Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1530
2025/1756
1 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/1530
Karar No : 2025/1756
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...
2- ... İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/01/2025 tarih ve E:2021/10799, K:2025/299 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Menderes ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresince hazırlanan ve 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/01/2025 tarih ve E:2021/10799, K:2025/299 sayılı kararıyla;
Usule ilişkin olarak;
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 25/11/2021-24/12/2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında olan ve 10/12/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı,
İmar planlarına karşı açılan davalarda "ilgili" kavramından, taşınmazların bağlı bulunduğu idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi niteliğindeki büyükşehir belediyelerince de dava açabileceğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu,
Esasa ilişkin olarak;
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu, bu rapora davalı idareler tarafından yapılan itirazlar ve davacı beyanları birlikte değerlendirilerek dava konusu imar planlarının aşağıda başlıklar halinde incelendiği,
Dava konusu imar planı değişikliklerinin;
Üst ölçekli planlara uyum, imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesi bakımından incelenmesi;
Uyuşmazlık konusu taşınmazların üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda "Tercihli Kullanım Alanı"nda ve "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi” sınırları içerisinde, 16/05/2014 tarihinde onaylanan Seferihisar, Doğanbey Termal Turizm Merkezi Tevsii Gümüldür kesimine ait 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde "Tercihli Kullanım Alanları (Turizm veya Konut (TK))” kullanımında kaldığı,
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, Seferihisar, Doğanbey Termal Turizm Merkezi Tevsii Gümüldür kesimine ait 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararları ile uyumlu olduğu, planlar arasında kademeli birlikteliğin sağlandığı,
Dava konusu planlar ile getirilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, getirilen kullanım kararlarının çevre ve imar bütünlüğü ile sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi;
Mahallinde yapılan keşif sırasında yapılan gözlemde; taşınmazın kıyı alanında yer aldığının, halihazırda boş olduğunun ve yakın çevresinde turistik tesis alanı ve ticaret alanı kullanımlarının yer aldığının görüldüğü, ayrıca planlama alanının ve yakın çevresinin daha önceden 19/09/1986, 03/02/1987, 02/10/1987 ve 12/10/1990 onay tarihli mevzii imar planları ile belediye turistik tesis alanı ve tercihli konut alanı olarak belirlendiği anlaşıldığından parseller için belirlenen kullanım kararlarının hem çevredeki yapılaşma hem de yer seçimi açısından uygun olduğu,
Diğer taraftan nazım ve uygulama imar planının plan açıklama raporunun, planların ölçeklerine uygun ayrı ayrı gerekli analizleri ve değerlendirmeleri barındırdığı görüldüğünden, tek bir açıklama raporu şeklinde hazırlanmasında aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte açıklama raporu ile birlikte hazırlanan araştırma raporunun da yeterli araştırma, analiz ve sentez çalışmalarını içerdiği sonucuna ulaşıldığı,
Dava konusu planlar ile getirilen fonksiyonların ilgili mevzuat, planlama easasları, şehircilik ilkeleri ve Kıyı Kanunu açılarından uygunluğunun değerlendirilmesi;
Uyuşmazlıkta, bölgedeki planlamanın 11 Temmuz 1992 tarihinden önce başlamış olduğu, alanda 1983, 1986, 1987, 1989 ve 1990 yıllarında hazırlanmış mevzi planların bulunduğu, 1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli mevzii imar planı itibarıyla uyuşmazlık konusu taşınmazların belediye turistik tesisi alanı, sahil, yol, park ve otopark alanı olarak belirlendiğinin anlaşıldığı,
Öte yandan, dava konusu taşınmazları da kapsayan alanda Menderes Belediyesi İmar ve Kültür ve Turizm Komisyonunun 12/09/2014 tarihli kararına uygun olarak Menderes Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen kısmi yapılaşma durumu planının bulunduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazların da kısmi yapılaşma kararı verilen alan içerisinde yer aldığı, yine söz konusu Belediye Meclisi kararında geçen ifadelerden kısmi yapılaşma kararının imar planı bütünlüğünde verilmiş olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu durumda uyuşmazlık konusu taşınmazların Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin ortaya koyduğu esasları taşıdığı sonucuna varıldığı,
Rekreasyon alanı ve otel alanı yönünden yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda rekreasyon alanı için verilen yapılaşma haklarının yoğunluğu artırıcı bir içerik taşıdığı, otel alanında yapılaşmaya yönelik emsal hesaplama yönteminin sahil şeridi olarak tanımlanan ilk 100 m’lik kesimindeki alan üzerinden belirlenmiş olması sebebiyle uygun olmadığı değerlendirmelerinde bulunulmuş ise de; Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 13. maddesi uyarınca sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında 0,05 emsali aşmayan yapı ve tesisler yapılabileceği dikkate alındığında, taşınmazların ilk 50 metrelik kısmının E:0,03, Yençok:4,50 metre rekreasyon alanı olarak planlanmasında ilgili yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığı, otel alanına ilişkin olarak ise sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmında kalan "otel alanı-B" kısmının E:0,20 H:4,50 metre yapılaşma koşullu belirlendiği, sahil şeridinin ilk 100 metresinin ardında yer alan "otel alanı-A" kısmının ise E:0,45, Yençok:5 kat yapılaşma koşullu belirlendiği, alanda yer alan 1986, 1987, 1989 ve 1990 onay tarihli mevzii 1/1000 ölçekli uygulama imar planınlarında sahil şeridinde ilk 50 metrelik kısım ve ikinci 50 metrelik kısım şeklinde ayırım yapılmaksızın kıyı kenar çizgisinden itibaren ilk 100 metrenin tamamının E:1.50, H:15.50 metre yapılaşma koşullu belediye turistik tesis alanı olarak belirlendiği görüldüğünden dava konusu planlar ile rekreasyon ve otel alanında yoğunluk artışına yol açılmadığı ve önerilen yüksekliğin mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Dava konusu planlara yönelik alınan kurum görüşleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; uyuşmazlıkta kurum görüşü alınan planların, onaylanan planlardan farklı olduğu, yapılan incelemede kurumlardan görüş sorulan plan belgesinde uyuşmazlık konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmının “kumsal/plaj”, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresinin "park" ve "yaya yolu", ikinci 50 metresinin "günübirlik tesis alanı", "park” "trafo alanı” ve "yaya yolu" olarak, ilk 100 metrenin ardında kalan kısmın ise “ticaret-konut alanı (TİCK)”, “taşıt yolu” ve "yaya yolu” olarak planlandığının belirtildiği, 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmının “kumsal/plaj”, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresinin “park ve yeşil alan” ve ikinci 50 metresinin "turizm alanı (otel alanı- A ve otel alanı B)” olarak planlandığı, dolayısıyla kurum görüşüne sunulan planlar ile dava konusu planların farklı kullanım kararları içerdiğinin görüldüğü,
Bu durumda, planların hazırlanması aşamasında alınan kurum görüşlerinin dava konusu imar planları kapsamında geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığı, tüm kurum görüşlerinin yeniden alınmasının gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu planlarda bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazların ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, dava konusu planların hazırlık sürecinde ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, planlarda, alınan görüşler dışında herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, gelen görüşler doğrultusunda planların revize edilerek onaylandığı, planlarda yapılan değişiklikler üzerine kurumlardan ikinci kez görüş alınmasının zorunlu olmadığı, dava konusu planların çevre ile uyumlu, arazi kullanım dengelerini ve ulaşım sistemini, sosyal-teknik donatı dengesini bozmayacak şekilde ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden; dava konusu imar planları ile ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara "otel (E.0.45, Yençok:5 kat), rekreasyon, park, trafo alanı, dere, kumsal-plaj, karayolları yol kenarı koruma kuşağı, taşıt ve yaya yolu" kullanım kararları getirildiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ... sayılı parsel ile ... sayılı parselin ikinci 50 metrelik kısmı ve bunun ardında kalan alanın otel alanı olarak ayrıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise parsellerin ikinci 50 metrelik kısmının Otel-B, sonraki bölümün ise Otel-A olarak gösterildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporunda otel alanında "A" ile işaretli olan alanın otel olarak planlanacağı (E.0.45 ve Yençok:5 kat, termal kür yapılması halinde E:0.60), "B" ile işaretli alanda sadece toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılacağının, alanın emsalinin alanın en fazla 0.20'si olabileceği, yapılanma hakkının kalan kısımlarının "A" ile işaretli alanda kullanılacağının öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmının sadece günübirlik turizm yapı ve tesislerini kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğinden, dava konusu nazım imar planında sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmının otel alanı olarak gösterilmesinde ve uygulama imar planında uyuşmazlığa konu taşınmazların sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmı ile birlikte ardında kalan bölümünün plan paftasında otel alanı "A" ve "B" olarak gösterilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı, dava konusu uygulama imar planı kararları ile sahil şeridinde kalan "B" otel alanında sadece günübirlik turizm yapı ve tesisleri yapılacağı belirtilmişse de, plan paftası gösterimlerinin de mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların ikinci 50 metrelik kısmı ile birlikte ardında kalan bölümünün tümünün otel alanı olarak gösterilerek kullanımın bütünleştirilmesinde ve emsal hesabının sahil şeridinin tümü üzerinden yapılmasında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, Daire kararının belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti Hazineye ait olan ve 03/02/1987, 02/10/1987 ve 12/10/1990 tarihli 1/1000 ölçekli mevzii uygulama imar planlarında büyük bir kısmı belediye turistik tesis alanı, sahil, küçük bir kısmı yol