Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/251
2025/660
20 Mart 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/251
Karar No : 2025/660
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/11/2024 tarih ve E:2023/4725, K:2024/6497 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trabzon ili, Dernekpazarı ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve liste halinde ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 12/05/2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/05/2023 tarih ve 7273 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Trabzon ili, Dernekpazarı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 13/11/2024 tarih ve E:2023/4725, K:2024/6497 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6., 27. maddeleri ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesine yer verilerek,
Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği; burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı,
Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği,
Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği,
5393 sayılı Kanun'da, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu belirtildiğinden anlaşma sağlanamayan durumlarda kamulaştırma yapılması ve bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerektiği,
Bu açıklamalar çerçevesinde, kentsel dönüşüm ve gelişim projesini uygulayacak olan idarece öncelikle taşınmaz malikleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşmanın gerçekleşememesi halinde de yine ilk önce olağan kamulaştırma yolunun tercih edilmesi, ancak 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yer alan acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde anılan madde uyarınca acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde Cumhurbaşkanı Kararı ile aceleliğine karar verilmiş olan taşınmazlara yönelik olarak acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği,
Dosyanın incelenmesinden; Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Dernekpazarı ilçesi, Yeni Cami, Zincirlitaş ve Merkez Mahallelerinin kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak belirlenmesi teklifini içeren Dernekpazarı Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının onaylandığı, bu karar doğrultusunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 05/01/2017 tarihli ön protokol imzalandığı, Dernekpazarı Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kentsel dönüşüm ve gelişim alanı sınırının 6.8 hektar olarak daraltılmasının teklif edilmesine karar verildiği, bu kararın ... tarih ve ... sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla onaylandığı, ... tarih ve ... sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni kararıyla, 2942 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre Dernekpazarı kentsel dönüşüm ve gelişim alanında yer alan Dernekpazarı ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... nolu adanın, Merkez Mahallesi ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu adaların kamulaştırılmasına karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni kararıyla, Dernekpazarı kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanındaki mevcut yapıların yıkımı ile ihale sürecinin bir an önce başlatılması amacı ile uzlaşma sağlanamayan taşınmazların temini, proje kapsamında öngörülen kamu hizmetlerinin yürütülmesini gerektiren imar yollarının açılması, genel altyapı hizmetlerinin temin edilebilmesi ve kamu hizmeti alanlarının faaliyete geçirilebilmesi için acele kamulaştırma kararı alınmasına karar verildiği ve bu talebin Trabzon Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına, ilgili Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile de Cumhurbaşkanlığına iletildiği ve dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın alındığı, davalı Belediyece acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasının henüz açılmadığının ve ülkemizde yaşanan ve çok geniş bir alanı etkileyen deprem felaketi nedeniyle proje kapsamında herhangi bir uygulamaya başlanılamadığının belirtildiğinin anlaşıldığı,
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, bir bölgenin 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesinin söz konusu bölgede bulunan taşınmazların acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının varlığı somut olarak ortaya konulamadığından, dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Öte yandan; 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesinde, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınmasının zorunlu olduğunun hükme bağlandığı, bu çerçevede davalı idarelerden dava konusu işlemin dayanağı kentsel dönüşüm ve gelişim alanı sınırları içerisinde, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerin bulunup bulunmadığının açıklanması, şayet kentsel dönüşüm ve gelişim alanı kapsamında kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerler varsa, davalı belediyenin talebiyle Cumhurbaşkanınca (işlemin tesis edildiği tarihe göre Bakanlar Kurulunca) bu yönde karar alınıp alınmadığı hususunun sorulması üzerine, kentsel dönüşüm alanı içerisinde yer alan ve kamunun mülkiyetinde olan taşınmazlar belirtilerek, kamunun mülkiyetinde bulunan taşınmazlarla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunulması düşünülmediğinden Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınmadığının belirtildiğinin görüldüğü,
Bu durumda, Dernekpazarı kentsel dönüşüm ve gelişim alanında kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerler bulunmasına rağmen ilgili mevzuat uyarınca Cumhurbaşkanınca bu yönde bir karar alınmaksızın ilan edilen kentsel dönüşüm ve gelişim alanı dayanak gösterilerek tesis edilen dava konusu acele kamulaştırma işleminde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, Dernekpazarı ilçe merkezinde bulunan yapıların yeni imar uygulamalarına uymadığı, afet riski taşıdığı ve çevre düzenini bozduğu, karar ile yenileme alanı ilan edilen alanda kentsel yenileme projesinin yapılması gerekliliği nedeniyle olağanüstü bir durumun oluşmuş olduğu, amaçlanan kamu yararının olağan kamulaştırma yoluyla zamanında gerçekleştirilememesi ve idarece taşınmazın bir an önce kullanılması zorunluluğunun doğmuş olması şartlarının oluştuğu, TOKİ ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı işbirliği ile gerçekleştirilen projeye ilişkin imza altına alınan protokol çerçevesinde hak sahipleri ile uzlaşma görüşmelerinin istenen neticeyi vermemiş olmasının, proje sınırları içerisinde kalan muvafakat görüşmesi ve anlaşma usulü neticesinde muvafakat sağlanamayan hak sahiplerine ait taşınmazların proje bütünlüğü için acele kamulaştırmasını gerekli kıldığı, dolayısıyla acelelik halinin bulunduğu açık olduğundan dava konusu kararın, hukuka ve ilgili mevzuat hükümlerine, hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde; "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinde; "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasında; "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinde ise: "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metnine yer verilen 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi hükmü ile kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu belirtilmişse de, bu hükmün koşulların bulunması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle Cumhurbaşkanına tanınan acele kamulaştırma yetkisinin kullanımına engel teşkil etmediği açıktır.
Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda, acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde, Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların ortaya konulması gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmelidir.
Uyuşmazlık konusu olayda; Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Dernekpazarı ilçesi, Yeni Cami, Zincirlitaş ve Merkez Mahallelerini kapsayan 21,18 hektar alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak belirlendiği, bu karar doğrultusunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 05/01/2017 tarihli ön protokol imzalandığı, Dernekpazarı Belediye Meclisinin teklifi üzerine, ... tarih ve ... sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin kararıyla, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı sınırının 6.8 hektar olarak daraltıldığı, acele kamulaştırma kararının ise Dernekpazarı kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanındaki mevcut yapıların yıkımı ile ihale sürecinin bir an önce başlatılması amacı ile uzlaşma sağlanamayan taşınmazların temini, proje kapsamında öngörülen kamu hizmetlerinin yürütülmesini gerektiren imar yollarının açılması, genel altyapı hizmetlerinin temin edilebilmesi ve kamu hizmeti alanlarının faaliyete geçirilebilmesi amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca, Belediyece, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulanabileceği bu kapsamda, uyuşmazlık konusu olayda, kentsel yenileme projesi ile mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek çağdaş özelliklere sahip modern standartlarda refah seviyesi yüksek kentsel bir alan oluşturulmasında ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu açıktır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla sınırları belirlenen kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında kaldığı, proje alanındaki mevcut yapıların yıkımı ile ihale sürecinin bir an önce başlatılması amacıyla ve projenin bütünlüğü için acele kamulaştırma kararı alınmışsa da, acele kamulaştırma yoluna gidilmezse kamunun uğraması muhtemel zararlarının neler olduğunun açıkça ortaya konmadığı, davalı Belediyece acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasının henüz açılmadığı ve proje kapsamında herhangi bir uygulamaya başlanılamadığının belirtildiği, başka bir anlatımla dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilmesi için gerekli olan "acelelik hali" gerçekleşmediğinden, acele kamulaştırmaya yönelik Cumhurbaşkanı Kararı'nın dava konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin kısmının iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerden ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazlar yönünden iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 13/11/2024 tarih ve E:2023/4725, K:2024/6497 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 20/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir.
Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.
İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasa'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur.
Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır.
İdareye tanınan takdir yetkisi, gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurmaktadır.
Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı Kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir yetkisi (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır.
Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Başka bir deyişle, bu hususlar açısından açık takdir hatası bulunup bulunmadığı ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı hareket edilip edilmediği noktasında yargısal denetim yapılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; acele kamulaştırma kararının, Dernekpazarı kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanındaki mevcut yapıların yıkımı ile ihale sürecinin bir an önce başlatılması amacı ile uzlaşma sağlanamayan taşınmazların temini, proje kapsamında öngörülen kamu hizmetlerinin yürütülmesini gerektiren imar yollarının açılması, genel altyapı hizmetlerinin temin edilebilmesi ve kamu hizmeti alanlarının faaliyete geçirilebilmesi amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca, Belediyelerin, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği ve uyuşmazlık konusu olayda, farklı nedenlerden dolayı zaman içinde eskimiş, yıpranmış ya da terk edilmiş kentsel dokunun, günün sosyo-ekonomik ve fiziksel koşulları göz önünde tutularak değiştirilmesi, dönüştürülmesi, ıslah edilmesi ve yeniden canlandırılarak kente kazandırılması, mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek, çağdaş özelliklere sahip, modern standartlarda yaşam kalitesi yüksek kentsel bir alan oluşturulması amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 6.8 hektarlık alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edildiği, TOKİ ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı işbirliği ile gerçekleştirilen projeye ilişkin protokol imzalandığı, kentsel yenileme projesi ile mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek çağdaş özelliklere sahip modern standartlarda refah seviyesi yüksek kentsel bir alan oluşturulmasının amaçlandığı, kentsel yenileme ilanına ilişkin işlemin ayakta olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kentsel dönüşüm ve gelişim projesiyle hedeflenen amaçlara ulaşılması ve belirtilen olumsuzluk ve risklerin bertaraf edilmesini temin edecek projelere bir an evvel başlanılmasında "acelelik hali" bulunduğu açık olup, bu doğrultuda tesis olunan dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki Daire kararında ise hukuki isabet bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.