Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1557
2025/1866
8 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/1557
Karar No : 2025/1866
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-...
2-...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3-... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 05/05/2025 tarih ve E:2024/2377, K:2025/2498 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karabük ilinde yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında ekli listede belirtilen taşınmazların Karabük Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/01/2013 tarih ve 2013/4203 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın Karabük ili, Merkez ilçesi, ... Köyü,...ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/05/2025 tarih ve E:2024/2377, K:2025/2498 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin 1. fıkrası ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesi 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve 6. maddesinin 12. fıkrasına yer verilerek,
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmelerinin mümkün olduğu,
2942 sayılı Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usulün düzenlendiği,
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığı,
Acele kamulaştırma usulünün düzenlendiği 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda, Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği,
5393 sayılı Kanun'da, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu belirtildiğinden anlaşma sağlanamayan durumlarda kamulaştırma yapılması ve bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Kanun 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için ise acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerektiği,
Bu açıklamalar çerçevesinde, kentsel dönüşüm ve gelişim projesini uygulayacak olan idarece öncelikle taşınmaz malikleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşmanın gerçekleşememesi halinde de yine ilk önce olağan kamulaştırma yolunun tercih edilmesi, ancak 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde yer alan acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde anılan madde uyarınca acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde Cumhurbaşkanı Kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca aceleliğine karar verilmiş olan taşınmazlara yönelik olarak acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği,
Dosyanın incelenmesinden dava konusu taşınmazın içinde olduğu yaklaşık 20,17 hektar yüzölçümüne sahip alanın 03/11/2011 tarih ve 28104 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10/10/2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Soğuksu - Yeşil Mahalle Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edildiği, ayrıca proje kapsamındaki taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Karabük Belediyesi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 11/01/2013 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı alınarak 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, akabinde aynı alanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ...tarih ve ... sayılı olur ile rezerv yapı alanı olarak belirlendiği, aynı işlem ile söz konusu alanda yapılacak bazı iş ve işlemler için Karabük Belediye Başkanlığının geçici olarak yetkilendirildiği, bu kapsamda yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamayan hak sahipleri için acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davaları açıldığı, dava konusu parsel için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden açılan dava sürecinin devam ettiği, bu aşamada tahliye ve yıkım işlemi tesis edilmediğinin görüldüğü,
Uyuşmazlık konusu acele kamulaştırma kararının dayanağı olan işlemin tespit edilebilmesi amacıyla yapılan ara karara, davalı Karabük Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevapta, Karabük ili Soğuksu Mahallesinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarının bir bütün olarak değerlendirildiği, gerek tamamlanan 1.etap, gerekse devam eden 2. ve 3. etapta idarece yapılan acele kamulaştırma işlemlerinin (yargılamaya konu parselin de dahil olduğu alan) 11/01/2013 tarih ve 2013/4203 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na istinaden yapıldığının belirtildiği,
Bu durumda, bir bölgenin 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesinin söz konusu bölgede bulunan taşınmazların acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı, ayrıca davaya konu taşınmazın hukuki olarak kentsel dönüşüm projesi sonrası Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı olur ile rezerv yapı alanı olarak ilan edilen alan içerisine alındığı dikkate alındığında dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, kentsel dönüşüm projesi ile davaya konu taşınmazın da içinde olduğu 1950'li yıllarda kurulan büyük çoğunluğu eski, depreme karşı güvenli olmayan yapılardan oluşan yerleşim alanının, ulaşım ve trafik sorunu yaşanmayan konut, ticaret, eğitim sosyal donatı alanlarıyla çevrelenmiş sağlıklı bir yaşam alanına dönüştürülmesinin amaçlandığı; birçok taşınmaz üzerinde uzun yıllar ihmal edilmiş çözüme kavuşturulmamış, intikal, haciz ve ipotek, vasi, tescil davaları vb. sorunların bulunduğu, proje alanının büyüklüğü ve etkilediği nüfus dikkate alınarak, kamulaştırma işlemlerinde karşılaşılması muhtemel hukuki sorunların aşılabilmesi, projenin sağlıklı ve mülk sahiplerini mağdur etmeyecek süratle tamamlanabilmesi için acele kamulaştırma usulünün tercih edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İkim Değişikliği Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde, "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin 1. fıkrasında, "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir..." hükmü bulunmaktadır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Rezerv yapı alanı", Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya re'sen, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenen alanlar olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metnine yer verilen 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi hükmü ile kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu belirtilmişse de, bu hükmün koşulların bulunması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle Cumhurbaşkanına tanınan acele kamulaştırma yetkisinin kullanımına engel teşkil etmediği açık olup, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.
Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.
Yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu taşınmazın içinde olduğu yaklaşık 20,17 hektar yüz ölçümüne sahip alanın 03/11/2011 tarih ve 28104 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10/10/2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Soğuksu - Yeşil Mahalle Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edildiği, proje kapsamındaki taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Karabük Belediyesi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 11/01/2013 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı alınarak 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı; akabinde aynı alan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru ile 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca rezerv yapı alanı olarak belirlenmiş olmasına rağmen, davalı idarelerce de acele kamulaştırma işlemlerinin, kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamındaki taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu 11/01/2013 tarih ve 2013/4203 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 13/06/2022 tarihli işlemi ile ''Rezerv Yapı Alanı'' olarak ilan edildiği dikkate alındığında, gelinen son durum itibarıyla, rezerv yapı alanında olan uyuşmazlığa konu taşınmazın, davalı Belediye tarafından kentsel dönüşüm ve gelişim çalışmaları kapsamında acele kamulaştırılmasının hukuken mümkün olmaması, rezerv yapı alanı ilanından sonraki süreçte uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasının -bu hususta yeniden tesis edilecek Cumhurbaşkanı kararı sonrasında- yapılabilecek olması nedeniyle, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu görüldüğünden, dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 05/05/2025 tarih ve E:2024/2377, K:2025/2498 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 08/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir.
Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.
İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasanın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur.
Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır.
İdareye tanınan takdir hakkının, kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurduğu tartışmasızdır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınmıştır.
Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir hakkı (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır.
Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Başka bir deyişle, bu hususlar açısından açık takdir hatası bulunup bulunmadığı ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı hareket edilip edilmediği noktasında yargısal denetim yapılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; acele kamulaştırma kararının, Karabük kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanındaki mevcut yapıların yıkımı ile ihale sürecinin bir an önce başlatılması amacı ile uzlaşma sağlanamayan taşınmazların temini, proje kapsamında öngörülen kamu hizmetlerinin yürütülmesini gerektiren imar yollarının açılması, genel altyapı hizmetlerinin temin edilebilmesi ve kamu hizmeti alanlarının faaliyete geçirilebilmesi amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.
Dava konu taşınmazın, Soğuksu Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 6306 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ...tarih ve ... sayılı olur ile "rezerv yapı alanı" olarak belirlenmiş iki proje alanı içinde kaldığı, kentsel dönüşüm projesi ile davaya konu taşınmazın da içinde olduğu 1950'li yıllarda kurulan büyük çoğunluğu eski, depreme karşı güvenli olmayan yapılardan oluşan yerleşim alanının, ulaşım ve trafik sorunu yaşanmayan konut, ticaret, eğitim sosyal donatı alanlarıyla çevrelenmiş sağlıklı bir yaşam alanına dönüştürülmesinin amaçlandığı, birçok taşınmaz üzerinde uzun yıllar ihmal edilmiş çözüme kavuşturulmamış, intikal, haciz ve ipotek, tescil davaları vb. sorunların bulunduğu, proje alanının büyüklüğü ve etkilediği nüfus dikkate alınarak, kamulaştırma işlemlerinde karşılaşılması muhtemel hukuki sorunların aşılabilmesi, projenin sağlıklı ve mülk sahiplerini mağdur etmeyecek süratle tamamlanabilmesi için acele kamulaştırma usulünün tercih edildiği, kentsel yenileme ilanına ilişkin işlemin ayakta olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kentsel dönüşüm ve gelişim projesiyle hedeflenen amaçlara ulaşılması ve belirtilen olumsuzluk ve risklerin bertaraf edilmesini temin edecek projelere bir an evvel başlanılmasında "acelelik hali" bulunduğu açık olup, bu doğrultuda tesis olunan dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden iptali yolundaki Daire kararında ise hukuki isabet bulunmadığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.