Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/302
2025/1173
28 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/302
Karar No : 2025/1173
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Federasyonu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/12/2024 tarih ve E:2024/6387, K:2024/6702 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 24/09/2024 tarih ve 32672 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (öö) bendi, 4. maddesinin 3. ve 4. fıkrası, 5. maddesinin 2. ve 4. fıkrası, 7. maddesinin 1. ve 8. fıkrası, 8. maddesinin 1. fıkrası, 11. maddesinin 1. fıkrası, 13. maddesinin 1. fıkrası, 15. maddesinin 1. fıkrası, 22. maddesinin 2. fıkrası, 28. maddesinin 1. fıkrası ile 29. maddesinin 5., 6., 7., 8., 9., 11. ve 14. fıkralarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/12/2024 tarih ve E:2024/6387, K:2024/6702 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (a) bendine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 96. maddesine, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 3/(g) maddesine ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 03/03/2006 tarih ve E:2005/1, K:2006/1 sayılı kararına atıf yapılarak,
Dernek federasyonlarının, yalnızca kendi üyesi olan derneklerin ortak menfaatini ihlal eden düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunduğu, davacı Federasyonun, ... Birliği, ... Derneği, ... Birliği, ... Birliği ve ... Birliği tarafından kurulduğunun dava dilekçesinden anlaşıldığı,
Bu durumda, davacı Federasyonun, kendisine ve üyesi derneklere uygulanma olanağı bulunmayan dava konusu düzenleyici işleme karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararda bahsi geçen içtihadı birleştirme kararının Dairece hatalı yorumlandığı, hem federasyonların sadece kendi tüzel kişiliğine yönelen düzenlemelere karşı dava açmaya ehil olduğu hem de yalnızca kendi üyesi olan derneklerin ortak menfaatini ihlal eden düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunduğu belirtilen kararın çelişki içerdiği, işlemin davacı ve üyelerine uygulanma imkanı bulunmadığı şeklindeki kanaatin gerekçelendirilmediği, menfaat kavramının "kamu yararı" kavramı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu düzenlemenin davacı Federasyonun üyesi olan yapı ürünleri üreticisi sektörlere ait hammadde ve agrega ruhsatlarına ve izin süreçlerine, dolayısıyla ülke ekonomisine doğrudan etkisi gözetildiğinde kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 96. maddesinde, federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulacağı; her federasyonun bir tüzüğünün bulunacağı hükmüne yer verilmiştir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, üst kuruluşun, derneklerin oluşturduğu tüzel kişiliği bulunan federasyonları ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonları ifade edeceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde iptal davası; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları ileri sürülen idari işlemlerin iptalleri amacıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
Danıştay içtihatlarında, yasal çerçevesi sendika konfederasyonlarına benzeyen bir üst kuruluş olan ve en az beş derneğin bir araya gelerek oluşturduğu dernek federasyonlarının, üyesi olan derneklerin ayrı ayrı dava açabilecekleri düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunmadığı, yalnızca doğrudan federasyonun kendi tüzel kişiliğini ilgilendiren veya kendi üyesi olan derneklerin ortak menfaatini ihlal eden düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunduğu kabul edilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı Federasyon tarafından, yapı ürünleri üretimi sektörünün temsilcisi olarak 24/09/2024 tarih ve 32672 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin muhtelif maddelerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı Federasyonun, kendi tüzel kişiliğine yönelmeyen ve üyelerine doğrudan uygulanma olanağı bulunmayan dava konusu düzenlemenin iptalini istemekte menfaati bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 12/12/2024 tarih ve E:2024/6387, K:2024/6702 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4\. Kesin olarak, 28/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.