Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/27
2025/435
26 Şubat 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/27
Karar No : 2025/435
TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI):... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ: Av. ...
II- (DAVALILAR): 1-...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2021/4902, K:2024/4693 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 10/03/2021 tarih ve 31419 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/03/2021 tarih ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2021/4902, K:2024/4693 sayılı kararıyla;
Usul yönünden;
Dava konusu planların 30/03/2021-28/04/2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından son askı tarihini izleyen 30 günlük süre içinde 21/05/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu,
İmar planlarına karşı açılan davalarda ifa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerin de birlikler gibi doğrudan dava açabileceğinin kabul edildiği, bu bakımdan, TMMOB Şehir Plancıları Odası ... Şubesinin; imar planlarının mevzuata, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava açma ehliyetine sahip olduğu,
Esas yününden;
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yönünden;
Uyuşmazlık konusu taşınmazın, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 ... Çevre Düzeni Planında, kentsel servis alanı olarak planlandığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğiyle kentsel gelişme alanı ve 3. derece yol olarak ayrıldığı ve plan notlarında, "plan hükümlerinde yer almayan konularda mevcut 1/100.000 ölçekli 2038 yılı ... Çevre Düzeni Planı hükümlerinin geçerli olacağı" kuralının getirildiği,
UYAP üzerinden yapılan araştırmada; ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 yılı ... Çevre Düzeni Planının, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı,
Uyuşmazlık konusu taşınmazın 2017 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla planlama yetkisinin artık belediyeye değil Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanına ait olduğu, davalı idareler tarafından da alt ölçekli planla uyumsuzluğu ortadan kaldırmak ve taşınmazın özelleştirme programına uygun olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapıldığı, ancak üzerinde değişiklik yapılan dayanak çevre düzeni planı hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptaline karar verildiğinden, yargı kararıyla iptal edilen çevre düzeni planında yapılan değişiklikte de hukuka uyarlık bulunmadığı,
1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yönünden;
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlık ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerektiği,
Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber, bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği,
Dava konusu taşınmazın ...Caddesinden cephe aldığı ve çevre yolunun kuzeyinde yer aldığı, komşuluğunda alışveriş merkezleri, büyük ticari alanlar ve lüks konut sitelerinin bulunduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında %23'ünün park alanı, %1,38 lik kısmının yol alanı, kalan kısmının ise Yençok:18 kat yapılaşma koşullu konut+ticaret alanı olarak planlandığı, her ne kadar taşınmazın bulunduğu bölge üst ölçekli nazım imar planında kentsel çalışma alanı olarak planlanmış ise de alt ölçekli imar planlarında dava konusu parselin de cephe aldığı 35 metrelik ana arter yolun ve etrafının ticaret+konut, ticaret ve konut alanı olarak planlandığı, meri 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapılaşma şartlarının konut alanlarında E:0,80, kentsel çalışma alanlarında ise E:1,00 olarak belirlendiği, ancak 10.000 m2 ve üzeri parsellerde E:1,50 olacağının plan notlarında düzenlendiği ve 50.000 m2 ve üzeri kentsel çalışma alanı olarak belirlenen taşınmazlarda konut yapımına olanak verildiği, ayrıca davalı idareler tarafından dosyaya sunulan imar planlarında 35 metrelik yol boyunca E:1,40-1,60-2,60 yapılaşma koşullarının belirlendiğinin görüldüğü, dolayısıyla dava konusu imar planları ile getirilen kullanım kararı ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğü bakımından uygun olduğunun anlaşıldığı,
Davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, davaya konu edilen imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, çevre ve imar bütünlüğü yönünden değerlendirildiğinde ise; 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında verilen yetkiye istinaden Özelleştirme Yüksek Kurulunca yalnızca dava konusu parsele ilişkin imar planı değişikliğinin yapıldığı, dava konusu işlem tek bir parseli ilgilendiren bir işlem olduğu için farklı iki plan ölçeğinde benzer karar ve ayrıntının bulunmasının plan kademeleri ya da planların kademeli birlikteliği ilkesi kapsamında planın iptalini gerektirecek bir hukuka aykırılık olmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaza getirilen kullanım kararlarının komşu parsellere verilen fonksiyonlarla uyumlu olduğu, çevre ve imar bütünlüğü kapsamında yapılaşma koşulları içinde yapı yükseklikleri incelendiğinde, dava konusu taşınmaza çevresiyle uyumlu yapılaşma şartlarının getirildiği, otopark ihtiyacının parsel içerisinde çözümlendiği, taşınmazın geçmişten bu yana plan kullanımlarında sosyal donatıya ilişkin bir fonksiyon bulunmadığı görüldüğünden davaya konu işlemde sosyal donatı dengesinin bozulmasına yönelik bir sakınca tespit edilmediği, çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, bu durumda dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Ayrıca uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacı tarafından bu kararlara karşı dava açılmadığı, dava konusu planlara ait açıklama raporlarında özelleştirme kapsam ve programına alınan parsellerin etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla dava konusu imar planı değişikliklerinin yapıldığı belirtilerek planlamanın temel gerekçesinin ortaya konulduğu, plan değişikliği için gerekli koşulların oluştuğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin iptaline, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu planların, üst ölçekli planın bölge için belirlediği mekansal plan kararlarını hiçe saydığı, parsel bazında, parçacıl şekilde, yakın çevre ile ilişkisi, ulaşım sistemine etkileri gözetilmeden yapıldığı, inşaat alanı yoğunluğunu artırdığı, sosyal ve teknik donatı dengesini bozduğu, belirsizlik içerdiği, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin hazırlanma ve onaya sunulma aşamasında 1/100.00 ölçekli 2038 ... Çevre Düzeni Planı'nın yürürlükte olduğu, dolayısıyla yürürlükte olan çevre düzeni planında değişiklik yapıldığı, plan yapma yetkileri sadece özelleştirme kapsam ve programında olan taşınmazlarla sınırlı olduğundan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin doğrudan yapılmış bir çevre düzeni planı olarak kabul edilmesi gerektiği, taşınmazın dava dışı bir şirkete devrinin tamamlandığı, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davalıların temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının onanmasına, davacının temyiz isteminin ise kabulü ile Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına ve 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
Üye ...'in; Anayasa'nın 135. maddesine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan kamu tüzel kişilikleri olduğu ve bu meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı esasları göz önünde bulundurulduğunda, davacı Oda'nın, dava konusu işlemlerin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Oda'nın ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, 2007 yılında ... Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent ... Nazım İmar Planında kentsel çalışma alanı, küçük bir kısmı ise rekreasyon alanı ve meskun konut alanı, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/12/2008 tarih ve 3126 sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli İmrahor Köyü Güneyi Nazım İmar Planında konut dışı kentsel çalışma alanı, ... Belediye Meclisinin 05/06/2009 tarih ve 448 sayılı kararıyla onaylanan Güneydoğu ... Kentsel Gelişim Alanı 1. Etap (İmrahor) 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunda konut dışı kentsel çalışma alanı kullanımlarına ayrılmış ve E:1,00 Hmax:serbest yapılaşma koşulları getirilmiş, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılarak küçük bir bölümü bir meskun alan ve rekreasyon alanı kullanımına alınmıştır.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 ... Çevre Düzeni Planında kentsel servis alanı kullanımına ayrılmış, ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan çevre düzeni planının iptaline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmaz, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla özelleştirme programına alındıktan sonra 09/03/2021 tarih ve ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile kentsel gelişme alanı ve 3. derece yol alanı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile meskun (düzenlenecek) konut alanı, yüksek yoğunluklu gelişme konut alanı ve I. ve II. derece yol alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile ticaret-konut ve park alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile ticaret-konut, park alanı kullanımlarına alınmış ve ticaret-konut alanlarında yapılaşma şartları E:1,50, Yençok:18 kat olarak belirlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı;
A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının,
ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesinin 2. fıkrasında: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planları ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
Yine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde; nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım istemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "bölge planları ve "imar planları", imar planlarının ise "nazım imar planları" ve "uygulama imar planları" olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten önce yürürlüğe giren ve 14/02/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Ek-8. maddede ise, "Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur." hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinde, " ... i) Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir. ..." hükmüne, "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde, "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. ..." hükmüne, "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: ...
ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. ..." hükmüne, "Standartlar" başlıklı 11. maddesinde, "(1) İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. ..." hükmüne, "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "(1)İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2)İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
...
(4)Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.
(5)İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:
a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.
...
(7)Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine ilişkin kısmının incelenmesi;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarelerin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerine ilişkin kısmının incelenmesi;
3194 sayılı Kanun'un 9. ve Ek 3. maddelerinde yer alan düzenleme uyarınca, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisinde olup, bu yetkinin kullanımında planlama usul ve esasları yönünden Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ayrıksı bir yetki tanınmamıştır. Başka bir deyişle adı geçen idare yönünden de imar mevzuatı ile belirlenen planlama usul ve esaslarına uyma zorunluluğu bulunmaktadır.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda özelleştirme kapsam ve programına alındıktan sonra planlamaya tabi tutulan taşınmazlara bakıldığında, bunların temel özelliğinin birbirinden farklı bölgelerde yer alan ve sınırlı sayıdaki parselleri içeren taşınmazlar olduğu, bu taşınmazların bazen özelleştirme uygulamaları gereği tek başına satışa ya da devre konu edildikleri ve bu durumun bir sonucu olarak planlamanın da zorunlu olarak bu sınırlı sayıdaki taşınmaza yönelik olarak bazen parsel bazında gerçekleştirildiği görülmektedir. Hal böyle olunca parsel bazında gerçekleştirilen plan değişikliklerinin yargısal denetimi yapılırken, 3194 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin yanı sıra, 4046 sayılı Kanun'da gösterilen amaç ve planlamaya konu taşınmazların bu şekilde özelleştirilmesi ya da değerlendirilmesi yolundaki özelleştirme uygulamasına ilişkin gereklilik ve zorunluluğun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu parsel ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliğine gidildiğinden, yapılan plan değişikliklerinin yargısal denetiminde yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda;
"Davaya konu plan değişikliğinin onaylandığı 09/03/2021 tarihinde ... ilinin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı yürürlükte olan bir plan olmadığı, 2020 yılında Mahkeme kararıyla iptal edilmiş olduğu için, davaya konu işlem kapsamında 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği yapılmış olması planlama esasları kapsamında hatalı olduğu, davaya konu işlemlerden 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği dayanaktan yoksun olduğu,
1/25.000 ölçekli davaya konu Nazım İmar Planı Değişikliğinde taşıt yolunun doğusunda planlanmış olan yeşil alanın bir kısmının kaldırılması ve yerine Gelişme Konut Alanı önerilmiş olması Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırılık taşıdığı, bu değişikliğin, kentin çeperindeki bu bölgede yeni konut gelişimi önermeyen, konut değil çalışma alanları ile mekânsal gelişmeyi sonlandırma kurgusuna sahip olan üst ölçekli planlardaki ana vizyona ve stratejiye aykırı olduğu; dolayısıyla plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozduğu; yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılmış planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılmış olduğu; imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmamalıyken, 1/25.000 ölçekli işlemde tam olarak böyle bir yaklaşım benimsenmediği, bunun tek gerekçesinin de taşınmaz sınırlarının 1/25.000 ölçekli plana aktarılarak parsel sınırlarına göre plan paftası üzerinden ölçü alınarak plan kararı üretilmiş olması olduğu, bu yaklaşımın Yönetmelikte de belirtildiği gibi zaten 1/25.000 ölçekli plan yapma tekniğine aykırı olduğu,
Ayrıca davaya konu işlemlerden 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinde öngörülen kullanım kararı değişikliği üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent ... Nazım İmar Planının bu bölgeye ilişkin ana plan kararına uyumlu olmadığı, alt ölçekli planların üst ölçekli plana uygunluk şartı sağlanmadığı, planların kademeli birlikteliği ilkesinin göz ardı edildiği,
Davaya konu plan değişikliği işlemleri sonucunda farklı ölçeklerdeki planlarda öngörülen kullanımlar arasında tutarsızlıklar bulunduğu, bunun da planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından sorunlu olduğu,
Davaya konu işlemlerden 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile Kentsel Çalışma Alanı olarak planlı bu bölgede tek bir parselin Gelişme Konut Alanı olarak değiştirilmiş olmasının çevre ve imar bütünlüğünü zedelediği,
Mahkeme kararıyla iptal edilmiş olmakla beraber, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni planı açısından değerlendirildiğinde, Kentsel Servis Alanı olarak planlanmış bu bölgede tek bir parselin kullanımı farklılaştırılarak yeni kentsel gelişme alanı öngörülmüş olması bu ölçekti de çevre ve imar bütünlüğünün sağlanamadığına işaret ettiği,
1/5000 ve 1/1000 ölçekli mevcut Nazım ve Uygulama İmar Planlarının plan notlarında Kentsel Çalışma Alanları içinde Konut Alanı yapılmasına olanak tanıyan bazı koşulların tanımlandığı; ancak davaya konu taşınmazın bu koşulları sağlamadığı, mevcut planların plan notlarındaki konut yapılabilmesi koşulunu sağlamadığı halde bu taşınmazda konut gelişiminin öngörülmesi bu bölgenin mevcut nazım ve uygulama imar planlarına aykırılık taşıdığı, bu planlarla yaratılan çevre ve imar bütünlüğünü bozduğu,
Üst ölçekli plan kararı ve alt ölçekli imar planlarındaki kullanım kararları ve plan notları doğrultusunda, bu taşınmazda konut ağırlıklı bir kullanım getirilmesinin çevre ve imar bütünlüğünü bozan bir yaklaşım olduğu, bu durumun hem planlama esaslarına hem de Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin (I) bendinde yer alan "Planlar, çevresinde veya bitişiğinde yer alan mevcut planlar ile uyumlu hazırlanır" koşuluna aykırılık taşıdığı,
Şehircilik ilkeleri kapsamında kentin çeperinde yer alan ve kentin sonlandığı bu bölgede hem 1/25.000 ölçekli davaya konu Nazım İmar Planı Değişikliği işlemiyle öngörülen "Yüksek Yoğunluklu" Gelişme Konut Alanı biçimindeki plan kararının; hem de davaya konu alt ölçekli plan değişikliği işlemlerinde çeper konumdaki bu taşınmaz için 1.50 emsal ve 18 kat önerilmesi planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu,
Dolayısıyla davaya konu plan değişiklikleriyle burada 1/25.000 ölçekli planda öngörülen Gelişme Konut Alanı kullanımı ile 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve % 90 oranında konut gelişimine olanak tanıyan Ticaret-Konut Alanı kullanımı için bu konum doğru bir yer seçimi olmadığı, kentin çeperindeki bu taşınmaz, 1.50 emsal değeri ve 18 kat ile konut ağırlıklı gelişimin planlanması için de doğru bir yer seçimi omadığı,
Ayrıca belirtmek gerekir ki özelleştirme süreci kapsamında burada kentsel çalışma alanı planlanmasının da olanaklı olduğu; konut ağırlıklı bir kullanım değişikliğinin anlamlı ve geçerli bir gerekçesinin bulunmadığı,
Davaya konu işlemde ilave gelen nüfusun gereksinimi olan sosyal donatı alanlarının planda ayrılmadığı, sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren ve artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarını standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alanda ayırmamış olan bu plan değişikliği işlemi Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine pek çok açıdan aykırılıklar taşıdığı, işlem kapsamında hazırlanmış olan "Sosyal ve Teknik Altyapı Etki Değerlendirme Raporu"nun ise hatalı olduğu veya güncel olmadığı, rapordaki nüfus hesaplamaları da yanlış olup geçerliliği olmayan, yetersiz bir değerlendirme raporu olduğu,
Davaya konusu plan değişikliği ile burada ilave bir trafik yükü yaratılmasının kaçınılmaz olduğu, ancak buna yönelik olarak ulaşım bağlantılarında bir iyileştirme veya kapasite artırımı yapılmadığı, otopark alanlarının da hem konut hem ticari kullanımlar için planlanması ve hesaplanması gerekmektiği, bunun da yapılmadığı "otopark sorununun oluşmayacağı düşünülmektedir" ifadesi ile yetinildiği, bunun bilimsellikten uzak bir değerlendirme olduğu ve bu nedenle de "Sosyal ve Teknik Altyapı Etki Değerlendirme Raporu" yetersiz bir rapor olduğu,
Tüm bu saptamalar yapılan işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğunu gösterdiği" tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dosyanın ve bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden; dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 2007 tarihli 1/25.000 ölçekli Başkent ... Nazım İmar Planı'nda çevresiyle birlikte kentsel servis alanı kullanımına ayrılarak bir çalışma alanı koridoru olarak belirlenen alanın bütünlüğü ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı kurgusu bozulduğu gibi parselin bulunduğu bölgeye ek nüfus getirildiği, alandaki sosyal donatı dengesinin olumsuz bir şekilde etkilendiği, bu durumun Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne aykırı olduğu, bu durumda dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına uyarlık ve bu plana dayanılarak yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde plan hiyerarşisi yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 17/09/2024 tarih ve E:2021/4902, K:2024/4693 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, oyçokluğuyla,
3.Davacının temyiz isteminin kabulüne,
4.Daire kararının redde ilişkin kısmının BOZULMASINA, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin İPTALİNE, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden esasta ve gerekçede oyçokluğuyla, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden oybirliğiyle,
5.Dava sonucu itibarıyla iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen dava aşamasına ilişkin ...-TL ile temyiz aşamasına ilişkin ...-TL yargılama giderinin toplamı olan ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
