Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2533
2025/1892
9 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/2533
Karar No : 2025/1892
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
II- (DAVALILAR):
1- ...
2- ... İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2025 tarih ve E:2022/5486, K:2025/2246 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: : İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 02/06/2022 tarih ve 5643 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2025 tarih ve E:2022/5486, K:2025/2246 sayılı kararıyla;
Usule ilişkin olarak;
İmar planlarına karşı açılan davalarda "ilgili" kavramından, taşınmazların bağlı bulunduğu idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi niteliğindeki büyükşehir belediyelerince de dava açılabileceğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu,
Esasa ilişkin olarak;
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu, bu rapora davalı idareler tarafından yapılan itirazlar ve davacı beyanları birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın incelendiği,
Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığında olduğu, bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerekmekle birlikte, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yalnızca özelleştirme kapsamına alınan taşınmazlarda imar planı değişikliği yapılabildiği hususunun göz önünde bulundurulması gerektiği,
Bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu imar planlarının planlama esaslarına şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı değerlendirilmiş ise de; dava konusu parselin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak ilk 100 metrelik alanda başka bir deyişle sahil şeridinde yer aldığı ve dava konusu plan değişikliklerinden önce Seferihisar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı tespit raporu ile kısmi yapılaşma tespiti yapıldığı, bu tespitte dava konusu parselde 11 Temmuz 1992 tarihinden önce kısmi yapılaşmanın tamamlandığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu parselin Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği'nin sahil şeridinin birinci ve ikinci kısmına ilişkin hükümlerine tabi olmadığı, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, plan kararlarına ilişkin ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden özelleştirmenin amacına uygun olarak taşınmazın verimli olarak kullanımının sağlanması için parsel bazlı değişiklik yapıldığı, dava konusu plan değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, çevre ve imar bütünlüğü yönünden değerlendirildiğinde ise; bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi dava konusu plan değişikliği ile önerilen “ticaret-turizm alanı” kullanımından “turizm alanı” kullanım kararının ve genel olarak tanımlanan yapılaşma koşullarının bölge karakteri itibarıyla yakın çevresi ile uyumlu olduğu, belirtilen kısımlara ilişkin olarak ayrıcalıklı haklar verilerek çevre ve imar bütünlüğünün bozulmadığı, bu nedenlerle dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Ancak neden "ticaret alanı" kullanımının önerildiğine dair ise herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, plan araştırma raporunda bu alanda ticaret alanlarına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyan bir analizin de yer almadığı,
Ayrıca dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen 15 metrelik yolun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getireceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin "ticaret alanı" kullanım kararına yönelik kısmının ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin "15 metrelik yol alanı"na ilişkin kısmının iptaline, dava konusu imar planlarının diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, üniversite eğitim ve dinlenme alanı olarak kullanılan uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu planlarla ticaret-turizm alanına alınmasıyla kamusal kullanımının kaldırıldığı, sosyal altyapı alanı olarak faydalanılan tesisi kaldıran plan değişikliklerinin kamu yararına aykırı olduğu, kaldırılan üniversite alanı yerine plan bütünü içerisinde yeni bir üniversite alanının belirlenmediği, plan değişikliklerinin kıyı mevzuatına aykırılık teşkil ettiği, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazın turizm gelişim bölgesi içinde yer alması, bölgenin artan nüfus baskısı, günübirlik ve konaklamalı turizm faaliyetlerinin destek hizmetlerine olan ihtiyacı dava konusu plan değişiklikleri ile önerilen ticaret kullanım kararını şehircilik yönünden gerekli ve makul kıldığı, ticaret kullanımının bölgenin ekonomik canlılığını artıracağı, ticaret kullanımının, turizm fonksiyonunun sürdürülebilirliğini sağlayacak tamamlayıcı bir unsur olarak planlandığı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde önerilen 15 metrelik yolun taşıt yolu olmadığı, yaya yolu olduğu, bu yönüyle üst ölçekli plana aykırılık bulunmadığı, planların planlama ilkelerine, çevre ve imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idareler tarafından, dava konusu planlarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının redde ilişkin kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen turizm ve park fonksiyonları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında getirilen 7 metrelik yaya yolu fonksiyonuna ilişkin kısmının ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile parselin doğusundaki bir bölümünde önerilen 15 metrelik yol fonksiyonuna ilişkin kısmının onanmasına, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen ticaret alanı fonksiyonuna ilişkin kısmının bozulmasına, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen ticaret alanı fonksiyonuna ilişkin kısım yönünden davanın reddine, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümleri ile ticaret-turizm alanına yönelik getirilen yapılaşma şartlarına ilişkin kısmının bozulmasına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerinin ticaret-turizm alanına yönelik getirilen yapılaşma şartlarına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti Hazineye ait, kamunun kullanımına tahsis edilerek "üniversite eğitim ve dinlenme alanı" olarak ayrılan ve üzerinde Dokuz Eylül Üniversitesi Öğrenci Eğitim ve Dinlenme Tesisleri bulunan 17.677,52 metrekare büyüklüğündeki... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, 16/11/2015 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi sınırları içinde tercihli kullanım alanında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 12/09/2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında turizm merkezi alanında, 30/10/2017 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir-Seferihisar-Doğanbey Termal Turizm Merkezi Nazım İmar Planı’nda düşük yoğunluklu konut alanında, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 30/05/2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde E:0,45, Hmax.:17,50 m (5 kat) üniversite eğitim ve dinlenme alanında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde kısmen E:0,45, Hmax.:17,50 m (5 kat) üniversite eğitim ve dinlenme alanında, kısmen 7 metre ve 15 metre genişliğinde yolda kalmıştır.
... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış, bu kararın iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası tarafından açılan davanın esastan reddi yolundaki Danıştay Onüçüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2023/137, K:2024/2095 sayılı kararı, Kurulumuzun 05/11/2024 tarih ve E:2024/1953, K:2024/2634 sayılı kararıyla davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır.
... ada, ... sayılı parselin özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ardından 02/06/2022 tarih ve 5643 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile ... ada, ... sayılı parselin büyük bölümü ticaret-turizm alanı, çok küçük bölümü park alanına, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile parselin büyük bölümü ticaret-turizm alanı, çok küçük bölümü park alanına alınmış, parselin güneyindeki bir bölümü 7 metrelik yaya yolu, doğusundaki bir bölümü ise 15 metrelik yol ve park kullanımına ayrılmış, parselin doğusunda dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 15 metrelik yol kullanımına ayrılan kısmın, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında herhangi bir kullanım kararı ile gösterilmediği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT :
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı;
A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının,
ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesinin 2. fıkrasında; "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planları ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un Ek-3. maddesinde; "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
Yine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde; nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım istemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "bölge planları ve "imar planları", imar planlarının ise "nazım imar planları" ve "uygulama imar planları" olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hükme bağlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde, "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. ..." hükmüne, "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: ...
ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. ..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu kararın, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen turizm ve park fonksiyonları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında getirilen 7 metrelik yaya yolu fonksiyonuna ilişkin kısmının incelenmesi;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen turizm ve park fonksiyonları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında getirilen 7 metrelik yaya yolu fonksiyonu yönünden davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile parselin doğusundaki bir bölümünde önerilen 15 metrelik yol fonksiyonuna ilişkin kısmının incelenmesi;
Uyuşmazlıkta, ... ada, ...parsel sayılı taşınmazın doğusundan geçen ve fiilen kullanılan yolun, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile 15 metrelik yol ve bu yolu ikiye bölecek şekilde yeşil alan olarak gösterildiği, ancak dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında parselin doğusunda 15 metrelik yola ayrılan kısmın, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında herhangi bir kullanım kararı ile gösterilmediği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilen 15 metre genişliğindeki yolun yaya yolu mu yoksa taşıt yolu mu olduğuna ilişkin herhangi bir belirtmenin uygulama imar planı paftasında yer almadığı, uygulama imar planında refüjlü bir yol olarak gösterilen ve fiilen de kullanılan bu yolun niteliği dikkate alındığında üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeden, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilecek bir yol niteliğinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almayan bu nitelikteki bir 15 metrelik yolun 1/1000 ölçekli dava konusu uygulama imar planında gösterilmesi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı hale getireceğinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 15 metrelik yola ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 15 metrelik yola ilişkin kısmının iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen ticaret alanı fonksiyonuna ilişkin kısmının incelenmesi;
... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, 16/11/2015 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planıyla kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi sınırları içinde tercihli kullanım alanına, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 12/09/2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planıyla turizm merkezi alanına, 30/10/2017 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir-Seferihisar-Doğanbey Termal Turizm Merkezi Nazım İmar Planı’yla düşük yoğunluklu konut alanına, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle ticaret-turizm ve park alanına, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle ticaret-turizm, park, 7 ve 15 metrelik yol alanına ayrılmıştır.
1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planı'nda ''tercihli kullanım alanı'' için belirlenen plan hükümlerinde; ''Bu alanlarda turizm kullanımı ağırlıklı olmak üzere, konut kullanımı ile bunların tamamlayıcısı olan ticari faaliyetler ile sosyal ve teknik altyapıya ilişkin yapılaşma koşulları çevre imar bütünlüğü gözetilerek alt ölçekli planlarda belirlenecektir.'' hükmüne yer verilmiş, alanda 12/09/2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında turizm merkezi alanında ticaret kullanımının yer alabileceği belirtilmiş, 30/10/2017 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir-Seferihisar-Doğanbey Termal Turizm Merkezi Nazım İmar Planı'nın ''düşük yoğunluklu konut alanları''na ilişkin plan notlarında ise; ''Bu alanlarda, konut yapıları ile kullanımlara hizmet edebilecek eğitim, sağlık, sosyal, kültürel, umumi tesisler, kamusal tesisler, ticaret, teknik altyapı vb. tesisler yapılabilir. Ayrıca, talep olması halinde konut alanı için getirilen yapılanma koşulu dahilinde konaklama tesisi de yapılabilir.'' hükmü yer almıştır.
Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, alanda neden ticaret kullanımının önerildiğine dair herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi bu alanda ticaret alanlarına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyan bir analizin de yapılmadığı tespitine yer verilmiş, Dairece de bu gerekçeyle dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin "ticaret alanı" kullanım kararına yönelik kısmının iptaline karar verilmiş ise de; üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı hükümlerinde alanda ticaret kullanımının yer alabileceğinin belirtildiği, çevresinde turizm amaçlı yoğun yapılaşmalar ve yazlık niteliğinde konutlar bulunan alanda ticaret alanına ihtiyaç duyulduğu, turizm fonksiyonunun sürdürülebilirliğini sağlayacak tamamlayıcı bir unsur olarak planlanan ticaret alanı fonksiyonunun üst ölçekli planlarla getirilen kullanım kararlarına aykırılık teşkil etmediği açıktır.
Bu durumda, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ticaret alanı fonksiyonuna ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümleri ile ticaret-turizm alanına yönelik getirilen yapılaşma şartlarına ilişkin kısmının incelenmesi;
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı hükümlerinde ticaret-turizm alanlarında yapılaşma koşullarının alt ölçekli imar planlarında belirleneceği belirtilmiş, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerinde ise ticaret-turizm alanında yapılaşma koşulları; ticaret alanı yapıldığında E:0,45, Yençok:10,80 m (3 kat), turizm alanı yapıldığında E:0,45, Yençok:17,50 m (5 kat), turizm tesisleri ile birlikte veya müstakilen termal kür tesisi yapılması halinde E:0,60 olarak belirlenmiştir.
Dava konusu parselin 30/10/2017 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir-Seferihisar-Doğanbey Termal Turizm Merkezi Nazım İmar Planı'nda düşük yoğunluklu konut alanında (51-150 kişi/ha) kaldığı, anılan planın ''düşük yoğunluklu konut alanları''na ilişkin plan notlarında ise; ''Bu alanlarda, konut yapıları ile kullanımlara hizmet edebilecek eğitim, sağlık, sosyal, kültürel, umumi tesisler, kamusal tesisler, ticaret, teknik altyapı vb. tesisler yapılabilir. Ayrıca, talep olması halinde konut alanı için getirilen yapılanma koşulu dahilinde konaklama tesisi de yapılabilir. Bu alanlarda E:0,30, Yençok:2 kattır.'' hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 02/06/2022 tarih ve 5643 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmadığı, sadece 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında değişiklik yapıldığı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerinde ticaret alanı için önerilen E:0,45, Yençok:10,80 m (3 kat), turizm alanı için önerilen E:0,45, Yençok:17,50 m (5 kat) ve turizm tesisleri ile birlikte veya müstakilen termal kür tesisi yapılması halinde önerilen E:0,60 değerlerinin, 1/25.000 ölçekli İzmir-Seferihisar-Doğanbey Termal Turizm Merkezi Nazım İmar Planında E:0,30 Yençok:2 kat olarak belirlenen yapılaşma şartlarının üzerinde olduğu açıktır.
Bu itibarla 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerinin ticaret-turizm alanına yönelik getirilen yapılaşma şartlarına ilişkin kısmının üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kısmen REDDİNE,
2\. 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin "ticaret alanı" kullanım kararına yönelik kısmının ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin "15 metrelik yol alanı"na ilişkin kısmının iptali, dava konusu imar planlarının diğer kısımları yönünden davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 24/04/2025 tarih ve E:2022/5486, K:2025/2246 sayılı kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen turizm ve park fonksiyonları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında getirilen 7 metrelik yaya yolu fonksiyonu yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, oyçokluğu ile,
3\. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE,
4\. Daire kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümleri ile ticaret-turizm alanına yönelik getirilen yapılaşma şartlarına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerinin ticaret-turizm alanına yönelik getirilen yapılaşma şartlarına ilişkin kısmının İPTALİNE, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile,
5\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen REDDİNE,
6\. Daire kararının, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile parselin doğusundaki bir bölümünde önerilen 15 metrelik yol fonksiyonunun iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile,
7\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE,
8\. Daire kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen ticaret alanı fonksiyonunun iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen ticaret alanı fonksiyonuna ilişkin kısım yönünden DAVANIN REDDİNE, oyçokluğu ile,
9\. Dava sonucu itibarıyla kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, taraflarca yapılan ve aşağıda ayrıntılı dökümüne yer verilen dava ve temyiz aşamasına ilişkin toplam... TL yargılama giderinin;
a- Dava aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin...-TL'lik kısmının davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL'lik kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına,
b-Temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin...TL'lik kısmının davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ... TL'lik kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına,
10.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine; ...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
11\. Posta gideri avanslarından artan tutarların davacıya ve davalılara iadesine,
12\. Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
13\. Kesin olarak, 09/10/2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
X- 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir.
703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurulun yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır.
Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasa'nın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurulun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, uyuşmazlığa konu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin 02/06/2022 tarih ve 5643 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nda yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz istemlerinin reddine, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının redde ilişkin kısımlarının bozulmasına ve dava konusu plan değişikliklerinin belirtilen gerekçeyle iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
GEREKÇEDE KARŞI OY
XX- Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 24/04/2025 tarih ve E:2022/5486, K:2025/2246 sayılı kararının, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile parselin doğusundaki bir bölümünde önerilen 15 metrelik yol fonksiyonuna ilişkin kısmının aynen onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.