıya ve davalı idarelere iadesine,
6\. Kesin olarak, 03/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.
Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.
Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı Listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır.
Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı Listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 18/05/2022 tarihli işlemin, 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez.
Bu itibarla, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, Geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görülmekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir.
Açıklanan nedenlerle, öncelikle yetki yönünden hukuka aykırı olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu Daire kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu Daire kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XXX- Uyuşmazlıkta, davacının, imar barışı kapsamında ... tarih ve ... başvuru numarasıyla, Ankara ili, Çankaya ilçesi, .. Mahallesi, ... Sok., No:... (... ada, ... parsel) adresinde bulunan yapı için yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebine istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi doğrultusunda, toplam arsa alanı 600 m2, toplam yapı alanı 401,14 m2 ve bağımsız konut bölüm sayısı 2 olarak belirtilen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmesinin ardından davacı tarafından, 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvurular ile, bahse konu yapı kayıt belgesine istinaden söz konusu ... ada, ... parsel sayılı 3.778,57 m2 yüzölçümlü taşınmazın satışının yapılması talep edilmiştir.
Ankara Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı cevapla, söz konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ...sayılı esasına kayden dava açıldığı ve dava sürecinin devam etmekte olduğunun belirlendiği, bu nedenle söz konusu taşınmazı da kapsayan imar değişikliği davası sonuçlandıktan sonra mahkeme kararının kesinleşmesine müteakip taşınmazın imar durumu araştırılarak talebinin değerlendirileceği davacıya bildirilmiştir.
Bu süreçte, 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, aralarında mülkiyeti Maliye Hazinesine ait söz konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim AŞ, (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmaz ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlatılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından yine Başkent Milli Emlak Daire Başkanlığına yapılan ... tarih ve ... sayılı başvuruyla, söz konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için alınan yapı kayıt belgesi gereğince satın alma talebinde bulunulmuştur.
Ardından davacı tarafından, taşınmazın kendisine satışı kapsamında zemin tespit tutanağı yaptırmasının söylendiği, tutanakla ilgili bilgi almak için gittiğinde memurun dosyasını çıkardığı ve gecekondunun Özelleştirme İdaresine geçtiğini, yapılacak bir şey olmadığını söylediği ve taşınmazın dosyasından Cumhurbaşkanı kararını gösterdiği belirtilerek, 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Bu bakımdan, her ne kadar, davacının, 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvuruları ile yapı kayıt belgesine istinaden taşınmazın kendisine satılması talebinin reddi işlemine karşı dava açmadığı görülmekteyse de, davalı idarece, uyuşmazlık konusu taşınmazı da kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı üçüncü kişilerce açılan dava sonuçlandıktan sonra mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip, taşınmazın imar durumu araştırılarak satış talebinin değerlendirileceğinin davacıya bildirildiği görülmektedir.
Diğer yandan, davacı, anılan taşınmazın 18/05/2022 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınması sonrası üçüncü kez 27/06/2022 tarihinde taşınmazın kendisine satılması talebinde bulunduktan sonra idarece zemin tespit tutanağı yaptırmasının istenildiğini belirtmektedir.
Aktarılan süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'na 18/05/2018 tarihinde eklenen Geçici 16. madde ile tanınan hak çerçevesinde usulüne uygun bir şekilde 30/12/2018 tarihinde yapı kayıt belgesi alan ve ilgili taşınmazın 18/05/2022 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınmasından önce 08/07/2019 ve 19/03/2021 tarihli başvuruları ile anılan Kanun maddesine uygun olarak satış talebinde bulunmasına karşın talebi idarece sürüncemede bırakılan davacının, yapı kayıt belgesi nedeni ile sahip olduğu satın alma hakkının korunması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz istemlerinin reddi ile ile temyize konu Daire kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.