SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/173

Karar No

2025/1300

Karar Tarihi

12 Haziran 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/173 E. , 2025/1300 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/173
Karar No : 2025/1300

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğinden bahisle davacıya ait akaryakıt istasyonunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Denetim Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bayilik lisansı sahibi davacının 2021 hesap dönemi işlemlerinin sahte belge kullanma yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu'nda; davacının 2021 hesap döneminde sahte belge kullandığının tespit edildiği ve hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesinde yazılı suçları işlediğinden bahisle aynı Kanun'un 367. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulduğu, buna ilişkin ceza soruşturmasının devam ettiği anlaşıldığından, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde yer alan “... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz yolu ile iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi üzerine; 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, kanun koyucu tarafından söz konusu iptal gerekçeleri de dikkate alınarak, 27/12/2023 tarihinde kabul edilen ve 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle anılan maddenin yeniden düzenlendiği, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinde yapılan yeni düzenlemede, Kanun’da tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında gözden geçirilmesine imkan tanınmasına yönelik olarak davalı Kuruma, geçici durdurma (mühürleme) işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağının bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilmesine yönelik yükümlülük getirildiği, Anayasa Mahkemesince iptal edilen yasal düzenlemeden farklı olarak mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, kesinleşme beklenilmeksizin geçici durdurma işleminin Kurum tarafından kaldırılacağına dair değişiklik yapıldığı;
Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlık konusu işleme dayanak alınan Kanun maddesinde yapılan yeni düzenlemenin davacı lehine yeni bir hukuki durum oluşturmadığı, vergi suçu raporu üzerine davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde ceza yargılamasının devam ettiği anlaşıldığından, gelinen süreçte işbu karar tarihi itibarıyla ilgili hakkında kesinleşmiş kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verildiğine dair bir bilgi ve/veya belgenin dosyaya sunulamadığı dikkate alındığında, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/06/2024 tarih ve E:2024/778, K:2024/2536 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda 7318 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelere, 7318 sayılı Kanun'un "Genel Gerekçesi"ne, Anayasa Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçesine, 5015 sayılı Kanun'a 7491 sayılı Kanun'un 48. maddesiyle getirilen düzenlemeye yer verilerek,
5015 sayılı Kanun'un 20/2-(g) maddesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte, Kurum'a yapılan bildirimler üzerine çok sayıda akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geçici olarak durdurulduğu, bu kapsamda kaçakçılık suçuna ilişkin yürütülen ceza soruşturma ve kovuşturması ile birlikte aynı tespitlere istinaden vergi kanunlarına aykırılık nedeniyle ilgililer hakkında vergi dairelerince de vergi tarh edildiği ve ceza kesildiğinin görüldüğü, bu bağlamda, aynı tespite ilişkin olarak adli yargı süreci ile birlikte vergi yargılaması sürecinin ve bu yargılamalarda ortaya konulan deliller ile yargı mercilerince verilen kararların birbirine etkisinin değerlendirilmesinin gerektiği,
Bakılan uyuşmazlıklarda, taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, adli yargı ve vergi yargısı süreçlerinin genel itibarıyla eşgüdümlü olarak ilerlemediğinin anlaşıldığı, söz gelimi, savcılık soruşturması devam ettiği, henüz ceza davası süreci başlamadığı halde aynı fiil nedeniyle vergi dairesince tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada, vergi mahkemesince esas hakkında karar verilmiş olabildiği gibi; vergi yargılaması devam ederken adli sürecin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, yahut ceza mahkemesince verilen beraat, mahkumiyet ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar ile sonuca bağlanabildiği, bu kararlardan bir kısmının kesinleştiği, bir kısmın da ise kanun yolu aşamalarının devam ettiğinin görüldüğü,
Mühürleme işlemlerinin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 20/2-(g) maddesine göre, vergi incelemesi sonucunda tespit edilen hususlarla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulmasıyla birlikte, Kurum'a yapılan bildirim üzerine Kurum tarafından geçici durdurma işleminin tesis edileceği, ancak, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararında da belirtildiği üzere, tedbir niteliğindeki mühürlemenin, devam edip etmeyeceğinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında değişen şartlara göre Kurum tarafından gözden geçirilmesi, mühürleme işleminin iptali istemiyle açılan davalarda da, idari yargı mercilerince, ortaya çıkan yeni hukuki durumların göz önünde bulundurulmasının gerektiği,
Bu bağlamda, mühürleme işleminin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirme yapılarak bir karar verilmesine herhangi bir engelin bulunmadığı,
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, vergi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda tespit edilen hususlarla ilgili olarak kaçakçılık fiilinin işlendiğine kanaat getirilmesi ve savcılığa suç duyurusunda bulunularak, durumun Kurum'a bildirilmesi üzerine tesis edilen mühürleme işleminin iptali istemiyle açılan davalarda, aynı fiil nedeniyle vergi dairesince tesis edilen işlemlere karşı açılan davalarda, vergi mahkemelerince verilen kararların göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna varıldığı, mühürlemenin yasal dayanağı olan 7318 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, kaçaklığın daha çok mali usulsüzlük olarak ortaya çıktığı ve bu nedenle ciddi anlamda vergi ziyaına neden olunduğu için ilgili kanunlarda değişiklik yapıldığı belirtildiğinden, vergi mahkemesince verilen kararın, aynı fiil nedeniyle tesis edilen mühürleme işleminin iptali istemiyle açılan davaya doğrudan etki edeceğinin açık olduğu, aksi bir düşüncenin kabulünün, Anayasa'nın 138. maddesinde sözü edilen ''yasama ve yargı organları ile idarenin'' mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğuna dair kuralın yargı mercileri tarafından dikkate alınmaması sonucunu doğuracağı, her ne kadar bağımsız mahkemelerce, kendi görev alanlarında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak farklı kararlar verilebileceği açık olsa da; yargılamaya konu fiiller aynı olduğu halde vergi mahkemesince yapılan değerlendirmenin ve ulaşılan kanaatin mühürleme işleminin iptali istemiyle açılan davada göz ardı edilmesinin, çelişkili kararların ortaya çıkmasına sebebiyet verebileceği,
Somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacının 2021 yılı hesap dönemi iş ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, 2021 yılı dönemi için yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının iptali istemiyle açılan davada, ... Vergi Mahkemesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın kabulüne ve vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin iptaline karar verildiğinin görüldüğü,
Bu durumda, davacı nezdinde yapılan vergi incelemesine istinaden tesis edilen mühürleme işleminin dayanağı niteliğindeki vergi suçu raporunda yer alan tespitlerin aksinin vergi mahkemesince verilen karar ile ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu mühürleme işleminin dayanaksız kaldığı sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, mühürleme işlemini dayanaksız kılan yargı kararlarının kanun yolu aşamasında davacı aleyhine değişmesi ihtimalinde ise, idarece yapılacak değerlendirme sonucunda yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu,
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar Danıştay Onüçüncü Dairesinin bozma kararında, vergi inceleme raporunda yer alan aynı fiil nedeniyle bayilik lisansı sahibi ticari şirket veya gerçek kişi hakkında tarh edilen cezalı vergilerin iptali istemiyle Vergi Mahkemesinde açılan davada Vergi Mahkemesince davanın kabulüyle cezalı tarhiyatın iptali yolunda verilen kararın, mühürleme işlemi nedeniyle açılan bu davada da adli yargı yerince verilmiş "mahkumiyet dışında bir hüküm" gibi ilgilinin lehine sonuç doğuran bir durum olarak değerlendirilerek, kesinleşme beklenmeksizin dava konusu işlemin iptalini gerektirir bir mahkeme kararı olarak kabul edilmiş ise de; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki yeni halinde yer alan "... yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içerisinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. (Ek cümleler: 27/12/2023/-7491/48 md.) Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin, Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." hükmünden anlaşılacağı üzere, yasa koyucunun açıkça, suçun Cumhuriyet Başsavcılığına bildiriminden itibaren suçu işleyen kişi/kanuni temsilci hakkında başlatılan adli yargılama sürecinde gerçekleşecek aşamalarda verilebilecek ilgili sanık lehine kararları amaçladığı, yasa hükmünün vergi kaçakçılığı yönünden ceza yargısında yapılan yargılama sürecini ve sonucunu dikkate alması ve vergi kaçakçılığına yönelik olarak ceza yargısında yapılan yargılamanın usul, esas ve gerekçeleri ile vergi mahkemesinde yapılan yargılamanın usul, esas ve gerekçeleri, doğurduğu hukuki sonuçlar birbirinden farklı olduğundan, vergi mahkemesi kararının sonuçları göz önünde bulundurularak verilen bozma kararında belirtilen gerekçeye katılmanın mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Vergi Mahkemesinde açmış oldukları davanın lehine sonuçlandığı, dava konusu işleme dayanak olan inceleme raporlarındaki tespitlerin gerçeği yansıtmadığı, sahte belge kullanılmadığı, yalnızca vergi suçu raporu düzenlenmesinin yaptırım uygulanması için yeterli olmadığı, süresi dahi belli olmayan, maddi varlıklarına ciddi zararlar verebilecek nitelikteki mühürleme işleminin hukuka aykırı olduğu, temyize konu ısrar kararında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararın gerekçesinin görmezden gelindiği, emsal yargı kararlarına göre dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, hakkında açılan ceza davasından beraat ettiği belirtilerek, temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilemeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı sahibi davacının, 2021 yılı hesap dönemi iş ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığından ve anılan fiilin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesi uyarınca kaçakçılık suçunu oluşturduğundan bahisle davacı şirket yetkilisi hakkında ... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu düzenlenmiştir.
Anılan rapor ve ekleri Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca değerlendirilmiş, kamu davası açılabilmesi için yasal şartların oluştuğu ve konunun Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmesi gerektiği hususunda mütalaa verilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığınca olumlu mütalaa formu ve vergi suçu raporu ekleriyle birlikte ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunularak suç duyurusunda bulunulmuş, akabinde de gerekli değerlendirmede bulunulmasını teminen ilgili belgeler davalı Kurum'a gönderilmiştir.
Davalı idarece yapılan değerlendirme sonucunda, davacıya ait akaryakıt istasyonunun mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması konulu ... tarih ve ... sayılı işlem tesis edilmiş ve akaryakıt istasyonu 18/11/2022 tarihinde mühürlenmiştir.
Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, "a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir...
ç) (Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır..." kuralına yer verilmiştir.
30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinde, "Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralı yer almıştır.
Anılan Kanun değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümleri Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibare, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirilmiş ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümleleri eklenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20/2-g maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanun'un 367. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi halinde Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetlerin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulacağı düzenlenmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta uygulanacak kural niteliğinde olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur...” cümlesinin Anayasa’nın 2., 13., 35., 48. ve 49. maddelerine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle itiraz yolu ile iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Anılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından, dava konusu mühürleme işlemine dayanak alınan 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinde düzenlenen ve geçici olarak faaliyet durdurma tedbirini öngören kuralın, belirli ve öngörülebilir olduğu, meşru bir amaca dayandığı, meşru amaca ulaşma bakımından elverişli olduğunun ve anılan tedbirin kanun koyucunun takdir yetkisinde kaldığı ve gerekli olduğu hükmedilmiş; tedbirin orantılılığı yönünden yapılan incelemede ise, kuralın yalnızca "hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat kararı verilenler" yönünden idareye tedbiri yeniden gözden geçirip tedbirin kaldırılması ya da daha hafif bir tedbir uygulamasına yönelik imkan vermemesinin ilgililere aşırı bir külfet yükleyeceği gerekçesiyle “...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur...” cümlesi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. (Anayasa Mahkemesinin 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararı.)
Söz konusu iptal kararı üzerine, 27/12/2023 tarihinde kabul edilen ve 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle anılan madde yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınmak suretiyle yapılan yeni düzenlemede, Kanun'un önceki halinde yer alan "ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." ibaresinin "ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içerisinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirildiği ve anılan hükmün birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." cümlelerinin eklendiği analışmaktadır.
Söz konusu düzenleme ile, 5015 sayılı Kanun’da tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında gözden geçirilmesine imkan tanınmasına yönelik olarak davalı Kuruma yükümlülük getirildiği, Anayasa Mahkemesince iptal edilen düzenlemeden farklı olarak mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşme beklenilmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işleminin Kurum tarafından kaldırılacağına dair değişiklik yapıldığı, ancak bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmeyeceği hükmü yönünden herhangi bir değişiklik yapılmayarak bu hususa ilişkin hükmün korunduğu görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, bayilik lisansı sahibi davacının, 2021 yılı hesap dönemi iş ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığından ve anılan fiilin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesi uyarınca kaçakçılık suçunu oluşturduğundan bahisle davacı şirket yetkilisi hakkında ... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu düzenlendiği, anılan rapor ve ekleri Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca değerlendirilerek, kamu davası açılabilmesi için yasal şartların oluştuğu ve konunun Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmesi gerektiği hususunda mütalaa verildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığınca olumlu mütalaa formu ve vergi suçu raporu ekleriyle birlikte ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunularak suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde de gerekli değerlendirmelerde bulunulmasını teminen ilgili belgelerin davalı Kuruma gönderildiği, davalı idarece yapılan değerlendirme sonucunda, davacıya ait akaryakıt istasyonunun mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması konulu ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edildiği ve akaryakıt istasyonunun 18/11/2022 tarihinde mühürlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda 7318 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler dikkate alındığında, Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (a), (b) ve (ç) bentleri kapsamında yazılı suçların işlendiğinin vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından tespiti halinde, ilgili "rapor değerlendirme komisyonu" mütalaasıyla durumun Cumhuriyet başsavcılığına bildirileceği, ayrıca bu hususta Kuruma da bildirimde bulunulacağı ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetlerin geçici olarak durdurulacağının hükme bağlandığı, idari bir tedbir mahiyetinde olduğu anlaşılan dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'a uygun görülmüştür.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının tetkikinden, davacının Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan, ... Asliye Ceza Mahkemesindeki yargılaması sonucunda beraat ettiği, ancak beraat kararının henüz kesinleşmediği; ayrıca, davacı tarafından 2021 yılı dönemi için yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının iptali istemiyle açılan davada, ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verildiği ve dava konusu vergi ziyaı cezalarının bir kısmı hakkında davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu husus dikkate alındığında, 5015 sayılı Kanun'un son halinde, tedbir işleminin değişen şartlara göre gözden geçirilmesine imkan tanındığı anlaşıldığından, davacı tarafından idari tedbir kararının verilmesini gerekli kılan şartların ortadan kalktığı ileri sürülerek söz konusu tedbirin kaldırılmasının idareden her zaman talep edilebileceği açıktır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4\. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacının temyiz isteminin reddi ile, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının aynen onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim