SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/442

Karar No

2025/1384

Karar Tarihi

23 Haziran 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/442 E. , 2025/1384 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/442
Karar No : 2025/1384

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR): Kendi adlarına asaleten ...'e velayeten ..., ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

II- (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, küçük ...'den fenilketonüri taraması kapsamında 11/01/1999 tarihinde topuk kanı örneği alınmasına rağmen zamanında teşhis konulup tedavi edilmemesi nedeniyle küçükte zeka geriliği oluştuğu, erken teşhis ve tedaviyle sağlıklı bir yaşam sürme imkanı bulunmaktayken idarenin hizmet kusuru nedeniyle özürlü kaldığı ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık küçük için 1.000,00-TL maddi (13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesi ile artırılarak 306.378,16-TL efor kaybı, 153.189,08-TL bakıcı gideri, 11/03/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi ile artırılarak 565.878,16-TL efor kaybı, 214.817,27-TL bakıcı gideri), 1.000,00-TL manevi, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 12.500,00-TL maddi (13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesi ile artırılarak ayrı ayrı 23.904,99 TL) ve her biri için 13.500,00-TL manevi tazminatın 11/01/1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
... İdare Mahkemesince davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 20/04/2006 tarih ve E:2003/2052, K:2006/2568 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak;
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde; küçüğün idarenin hizmet kusuru sonucu özürlü kaldığı sonucuna varılarak taleple bağlılık ilkesi gereği küçük ... için 1.000,00-TL maddi, 1.000,00-TL manevi, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 12.500,00-TL maddi ve 13.500,00-TL manevi tazminatın kabulü yolunda verilen kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 19/02/2014 tarih ve E:2013/3778, K:2014/881 sayılı kararı ile onanması ve temyiz aşamasında sunulan miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısım için yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, küçük ... için 306.378,16-TL efor tazminatı, anne, baba için ayrı ayrı 11.404,99-TL destekten yoksun kalma tazminatı toplamı olan 328.688,14-TL maddi tazminatın kabulü, bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin reddi yolunda verilen kararın da Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/03/2017 tarih ve E:2016/6685, K:2017/1724 sayılı kararı ile bozulması ve ... İdare Mahkemesi tarafından davanın yetki yönünden reddine karar verilerek dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesi üzerine bozma kararına uyularak;
Davacı ...'in olay nedeniyle uğradığı efor kaybına bağlı 565.878,16-TL ve bakım ücretinden doğan 214.817,27-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, anne, babanın her biri için 12.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, daha sonraki yıllar için yapılacak bakıcı giderlerinin davacı küçüğün yaşadığı belgelendirilmek kaydıyla ilgili yıldaki brüt asgari ücret üzerinden hesaplanarak her takvim yılının başında peşin olarak davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmına dava dilekçesinin (merciine tevdi kararının) idareye tebliğ tarihi olan 19/04/2002 tarihinden, 779.695,43 TL'lik kısmına ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/06/2024 tarih ve E:2020/4682, K:2024/2402 sayılı kararıyla;
Temyiz istemine konu Mahkeme kararının küçük ...'in efor kaybına bağlı 565.878,16-TL maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesinden;
Dava dilekçesinde davacılardan küçük ... için 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş,13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00-TL maddi tazminatın 500,00-TL'sinin efor kaybı için istenilen maddi tazminat olduğu belirtilerek efor kaybı için tazminat tutarının 30/05/2012 tarihli hesap bilirkişi raporu esas alınarak 305.878,16-TL artırıldığı;
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/03/2017 tarih E:2016/6685, K:2017/1274 sayılı bozma kararından sonra Mahkemece hesap bilirkişisinden tekrar rapor alındığı ve davacılar tarafından 11/03/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi ile efor kaybından doğan tazminat miktarının 565.878,16-TL olacak şekilde artırıldığı ve Mahkemece talep edilen miktarın kabulüne karar verildiği;
Miktar artırımına ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar bir defaya mahsus olarak artırılabileceğinden 13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesi esas alınarak karar verilmesi gerektiği, 11/03/2019 tarihli dilekçenin esas alınması nedeniyle kararda hukuki isabet bulunmadığı;
Temyiz istemine konu Mahkeme kararının küçük ...'in bakıcı ücretinden doğan maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesinden;
Davacılar tarafından, 13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde küçük ... için talep edilen 1.000,00-TL maddi tazminatın 500,00-TL'sinin bakıcı gideri için istenilen maddi tazminat olduğu belirtilerek bakıcı gideri için tazminat tutarının 30/05/2012 tarihli hesap bilirkişi raporu esas alınarak 152.689,08-TL artırıldığı;
Yukarıda belirtilen yargılama sürecinde hesap bilirkişisinden alınan yeni rapor üzerine, davacılar tarafından 11/03/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi ile bakıcı giderinden doğan tazminat miktarı 214.817,27 TL olarak artırıldığı;
Miktar artırımına ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar bir defaya mahsus olarak artırılabileceğinden 13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesi esas alınarak karar verilmesi gerektiği, 11/03/2019 tarihli dilekçenin esas alınması nedeniyle kararda hukuki isabet bulunmadığı;
Diğer yandan bakılmakta olan davada küçük ... için toplamda hükmedilecek bakıcı gideri tutarı 13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesiyle artırılmış haliyle 153.189,08 TL olacağından ve 20/02/2019 tarihli hesap raporu incelendiğinde Mahkeme kararının verildiği tarihten sonraki dönem için yıllık peşin ödenmesine karar verilecek bir meblağ kalmayacağından daha sonraki yıllar için yapılacak bakıcı giderlerinin davacı küçüğün yaşadığı belgelendirilmek kaydıyla ilgili yıldaki brüt asgari ücret üzerinden hesaplanarak her takvim yılının başında peşin olarak davalı idare tarafından davacılara ödenmesi yolundaki kararda da hukuki isabet görülmediği;
Temyiz istemine konu Mahkeme kararının davacı anne ve babanın her biri için talep edilen 12.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının reddine ilişkin kısmının incelenmesinden;
Dava dilekçesinde anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 12.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile talebin kabulüne karar verildiği, temyiz aşamasında miktar artırımına ilişkin yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi üzerine 13/05/2013 tarihli miktar artırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma miktarının davacı anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 11.404,99 TL artırıldığı Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 19/02/2014 tarih ve E:2013/3778, K:2014/881 sayılı kararı ile destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne ilişkin kararın onanmasına, miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, davalı idarenin karar düzeltme isteminin aynı Daire tarafından reddedilerek davacı anne ve babaya ayrı ayrı 12.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine ilişkin kararın kesinleştiği;
İdare Mahkemesince, davacı anne ve babanın her biri için miktar artırım dilekçesi ile artırılan 11.404,99'ar TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar verildiği, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/03/2017 tarih E:2016/6685, K:2017/1274 sayılı kararı ile küçüğün hayatta olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği;
Bu durumda, dava dilekçesinde davacı anne ve baba için ayrı ayrı talep edilen 12.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne ilişkin Mahkeme kararının temyiz ve karar düzeltme incelemelerinden geçerek kesinleştiği görüldüğünden Mahkemece, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/03/2017 tarih E:2016/6685, K:2017/1274 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen 11.404,99 TL'şer destekten yoksun kalma tazminatı hakkında karar verilmesi gerekirken kesinleşen kısım hakkında yeniden hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmadığı;
Diğer taraftan Mahkemece, kabul edilen maddi tazminatın 1.000,00-TL'lik kısmına dava dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 19/04/2002 tarihinden, 779.695,43 TL'lik kısmına ise miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği 22/05/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmişse de; Adana 1. İdare Mahkemesinin, küçük için 1.000,00-TL maddi tazminatın kabulüne ilişkin kararının kesinleştiği ve İdare Mahkemesince 13/05/2013 tarihli dilekçe ile artırılan efor kaybı ve bakıcı gideri yönünden karar verileceği, hükmedilecek tutara miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 22/05/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği sonucuna varılarak Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 08/05/2019 tarih ve E:2018/837, K:2019/585 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında değişiklik yapan 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesine yer verilerek; tam yargı davalarında, davanın açıldığı tarihte uğranılan zarar miktarının belirsiz olması, tazminat miktarının dava devam ederken daha yüksek olduğunun anlaşılması hallerinde adil yargılanma hakkı ve hak arama hürriyetine uygun olarak nihai karar verilinceye kadar artırılmasına olanak tanındığı;
Anılan düzenlemede dava miktarının nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği hükme bağlanmış ise de, davacının miktar artırım talebinde bulunabilmesi için tazminat miktarının bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması, davacının uğradığı zarar miktarının net ve doğru olarak ortaya konulması, gerekli hukuki koşulların sağlanmış olması gerektiği;
Mahkemece alınan raporun yeterli görülmemesi üzerine yeniden rapor alınması, bilirkişi raporunun üst mahkeme tarafından hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülmemesi veya eksik ve hatalı olduğunun tespit edilmesi üzerine yeniden rapor alınması ve alınan yeni bilirkişi raporu doğrultusunda tazminat miktarının yükselmesi hallerinde yeni hukuki durum ortaya çıkacağından nihai sonuca göre miktar artırım talebinde bulunulması halinde, önceki miktar artırımı dilekçesi dikkate alınmaksızın son duruma göre verilen miktar artırım dilekçesinin kabulü, kanun koyucunun amacına ve hakkaniyete uygun olacağı, bu durumun ikinci kez miktar artırımı yapıldığı şeklinde değerlendirilmemesi, davacının uğradığı zarar karşılığında ödenecek güncel ve gerçek tazminat tutarının doğru bir şekilde hesaplandığı her yeni raporun davacıya yeniden miktar artırma talebinde bulunma hakkı vereceğinin kabulünün adil yargılanma hakkı ve hak arama hürriyetine uygun olacağı;
Dava dilekçesinde davacı anne ve baba için ayrı ayrı talep edilen 12.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ise; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/03/2017 tarih E:2016/6685, K:2017/1274 sayılı kararı ile küçüğün hayatta olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bütünüyle bozulduğundan ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E...., K.... sayılı kararında davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilemeyeceği yönünde verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı;
Bu durumda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E.... K.... sayılı kararında yer verilen gerekçeler ile verilen hüküm hukuka uygun bulunduğundan, Danıştay 10. Dairesi'nin bozma kararına uyulmayarak... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E.... K.... sayılı kararında ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı;
Konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerektiği gerekçeleri eklenmek suretiyle ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin kararında destekten yoksun kalma isteminin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmadığı, anılan kararda bu istem hakkında hüküm kurulmadığı ve ıslah edilen kısımla ilgili karar verildiği, bu haliyle kabul kararının kesinleştiği, işbu davanın uzun yıllardır devam etmesi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, kabul edilen tazminat miktarı yönünden faiz başlangıcı olarak idareye başvuru veya dava tarihinin esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, temyize konu kararda mükerrer ıslah olduğu kabul edilmesine rağmen ilk ıslah dilekçesi esas alınarak faiz hesaplandığı, hizmet kusurunun bulunmadığı, tıbbi gereklere ve usuli işlemlere uygun hareket edildiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın hükmedilen maddi tazminata işletilen faizin başlangıç tarihi yönünden bozulması, kararın diğer kısımlarının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
01/01/1999 tarihinde doğan...'den, 11/01/1999 tarihinde Osmaniye ili, ... ilçesi ... No'lu Sağlık Ocağında fenilketonüri taraması kapsamında topuk kanı örneği alınmıştır. Davacılara çocukta fenilketonüri tespit edildiğine dair geri bildirim yapılmamıştır. Küçüğün gelişiminde gerilik görülmesi üzerine başvurulan ... Üniversitesi Hastanesinde yapılan tetkiklerin ardından 28/06/2000 tarihinde fenilketonüri teşhisi konulmuştur. Davacılar tarafından,... Kaymakamlığına 24/08/2000 tarihli dilekçe ile başvurularak kan örneğinin ilgili birimlere gönderildiğine ilişkin belgelerin ve tetkik sonuç raporunun verilmesi istenilmiş, ilgili sağlık ocağı baştabipliği tarafından davacılara, kan numunesinin tetkik için ilgili birimlere gönderildiği ancak sağlık ocağına fenilketonüri tanısı konulduğuna dair bir bilgi verilmediği bildirilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." cümlesi eklenmiştir.
6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın ıslah (miktar artırımı) dilekçesi ile artırılan kısmına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyizen incelenen kararın, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın ıslah (miktar artırımı) dilekçesi ile artırılan kısmına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmına gelince;
Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde ise adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması ilkesi benimsenmiştir. Nitekim bu durum, Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmiştir.
Dava şartı olan ön karar için idareye yapılan başvuruda ihlal edilen hakkın yerine getirilmesinin istenilmesi esas olup, idare ile işin esasında ihtilafa düşüldükten, başka bir ifadeyle, tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında temerrüde (direnme) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştime Kurulunun 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararında;
"Görülmekte olan davada miktar artırımını mümkün kılan 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenleme uyarınca yapılan miktar artırımının dava dilekçesi üzerindeki etkisi, sadece dilekçede talep edilen miktarın yerine artırılan miktarın geçmesiyle sınırlı olup, davanın açıldığı tarihteki hukuki durum veya davadaki diğer talepler üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla artırılan tutar yeni bir talep olmadığından ve ilk dava dilekçesinde yer alan unsurlar geçerliliğini koruduğundan dava dilekçesinde yer alan davanın talep konusunun artırılan bu tutarla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Belirtmek gerekir ki, davacının dava açmaktaki iradesi başından itibaren gerçek zararının tazmini olup, bu irade, dava açarken belirsiz olan kısmı da kapsamaktadır. Davacı dava açarken talep edeceği miktarı çeşitli sebeplerle belirleyemediği için, belirsiz kısımla ilgili miktarı talep etmeyi, yargılamada gerçek zararı belirleninceye kadar ertelemektedir.
Bu nedenle, davanın açıldığı tarihten itibaren davacının asıl talebi, belirsiz olan kısım da dahil gerçek zararın tamamının tazmini olduğundan dava dilekçesiyle talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse, yargılama sürecinde belirlenen ve artırma talep edilen miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesiyle talep edilen miktara yürütülecek faizin başlangıç tarihinin, miktar artırımı dilekçesi ile artırılan tutar için de geçerli olduğunun kabulü, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün gerçekleşmesine hizmet edeceği gibi, yargılamaya hakim olan ilkelerden olan adil yargılanma hakkına ve 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin amacına da uygun düşecektir.
Bu itibarla, idari işlem veya eylemlerden doğan zararın tazminine hükmedilmesi istemiyle açılan tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, artırılan miktara faiz yürütülmesine esas alınacak tarih hususunda kararlar arasındaki aykırılığın, dava dilekçesiyle talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi yönünde içtihadın birleştirilmesi suretiyle giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." değerlendirmesine yer verilmiştir.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu sonucuna
varılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların ödenmesi amacıyla, 26/11/2001 tarihinde dava açılmış, dosyada iki kez yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ise yeni hesaplanan değerler üzerinden ıslah dilekçeleri sunulmuştur. Buna göre, yargılama süresinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu tespit edilen ve devamında davacılar tarafından ıslah edilerek artırılan tazminat miktarının, davacıların, dava tarihi itibarıyla elde etmek istedikleri gerçek zararları olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.
Bu durumda, esasen davacıların, ilk dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel, dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacıların gerçek iradelerini yansıtan miktarın ıslah (miktar artırımı) dilekçesi ile arttırılan gerçek zararları olduğu, bu zararın da ancak yargılama aşamasında alınan bilirkişi incelemesi sonucunda kesin ortaya çıktığı açık olduğundan, ıslah ile artırılan dava değerinin tamamına, idareye başvurulmaksızın dava açıldığı görüldüğünden, dava tarihinden (26/11/2001) itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun düşeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; temyize konu kararın, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın ıslah (miktar artırımı) dilekçesi ile artırılan kısmına, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2\. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile, temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın ıslah (miktar artırımı) dilekçesi ile artırılan kısmına, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Anılan kararın, diğer kısımlarının ise ONANMASINA,
4\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim