SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/330

Karar No

2025/2562

Karar Tarihi

13 Kasım 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/330 E. , 2025/2562 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/330
Karar No : 2025/2562

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Üretim Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bolu ili, Seben ilçesi, ... Köyü hudutları içerisindeki taşınmazda bulunan jeotermal alanda ... Bolu JES (Jeotermal Elektrik Santrali) işi için davacı şirket adına Bolu İl Özel İdaresince verilen ... tarih ve İR:... ruhsat numaralı jeotermal işletme ruhsatının, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 6. maddesinin 3. fıkrası ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrası uyarınca iptaline ilişkin Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Uyuşmazlığın teknik yönünün çözümlenmesi amacıyla Mahkemelerinin 06/03/2020 tarihli ara kararıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelenmesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine 21/07/2020 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; "Davaya konu olan ... nolu parsel ve üzerindeki alan içerisinde bir adet termal su kuyusu ve çıkarılan sıcak suyun ısıtmada kullanıldığı 1000 m² kapalı alana sahip bir adet seradaki zirai ürün ve bir adet reenjeksiyon kuyusunun Mahkeme heyetiyle birlikte görüldüğü, (...) keşif arazisi içerisinde jeotermal enerjiden elektrik üretimi yapılabilmesi için gerekli bir santral, jeneratör, üretilen elektrik enerjisinin şebekeye verilebilmesi için gereken alt yapı (şalt saha, trafo) tespit edilmediği, halihazırda termal su kuyusundan 150 metre derinliğe yerleştirilmiş bir dalgıç pompa ile yüzey çıkış sıcaklığı 60°C olmak üzere sıcak su elde edilmekte olduğu, dava dosyasında bulunan Bolu-Seben-Kesenözü Jeotermal İşletme Ruhsat Sahasında Elektrik Üretim Olanaklarına İlişkin Rapor’da; yapılan jeolojik, jeofizik sondaj ve kapsamlı kuyu test çalışmalarına göre, mevcut durumda sahadan ekonomik olarak elektrik üretimi sağlanması için yeterli sıcaklık ve debiye ulaşılamadığı, gelecekte teknolojik gelişmeler çerçevesinde bu kullanımın yeniden değerlendirilebileceği, bu aşamada, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan lisansın iptali için başvuru yapılmasının uygun olacağı beyanının görüldüğü, jeotermal sahalardan elektrik üretimi için ekonomik uygun saha değerlendirmesi yapılırken son sıcaklık veya referans sıcaklığın 100°C olarak alındığı, bu sıcaklık elektrik üretimi yapılabilecek en düşük sıcaklık olduğu, yapılan saha keşfi ve dosya incelemesi sonucunda, Bolu ili Seben ilçesi, ... Köyü hudutları içerisinde bulunan 4200 hektar alan içinde bulunan termal kaynaktan halihazırda elektrik enerjisi üretimi yapılmadığının tespit edildiği, mevcut termal kaynak debisi ve sıcaklığı göz önüne alındığında ekonomik elektrik üretimi yapmak için elverişli şartların mevcut olmadığı kanaatine varıldığı, davacı ... Enerji Elektrik Üretimi A.Ş. tarafından seracılık faaliyetiyle ilgili ek işletme revize termin planında, '...yapılan sondaj çalışmaları sonucunda elektrik üretimine uygun verilerin elde edilememesi durumunda seracılık, kurutma ve termal turizm faaliyetleri gündeme gelecektir.' denilmekte olduğu, Bolu Valiliği İl Özel İdaresi tarafından 18/09/2019 tarihli hazırlanan teknik rapora göre, '…3194 sayılı İmar Kanunu ve Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerine uyulması ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşünün alınması gerektiği, ayrıca sera çalışanı H.Ö. sıcak suyun sadece kurulum aşamasında test ve deneme amaçlı kullanıldığını, yaklaşık 2 sene önce yaz döneminde sıcak su kullanmadan yaklaşık 5 ton üretim yapıldığını, daha sonraki yıllarda hiç üretim yapılmadığını, elektrik olmadığı için sıcak su kullanılmadığını, 2019 yılında mayıs ayında üretim ve işlemlere başlandığı beyan etmiştir.' denilmekte olduğu, davaya konu sahada 150 m derinlikteki kuyudan alınan ve 90 ºC sıcaklıkta jeotermal su kaynağı bulunmakta olduğu, sahada 1000 m²lik naylon örtülü bir yüksek tünel (sera) bulunduğu, serada yapılan incelemelerde ipe alınmış sofralık sırık domatesin dikili olduğu, sera zeminin taşlı ve bakımsız olduğu, zeminde damla sulama sisteminin kurulu olduğunun gözlendiği, serada yıllık (4-5 ay) 1200 kg domates üretiminin gerçekleştiğinin ifade edildiği, günümüzde tarla şartlarında açıkta 4-5 aylık bir dönemde domates veriminin 4-5 ton düzeyinde olup iyi bakım şartlarında bu miktarın 18 tona kadar artarken, sera şartlarında ise verimin 30 tonlardan modern seralarda 70-80 tonlara kadar çıkmakta olduğu, davaya konu saha kırsal kesimde olup, dikim, bakım, hasat gibi yetiştirme teknikleri bakımından lojistik bir yerde bulunmadığı, seracılık faaliyetlerinin bulunduğu yörelere göre mukayese edildiğinde oldukça eksikliklerin olduğunun görüldüğü, zira, sera zemininde yabancı otların ve taşların bulunduğu, seranın havalanma ve gölgeleme düzeneklerinin eksik veya bulunmadığı, gübreleme tanklarının bulunmadığı, serada mevcut domateslerin bakımsız ve verimsiz olduğu, hastalık ve zararlılarla bulaşık olduğu, dolayısıyla birim alana verimin Türkiye ortalamalarının çok altında kaldığı ve sera üretiminde verimin en az 30 kat daha düşük düzeyde olduğunun tespit edildiği, yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre; dava konusu sıcak suyun yüzeydeki sıcaklığı yaklaşık 60 °C olup seracılık faaliyetinde kullanılabilecek durumda olmasına rağmen, halihazırda faal bulunan davaya konu sera yönetiminin ticari bir seracılık faaliyetinden uzak olup ticari bir işletmenin uygulama ve prensiplerine uygun bulunmadığı,
Sonuç olarak; seracılık faaliyetiyle ilgili ek işletme revize termin planının uygun bulunmadığı, dava dosyasındaki belgelere ve keşif esnasında elde edilen bilgilere göre dava konusu ruhsat sahasının yasal başvuruları, kanun ve yönetmelikte belirtildiği şekliyle usulüne uygun olarak ilerlemiş olduğu, Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezi tarafından Temmuz 2016’da hazırlanan 'Bolu-Seben-Kesenözü Jeotermal İşletme Ruhsat Sahasında Elektrik Üretim Olanaklarına İlişkin Rapor' sonuçlar bölümünde; '2200 metre derinliğindeki BSK-1 kuyusunda pompalı üretim testi planlanmış olup üretim testi öncesinde Statik PT ölçümünün alınmış olduğu, Statik PT ölçümü sonucunda kuyu tabanında (2180 m) sıcaklık 89.2 ºC, statik su seviyesi 9 m olarak ölçüldüğü, maksimum debi 94 ton/saat, 92 ºC kuyu başı sıcaklığı ve dinamik su seviyesi 46,50 metrede sabitlemiş olduğu, kuyudan bu debi ve sıcaklıkta elde edilen akışkanla bölge koşullarında 32 dönüm sera kurulabileceğinin hesap edildiği, ayrıca mevcut akışkandan termal turizmde yararlanılabileceğinin belirlendiği, mevcut sıcaklıktaki su kaynağının halihazırda etkin bir şekilde üretimin yapıldığı arazide gerçekleştirilmiş olan teknik raporlardan da anlaşılmakta olduğu, tesisin kurulu alanı içerisinde çalışan ve sıcak su çevrimi olan bir sera ısıtma düzeneğinin inşa edildiği yerinde gözlemlenmiş olduğu, uyuşmazlığa konu olan su kaynağının mevcut şartlar altında ve jeotermal akışkanın tekniğine uygun olarak kuyudan deşarjının sağlanması, sera alanında kullanıldıktan sonra da reenjeksiyonunun yapılarak (jeolojik formasyona geri basılarak) jeotermal sistemi korumacı bir yaklaşım ile seracılık faaliyetinde kullanımının gerçekleştirildiğinin arazi keşfi sırasında tespit edildiği, jeotermal akışkanın mevcut durumda, seracılık faaliyetinde kullanılabilir olmasından ötürü kaynağın israf edilmediği ve kullanım sonrasında reenjeksiyon kuyusuna geri basılarak 'jeotermal sistemin' korunduğu, pompaj ile çekimi yapılan akışkan yönünden 31/12/2004 tarih ve 25687 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'ne uygun hareket edildiğinin gerçekleştirilen keşif çalışması sırasında tespit edildiği, seracılık faaliyet alanında jeotermal akışkanın davacının sunduğu ek işletme revize termin planında belirtildiği gibi akışkanın belirtilen sürede veya sonrasında işletmeye alındığının tespit edildiği, elektrik olmaksızın seracılık faaliyetindeki sıcak su çevriminin (pompa ile çekim yapılamayacağından ötürü) gerçekleşmeyeceğinin arazi keşfi sırasında yerinde tespit edildiği, mevcut projenin konusu ve asli iştigal unsurları bağlamında gerekli ve yeterli üretim faaliyetlerinin yerine getirilmediğinin tespit edildiği, mevcut şartlardaki jeotermal kaynağın elektrik üretimine uygun olmadığı, faaliyet sahasında jeotermal enerji üretimi girişiminden sonra revize edilen plan doğrultusunda aynı su kaynağında seracılık faaliyetlerinin tam olarak yerine getirilmediği, sahada yapılan üretim uygulamasının üretilebilecek potansiyelin oldukça altında olduğundan mütevellit verimli kullanılmadığı, gerçek nitelikli bir tarımsal üretim(ticari) yapılmasından ziyade görüntü amaçlı olduğu kanaati hasıl olduğundan dolayı termin planın uygun olmadığı" şeklinde görüş ve kanaatin belirtildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliği sonrasında davacı tarafından yapılan itirazlar raporu kusurlandıracak mahiyette görülmediğinden, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu,
Buna göre, bilirkişi raporundaki tespit, değerlendirme ve görüşler ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ilk önce elektrik üretimi için davaya konu alanla ilgili elektrik üretimi için işletme ruhsatının verildiği, ancak bu faaliyetin teknik olarak mümkün olmadığının Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezince düzenlenen teknik rapor ve ayrıca Mahkemelerince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi kurulu raporuyla açıkça belirtildiği, akabinde davacı şirketin 17/03/2014 tarihli idareye yaptığı başvuruda, elektrik santraline ilaveten seracılık yapmak istediği, bu kapsamda elektrik üretimi kullanımı sonrası ortaya çıkan atık su ve/veya ihtiyaç fazlası suyun sera veya başka bir amaçla kullanılması için termin planına göre sera için gerekli izinlerin alınma tarihinin 31/12/2015 ve kaynağın işletmeye alınma tarihinin 01/07/2018 olarak belirtildiği, serada kuyunun çalışmasını sağlayacak elektrik düzeneği için SEDAŞ'a 24/12/2019 tarihinde başvuru yapıldığı, seracılıkla ilgili Bolu Tarım ve Orman Müdürlüğüne 13/10/2015 tarihinde arazilerin tarım dışına çıkartılması için başvuruda bulunulduğu ancak gerekli izinlerin alınmadığı, seracılık faaliyeti için Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri ile birlikte 06/09/2019 tarihinde Komisyon kurulduğu ve mahallinde gerekli incelemeler yapılarak rapor düzenlendiği, ruhsatın ilk veriliş tarihi 2012 yılı olmasına karşın sekiz yıldır kaynağın kullanılmadığının tespit edildiği, davacı şirketin elektrik üretim santrali kurma işini sonuçlandırmayıp konuyu sadece jeotermal seracılığa çevirdiği, başlangıçta 1000m² naylon branda ile çevrili bir alanda yapılan seracılık faaliyetinde sahada elektrik olmadığı için termal suyun kullanılmadığı, bu nedenle sahada yapılan seracılık faaliyetinin normal bir seracılık faaliyeti olduğu, elektrik santrali işine ilave (entegre) olmadığından ve serada kuyunun çalışmasını sağlayacak elektrik düzeneği bulunmadığından termal suyun aktif olarak kullanılmadığı, bu faaliyetin jeotermal seracılık olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, mevcut projenin konusu ve asli iştigal unsurları bağlamında gerekli ve yeterli üretim faaliyetlerinin yerine getirilmediğinin tespit edildiği, mevcut şartlardaki jeotermal kaynağın elektrik üretimine uygun olmadığı, faaliyet sahasında jeotermal enerji üretimi girişiminden sonra revize edilen plan doğrultusunda aynı su kaynağında seracılık faaliyetlerinin tam olarak yerine getirilmediği, sahada yapılan üretim uygulamasının üretilebilecek potansiyelin oldukça altında olduğundan mütevellit verimli kullanılmadığı, gerçek nitelikli bir tarımsal üretim (ticari) yapılmasından ziyade görüntü amaçlı olduğu kanaati hasıl olduğundan dolayı termin planın uygun olmadığı hususlarının davalı idarenin 2017 yılında taşınmaz başında yapılan denetim ve sonrasında tutulan tutanaktan anlaşıldığı, davacı ruhsat sahibi şirket her ne kadar yasal sürelerde gerekli izinleri aldığını ileri sürmekte ise de, hem üç yıllık sürede gerekli iznin (lisans) alınmadığı hem de beyan edilen sürede (2016 yılı) elektrik santrali kurulmadığından kaynağın işletmeye alınmadığı, idareye verilen termin planına göre santral kurulumu işi için 2016 yılı beyan edilmesine rağmen bunun gerçekleştirilmeyip akışkanın işletmeye alınmamış olduğu, konuyla ilgili Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrası gereğince idareden ek süre talebinde bulunulmadığı, 2017 yılından sonraki zaman süreci içerisinde de dışarıdan elektrik temin edilerek sera içerisine kaynak suyunun alındığı görülmüşse de, bilimsel ve teknik gereklililere uygun jeotermal seracılığın yapılamadığının yapılan keşif ve bilirkişi incelemesiyle anlaşıldığı,
Bu durumda, dava konusu ruhsat sahasının yasal başvuruları, Kanun ve Yönetmelik'te belirtildiği şekliyle usulüne uygun olarak ilerleyip, mevcut sıcaklıktaki su kaynağının halihazırda etkin bir şekilde çıkarılmasına rağmen bunun elektrik üretimine uygun olmadığının hem Hacettepe Üniversitesi teknik raporu hem de yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla sabit olduğu, bu hususta davacının da aksi bir iddiasının bulunmadığı, termin planı kapsamında ise; jeotermal akışkanın mevcut durumda, seracılık faaliyetinde kullanılabilir olmasından ötürü kaynağın israf edilmediği ve kullanım sonrasında reenjeksiyon kuyusuna geri basılarak “jeotermal sistemin” korunduğu gözlemlenmişse de, dava konusu sıcak suyun yüzeydeki sıcaklığının yaklaşık 60 °C olup seracılık faaliyetinde kullanılabilecek durumda olmasına rağmen, halihazırda faal bulunan davaya konu sera yönetiminin ticari bir seracılık faaliyetinden uzak olduğu, ticari bir işletmenin uygulama ve prensiplerine uygun bulunmadığı, yaklaşık 5 yıllık bir geçmişi olan davaya konu serada yenilikler tespit edilemediği, seracılık faaliyetiyle ilgili ek işletme revize termin planının uygun bulunmadığı, kuyudan bu debi ve sıcaklıkta elde edilen akışkanla bölge koşullarında 32 dönüm sera kurulabileceğinin hesap edildiği, ayrıca mevcut akışkandan termal turizmde yararlanılabileceği, mevcut projenin konusu ve asli iştigal unsurları bağlamında gerekli ve yeterli üretim faaliyetlerinin yerine getirilmediği, mevcut şartlardaki jeotermal kaynağın elektrik üretimine uygun olmadığı, faaliyet sahasında jeotermal enerji üretimi girişiminden sonra revize edilen plan doğrultusunda aynı su kaynağında seracılık faaliyetlerinin de tam olarak yerine getirilmediği, sahada yapılan üretim uygulamasının üretilebilecek potansiyelin oldukça altında olduğundan mütevellit verimli kullanılmadığı, gerçek nitelikli bir tarımsal üretim (ticari) yapılmasından ziyade görüntü amaçlı olduğu tespit edildiğinden dolayı termin planının da bilimsel ve teknik verilere uygun olmadığı, böylece mevcut haliyle davaya konu jeotermal kaynağın mevzuatında öngörülen amaç kapsamında etkin, verimli ve ekonomik olarak kullanılmadığının bilimsel ve teknik olarak somut ve açıkça tespit edildiği, bu itibarla, jeotermal alanda ... Bolu JES (Jeotermal Elektrik Santrali) işi için davacı şirket adına Bolu İl Özel İdaresince verilen ... tarih ve İR:... ruhsat numaralı jeotermal işletme ruhsatının, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 6. maddesinin 3. fıkrası ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrası uyarınca iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/06/2024 tarih ve E:2021/5763, K:2024/3669 sayılı kararıyla;
Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrasına göre; işletme ruhsat sahibinin, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorunda olduğu, termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ve ek süre talebinde de bulunulmaz ise teminatın irat kaydedilerek ruhsatın iptal edileceği,
Yine, Yönetmelik gereğince, kaynağın işletmeye alınması için öncelikle diğer kurumlardan alınması gerekli izinlerin tamamlanması gerektiği,
Olayda, seracılıkla ilgili Bolu Tarım ve Orman Müdürlüğüne 13/10/2015 tarihinde arazilerin tarım dışına çıkartılması için başvuruda bulunulduğu, ancak gerekli izinlerin alınmadığının anlaşıldığı, ancak davalı idarece dosyaya sunulan belgede ruhsat iptalinin nedeninin, yasal süre içerisinde gerekli izinlerin alınmamasından ziyade termin planına göre akışkanın işletmeye alınmaması olarak belirtildiğinden, uyuşmazlığın; davacının termin planında belirttiği tarihte kaynağı işletmeye alıp almadığı hususunun tespitinden kaynaklandığı,
Davacı tarafından, elektrik olmadığından sera ısıtmasında kullanılan pompaların dizel jenaratör yardımı ile çalıştırıldığı, 2019 yılında da komşu kaplıca ile görüşülüp elektrik tesis edildiği, elektriğin hangi kaynaktan ve nasıl karşılandığının yatırımcının inisiyatifinde olduğu, idare tarafından 09/03/2017 tarihinde saha denetim tutanağında sera üretimine başlandığı ve çalışmaların devam ettiğinin belirtildiği,
Davalı idare tarafından ise, komşudan alınan elektriğin SEDAŞ'ın bilgisi dahilinde olmadığından yasal olmadığı, bu bağlantının da Kasım 2019 yılında yapıldığının tespit edildiği, serada kuyunun çalışmasını sağlayacak elektrik düzeneği için SEDAŞ'a da 24/12/2019 tarihinde başvuru yapıldığı, işletme faaliyet raporlarında da üretimin olmadığı belirtilmesine rağmen 16/06/2017 tarihinde 65,00-TL, 21/06/2019 tarihinde 102,00-TL idare payı yatırıldığı, sahada yapılan seracılık faaliyetinin normal bir seracılık faaliyeti olduğunun öne sürüldüğü,
Davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerden, ruhsat ve denetim müdürü tarafından imzalanan 09/03/2017 tarihli saha denetim tutanağında, sera üretimine başlandığı ve çalışmaların devam ettiğinin belirtildiğinin görüldüğü, ayrıca, 2017 ve 2018 yılı işletme faaliyet raporlarında ruhsat alanında üretim faaliyetlerine geçilmediği, kuyuda yapılan pompalı üretim test çalışmalarında maksimum debinin 94 ton/saat olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporu ve Mahkeme kararında, dava konusu kaynağın verimli olarak işletilip işletilmediği hususunda değerlendirme yapıldığı görülmekle birlikte, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 6. maddesinin 3. fıkrası ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrasında verimlilik yönünden bir değerlendirmeye yer verilmediği, önemli olanın termin planında belirtilen sürede akışkanın işletmeye başlanılması olduğunun anlaşıldığı, nitekim, bilirkişi raporunda da, tesisin kurulu alanı içerisinde çalışan ve sıcak su çevrimi olan bir sera ısıtma düzeneğinin inşa edildiğinin yerinde gözlemlendiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacının termin planında belirtilen sürede akışkanı işletmeye alma hususunda gerekli çalışmalara başladığının anlaşıldığı,
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, İdare Mahkemesince jeotermal kaynağın verimli ve ekonomik kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun dosyanın esasına münhasır bilgiler içermemesi, varsayıma dayanması ve taahhüt edilmeyen hususları kapsaması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, uyuşmazlığın çözümü için ortaya konulması gereken hususun işletme ruhsatı alındıktan sonra gerekli izinlerin alınıp alınmadığı ile termin süresi içerisinde kaynağın işletmeye alınıp alınmadığı hususu olduğu, gerekli izinlerin alınıp alınmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, 17/03/2014 tarihinde sunulan revize termin planında belirtilen süreden önce akışkanın faaliyete geçirildiği, kaynağın israf edilmeden seracılık faaliyetinde aktif olarak kullanıldığı, işletme faaliyet raporlarında yapılan üretimin deneme serası olarak belirtilmesi nedeniyle minimum bir üretim garantisinin bulunmadığı, bilirkişilerce verim değerlendirmesi yapılmasının yerinde olmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, elektrik üretim firması olan davacı şirkete, elektrik santrali kurulması amacıyla sunmuş olduğu işletme projesine istinaden jeotermal kaynak işletme ruhsatı verildiği, davacı şirketin sunmuş olduğu işletme projesi ve termin planında elektrik üretim çalışmaları için 2016 yılının belirlendiği, elektrik üretimine uygun verilerin elde edilememesi halinde seracılık faaliyetinin gündeme geleceğinin belirtildiği, jeotermal seracılık faaliyetiyle ilgili bir işletme projesi ya da termin planının sunulmadığı, ancak 17/03/2014 tarihinde verilen dilekçeyle elektrik santraline ilave olarak seracılık faaliyetiyle ilgili ek termin planının sunulduğu, ancak davacı şirketin elektrik santraline ilave olarak seracılık faaliyeti gerçekleştirmediği, zira elektrik santralinin kurulmadığı, mevzuat gereği gerekli izinler alınmadan faaliyete geçilemeyeceği, bu kapsamda davacı şirketin kaynak koruma alanı etüt raporunun 17/04/2017 tarihinde onaylanması nedeniyle 2016 yılında jeotermal akışkan kullanılarak seracılık üretim çalışmalarına başlanılmasının kanunen mümkün olmadığı, yapılan faaliyetin ancak tarımsal bir faaliyet olduğu, öte yandan jeotermal kaynakların etkin bir şekilde üretilmesi ve ekonomik olarak değerlendirilmesinin 5686 sayılı Kanun'un amacı olduğu, oluşturulan komisyon tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan teknik rapor ile sera çalışanı H.Ö. ve çevre işletme sahiplerinin beyanları dikkate alındığında, jeotermal kaynağın etkin bir şekilde kullanılmadığı ve ekonomik olarak değerlendirilmediğinin anlaşıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, 2012 yılında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen ihalede en yüksek bedel verilerek Bolu ili, ... ilçesi dahilindeki 8 ruhsat numaralı jeotermal alana ilişkin sözleşme imzalanmış, 09/05/2012 tarihinde Bolu ili, Seben ilçesi, ... Köyü hudutları içerisinde bulunan 4200 hektar alan için Bolu İl Özel İdare Genel Sekreterliğine başvurulmuş ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca jeotermal kaynak işletme ruhsatı talep edilmiş, Bolu İl Özel İdaresi tarafından davacı şirkete ... Bolu JES (Jeotermal Elektrik Santrali) projesi kapsamında ve sunmuş olduğu işletme projesine dayanılarak 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde, 13/06/2012 tarihinden geçerli olmak üzere 4200 hektarlık alan için İR:... ruhsat numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatı verilmiştir.
Devam eden süreçte, anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri gereğince alınması gereken izinler kapsamında, Bolu Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 62-699 karar numarası ile ‘Çevresel Etki Değerlendirme Belgesi’ ile ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir’ kararı verilmiş, davacı şirketin 13/08/2012 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna başvurarak 30 yıl süre ile lisans alma talebi üzerine, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığınca 14/01/2015 tarihinde Bolu ili, ... ilçesinde kurulması planlanan jeotermal enerjiye dayalı 5,00 MWm/5,00 MWe kurulu gücündeki “... Bolu JES” projesi için 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 8. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereğince ön lisans başvurusuyla ilgili Kurul karar tarihinde yürürlüğe giren 24 ay süreli ön lisans verilmesine karar verilmiş, seracılıkla ilgili Bolu Tarım ve Orman Müdürlüğüne 13/10/2015 tarihinde arazilerin tarım dışına çıkartılması için başvuruda bulunulmuş, ancak Bolu İl Özel İdaresine 04/02/2016 tarihinde yazılan yazıyla, yapılacak faaliyetle ilgili proje hazırlatılması kararı alınmasına rağmen herhangi bir proje sunulmadığından bu talebin reddedildiği belirtilmiştir.
Sonrasında, jeotermal işletme ruhsat sahasında çıkan akışkanın elektrik üretimine uygun olup olmadığının tespiti için davacı şirket tarafından Temmuz 2016’da Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezinden görüş ve değerlendirme yapılması istenilmiş, anılan Merkez tarafından düzenlenen Bolu-Seben-Kesenözü jeotermal işletme ruhsat sahasında elektrik üretim olanaklarına ilişkin raporda; “...Greeenece Bolu-Seben-Kesenözü jeotermal işletme ruhsat sahasında bulunan 2200 metre derinlikteki BSK-1 kuyusunda pompalı üretim testi planlanmış olup, üretim testi öncesindeki Statik PT ölçümü alınmıştır. Statik PT ölçümü sonucunda kuyu tabanında (2180 metre) sıcaklık 89,2 ℃ , statik su seviyesi 9 metre olarak ölçülmüştür. Maksimum debi 94 ton/saat, 92 ℃ kuyu başı sıcaklığı ve dinamik su seviyesi 46,50 metrede sabitlenmiştir.
Yapılan jeolojik, jeofizik sondaj ve kapsamlı kuyu test çalışmalarına göre, mevcut durumda sahadan ekonomik olarak elektrik üretimi sağlanması için yeterli sıcaklık ve debiye ulaşılamamıştır. Gelecekte teknolojik gelişmeler çerçevesinde bu kullanım yeniden değerlendirilebilir. Yukarıdaki bilgiler ışığında bu aşamada, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan lisansın iptali için başvuru yapılması uygun olacaktır.” görüş ve tespitlerine yer verilmiş, söz konusu raporun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna sunulması üzerine, sahada elektrik üretimi için yeterli potansiyel olmadığı ve teknik olarak elektrik üretiminin mümkün olmadığı gerekçesiyle 18/12/2016 tarihinde davacı şirketin ön lisansı sonlandırılmıştır.
Öte yandan, Mayıs 2012’de ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ... (Bolu) Ar-... Numaralı Arama Ruhsatına İlişkin İşletme Projesi’nin 11. Termin Planı bölümünde ‘Yapılan sondaj çalışmaları sonucunda elektrik üretimine uygun verilerin elde edilememesi durumunda seracılık, kurutma ve termal turizm faaliyetleri gündeme gelecektir.’ ibaresine yer verilmiş, davacı şirket tarafından 17/03/2014 tarihinde elektrik santraline ilaveten seracılık faaliyeti yapılmak istendiği belirtilerek davalı idareye başvuruda bulunulmuş, sunulan ilave termin planında, elektrik üretimi kullanımı sonrası ortaya çıkan atık su ve/veya ihtiyaç fazlası suyun sera veya başka bir amaçla kullanılmasına yönelik gerekli izinler için 31/12/2015 ve kaynağın işletmeye alınması için ise 01/07/2018 tarihi belirtilmiştir.
Devamında davalı idare tarafından, davacıya yazılan 22/05/2019 tarihli yazıda, JES projesi ile ilgili kısım dışında, seracılık faaliyeti için kurumlardan alınan izinlerin birer örneği ile seracılık için yıllık 500 ton domates üretimi yapılacağının beyan edildiği ve ödenmesi gereken idare payının beyan edilen ortalama miktardan çok az olduğu belirtilerek, 2017 ve 2018 yılı mali bilanço ve ayrıntılı gelir gider tablolarının birer örneği istenilmiş, davacı şirket tarafından davalı idareye gönderilen 29/05/2019 tarihli yazıda, 05/10/2015 tarihinde Bolu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan başvuru 500 m²'lik bir sera için olduğundan, ilgili mevzuat gereğince ÇED kapsam dışı kararı verilebilmesi bakımından 500 ton/yıla kadar yapılan üretim belirlenen bir sınır olduğu için, söz konusu eşik değerin alınan ÇED kapsam dışı yazısında yazıldığı, taraflarınca bir üretim taahhüdünün belirtilmediği, yaşanan ekonomik ve finansal zorluklar nedeniyle üretim faaliyeti devam etmekle birlikte hasılatın düşük olduğu, faaliyet sahasında yapılan denetimler sonucunda faaliyetin devam ettiğinin idarece tespit edildiği belirtilmiştir.
Akabinde ... tarih ve E... sayılı Valilik Oluru ile ruhsat sahibi tarafından termin planında elektrik santrali kurulması için başlangıç tarihi olarak 2016 yılı belirtilmesine karşın, jeotermal elektrik santralinin kurulmayacağının kesin olarak anlaşıldığı, ayrıca jeotermal elektrik santrali işine entegre olarak ihtiyaç fazlası su ile seracılık yapılacağı belirtildiğinden, santral kurulamadığı için yasal süreler nedeniyle entegre olarak seracılık faaliyeti yapılması mümkün olmamakla birlikte, yapılan denetimlerde serada elektrik olmaması nedeniyle ısıtma amaçlı termal suyun kullanılmadığının görüldüğü gerekçesiyle, ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. adına düzenlenen jeotermal kaynak işletme ruhsatının, 5686 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 3. fıkrası ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrası gereğince iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun'un amacı, jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması, bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve terk edilmesi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir." hükmüne,
"Mülkiyet ve ruhsat" başlıklı 4. maddesinde; "Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bulundukları arzın mülkiyetine tâbi değildir. Kaynağa ilişkin faaliyetlerin yapılabilmesi için bu Kanun'a göre ruhsat alınması zorunludur.
Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sulara ilişkin haklar, medeni hakları kullanmaya ehil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, statüsünde jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sularla ilgili faaliyet yapabileceği hususu yer alan Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz şirketlere, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ile müesseselerine, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idarelerine verilir. Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sulara ilişkin haklar gerçek veya tüzel tek kişi adına verilir." hükmüne,
"İşletme ruhsatı" başlıklı 6. maddesinde; "Arama ruhsatı sahibinin, arama ruhsat süresinin son günü akşamına kadar işletme projesi ile idareye işletme ruhsatı başvurusunda bulunması halinde "işletme ruhsatı" verilir ve varsa tespit edilen bloke alanıyla birlikte MAPEG’e bildirilir.
(2) İşletme ruhsatı sahipleri, işletme faaliyetine geçmek için ilgili kurumlardan gerekli izinleri almakla yükümlüdür.
(3) İşletme ruhsatı sahibi, projesinde belirtilen süre içinde işletmeye geçmez veya herhangi bir sebeple işletme ruhsatının iptal edilmesi durumunda teminat irat kaydedilir ve saha idare tarafından ihaleye çıkarılır. İşletme projeleri ile ihaleye katılan isteklilerden idareye en fazla geliri teklif eden istekliye işletme ruhsatı verilir ve MAPEG’e bildirilir..." hükmüne yer verilmiştir.
11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin "İşletme ruhsatı" başlıklı 9. maddesinde; "(1) İşletme faaliyetleri; akışkanın üretimi, kullanım alanları, enjeksiyon, reenjeksiyon, deşarj ve bu faaliyetlere yönelik sondaj çalışmaları, testler ve kullanım alanları ile bunlarla ilgili tesisleri kapsar.
...
(3) İşletme ruhsatı alındıktan sonra, ruhsat sahibince Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararı veya Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir karar belgesi alınarak, ruhsat alanı ve faaliyete ilişkin diğer meri mevzuattan kaynaklanan gerekli izinlerin alınması için ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde en geç üç ay içinde girişimde bulunulması zorunludur. Çevresel Etki Değerlendirmesi işlemleri tamamlanmadan ve gerekli izinler alınmadan işletme faaliyetlerine başlanmaz. Gerekli olan işlem ve izinler için; İdare, ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının yapacağı mahallindeki tetkiklere yönelik maddi yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır.
..
(5) İşletme ruhsat sahibi, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorundadır. Termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ise sebepleri ile birlikte İdareye ek süre talebinde bulunulur. İdarece, ek süre talebi incelenerek en fazla altı ay ek süre verilir. Bu sürede de işletme başlatılamaz ise teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir..." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; işletme ruhsat sahibinin, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorunda olduğu, termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ve ek süre talebinde de bulunulmaz ise teminatın irat kaydedilerek ruhsatın iptal edileceği, yine kaynağın işletmeye alınması için öncelikle diğer kurumlardan alınması gerekli izinlerin tamamlanması gerektiği açıktır.
Israra konu olayda; davalı idare tarafından, davacı şirketin sunmuş olduğu termin planına göre jeotermal ısıtma amaçlı seracılık faaliyeti için 2018 yılında akışkanın (kaynağın) işletmeye alınacağı belirtilmesine rağmen, anılan sürede akışkanın (kaynağın) işletmeye alınmaması nedeniyle jeotermal kaynak işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiş olduğundan, uyuşmazlığın çözümü için davacı şirketin termin planında belirttiği tarihte akışkanı (kaynağı) işletmeye alıp almadığı hususunun ortaya konulması gerekmektedir.
Davacı şirkete, Bolu ili, ... ilçesi, ... Köyü hudutları içerisinde bulunan 4200 hektar alan için ... Bolu JES (Jeotermal Elektrik Santrali) projesi kapsamında ve sunmuş olduğu işletme projesine dayanılarak ... tarihinden geçerli olmak üzere 30 yıl süreyle İR:... ruhsat numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatı verilmiş, ancak jeotermal işletme ruhsat sahasında çıkan akışkanın elektrik üretimine uygun olup olmadığının tespiti için Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezinden alınan raporda, sahadan ekonomik olarak elektrik üretimi sağlanması için akışkanın yeterli sıcaklık ve debiye ulaşamadığı belirtilmiş ve anılan rapora istinaden davacı şirketin jeotermal enerjiye dayalı elektrik üretimine ilişkin ön lisansı iptal edilmiştir. Bununla birlikte, davacı şirket tarafından, 17/03/2014 tarihinde elektrik santraline ilaveten seracılık faaliyeti yapılmak istendiği belirtilerek davalı idareye başvuruda bulunulmuş, sunulan ilave termin planında, elektrik üretimi kullanımı sonrası ortaya çıkan atık su ve/veya ihtiyaç fazlası suyun sera veya başka bir amaçla kullanılmasına yönelik gerekli izinler için 31/12/2015 ve kaynağın işletmeye alınması için ise 01/07/2018 tarihi belirtilmiştir.
Bu kapsamda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı şirket tarafından, işletme ruhsatlı alanda 1000 m² toplam alana sahip 25x40 metre ölçülerinde dörtlü blok yüksek plastik tünel tipinde sera kurulmuş, Mahkeme tarafından yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, jeotermal su kaynağının halihazırda etkin bir şekilde üretimin yapıldığı arazide gerçekleştirilmiş olduğu, bu durumun teknik raporlardan da anlaşılmakta olduğu, tesisin kurulu alanı içerisinde çalışan ve sıcak su çevrimi olan bir sera ısıtma düzeneğinin inşa edildiğinin yerinde gözlemlenmiş olduğu, uyuşmazlığa konu olan su kaynağının mevcut şartlar altında ve jeotermal akışkanın tekniğine uygun olarak kuyudan deşarjının sağlandığı, sera alanında kullanıldıktan sonra da reenjeksiyonunun yapılarak (jeolojik formasyona geri basılarak) jeotermal sistemi korumacı bir yaklaşım ile seracılık faaliyetinde kullanımının gerçekleştirildiğinin arazi keşfi sırasında tespit edildiği, jeotermal akışkanın mevcut durumda, seracılık faaliyetinde kullanılabilir olmasından ötürü kaynağın israf edilmediği ve kullanım sonrasında da reenjeksiyon kuyusuna geri basılarak “jeotermal sistemin” korunduğu, seracılık faaliyet alanında jeotermal akışkanın davacının sunduğu ek işletme revize termin planında belirtildiği gibi akışkanın işletmeye alındığının tespit edildiği, elektrik olmaksızın seracılık faaliyetindeki sıcak su çevriminin (pompa ile çekim yapılamayacağından ötürü) gerçekleşmeyeceğinin arazi keşfi sırasında yerinde tespit edildiği belirtilmiş, davalı idare ruhsat ve denetim müdürü tarafından imzalanan 09/03/2017 tarihli saha denetim tutanağında sera üretimine başlandığı ve çalışmaların devam ettiği hususları tespit edilmiştir.
Buna göre, davacı şirketin, işletme ruhsatlı alanda 1000 m² toplam alana sahip tünel tipinde sera kurduğunun dosya kapsamında anlaşılması, bilirkişi raporunda, tesisin kurulu alanı içerisinde çalışan ve sıcak su çevrimi olan bir sera ısıtma düzeneğinin inşa edildiğinin yerinde gözlenmesi ve davalı idarece 09/03/2017 tarihli saha denetim tutanağında sera üretimine başlandığı ve çalışmaların devam ettiğinin belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının ek termin planında belirtilen sürede akışkanı işletmeye aldığı sonuç ve kaanatine varılmıştır.
Öte yandan, Mahkeme kararında ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ısrar kararında, dava konusu kaynağın verimli olarak işletilip işletilmediği hususunda değerlendirme yapılmış olmakla birlikte, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nde jeotermal kaynağın kullanımında verimlilik yönünden somut bir değerlendirmeye yer verilmediği, önemli olanın termin planında belirtilen sürede akışkanın işletmeye başlanılması olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile ısrar kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim