Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1200
2025/1551
16 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/1200
Karar No : 2025/1551
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/03/2025 tarih ve E:2024/3465, K:2025/1189 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada (eski ... ada), ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması ve Maliye Hazinesine devrinin iptali ile Tarım ve Orman Bakanlığına iadesi talebiyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan 27/08/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/03/2025 tarih ve E:2024/3465, K:2025/1189 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 20/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrası ile 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ve Geçici 8. maddesine yer verilerek,
Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metnin yürürlükte bulunmaya devam ettiği; 703 sayılı KHK'nın Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin ise Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağının belirtildiği, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Kurul) görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceğinin kurala bağlandığı;
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağının kurala bağlandığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacı tarafından 10/04/2023 tarihinde tebliğ edilen dilekçeyle taşınmazın özelleştirme kapsamından çıkarılmasını sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanlığına başvurulduğu, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 4046 sayılı Kanun uyarınca Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı mahiyetinde olduğu, dolayısıyla bakılan davada 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulünün uygulanacağının anlaşıldığı,
Davacı tarafından, 27/08/2024 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan başvuruyla, İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada (eski ... ada), ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması ve Maliye Hazinesine devrinin iptali ile Tarım ve Orman Bakanlığına iadesi talebinde bulunulduğu, davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesinde anılan taşınmaza yönelik herhangi bir özelleştirme ihalesinin yapılmadığının belirtildiği, dolayısıyla davacı tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin karardan en geç başvuru tarihi olan 27/08/2024 tarihinde haberdar olunduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 günlük dava açma süresinin en geç bu tarihten (27/08/2024) itibaren işlemeye başlayacağı,
Bu itibarla, taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle 27/08/2024 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/10/2024 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varıldığı,
Öte yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla, yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tâbi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiş ise de, kararda zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ve kurulları kararları arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin davacı tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem olduğu ve dolayısıyla davalı idarenin yazılı olarak bildirilen bir işleminin dava konusu edilmediği dikkate alındığında, içtihatların birleştirmesine ilişkin anılan kararın bakılan davada uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların ve hisselerin;
1) Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına,
2) Satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesi,
3) Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, 27/08/2024 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan başvuruyla, İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada (eski ... ada), ... parsel sayılı taşınmazın öncelikle Hazineye devredildiği ve özelleştirme kapsam ve programına alındığının öğrenildiği belirtilerek taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması ve Maliye Hazinesine devrinin iptali ile Tarım ve Orman Bakanlığına iadesi talebinde bulunulmuştur.
Davalı idarece anılan başvuruya cevap verilmemesi üzerine başvurunun zımnen reddedildiğinden bahisle 28/10/2024 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kuralları getirilmiş; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasında, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasının gerekçesinde belirtildiği üzere, idari işlemlere karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle, işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce işlemde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin bir gereği olduğundan, Anayasa'nın 40. maddesiyle, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Bu nedenle, nitelikleri gereği özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca olanak bulunmamakta olup, 2577 sayılı Kanun’da açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.
Dolayısıyla, her ne kadar 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendiyle, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca tesis edilen idari işlemler yönünden, 2577 sayılı Kanun'da öngörülen 60 günlük genel dava açma süresi 30 güne indirilmiş ise de, dava konusu işlemde bu hususun bildirilmemiş olması, bu davada özel dava açma süresinin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanmasını gerekli kılmaktadır.
Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Her ne kadar söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de bahse konu Anayasa hükmünün uygulanması ve uygulamanın da söz konusu Kurul kararı doğrultusunda yapılması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta ise, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, ancak davacıya ayrıca tebliğ edilmediği, davacının söz konusu taşınmazın özelleştirme portföyüne dahil edildiğini öğrenmesi üzerine 27/08/2024 tarihinde idareye dilekçe ile başvurarak taşınmazın özelleştirme portföyünden çıkarılmasını talep ettiği, başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine 28/10/2024 tarihinde bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı davacıya tebliğ edilmediğinden, davacı tarafından davaya konu kararın en geç idareye başvuru tarihi olan 27/08/2024 tarihinde öğrenildiği; bu tarihten itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde sürenin son günü resmi tatil olması nedeniyle takip eden 28/10/2024 tarihinde açılan işbu davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 12/03/2025 tarih ve E:2024/3465, K:2025/1189 sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 16/07/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu Daire kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.