SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/783 E. 2025/1355 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/783

Karar No

2025/1355

Karar Tarihi

18 Haziran 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/783 E. , 2025/1355 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/783
Karar No : 2025/1355

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
3- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2021/17553, K:2023/5058 sayılı kararının, davalı idareler tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmakta iken birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine atanmayarak resen emekliye sevk edilen davacı tarafından, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ... işlemleri ... usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin ve "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; ... h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, ... ifade eder." ibaresinin iptali, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmaması nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve emekli edilme işleminin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen 55. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2021/17553, K:2023/5058 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 90/son ve 128. maddelerinde; 04/06/2003 tarih ve 4867 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan ve 11/08/2003 tarih ve 25196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 7. maddesinde; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 13. maddesinde; 55. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 2, 3 ve 12. fıkralarında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; 11/09/1992 tarih ve 21342 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 10. maddesinde; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 2. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle dava açıldıktan sonra 28/05/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren halinde ve 4. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ... işlemleri ... usul ve esaslarını kapsar." ibaresi yönünden,
Anayasa'nın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, kanun, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı,
3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'la değişik "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinde rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı,
İptali istenilen düzenleme incelendiğinde, üst hukuk normlarına uygun olduğu, bu normları aşan veya normlara aykırı yeni bir kural getirilmediği, davacı tarafından iptali istenilen "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ... işlemleri ... usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin, dava tarihinden sonra 28/05/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren halinde de değişikliğe uğramaksızın aynen korunduğunun anlaşıldığı,
Bu itibarla, Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ... işlemleri ... usul ve esaslarını kapsar." ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; ... h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, ... ifade eder." ibaresi yönünden,
Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin 8. fıkrasında ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu hükmünde bulunan kurallara yer verilerek,
Yönetmelik'in 4. maddesinde tanımlara yer verildiği, dava konusu edilen (h) bendinde ise liyakatin tanımının yapıldığı, anılan tanım incelendiğinde, terfi edecek personelin, değerlendirme döneminde ve öncesinde gerekli niteliklere sahip olması gereğine vurgu yapıldığı, tanımın objektif bir niteliğe sahip olduğu, düzenleme yapma konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin emniyet hizmetinin özelliğine uygun olarak kullanıldığı dikkate alındığında, dava konusu ibarenin üst norm olan 3201 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeye uygun olduğu anlaşıldığından anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği,
Davacının terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem yönünden,
Dosyanın incelenmesinden, 2017 yılı terfi döneminde ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile Karabük İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmaması ve emekliye sevk edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı,
Dairelerinin 26/04/2022 ve 28/03/2023 tarihli ara kararları ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilecek durumda olan personele ilişkin listenin ve davacının ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde bekleme süresi içerisinde performans değerlendirme formları ile ceza, ödül ve başarı belgelerine ait bilgi ve belgelerin istenildiği; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde kaç kişilik boş kadro olduğu ve bu kadrolara kaç kişinin atandığının, haklarında devam etmekte olan adli ve idari soruşturma veya kovuşturma bulunanlar ile adli veya idari ceza uygulanan personelden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilenlerin olup olmadığının, davacıdan daha düşük performans puanı, sözlü ve yazılı sınav puanı, hizmet içi eğitim puanı ile ödül ve başarı belgesi sayısı daha az olan personelin terfi ettirilip ettirilmediğinin, davacı hakkında yürütülen ceza veya disiplin soruşturması bulunup bulunmadığının sorulduğu ve ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için dikkate alınan kriterlerin bildirilmesinin istenildiği; ara kararı cevabı olarak gönderilen yazı ve eklerinden, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi işlemlerinde herhangi bir kurul veya komisyonda liyakat yönünden değerlendirme yapılmadığı, ön koşul veya koşul (sınav, kıdem sırası, performans puanı vb.) aranmaksızın 2451 ve 3046 sayılı Kanun uyarınca doğrudan Bakanlık makamının tasarrufu doğrultusunda terfien atama işleminin gerçekleştirildiğinin belirtildiği; davacının, suç örgütüne yardım etmek suçundan yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat ettiği, 2017 yılına ilişkin listede 57. kıdem sırasında olduğu, performans notunun 2015 ve 2016 yıllarında 5, 2017 yılında 4,67 olduğu; 2015 yılında 6, 2016 yılında 5 ve 2017 yılında 2 adet başarı ve üstün başarı belgesi bulunduğu; hakkında ceza ve devam eden soruşturma bilgisi bulunmadığının görüldüğü,
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağının kurala bağlandığı,
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde, terfinin, personelin bulunduğu rütbeden üst rütbeye yükselmesini; kıdemin, bir rütbeye terfi tarihinden itibaren bulunduğu rütbede geçen hizmet süresini; liyakatin ise personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini ifade ettiğinin hükme bağlandığı; anılan Yönetmelik'in 8. maddesinde, "polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, bu Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılacağı," düzenlemesine yer verildiği,
Uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için kararda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin kapsam ve içeriğinin belirlenmesinin gerektiği,
Bir başka ifade ediş şekli ile ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız mı, yoksa sınırları belirlenmiş bir yetki mi olduğunun saptanmasının zorunlu olduğu,
Danıştay içtihatlarında, takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, hukuka bağlı bir devlette mutlak bir takdir yetkisinin söz konusu olamayacağı, idarelerin her işleminde olduğu gibi takdir yetkisi içinde aldığı işlemlerde de belli sebeplere dayanmak zorunda olduğunun belirtildiği,
Bu kapsamda, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55/4. maddesinde, rütbelere terfiin liyakate göre yapılacağının belirtildiği, "liyakat"ın kararda alıntısı yapılan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde tanımlanmış olmakla birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3/C maddesinde de, devlet kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak şeklinde tanımlandığı,
Nitekim, ikinci sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacıların birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2020/172, K:2020/184 sayılı aykırılığın giderilmesi isteminin reddine ilişkin kararında da, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi konusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanınmakla birlikte bu yetkinin sınırlarını, kamu yararı ve hizmet gereklerinin oluşturduğu, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda davacıların kıdem sırası ve liyakat değerlendirmesine esas bilgilerin her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olması, ayrıca terfi dönemlerinde de farklılık bulunması nedeniyle idarenin takdir yetkisinin denetimi yapılırken her davacının durumunun ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği ve bu nedenle her dosyanın kendine özgü bir nitelik taşımakta olduğunun belirtildiği,
Yapılan bütün açıklamalar çerçevesinde, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfide davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu açık olmakla birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, davalı idarenin bu yetkisini, uluslararası antlaşmalar, 657 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun uyarınca liyakat ilkesini göz önünde bulundurarak kullanmak zorunda olduğu,
Bu durumda, davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda liyakat ilkesini gözetmek suretiyle kullanıp kullanmadığını ortaya koyabilmek amacıyla Dairelerinin 26/04/2022 ve 28/03/2023 tarihli ara kararları ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilecek durumda olan personele ilişkin listenin istenildiği; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde kaç kişilik boş kadro olduğunun ve bu kadrolara kaç kişinin atandığının, haklarında devam etmekte olan adli ve idari soruşturma veya kovuşturma bulunanlar ile adli veya idari ceza uygulanan personelden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilenlerin olup olmadığının, davacıdan daha düşük performans puanı, sözlü ve yazılı sınav puanı, hizmet içi eğitim puanı ile ödül ve başarı belgesi sayısı daha az olan personelin terfi ettirilip ettirilmediğinin sorulduğu ve ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için dikkate alınan kriterlerin bildirilmesinin istenildiği; ara karar cevabı olarak gönderilen yazı ve eklerinden, davacının 57. kıdem sırasında olduğu, performans notunun 4,67 olduğu, 2 adet başarı ve üstün başarı belgesi bulunduğu; bununla birlikte, davacıdan daha düşük puanı ve başarı belgesi bulunan listenin 62, 63, 70, 71, 74, 160, 547, 560 ve 569. sırasındaki personelin terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atandığının görüldüğü,
Aynı şekilde, davacının, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinin dayanağı herhangi bir bilgi ve belge ile birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına ait kadrolarının dolu olduğuna ilişkin bir verinin de sunulmadığı, doğrudan Bakanlık makamının tasarrufu doğrultusunda işlem tesis edildiğinin bildirildiği, terfien atama işleminde hangi ölçütlerin kullanıldığına yönelik somut bilgi ve belgeye de yer verilmediği,
Bu itibarla, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı görüldüğünden, adli ve idari cezası bulunmayan davacının, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Davacının terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden,
Davacının terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem hukuka aykırı bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personeli terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atama yetkisinin 2451 ve 3046 sayılı Kanun'lara göre Bakanlık Makamında olduğu, buradan ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan tüm personelin birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirileceği anlamının çıkmayacağı; ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personelin birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirme veya atama ile ilgili olarak, Yüksek Değerlendirme Kurulunun herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı, 55. maddenin 19 ve 20. fıkralarında belirtilen rütbelerdeki personelin emekliye sevk işlemleri hakkında karar alma yetkisinin olduğu, ancak alınan bu kararın Bakanlık Makamının onayı ile uygulanabileceği; bulunduğu rütbede azami görev süresini tamamlayıp hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturması bulunmayan ve olumsuz sicil/performans notu almayan ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki her personelin bir üst rütbeye atanacağına dair mevzuat hükmü bulunmadığı; kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında başka bir amaç gözetmemek şartıyla atama yapılabileceği açık olup, Bakana tanınan geniş takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı yönünde davacı tarafından somut bir bilgi ve belge sunulamadığı da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfien atanma hususu Bakanlık Makamının tasarrufunda olduğundan, Bakanlık Makamınca davacı hakkında terfien atanması veya terfi etmemesi yönünde herhangi işlem bulunmadığından dolayı idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir işlem niteliği olmadığı gibi uyuşmazlığın esasının incelenmesine olanak da bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri uyarınca davanın reddi gerektiği; boş bulunan kadrolara hizmete uygun kişileri atamakla görevli olan idarenin, yargı kararıyla bu kadrolarda belirli bir kişinin atanması yolunda zorlanamayacağı; düzenleyici işlemin de hukuka uygun olduğu; konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üye ...'in "uyuşmazlıkta uygulanacak kural olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 12. fıkrasında yer alan 'İkinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler.' kuralı ile atamaya yetkili amire tanınan takdir yetkisinin keyfiliğe neden olabilecek uygulamalara yol açmaması gerektiği, bunun için terfi kriterlerinin Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca kanun ile düzenlemesinin hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerinin bir gereği olduğu, aksi halde ikinci sınıf emniyet rütbesine meslekteki üstün başarıları sonucu atanan bir kişinin atamaya yetkili amirin takdiri nedeniyle birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine hiçbir şekilde terfi edemeyeceği ve resen emekliye sevk ile karşı karşıya kalacağı, ayrıca kişilerin birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmeyerek resen emekli edilmelerine yönelik idari işlemin yargısal denetimi sırasında bu kişilerin emsallerine göre terfi ettirilmemesinin nedenlerinin incelenmemesi ve değerlendirilmemesi gibi bir yorum ile adil yargılanma imkanından yoksun bırakılacağı, dolayısıyla birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine atanacak kişilerin belirlenmesinde yetkiyi tamamen atamaya yetkili amire bırakan kuralın hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, anılan kuralın Anayasa'nın 2, 36 ve 128. maddelerine aykırı olduğu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği" yönündeki oyuna karşılık, anılan kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına ve Anayasa Mahkemesine başvurulmasına gerek olmadığına oyçokluğu ile karar verilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesi ile görev yapmakta iken, Bakan tarafından 18/07/2017 tarihinde onaylanan 16/07/2017 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile emekliye sevk edilmiştir.
