Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1543
2025/1865
8 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/1543
Karar No : 2025/1865
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-...
2-... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 14/05/2025 tarih ve E:2024/6955, K:2025/2714 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay ili, Antakya ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede yer alan taşınmazların, ... (...) Mescidi,...Mescidi, ... Camii ve ... Camii’nin yeniden ihyası amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/08/2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/08/2024 tarih ve 8780 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Antakya ilçesi, 5. mıntıka, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/05/2025 tarih ve E:2024/6955, K:2025/2714 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 10. maddesinin 4. fıkrası ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilerek,
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmelerinin mümkün olduğu,
2942 sayılı Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usulün düzenlendiği,
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığı,
Acele kamulaştırma usulünün ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörüldüğü,
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği,
2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği,
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerektiği,
Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiğinin açık olduğu,
Yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerektiği,
Dosyanın incelenmesinden; depremde hasar alan ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ihyası amaçlanan Yemeniler (Kerhan) Mescidinin deprem sonucunda hasar aldığının tespit edildiği, mescidin bitişiğinde yer alan özel mülkiyete ait ve yine eski eser tescilli, orijinalinde sabunhane niteliği taşıyan, 5. mıntıka, 160 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapının da ağır hasar gördüğünün ve can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğinin tespit edildiği, kültür varlığı olan söz konusu yapının fiziki restorasyonunun bir bütünlük içerisinde gerçekleştirilebilmesi ve etrafında mevcut yapılaşmada yapılacak inşai ve fiziki müdahalelerin 2863 sayılı Kanun'a ve ilgili mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanabilmesi için yapının silüetini olumsuz etkileyebilecek yapılaşmaların engellenebilmesi ve yapı etrafında fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ihyasının sağlanabilmesi amacıyla koruma alanı sınırının 04/04/2024 tarih ve 3909 sayılı Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü kararı ile kabul edildiği, Hatay ilinde gerçekleşen yıkıcı depremler sonucunda olağanüstü koşullar oluştuğu, Yemeniler (Kerhan) Mescidinde yer alan ve özel mülkiyete ait söz konusu yapının malikler eliyle onarılmasının uzun bir süreç alacağı, bu nedenle Hatay ilindeki kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi, hayat akışının ivedilikle normale dönmesinin sağlanması, Vakıf mescidinin fiziki olarak restorasyonunun gerçekleştirilebilmesi için bitişik yapının da ortak müdahale gerektiren kısımlarının olması, böylelikle kamu hizmetinin devamlılığının sağlanması, eski eser tescilli vakıf ve özel mülkiyete ait her iki yapının da bir an önce onarımında kamu menfaatinin bulunması gerekçeleriyle Yemeniciler Mescidi Çarşısı Vakfı mülkiyetine ait ... parsel sayılı taşınmazın koruma alanı sınırı içerisinde bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; 2863 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca menşei vakıf olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının Vakıflar Genel Müdürlüğünce kamulaştırılabileceği, anılan mescidin deprem sonucunda hasar aldığının tespit edildiği, mescidin bitişiğinde yer alan özel mülkiyete ait uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde yer alan yapının da ağır hasar gördüğü ve can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğinin tespit edildiği anlaşılmasa da yıkıcı depremler sonucunda olağanüstü koşulların oluştuğu Hatay ilindeki Yemeniciler Mescidi Çarşısı Vakfı mülkiyetine ait ... parsel sayılı taşınmazın koruma alanı sınırı içerisinde bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazın, restorasyon çalışmasının etrafındaki mevcut yapı grubu ile bir bütünlük içerisinde gerçekleştirilebilmesi, bu kapsamdaki inşai ve fiziki müdahalelerin 2863 sayılı Kanun'a ve ilgili mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanabilmesi, yapının silüetini olumsuz etkileyebilecek yapılaşmaların engellenebilmesi, yapının çevresi ile birlikte fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ihyasının sağlanabilmesi, vakıf mescidinin fiziki olarak restorasyonunun gerçekleştirilebilmesi için bitişik yapının da ortak müdahale gerektiren kısımlarının bulunması, ayrıca büyük bir deprem felaketinin yaşandığı Hatay ilinde depremin yaralarının hızla sarılarak şehrin yaşanabilir duruma getirilmesi, toplumun normal yaşantısına hızlı ve etkili bir şekilde dönmesinin sağlanması gerekçeleri dikkate alındığında, somut olayda kamu yararının bulunduğu açık olup, uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, acele kamulaştırma işleminin amacı "Yemeniler-Kerhan Mescidinin yeniden ihyası" olarak belirtilmişse de, bu durumun gerçeği yansıtmadığı, davalı taraf savunmalarını, taşınmazının ağır hasarlı olmasına ve her iki taşınmaza ortak müdahale edilmesi gerekliliğine dayandırmış ise de bu sebeplerin de gerçek durumla bağdaşmadığı; taşınmazının hafif hasarlı olup, davalı idare tarafından savunma dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen gayrimenkul değerlendirme raporunda da, taşınmazının, 32 EMV askı kodu ile az hasarlı olduğunun belirtildiği, aynı tespitin, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığına ait internet sayfasında da belirtildiği ve yapının 32 EMV askı kodu ile az hasarlı olduğunun yayımlandığı, kaldı ki, deprem sonrası 19 aylık süreçte kendisine ait taşınmazın tüm tadilatlarının orijinal yapısına sadık kalınarak yapıldığı; Yemeniler Mescidinin yapılması için taşınmazı ile Yemeniler Mescidine ortak müdahale edilmesini gerektirir bir durumun da bulunmadığı, yapılar sınırdaş olmalarına rağmen, ayrı ayrı duvarlarının bulunduğu ve taşınmazına ait duvarların son derece sağlam olduğu, eğer böyle bir teknik zorunluluk var ise bu durumun denetime elverişli bir şekilde açıklanmasının zorunlu olduğu; Yemeniler-Kerhan Mescidinin yeniden ihyası işlemlerine başlandığı ve inşaatın büyük bölümünün yapıldığı, tadilatın bitmek üzere olduğu, bu durumun da tadilatın yapılmasının maliki bulunduğu taşınmazın kamulaştırılmasına bağlı olmadığını gösterdiği; kamulaştırma sebebi olarak gösterilen Yemeniler Mescidinin ihyası ile taşınmazının fiziki olarak bir ilgisinin bulunmadığı; tarihi eser maliklerinin yükümlülükleri ve hangi durumda kamulaştırma yapılabileceğinin 2863 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği, kamulaştırma işleminin sadece taşınmaz malikinin tescilli kültür varlığının bakım ve onarım sorumluluğunda aczinin bulunması halinde yapılabileceği, öte yandan, hasar gören tescilli kültür varlığının özgünlüğünün korunarak restorasyonunun yapılmasının gerektiği dikkate alındığında, taşınmazının, 172 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tescilli kültür varlığının koruma alanı içerisine alınmasının koruma alanındaki tescilli yapının kamulaştırılması için yeterli olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : 2863 sayılı Kanun uyarınca, özel mülkiyette bulunan tescilli kültür varlıklarının, ancak malikin, tescilli kültür varlığının bakım ve onarım sorumluluğunda aczinin bulunması halinde kamulaştırılabileceği hükme bağlanmışken, uyuşmazlığa konu ... parsel sayılı taşınmazın malikinin, tescilli yapının bakımı ve onarımı konusunda aczinin olmadığı gibi işlemin de, malikin aczinin olduğu gerekçesiyle tesis edilmediği; öte yandan, uyuşmazlığa konu parsel üzerinde, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının görünümünü etkileyecek bir yapının yapılmasının mümkün olmadığı ve hasar gören tescilli kültür varlığının özgünlüğünün korunarak restorasyonunun yapılmasının gerektiği dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tescilli kültür varlığının koruma alanı içerisine alınmasının koruma alanındaki tescilli yapının kamulaştırılması için yeterli olmadığı, yine koruma alanına alındığından bahisle koruma alanındaki tescilli yapının yıkılamayacağı gibi yıkılarak alanın boşaltılamayacağı anlaşılmakta olup, dava konusu tescilli kültür varlığının kamulaştırılabilmesi için gerekli olan şartların oluşmadığı, kamulaştırma kararı verilmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde, "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde; "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmü, 10. maddesinde; "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.
...
Diğer kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma ve değerlendirilmesi bu Kanun hükümlerine uygun olarak kendileri tarafından sağlanır." hükmüne, 11. maddesinde "Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar. Ancak, kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.
Malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler.
Bu Kanunun belirlediği bakım onarım sorumluluklarını yerine getirmekte aczi olanların mülkleri, usulüne göre kamulaştırılır. Mazbut veya mülhak vakıf varlıkları bu hükme tabi değildir." hükmü, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde "Menşei vakıf olup da çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılır. Bu maksat için Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesine yeteri kadar ödenek konur." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür.
Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur.
2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür.
Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığa konu taşınmazın, ... tarih ve ... sayılı korunması gereken kültür varlığı olarak tescil kaydının bulunduğu, Antakya ilçesi Tarihi Kent Merkezi 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama Planı'nda T1 ticaret alanında (geleneksel ticaret) kaldığı anlaşılmaktadır.
04/04/2024 tarih ve 3909 sayılı Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı ile kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanında 5. mıntıkada bulunan ... parsel sayılı Yemeniciler Mescidi Çarşısı Vakfı mülkiyetine ait taşınmazın koruma alanı sınırı uyuşmazlığa konu taşınmazı kapsayacak şekilde yeniden belirlenmiştir.
Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı komisyon raporu ile teknik personel tarafından hazırlanan 24/04/2024 tarihli raporda; Hatay ilinde gerçekleşen yıkıcı depremler sonucunda olağanüstü koşullar oluştuğu, ...(...) Mescidinin bitişiğinde yer alan ve özel mülkiyete ait söz konusu yapının malikleri eliyle onarılmasının uzun bir süreç alacağının tahmin edildiği, bu nedenle Hatay ilindeki kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi, hayat akışının ivedilikle normale dönmesinin sağlanması, Vakıf mescidinin fiziki olarak restorasyonunun gerçekleştirilebilmesi için bitişik yapının da ortak müdahale gerektiren kısımlarının olması, böylelikle kamu hizmetinin devamlılığının sağlanması, eski eser tescilli vakıf ve özel mülkiyete ait her yapının da bir an önce onarımında kamu menfaatinin bulunması hususları göz önünde bulundurulduğunda, ekli krokide sınırları belirtilen Antakya ilçesi, 5. mıntıka, 160 parsel sayılı taşınmazın, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi ve 2863 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmüne göre idarelerince acele kamulaştırılmasının uygun olacağının belirtildiğinden bahisle Komisyonlarınca söz konusu teknik rapor ve eki bilgi ve belgeler uygun bulunarak, uyuşmazlık konusu taşınmazın, Vakıflar Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi halinde Cumhurbaşkanı Kararı alınarak acele kamulaştırılmasının uygun olacağına karar verilmiş, Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Sanat Eserleri ve Yapı İşleri Daire Başkanlığına hitaben yazılan yazısı ile uygun görülmesi halinde Cumhurbaşkanı Kararı alınarak acele kamulaştırılması talep edilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığının 10/08/2024 tarihli Cumhurbaşkanlığına hitaben yazılan yazısı ile Hatay'daki genel düzenin yeniden eskiye döndürülmesi ve hayat akışının normalleşmesinin sağlanması önem arz ettiğinden, Vakıf mülkiyetinde bulunan eserlerin restorasyonu esnasında anılan yapılarda da uygulama yapılmasının yerinde olacağı, bütüncül bir yaklaşımla çalışıldığında kamu hizmetinin devamlılığının sağlanacağı ve eski eser tescilli vakıf eser ile özel mülkiyete ait yapıların da bir an önce onarılarak kamu menfaatinin tesis edileceğinin değerlendirildiği belirtilerek söz konusu yapıların çevresinde yer alan özel mülkiyetlerin acele kamulaştırılmalarına ilişkin iş ve işlemlerin başlatılmasının talep edilmesi üzerine 01/08/2024 tarih ve 8780 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Hatay ili, Antakya ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede yer alan taşınmazların, ... (...) Mescidi, ... Mescidi, ... Camii ve ... Camii’nin yeniden ihyası amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
2863 sayılı Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, Kanun'a uygun olmak kaydıyla gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma ve değerlendirilmesinin malikleri tarafından sağlanmasının esas olduğu ve Kültür ve Turizm Bakanlığının Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak bu varlıkların bakım ve onarımlarını yerine getirdikleri sürece Kanun'un tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanacakları, Kanun'un belirlediği bakım onarım sorumluluklarını yerine getirmekte aczi olanların taşınmazlarının, usulüne göre kamulaştırılabileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan tescilli kültür varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeteri kadar korunma alanı belirlenebileceği, korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisinin koruma kurullarına ait olduğu hükme bağlanmış olup, koruma alanı belirlenmesindeki amacın, tescilli kültür varlığının görünümü ve çevresiyle uyumunun sağlanması için koruma alanındaki yapılaşmanın denetlenmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 2863 sayılı Kanun uyarınca, özel mülkiyette bulunan tescilli kültür varlıklarının, ancak malikin, tescilli kültür varlığının bakım ve onarım sorumluluğunda aczinin bulunması halinde kamulaştırılabileceği hükme bağlanmışken, uyuşmazlığa konu 160 sayılı parsel taşınmazın malikinin, tescilli yapının bakımı ve onarımı konusunda aczinin olmadığı gibi işlemin de, malikin aczinin olduğu gerekçesiyle tesis edilmediği; öte yandan, uyuşmazlığa konu parsel üzerinde, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının görünümünü etkileyecek bir yapının yapılmasının mümkün olmadığı ve hasar gören tescilli kültür varlığının özgünlüğünün korunarak restorasyonunun yapılmasının gerektiği dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tescilli kültür varlığının koruma alanı içerisine alınmasının koruma alanındaki tescilli yapının kamulaştırılması için yeterli olmadığı, yine koruma alanına alındığından bahisle koruma alanındaki tescilli yapının yıkılamayacağı gibi yıkılarak alanın boşaltılamayacağı anlaşılmakta olup, dava konusu tescilli kültür varlığının kamulaştırılabilmesi için gerekli olan şartların oluşmadığı, kamulaştırma kararı verilmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu acele kamulaştırma kararı ... (...) Mescidinin yeniden ihyası amacıyla alınmış ve davalı idarelerce de, iki ayrı tescilli yapının bitişik olması nedeniyle ortak müdahale gerektiren kısımlarının olduğu belirtilmiş ise de bunun gerekliliği, nedenleri ortaya konulamadığı gibi acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nda yer almayan özel mülkiyete ait uyuşmazlık konusu yapının malikleri eliyle onarılmasının uzun bir süreç alacağı, Hatay ilindeki kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi, hayat akışının ivedilikle normale dönmesinin sağlanması, eski eser tescilli vakıf ve özel mülkiyete ait her yapının da bir an önce onarımında kamu menfaatinin olacağı yolundaki gerekçelerle işlemin tesis edildiğinin beyan edilmesi karşısında, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 14/05/2025 tarih ve E:2024/6955, K:2025/2714 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısmının İPTALİNE,
4.Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamasına ilişkin...-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5.Posta gideri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
6.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
7.08/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 10. maddesinin 4. fıkrasında "Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde ve denetiminde bulunan mazbut vakıflar ile temsilen yönetilen mülhak vakıflara ait kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi, Koruma Kurulları kararı alındıktan sonra, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülür. Vakıflar Genel Müdürlüğünün denetiminde bulunan mülhak vakıflara ait taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi, Koruma Kurulları kararı alındıktan sonra, yöneticileri tarafından yürütülür." hükmü, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, "Menşei vakıf olup da çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılır." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; depremde hasar alan ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ihyasının sağlanmasının amaçlanan Yemeniler (Kerhan) Mescidinin deprem sonucunda hasar aldığının tespit edildiği, mescidin bitişiğinde yer alan özel mülkiyete ait ve yine eski eser tescilli, orijinalinde sabunhane niteliği taşıyan, 5. mıntıka, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapının da ağır hasar gördüğünün ve can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğinin tespit edildiği, kültür varlığı olan söz konusu yapının fiziki restorasyonunun bir bütünlük içerisinde gerçekleştirilebilmesi ve etrafında mevcut yapılaşmada yapılacak inşai ve fiziki müdahalelerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na ve ilgili mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanabilmesi için yapının silüetini olumsuz etkileyebilecek yapılaşmaların engellenebilmesi ve yapı etrafında fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ihyasının sağlanabilmesi amacıyla koruma alanı sınırının... tarih ve ... sayılı Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü kararı ile kabul edildiği, Hatay ilinde gerçekleşen yıkıcı depremler sonucunda olağanüstü koşullar oluştuğu, ...(...) Mescidinde yer alan ve özel mülkiyete ait söz konusu yapının malikler eliyle onarılmasının uzun bir süreç alacağı, bu nedenle Hatay ilindeki kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi, hayat akışının ivedilikle normale dönmesinin sağlanması, Vakıf mescidinin fiziki olarak restorasyonunun gerçekleştirilebilmesi için bitişik yapının da ortak müdahale gerektiren kısımlarının olması, böylelikle kamu hizmetinin devamlılığının sağlanması, eski eser tescilli vakıf ve özel mülkiyete ait her iki yapının da bir an önce onarımında kamu menfaatinin bulunması gerekçeleriyle ... Mescidi Çarşısı Vakfı mülkiyetine ait ... parsel sayılı taşınmazın koruma alanı sınırı içerisinde bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu acele kamulaştırma kararının, ... tarih ve ... sayılı Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun, ... Mescidi Çarşısı Vakfı mülkiyetine ait ... parsel sayılı taşınmazın koruma alanı sınırlarının belirlenmesine ilişkin kararına dayanılarak alındığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın, koruma alanı sınırı içerisinde bulunduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamakta olup, acele kamulaştırma kararının dayanağı olan Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararına karşı dava açılmadığı, anılan işlemin yürürlükte olduğu dikkate alındığında, Daire kararında yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, dava konusu acele kamulaştırma kararında kamu yararı ve acelelik hali bulunduğu sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.