6.Daha önce kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlanan davada, Danıştay Altıncı Dairesince davacı lehine avukatlık ücretine hükmedildiğinden, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7.Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırılan keşif ve bilirkişi avansından karşılanan keşif ve bilirkişi incelemesi gideri olan ... TL'nin davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine, söz konusu tutarın yatırılması için kararın bir örneğinin Hazine ve Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğüne Danıştay Altıncı Dairesince tebliğine,
8.Posta gideri avanslarından artan tutarların davacıya ve davalılardan Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığına iadesine,
9.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
10.Kesin olarak, 26/02/2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
X-1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yönünden;
Her ne kadar dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, "değişiklik" olarak nitelendirilmiş ise de; dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının, uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ardından plan yapma yetkisi kendisine geçen davalı idareler tarafından, taşınmazların özelleştirme kapsamına uygun olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla yapılan yeni bir çevre düzeni planı niteliğinde olduğu açıktır.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanda ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan önceki 1/100.000 ölçekli 2038 ... Çevre Düzeni Planının yargı kararıyla iptaline karar verilmiş olması, yeni bir çevre düzeni planı niteliğinde olan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının iptalini gerektirmemekte olup, bu çevre düzeni planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları yönünden ayrıca incelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu taşınmaz, Özelleştirme Yüksek Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla özelleştirme programına alındıktan sonra 09/03/2021 tarih ve ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile kentsel gelişme alanı ve 3. derece yol alanı olarak belirlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın ... Çevreyolu'na yakın olduğu, konumu itibarıyla ulaşılabilir bir konumda yer aldığı, çevresinde alışveriş merkezi ve konut yapılarının bulunduğu dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınma amacına uygun olacak şekilde kentsel gelişme ve yol kullanımına ayrılmasına ilişkin dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması ve bu kısım yönünden davanın reddi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yönünden;
2007 yılında ... Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent ... Nazım İmar Planında uyuşmazlık konusu taşınmazın ortasından geçen 35 metre genişliğindeki yolun batısında kalan kısmı kentsel çalışma alanı, bu yolun doğusunda kalan kısmının kuzeyindeki bölümü meskun konut alanı, bu yolun doğusunda kalan kısmının güneyindeki bölümü ise yeşil alanda kalmış, dava konusu taşınmazın, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla özelleştirme programına alınmasının ardından 09/03/2021 tarih ve ve 3599 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın ortasından geçen 35 metre genişliğindeki yolun batısında kalan kısmı kentsel çalışma alanından, yüksek yoğunluklu konut alanına, bu yolun doğusunda kalan kısmının güneyindeki bölümü yeşil alandan, yüksek yoğunluklu gelişme konut alanına alınmış, bu yolun doğusunda kalan kısmının kuzeyindeki bölümü ise meskun konut alanı kullanımında korunmuştur.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın ortasından geçen 35 metre genişliğindeki yolun doğusunda kalan kısmının güneyindeki bölümünün yeşil alandan, yüksek yoğunluklu gelişme konut alanına alınmasıyla bu alanda mevcut 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile öngörülen yeşil kuşağın bütünlüğünün ve sosyal donatı dengesinin bozulduğu, bu haliyle dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, uyuşmazlık konusu taşınmazın ortasından geçen 35 metre genişliğindeki yolun batısında kalan kısmının yüksek yoğunluklu konut alanına alınmasına ve bu yolun doğusunda kalan kısmının kuzeyindeki bölümünün meskun konut alanı kullanımına alınmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire kararının; 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, uyuşmazlık konusu taşınmazın ortasından geçen 35 metre genişliğindeki yolun doğusunda kalan kısmının güneyindeki bölümünün yeşil alandan, yüksek yoğunluklu gelişme konut alanına alınmasına ilişkin kısmının bozulması ile planın bu kısmının belirtilen gerekçeyle iptaline karar verilmesi, bu yolun batısında kalan kısmının yüksek yoğunluklu konut alanına alınmasına ve doğusunda kalan kısmının kuzeyindeki bölümünün meskun konut alanı kullanımına alınmasına ilişkin kısmının ise onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY
XXX-1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yönünden;
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.