Davacı tarafından, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ... işlemleri ... usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; ... h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, ... ifade eder." ibaresinin iptali ile terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Rütbeler, Meslek Dereceleri ve Görev Unvanları" başlıklı 13. maddesinde, ikinci meslek derecesinde bulunan birinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının atanabileceği görev unvanları, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, "Daire Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, İl Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, Öğretim Görevlisi, Merkez Emniyet Müdürü, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Akademisi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Emniyet Müşaviri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Eğitim Merkezi Müdürü, Uçuş Kıymetlendirme Kurulu Üyesi, Pilot" olarak sayılmıştır.
Kanun'un "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle ikinci fıkrasında, "Polis amirlerinin, rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri rütbe sırası ile aşağıda gösterilmiştir.
RÜTBELER
MESLEK
DERECELERİ
EN AZ BEKLEME
SÜRELERİ
Komiser Yardımcısı
9
4
Komiser
8
4
Başkomiser
7
3
Emniyet Amiri
6
3
Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü
5
2
Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü
4
2
İkinci Sınıf Emniyet Müdürü

3
1
Birinci Sınıf Emniyet Müdürü
2
2
Birinci Sınıf Emniyet Müdürü
1
Yaş Haddi
Sınıf Üstü Emniyet Müdürü
Derece Üstü
Yaş Haddi
düzenlemesine; aynı maddenin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle üçüncü fıkrasında, "Her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısı, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre, aşağıda hizalarında yer alan oranlara karşılık gelen sayıyı geçemez. Hesaplamalarda küsurat dikkate alınmaz.

RÜTBELER
ORANLAR
(On binde)
Birinci Sınıf Emniyet Müdürü
25
İkinci Sınıf Emniyet Müdürü
34
Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü
78
Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü
88
Emniyet Amiri
93
Başkomiser
291
Komiser
388
Komiser Yardımcısı
484 düzenlemesine; aynı maddenin onikinci fıkrasında, "İkinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir.
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Görev Unvanlarına Atamalar" başlıklı 10. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, "4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununun 13 üncü maddesinde belirtilen görev unvanlarına yapılacak atamalar, karşılığında gösterilen meslek derecesi ve rütbelere göre yapılır. Ancak ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı meslek derecelerinde bulunan personel ihtiyaç halinde görev unvanlarına bakılmaksızın araştırma, inceleme ve denetleme gibi görevler verilmek üzere atandıkları birim amirinin emrine alınabilirler.
Birinci meslek derecesinde olup, kendi isteğiyle ikinci meslek derecesinde görevlendirilmek isteyen personel hariç diğer personel, rütbe ve meslek derecesi karşılığı olan görev unvanından daha alt görev unvanlarına atanamaz ve çalıştırılamaz.
İdare tarafından her rütbe ve meslek derecesi karşısında gösterilen görev unvanları arasında personelin görev yeri değiştirilebilir.
İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." kuralı yer almaktadır.
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ve kadrosuzluk nedeniyle emeklilik işlemleri ile değerlendirme kurullarının çalışma usul ve esaslarını kapsar." hükmü; "Rütbe terfi zamanı" başlıklı 15. maddesinin ikinci fıkrasında ise "İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, en az bekleme süresini tamamlamaları halinde terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinde, polis amirlerinin rütbeleri, bu rütbelerde en az bekleme süreleri ve her rütbede bulunması gereken toplam kadro sayısının, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre en fazla hangi oranda olabileceği belirlenmiştir.
Aynı maddede, bu rütbelerden, komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlerin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme Kurulunun, emniyet amirleri ile dördüncü ve üçüncü sınıf emniyet müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulunun oluşturulacağı kurala bağlanmıştır.
Diğer taraftan, ikinci sınıf emniyet müdürleri, bu sisteme dahil edilmemiştir. Maddenin on ikinci fıkrasında, en az bekleme süresini tamamlamak dışında başka bir şart aranmaksızın bunların, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilecekleri düzenlenmiştir. Kanun'un 13. maddesinde emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları gösterilmiş olup hangi görev unvanının hangi meslek derecesi ve rütbeye karşılık geldiği ayrı ayrı sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına da bu kuralda yer verilmiştir.
Kanun'un 55. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle dördüncü fıkrasında, rütbelere terfilerin maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş, bunun yanında on ikinci fıkrasında ise ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanların, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilecekleri düzenlenmiştir. Görüleceği üzere iki hükme aynı madde içerisinde yer verilmiş olup bunlar hukuken eşit kıymettedirler.
Kanun'un bu düzenlemeleriyle aynı doğrultuda olmak üzere, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesine kadar olan terfilere ilişkin kurallara "Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik"te yer verilmiştir. Bu Yönetmelik'in 15. maddesinin ikinci fıkrası ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 10. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle son fıkrasında ise, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanların, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabileceği kuralına yer verilmiştir.
İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi, alt rütbelerde öngörülen terfiden farklı bir şekilde tanzim edilmiştir. Kanun'un 13. maddesinde yer alan tablonun ikinci satırının ikinci kısmında sayılan unvanlara atanmış olma, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmenin ön şartı ve tek şartıdır. Yani, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilmek için bu rütbenin ikinci meslek derecesine karşılık gösterilen görev unvanlarına atanmak gerekmektedir.
Kanun'un 13. maddesinde yer alan tabloda, alt rütbelere karşılık olarak gösterilen görev unvanlarına atanabilmek için bu rütbelere terfi etmiş olma şartı aranırken, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilmek için bu rütbenin ikinci meslek derecesine karşılık gösterilen görev unvanlarına atanmış olma şartı aranmaktadır.
Dolayısıyla davada, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmama, buna bağlı olarak ve bununla birlikte gerçekleşen bir terfi ettirmeme işlemi söz konusudur.
İdarenin, boş bir kadroya atama yapma, yapacağı atamada ise şartları taşıyanlar arasından tercihte bulunma konusunda takdir yetkisi bulunmakta olup, bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve bu açıdan yargı denetimine tabidir.
Bu genel ilke doğrultusunda dava konusu birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmama hususu değerlendirildiğinde, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde yer alması öngörülen kadro sayısının yine Kanun'da sınırlı olarak belirtildiği, atama yapılacak unvanların önem ve mahiyet bakımından genel anlamda üst düzey vasfında unvanlar olduğu, atamaya aday olanların ise hepsinin ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunduğu ve bu bakımdan eşit yahut benzer nitelikleri haiz olduğu, bu durumdakiler arasında tercih yapmakta idarenin yukarıda açıklanan doğrultuda takdir yetkisinin bulunduğu gözlemlenmektedir.
Somut olayda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde kadro sayısının sınırlı bulunması, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesi ikinci meslek derecesindeki kadroların önem ve mahiyeti ile kişilerin emniyet teşkilatının üst düzey yönetici kadrolarına atanacak kişiler olması göz önüne alındığında, boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada şartları taşıyanlar arasında tercihte bulunma konusunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanındığı; davanın konusunun esas itibarıyla terfi değil atama olduğu; idarenin boş bir kadroya atama yapmaya yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı; idarenin açık değerlendirme hatası yaptığına, benzer niteliklere sahip ikinci sınıf emniyet müdürleri arasından makul olmayan tercihte bulunduğuna dair somut veriler mevcut olmadığı ve netice olarak dava konusu işlemin, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir.
Bu itibarla, Daire kararının temyize konu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulüne ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2021/17553, K:2023/5058 sayılı kararının temyize konu iptal ve kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 18/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın temyize konu iptale ve kabule dair kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın temyize konu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim