Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/205
2025/1908
13 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/205
Karar No : 2025/1908
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, davacı tarafından esas, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılma talebinde bulanan davacı tarafından, Adalet Bakanlığı tarafından levhaya yazılmasında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği işlemine karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle avukatlık yapamadığı süreçte uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olarak 67.545,00-USD(Amerikan Doları)'nin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan karşılığı olan 543.737,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacının maddi tazminat isteminin dayanağı olarak davalı idare tarafından, davacının baro levhasına yazılmasına dair ısrar kararına yürütmenin durdurulması talepli iptal dava açılmış olması hususu gösterilmiş ise de, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından verilen ısrar kararına karşı Anayasa'nın 36. maddesinin 1. fıkrası ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca davalı idarenin dava açma hakkının bulunduğu, bu itibarla, davacının baro levhasına avukat olarak yazılıp yazılmaması noktasında ortaya çıkan hukuki ihtilafın çözümü için idari yargı yerlerinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açılması şeklinde gerçekleşen olayda, davalı idareye izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı;
Ayrıca, davalı idare tarafından, davacının Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ısrar kararına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı davada verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine anılan kararın gereğinin yerine getirilmesi amacıyla davacının baro levhasından kaydının silindiği, hal böyle olunca, idari yargı yerlerince uyuşmazlığın çözümü noktasında yapılan hukuki değerlendirme sonucunda verilen kararın Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca ve ilgili Baro tarafından uygulandığının anlaşıldığı;
Bu durumda, davalı idarenin anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında dava açma yönündeki tasarrufu nedeniyle davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir kusur ve/veya ihmalin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta zararın, yargı kararının davalı idare tarafından uygulanması nedeniyle oluştuğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca tam yargı davasına konu olabilecek idari nitelikte bir işlem/eylem bulunmaması nedeniyle davalı idarenin yürütme fonksiyonu içinde bulunan idari görev ve yetkilerinden olan idari işlem niteliği bulunmayan, doğrudan uygulanma kabiliyeti olmayan ve anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında dava açma yönündeki tasarrufundan kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı;
Bu durumda davanın 2577 sayılı Kanun'un 14. ve 15/1-b maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesinde isabet görülmediği sonucuna varılarak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş, davalı idare aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/10/2023 tarih ve E:2022/4030, K:2023/4935 sayılı kararıyla; dosyada, baro levhasına kaydın uygun bulunması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi ve akabinde geri gönderme gerekçesine uyulmayarak ısrar kararı verilmesi üzerine dava açma şeklinde tezahür eden Bakanlık işlem ve eylemlerinin, idari nitelikte işlem olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin belirlenmesi gerektiği, Anayasa'nın amir hükmü gereğince idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetime açık olduğu, yargı denetimi dışında kalan eylem ve işlemlerin ise Anayasa ve mevzuat ile ayrıca belirlendiği hususunda bir tereddüt bulunmadığı;
Bu haliyle davalı idarenin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin 6. fıkrası ile verilen yetki çerçevesinde İdare Mahkemesinde dava açma şeklinde tezahür eden işlemi, her ne kadar dava açma hakkının kullanımı olarak nitelendirilebilirse de kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak Kanun ile verilen yetki kapsamında tesis edilen işlemin idarenin yargı denetimi dışında kalan işlemleri arasında sayılmadığı;
Bu durumda, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi tarafından yeni bir karar verileceğinden, davalı idarenin yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz isteminin bu aşamada incelenmediği belirtilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın incelenmeksizin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiş, vekalet ücreti hakkında hüküm kurulmamıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönüyle ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, davalı idarenin dava açması nedeniyle zarara uğradığı, dava sonucunda haklılığının tespit edildiği, çalışma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kararda isabet bulunmadığı, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bu yönden bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından, temyize konu kararda, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden isabetsizlik bulunmadığı, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hukuk fakültesi mezunu olan davacı, baro levhasına avukat olarak yazılmak için başvurmuş, bu başvurusu Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kabul edilmiş ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararıyla da bu karar uygun bulunmuştur.
Anılan uygun bulma kararı kendisine gönderilen davalı Adalet Bakanlığı tarafından bu karar bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiş, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının baro levhasına yazılması sonucunu doğuran ilk kararda ısrar edilmiştir.
Söz konusu ısrar kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... esasına kayıtlı açılan davada 27/03/2020 tarihli kararla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ve söz konusu karara istinaden Ankara Barosu levhasından davacının kaydı silinmiştir. Yargılama sonucunda ise ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karar uyarınca baro levhasından kaydının silinmesi nedeniyle avukat olarak imzaladığı danışmanlık sözleşmesinin feshedilmesi sonucu 67.545,00-USD(Amerikan Doları)'nin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan karşılığı olan 543.737,00-TL zarara uğradığı ileri sürülerek bu zararının tazmini istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Redde veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair karara itiraz" başlıklı 8. maddesinde;
"...
(Değişik dördüncü fıkra: 2/5/2001 - 4667/7 md.) Baro yönetim kurullarının adayın levhaya yazılması hakkındaki kararları, karar tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. Türkiye Barolar Birliği kararın kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde uygun bulma veya bulmama kararını ve itirazın kabul veya reddi hakkındaki kararlarını onaylamak üzere karar tarihinden itibaren bir ay içinde Adalet Bakanlığına gönderir. Bu kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir.
Baro yönetim kurulunun, avukatlığı kabul isteminin reddi vaya kovuşturma sonuna kadar beklenmesi hakkındaki kararları, süresi içinde itiraz edilmediği takdirde kesinleşir.
(Değişik altıncı fıkra: 2/5/2001 - 4467/7 md.) Adalet Bakanlığının dördüncü fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı, Türkiye Barolar Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp bir daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşı ise, Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir.
Barolar, kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın çözümü açısından, baro levhasına kaydın uygun bulunması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi ve akabinde geri gönderme gerekçesine uyulmayarak ısrar kararı verilmesi üzerine dava açma şeklinde tezahür eden Bakanlık işlem ve eylemlerinin, idari nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine açık olduğu, yargı denetimi dışında kalan eylem ve işlemlerin ise Anayasa ve mevzuat ile ayrıca belirlendiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davalı idare tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin 6. fıkrası ile verilen yetki çerçevesinde davacının baro levhasına yazılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılması iradesi, her ne kadar dava açma hakkının kullanımı olarak nitelendirilebilirse de kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak kanun ile verilen yetki kapsamında tesis edilen bu işlemin, mevzuatta idarenin yargı denetimi dışında kalan işlemleri arasında sayılmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı iddiasıyla açılan davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, davalı idare tarafından ısrar kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de bu husus işin esasını inceleyecek olan Mahkemece yeniden değerlendirileceğinden, davalı idarenin temyiz istemi hakkında ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın incelenmeksizin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Davacının temyiz istemi yönünden;
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın bu kısmının onanması gerekmektedir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelindiğinde ise;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda, Danıştayın; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik ve yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında;
"Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir.
..." kuralı bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından dava dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal süresi içinde birinci savunma dilekçesinin sunulduğu, sonrasında ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği ancak temyize konu ısrar kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen Tarife'ye göre İdare Mahkemesinde birinci savunma süresinin bitiminden sonra davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği görüldüğünden davalı idarenin Tarife'de yer alan vekalet ücretinin tamamına hak kazandığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; temyize konu kararın hüküm fıkrasına, "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresi eklenmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu ısrar kararının kısmen onanması, kısmen düzeltilerek onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.