Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/443
2025/1534
10 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/443
Karar No : 2025/1534
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarede araştırma görevlisi kadrosu için yaptığı başvurusu kabul edilen davacı tarafından, atama sürecinin iptaline ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı ücret, maaş ve sosyal hakların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dava konusu kadroya ilişkin ilanda, atanmaya hak kazanılması halinde atamaya hak kazanan adaylara yönelik Tebligat Kanunu uyarınca yapılması gerekli bir tebliğ usulü öngörülmediği, konu hakkında gerekli bilgilere davalı Üniversitenin internet adresinden ulaşılabileceği hususunun belirtildiği, atamaya hak kazanması sonrasında davacının gerekli evrakları teslim ederek atamaya ilişkin evrakları teslim ettiğine dair alındı belgesi aldıktan sonra başlayış yapmak üzere davalı idareye başvuru yapması gerektiği, davacının kendisine sigorta girişinin yapılmaması şartıyla başlayış yapılmasına yönelik davalı idarenin şart sunduğu ve bu sebeple başlayış yapmadığına yönelik iddiasının ise ayrı bir uyuşmazlık konusu oluşturduğu, bu husus, davacının davet üzerine mevzuat gereği öngörülen süre içinde başlayış yapma yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağından davacının atama sürecinin iptal edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu işlem hukuka uygun görüldüğünden davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü ücret, maaş ve sosyal hakların karşılığı olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin ödenmesi isteminin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;
Dava konusu işlem yönünden,
Uyuşmazlıkta, davacının davalı idarenin araştırma görevlisi alımında birinci yedek olarak belirlendiği, sınavı kazanan asil adayın 17/11/2020 tarihinde araştırma görevlisi kadrosuna atanma talebinden feragat ettiğinin davalı idareye bildirildiği, Sanat ve Tasarım Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile davacının "araştırma görevlisi kadrosuna atanmasının uygun olduğuna ve kararın gereği için Rektörlük makamına sunulmasına" karar verildiği, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanlığının ...tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının atanmasına ilişkin olur işleminin rektöre sunulduğu, Personel Daire Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının 15 günlük bekleme süresi içinde üniversiteye başvurmadığından bahisle 23/03/2021 tarihinde atama işleminin iptal edildiğinin davacıya bildirildiği,
Araştırma görevlisi kadrosuna yedek olarak belirlenen ve daha sonra atamaya hak kazanan davacıya bu hususu bildirir yazının Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiği,
Dairelerinin ara kararlarıyla davalı idareden "davacıya atama işleminin tebliğ edilip edilmediğinin açıklanması ile tebliğ edilmiş ise tebliğe ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması ile davacı atanmış olsaydı bugüne kadar alacağı ücretin hesaplanarak hesap tablosunun sunulmasının istenilmesine" karar verildiği, verilen cevabi yazının incelenmesinden davacıya yedek aday olarak atanmaya hak kazandığı ve atama işlemlerinin başlatılabilmesi için herhangi bir yazının tebliğ edilmediği, dolayısı ile davacının MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre yapılmış usulüne uygun bir tebligat olmadığının görüldüğü,
Bu itibarla söz konusu göreve başlama yazılarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından davalı idarenin kusurunun davacıya yükletilmesinin ve davacının bu duruma katlanmasının beklenilmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağı anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı,
Davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak yönelttiği 1.000,00 TL maddi tazminat (ücret, maaş) istemi yönünden ise,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin 2. bendinde, dilekçelerde gösterilecek hususların belirtildiği, (d) fıkrasında, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterilmesi gerektiğinin, aynı Kanun'un, kararlarda bulunacak hususları belirleyen 24. maddesinin (c) bendinde, tazminat davalarında hükmedilecek tazminat miktarının gösterileceğinin vurgulandığı,
İdari yargı mercilerinden giderilmesi istenecek zararın, gerçekleşmiş ve kesin olması gerektiği,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 29/12/1983 tarih ve E:1983/1, K:1983/10 sayılı kararıyla kamu görevlilerine ait mevzuattan doğan uyuşmazlıklarda idari işlemin neden olduğu zararın miktar olarak tespitinin mümkün olmadığı hallerde, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu miktar gösterilmeden tam yargı davası açılabileceğinin hükme bağlandığı,
Anılan İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında belirtildiği üzere, özellikle dava konusu işlem sebebiyle tıpkı somut uyuşmazlıkta olduğu gibi dava süresince devam etmesi nedeniyle zararın tespitinin mümkün olmadığı durumlarda, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu miktar gösterilmemesinde ve mahkemece davacıya ödenecek tazminat miktarının kesin olarak belirtilmeksizin hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Hal böyle iken, iptal ve tam yargı davasının birlikte açıldığı bu davada, davacı tarafça görevden ayrı kalınan süreye ilişkin parasal haklar da talep edildiğine göre, Dairelerince verilen iptal kararının uygulanmasına yönelik işlem tesis edilinceye kadar davacı tarafça dile getirilen zarar devam edeceğinden kesin zararın tespitinin mümkün olmadığı,
Dairelerince zararın tespitine yönelik ara karar yapıldığı ancak ara karar ile davacı tarafın uğradığı zararın sadece ara kararın davalı idareye tebliğ tarihi itibarıyla tespit edilebildiği, davacı tarafça dava değerinin artırılması sürecinin işletilmesi ve nihayet ilgili tebligat süreçlerinin hitamında Dairelerince verilecek kararın uygulanması aşamasına kadar, karar tarihi itibarıyla yine belirlenmesi mümkün olmayan bir zararın söz konusu olacağı,
İptal ve tam yargı davasının birlikte açıldığı, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak maddi zarar miktarının açıkça dava dilekçesinde belirtildiği bu davada, sadece davanın açıldığı tarih itibarıyla gerçekleşen zararın belirlenip hüküm altına alınması durumunun da, yukarıda belirtilen, zararın göreve iade tarihine kadar hesaplanması gerektiğine dolayısıyla bu tip davalarda zararın tespitinin mümkün olmadığına vurgu yapan İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına uygun düşmeyeceği,
Yukarıda değinilen nedenlerle hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla tespit edilen işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararın, bu hükmün kurulduğu tarih itibarıyla tam olarak tespiti mümkün olmadığından, ödenmesi gereken maddi tazminatın rakamsal olarak hüküm altına alınmadığı, buna göre davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 23/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine hükmetmenin, hakkaniyete ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararına uygun düştüğü kanaatine varıldığı,
Diğer taraftan, hukuka aykırı idari işlem nedeniyle uğranılan gerçek zararın Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddelerinde yer alan buyurucu kurallar ile hukuk devleti ilkesinin doğal gereği olarak işlemi tesis eden idarece tam olarak karşılanması gerektiğinden, dava konusu işlemden doğan ve süregelmekte olan zararların hiç veya gereği gibi karşılanmaması halinde, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesinde öngörülen süre koşuluna uyulmak kaydıyla tazminat davası açılabileceği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 23/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/5431, K:2024/5351 sayılı kararıyla;
Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden,
Somut olayda, 27/11/2020 tarihinde davacının davalı idareye gönderdiği posta ile atama sürecine ilişkin bilgi istediği, 30/11/2020 tarihinde elektronik yol ile ve sözlü olarak davacıya bildirim yapılarak gerekli evrakların neler olduğunun belirtildiği, dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler çerçevesinde idare ve davacı arasında atama sürecine ilişkin telefon görüşmelerinin ve elektronik yazışmaların bir süre devam ettiğinin anlaşıldığı,
Kararda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (II) sayılı cetveldeki özel bütçeli idareler arasında yer alan Yükseköğretim Kurulu, Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitüleri tarafından, ilgililere yapılacak tebligatlara ilişkin iş ve işlemlerin, 7201 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve davacıya davalı idarece usulüne uygun tebligat yapılmadığı açık olmakla birlikte, somut olay bağlamında dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının asil adayın feragat ettiğinden, yedek aday olarak kendisinin atanmaya hak kazandığından ve atama sürecinin başladığından kısmen de olsa haberdar olduğu, ancak idarenin davacıya yaptığı bildirimlerin açıklayıcı ve yönlendirici yanının yeterli olmadığının anlaşıldığı belirtilerek,
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının sonucu itibarıyla yerinde olduğuna ve yukarıda yer verilen açıklama ile onanmasına, bu kısım bakımından temyiz isteminin kısmen reddine,
Kararın "davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak yönelttiği 1.000,00 TL maddi tazminat (ücret, maaş) istemine" ilişkin kısmı yönünden ise,
Uyuşmazlıkta dava konusu edilen işlemin davacının atama sürecinin iptaline ilişkin olduğu dikkate alındığında, Mahkemece verilecek iptal kararının doğrudan davacının atanması sonucunu doğurmayacağı, davacı ile davalı idare arasında sözleşme imzalanması gerektiğinden, özlük ve parasal hakları idare ile imzalayacağı sözleşme neticesinde başlayacak olan davacının yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği,
Bu itibarla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal hakların tazminine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bu kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dava konusu olayda, davacının davalı idaredeki araştırma görevlisi kadrosuna 04/01/2021 tarihinde atandığı, ancak dava konusu 23/03/2021 tarihli işlem ile atamasının iptal edildiği ve nihayet söz konusu işlemin de hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği,
Buna göre, hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlem olmasa idi, davacının davalı idare bünyesinde bulunan araştırma görevlisi kadrosundaki görevine başlatılması gerektiği, iptaline karar verilen işlem nedeniyle uğranılan zararın davalı idarece tazmininin Anayasa'nın 125. maddesinin bir gereği olduğu gerekçesi eklenmek suretiyle İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen önceki kararın, "dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 23/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesinin iptal kararının uygulanması çerçevesinde davacı ile 28/08/2023 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığı, davacının özlük ve parasal haklarının atama işleminin iptal edildiği tarihte değil davacı ile sözleşmenin imzalandığı tarihte başladığı, yargı kararlarının süresi içinde yerine getirildiği, yargılamanın uzaması nedeniyle oluşan zararların bu süreçlerin uzamasında kusuru bulunmayan idareye yükletilmeye çalışılmasının hukuka aykırılık oluşturduğu, araştırma görevlisi olarak atanma süresi ve yaş sınırı dikkate alınmaksızın yoksun kalınan süre için hakların ödenmesine karar verilmesinin mevzuat çerçevesinde hukuken de mümkün bulunmadığı, 2547 sayılı Kanun çerçevesinde araştırma görevlisinin en fazla üç yıl süreyle atanabildiği dikkate alındığında davacının bu pozisyonda sağlayacağı özlük ve parasal hakların üç yıl ile sınırlı olması gerektiği, kararda belirtilen 23/03/2021 tarihi dikkate alındığında davacının 23/03/2024 tarihine kadar araştırma görevlisi olarak atanabileceği ve bu tarihe kadar özlük ve parasal haklardan yaralanması gerektiği sonucuna varılacağı, oysa davacının 28/08/2023 tarihinden beri idarede araştırma görevlisi olarak çalıştığı ve bu tarih itibarıyla özlük ve parasal haklardan yararlandığı, Kanun ile belirlenen üç yıl süre dikkate alındığında davacının idarede çalışmasının da 23/03/2024 tarihinde sona ermesi gerektiği, aksi halde idare tarafından davacıya üç yıldan fazla özlük ve parasal hak ödemesinin söz konusu olacağı, fazla ödeme nedeni ile kamusal zarar doğacağı, davacının ise sebepsiz zenginleşeceği, muaccel olmayan ücretlere dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davalı idarece araştırma görevlisi kadrosu için yapılan ilana davacı tarafından başvuru yapılmış, ilk sırada asil olarak atanmaya hak kazanan adayın hakkından feragat etmesi nedeniyle yedek aday olan davacı atanmaya hak kazanmıştır.
Sanat ve Tasarım Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının araştırma görevlisi kadrosuna atanmasının uygun olduğuna ve kararın gereği için rektörlük makamına arzına karar verilmiş, aynı fakülte Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının atanmasına ilişkin olur işlemi rektöre sunulmuş, Personel Dairesi Başkanlığının... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının on beş günlük bekleme süresi içinde Üniversite ile iletişimde bulunmadığından bahisle 23/03/2021 tarihinde atama sürecinin iptal edildiği davacıya bildirilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Davalı idarenin temyiz dilekçesindeki beyanına göre, yukarıda anılan ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı üzerine davacı, 28/08/2023 tarihli iş sözleşmesi ile davalı idarede çalışmaya başlamıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasına göre, idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1/a maddesinde, "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Öncelikle belirtmek gerekmektedir ki, dava dilekçesindeki miktar belirtilmek suretiyle "işlem sebebiyle yoksun kaldığı ücret, maaş ve sosyal hakların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte" davacıya ödenmesine karar verilmesine yönelik istem bakımından ısrar kararında "dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 23/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde miktar belirtilmeksizin hüküm kurulduğu görülmekte olup ısrar kararı davacı tarafından temyiz edilmediğinden, bu kısım bakımından değerlendirme yapılmamıştır.
Uyuşmazlığın esası bakımından yapılan değerlendirmede ise,
Israr hususu, atama sürecinin iptaline yönelik işlemin yargı kararıyla iptali üzerine davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verileceği noktasındadır.
Kararın, dava konusu işlemin iptaline yönelik olan ve kesinleşen kısmı incelendiğinde, davacının asil adayın feragat ettiğinden, yedek aday olarak kendisinin atanmaya hak kazandığından ve atama sürecinin başladığından kısmen de olsa haberdar olduğu, ancak idarenin davacıya yaptığı bildirimlerin açıklayıcı ve yönlendirici yanının yeterli olmadığı, bu konuda yapılacak tebligatlara ilişkin iş ve işlemlerin, 7201 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve davacıya davalı idarece usulüne uygun tebligat yapılmadığı açıklama ve gerekçesiyle iptal kararı verildiği görülmektedir.
Bu kararın sonucu olarak, idarece davacıya, iptal kararının gerekçesi doğrultusunda usulüne uyularak tebligat yapılması, davacı tarafından evrakların eksiksiz teslimi ve idarece şartların değerlendirilmesi neticesinde davacının atama işleminin tekemmül ettirilmek suretiyle atamasının yapılarak göreve başlaması halinde davacının bu işlemden kaynaklanan parasal haklarının kendisine ödenmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, yukarıda "Maddi Olay" başlığı altında aktarıldığı üzere, davalı idarenin temyiz dilekçesindeki beyanından, Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, bu yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla gerekli prosedür tamamlanarak davacı ile davalı idare arasında 28/08/2023 tarihinde sözleşme imzalandığı ve davacının davalı idarede bu tarih itibarıyla çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla dava konusu işlem tesis edilmiş olmasa idi davacının göreve başlamış bulunacağı, nitekim yargı kararı üzerine davacının davalı idare bünyesinde çalışmaya başladığı dikkate alındığında, Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre dava konusu işlem nedeniyle, göreve başladığı tarihe kadar yoksun kaldığı parasal hakları davalı idarece davacıya ödenmelidir.
Öte yandan, kararın işlemin iptaline ilişkin kesinleşen kısmı, atama sürecinin başında davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesine dayanmakta olup idarece, davacının 23/03/2021 tarihli başvurusu üzerine göreve başlatılıp başlatılmayacağı değerlendirilmesi gerekirken, talebinin dava konusu işlemle reddedilmesi yargı kararıyla hukuka aykırı bulunduğundan ve bu işlemin iptali üzerine davacı göreve başlatıldığından, ayrıca faiz, asıl alacağa bağlı feri bir hak olduğundan, ısrar kararının parasal hakların "başvuru tarihi olan 23/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının, "davacının göreve başlatıldığı tarihe kadar ödenmesi gereken yoksun kaldığı parasal haklarının, başvuru tarihinden başlayarak her bir tahakkuk tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanarak davacıya ödenmesi" şeklinde uygulanacağı tabiidir.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2\. İstinaf isteminin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 23/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 10/07/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyize konu ısrar kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/5431, K:2024/5351 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.