alanı, park, otopark alanı olarak planlanan uyuşmazlık konusu taşınmazlar, 16/11/2015 onay tarihli 1/100.000 çevre düzeni planınında kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi/turizm merkezi ile tercihli kullanım alanında, 16/05/2014 onay tarihli 1/25.000 ölçekli İzmir Çevre Düzeni Planı'nda turizm tesis alanında kalmış, ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Özelleştirme kapsam ve programına alınmalarının ardından hazırlanarak ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında, uyuşmazlık konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmının kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresinin park ve yaya yolu, ikinci 50 metresinin günübirlik tesis alanı, park, rafo alanı ve yaya yolu olarak, ilk 100 metrenin ardında kalan kısmın ise ticaret-konut alanı (TİCK), taşıt yolu ve yaya yolu olarak gösterildiği görülmüştür.
Ancak 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazların kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmı kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresi rekreasyon alanı, park, trafo ve 12 metrelik taşıt yolu, ikinci 50 metresi turizm alanı olarak planlanmış, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise, 25 sayılı parselin kıyıda kalan kısmı kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metrelik kısmı rekreasyon alanı, park, trafo alanı ve 12 metrelik taşıt yolu, 25 sayılı parsel ile 24 sayılı parselin ikinci 50 metrelik kısmı Otel-B, sonraki bölümü ise Otel-A olarak ayrılmış, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporunda otel alanında "A" ile işaretli olan alanın otel olarak planlanacağı (E.0.45 ve Yençok:5 kat, termal kür yapılması halinde E:0.60), "B" ile işaretli alanda ise sadece toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılacağı belirtilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı;
A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının,
ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesinin 2. fıkrasında; "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planları ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un Ek-3. maddesinde; "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
Yine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde; nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım istemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "bölge planları" ve "imar planları", imar planlarının ise "nazım imar planları" ve "uygulama imar planları" olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hükme bağlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ''Genel planlama esasları'' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde; ''Planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemler kullanılarak kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınması esastır.'' kuralı, 8. maddesinin 1. fıkrasında; ''Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır.'' kuralı, 2. fıkrasında; ''Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir.'' kuralı, 5. fıkrasında; ''Kurum ve kuruluşlar planlama çalışmasında kullanılacak bilgi ve belgeleri, açık ve kapsamlı görüşüyle birlikte planlamaya veri teşkil edecek şekilde basılı belge olarak ve sayısal ortamda sağlamakla sorumludur.'' kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmalarının ardından hazırlanarak ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulan ve kurum görüşü alınan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında, uyuşmazlık konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmının kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresinin park ve yaya yolu, ikinci 50 metresinin günübirlik tesis alanı, park, trafo alanı ve yaya yolu olarak, ilk 100 metrenin ardında kalan kısmın ise ticaret-konut alanı (TİCK), taşıt yolu ve yaya yolu olarak gösterildiği, ancak 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazların kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmının kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresinin rekreasyon alanı, park, trafo ve 12 metrelik taşıt yolu, ikinci 50 metresi turizm alanı olarak planlandığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise, ... sayılı parselin kıyıda kalan kısmı kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metrelik kısmının rekreasyon alanı, park, trafo alanı ve 12 metrelik taşıt yolu, ... sayılı parsel ile ... sayılı parselin ikinci 50 metrelik kısmının Otel-B, sonraki bölümünün ise Otel-A olarak ayrıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporunda otel alanında "A" ile işaretli olan alanın otel olarak planlanacağı (E.0.45 ve Yençok:5 kat, termal kür yapılması halinde E:0.60), "B" ile işaretli alanda ise sadece toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılacağının belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulan ve kurum görüşü alınan planların, onaylanan planlardan farklı olduğu, dolayısıyla kurum görüşüne sunulan planlar ile onaylanan dava konusu planların önemli ölçüde farklı kullanım kararları içerdiği, dava konusu planlarla getirilen kullanım kararlarının, ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulan planlardan önemli ölçüde farklılaşmasının nedenlerinin davalı idarelerce ortaya konulamadığı görülmüştür.
Bu itibarla, planların hazırlanması aşamasında alınan kurum görüşlerinin dava konusu imar planları kapsamında geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığı, tüm kurum görüşlerinin yeniden alınmasının gerektiği, dava konusu planlarda bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, ilgili kurum ve kuruluşlardan yeniden alınacak görüşlerin ardından onaylanacak imar planlarına karşı dava açılması halinde, yargı yerince planlarla getirilen kullanım kararlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve üst ölçekli planlara uygunluk yönünden inceleneceği açıktır.
Bu durumda, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2\. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/01/2025 tarih ve E:2021/10799, K:2025/299 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Kesin olarak, 01/10/2025 tarihinde, esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, İzmir ili, Menderes ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresince hazırlanan ve 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Mülkiyeti Hazineye ait olan ve 03/02/1987, 02/10/1987 ve 12/10/1990 tarihli 1/1000 ölçekli mevzii uygulama imar planlarında büyük bir kısmı belediye turistik tesis alanı, sahil, küçük bir kısmı yol alanı, park, otopark alanı olarak planlanan uyuşmazlık konusu taşınmazlar, 16/11/2015 onay tarihli 1/100.000 çevre düzeni planınında kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi/turizm merkezi ile tercihli kullanım alanında, 16/05/2014 onay tarihli 1/25.000 ölçekli İzmir Çevre Düzeni Planı'nda turizm tesis alanında kalmış, ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış, ardından hazırlanarak ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında, uyuşmazlık konusu taşınmazlar kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmının kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresinin park ve yaya yolu, ikinci 50 metresinin günübirlik tesis alanı, park, rafo alanı ve yaya yolu olarak, ilk 100 metrenin ardında kalan kısmın ise ticaret-konut alanı (TİCK), taşıt yolu ve yaya yolu olarak gösterilmiş, 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazların kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmı kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metresi rekreasyon alanı, park, trafo ve 12 metrelik taşıt yolu, ikinci 50 metresi turizm alanı olarak planlanmış, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise, ... sayılı parselin kıyıda kalan kısmı kumsal/plaj, kıyı kenar çizgisinin kara yönündeki ilk 50 metrelik kısmı rekreasyon alanı, park, trafo alanı ve 12 metrelik taşıt yolu, ... sayılı parsel ile ... sayılı parselin ikinci 50 metrelik kısmı Otel-B, sonraki bölümü ise Otel-A olarak ayrılmış, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporunda otel alanında "A" ile işaretli olan alanın otel olarak planlanacağı (E.0.45 ve Yençok:5 kat, termal kür yapılması halinde E:0.60), "B" ile işaretli alanda ise sadece toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılacağı belirtilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, Seferihisar, Doğanbey Termal Turizm Merkezi Tevsii Gümüldür kesimine ait 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararları ile uyumlu olduğu, planlar arasında kademeli birlikteliğin sağlandığı, planlama alanının ve yakın çevresinin daha önceden 19/09/1986, 03/02/1987, 02/10/1987 ve 12/10/1990 onay tarihli mevzii imar planları ile belediye turistik tesis alanı ve tercihli konut alanı olarak belirlendiği anlaşıldığından parseller için belirlenen kullanım kararlarının hem çevredeki yapılaşma hem de yer seçimi açısından uygun olduğu, dava konusu taşınmazları da kapsayan alanda Menderes Belediyesi İmar ve Kültür ve Turizm Komisyonunun 12/09/2014 tarihli kararına uygun olarak Menderes Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen kısmi yapılaşma durumu planının bulunduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazların da kısmi yapılaşma kararı verilen alan içerisinde yer aldığı, yine söz konusu Belediye Meclisi kararında geçen ifadelerden kısmi yapılaşma kararının imar planı bütünlüğünde verilmiş olduğu sonucuna ulaşıldığı, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 13. maddesi uyarınca sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında 0,05 emsali aşmayan yapı ve tesisler yapılabileceği dikkate alındığında, taşınmazların ilk 50 metrelik kısmının E:0,03, Yençok:4,50 metre rekreasyon alanı olarak planlanmasında ilgili yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığı, otel alanına ilişkin olarak ise sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmında kalan "otel alanı-B" kısmının E:0,20 H:4,50 metre yapılaşma koşullu belirlendiği, sahil şeridinin ilk 100 metresinin ardında yer alan "otel alanı-A" kısmının ise E:0,45, Yençok:5 kat yapılaşma koşullu belirlendiği, alanda yer alan 1986, 1987, 1989 ve 1990 onay tarihli mevzii 1/1000 ölçekli uygulama imar planınlarında sahil şeridinde ilk 50 metrelik kısım ve ikinci 50 metrelik kısım şeklinde ayırım yapılmaksızın kıyı kenar çizgisinden itibaren ilk 100 metrenin tamamının E:1.50, H:15.50 metre yapılaşma koşullu belediye turistik tesis alanı olarak belirlendiği görüldüğünden dava konusu planlar ile rekreasyon ve otel alanında yoğunluk artışına yol açılmadığı ve önerilen yüksekliğin mevzuata uygun olduğu, planlarda Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine aykırılık bulunmadığı, dava konusu planlar hazırlanırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, anılan görüşler alındıktan sonra planlarda değişiklik yapılması halinde, değiştirilen planların yeniden ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulmasının gerekmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kıyı mevzuatına uygun olan dava konusu planların iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, planların iptali yolunda verilen Daire kararının bozulması ve davanın reddi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
GEREKÇEDE KARŞI OY
XX- 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir.
703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurulun yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır.
Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasa'nın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurulun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, uyuşmazlığa konu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nda yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu planların iptaline ilişkin Daire kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.
GEREKÇEDE KARŞI OY
XXX-Dava, İzmir ili, Menderes ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresince hazırlanan ve 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4769 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu imar planları ile... ve ... parsel sayılı taşınmazlara "otel (E.0.45, Yençok:5 kat), rekreasyon, park, trafo alanı, dere, kumsal-plaj, karayolları yol kenarı koruma kuşağı, taşıt ve yaya yolu" kullanım kararlarının getirildiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 25 sayılı parsel ile 24 sayılı parselin ikinci 50 metrelik kısmı ve bunun ardında kalan alanın otel alanı olarak ayrıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise parsellerin ikinci 50 metrelik kısmının Otel-B, sonraki bölümün ise Otel-A olarak gösterildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporunda otel alanında "A" ile işaretli olan alanın otel olarak planlanacağı (E.0.45 ve Yençok:5 kat, termal kür yapılması halinde E:0.60), "B" ile işaretli alanda sadece toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılacağının, alanın emsalinin alanın en fazla 0.20'si olabileceği, yapılanma hakkının kalan kısımlarının "A" ile işaretli alanda kullanılacağının öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmının sadece günübirlik turizm yapı ve tesislerini kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğinden, dava konusu nazım imar planında sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmının otel alanı olarak gösterilmesinde ve uygulama imar planında uyuşmazlığa konu taşınmazların sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmı ile birlikte ardında kalan bölümünün plan paftasında otel alanı "A" ve "B" olarak gösterilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı, dava konusu uygulama imar planı kararları ile sahil şeridinde kalan "B" otel alanında sadece günübirlik turizm yapı ve tesisleri yapılacağı belirtilmişse de, plan paftası gösterimlerinin de mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların ikinci 50 metrelik kısmı ile birlikte ardında kalan bölümünün tümünün otel alanı olarak gösterilerek kullanımın bütünleştirilmesinde ve emsal hesabının sahil şeridinin tümü üzerinden yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu planların iptaline ilişkin Daire kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.