SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/514 E. 2025/770 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/514

Karar No

2025/770

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/514 E. , 2025/770 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/514
Karar No : 2025/770

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI : ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adlarına asalaten ... adına velayeten
... ve ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar yakını ...'ın Iğdır ili, Karakoyunlu ilçesi, ... Köyü'ndeki sulama kanalına 16/07/2013 tarihinde düşerek hayatını kaybetmesi olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olarak anne ... için 3.000,00 TL (miktar artırımıyla 169.836,59 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi; baba ... için 3.000,00 TL (miktar artırımıyla 87.911,20 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi; kardeş ... için 40.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 6.000,00 TL (miktar artırımıyla toplam 257.747,79 TL) maddi ve 180.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; meydana gelen olaya ilişkin davalı idarelerin ve davacıların kusurunun bulunup bulunmadığı ve kusur var ise oranının tespiti amacıyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 03/06/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kazazede çocuğu velayeti altında bulunduran ailesinin çocuğun bakımı esnasındaki ağır ihmali, çok küçük yaştaki bu çocuğun kanal boyuna gitmesine izin vermesi, onu kontrol, gözetim ve denetim altında tutmaması, koruma ve kollama görevini gereğince yerine getirmemesi ve bu hususta göstermiş olduğu zaafiyeti nedeniyle anne ve babanın yüzde yirmi (% 20) oranında kusurlu olduğu, kanalın DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 10/08/1996 tarihi itibarıyla Aralık Sulama Birliğine devredildiği, kazanın meydana geldiği kanal etrafında da herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmamış olması nedeniyle Sulama Birliğinin yüzde seksen (% 80) oranında kusuru olduğu" yönünde görüş bildirildiği; ...'ın ölümü nedeniyle davacıların uğradığı destekten yoksun kalma niteliğindeki zararın hesaplanması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 22/11/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacıların kusur oranına karşılık gelen tutarın düşülmesi sonucunda baba ...'ın 87.911,20 TL, anne ...'ın ise 169.836,59 TL maddi zararının bulunduğu yönünde tespite yer verildiği, anılan raporun taraflara tebliği üzerine davacılar tarafından miktar artırım dilekçesi verildiği, uyuşmazlıkta her ne kadar bilirkişi raporunda davalılardan DSİ Genel Müdürlüğünün kusurunun bulunmadığı belirtilmişse de idare hukuku ilkelerine göre idarelerin kendilerine verilen kamu hizmeti görevlerini gereklerine uygun şekilde yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetin kötü bir şekilde işlememesi için, gerekli tedbirleri önceden alması, yetenekli personel çalıştırması, hizmetin işleyişi sırasında da her aşamada denetleme görevini sosyal ve ekonomik imkanları ölçüsünde eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi gerektiği dolayısıyla, DSİ Genel Müdürlüğünün sulama kanalı çevresinde gerekli güvenlik önlemini almaması veya Aralık Sulama Birliğine gerekli güvenlik önlemini aldırmaması ve bu hususta yerinde denetim yapmaması nedenleriyle ortaya çıkan maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile 169.836,50 TL maddi tazminatın dava dilekçesinde talep edilen 3.000,00 TL'si için idareye başvuru tarihinden, 166.836,59 TL'si için ise miktar artırım dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği tarih olan 28/01/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, 87.911,20 TL maddi tazminatın dava dilekçesinde talep edilen 3.000,00 TL'si için idareye başvuru tarihinden, 84.911,20 TL'si için miktar artırım dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği tarih olan 28/01/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 16.000,00 TL olmak üzere toplam 96,000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine, davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddi ile mahkeme kararının davacıların miktar artırım dilekçesiyle artırdıkları kısmın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/6971, K:2023/3909 sayılı kararıyla;
Temyize konu kararın davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü açısından incelenmesi:
Davacılar yakını ...'ın 16/07/2013 tarihinde Iğdır ili, Karakoyunlu ilçesi, Kerimbeyli Köyü'ndeki DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kanala düşmesi sonucu hayatını kaybettiği, davacılar tarafından, olaydan sonra 05/06/2018 tarihinde Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına olayın ne suretle gerçekleştiğini gösterir tüm belgelerin kendilerine verilmesinin istenilmesi üzerine verilen olay yeri inceleme tutanağında DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu belirtilen ... sayılı kanal hattı uyarınca herhangi bir emniyet tedbirinin olmadığı yönündeki ifadenin üzerine olayda DSİ Genel Müdürlüğünün kusurunun olduğunun taraflarınca 2018 yılında öğrenildiği iddiasıyla olay nedeniyle uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle 09/07/2018 tarihli dilekçe ile DSİ 24. Bölge Müdürlüğüne başvurulduğu, söz konusu başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine 31/07/2018 tarihinde dava açıldığı,
Öte yandan, olaya ilişkin olarak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliler ... ve ölenin dedesi ... hakkında başlatılan Soruşturma No:... sayılı soruşturma kapsamında, olay tarihinde 3 yaşında olan davacıların yakınının annesinin bulunduğu evden dedesinin bulunduğu eve gittiği, dedesi ...'ın abdest aldığı sırada evden çıkarak evin bahçesinin yanında bulunan DSİ'ye ait sulama kanalına düşmesi sonucu vefat etmesi nedeniyle şüpheliler hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmal etmek suretiyle ölümüne neden olmaları sebebiyle başlatılan soruşturma sonucunda ölenin sulama kanalına kendiliğinden girmesi veya düşmesi sonucu boğularak vefat ettiğinin anlaşıldığı, köylerde çocuklarının yanlarında ebeveynleri olmaksızın dolaşmalarının olağan olduğu ve Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin 6. fıkrası uyarınca "Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez." hükmünün düzenlendiği, süphelilerin olayda bilinçsiz taksirle hareket ettikleri ve ölenin şüphelilerden birinin annesi ve diğerinin ise torunu olması gerekçesiyle haklarında ... tarih ve Karar No:... sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,
Buna göre; davacılar tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca olayın meydana geldiği 16/07/2013 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvurulması ve başvuru neticesinde tesis edilecek işlemin neticesine göre işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekmekte iken; yakınlarının hayatını kaybettiği 16/07/2013 tarihli olaydan sonra 09/07/2018 tarihinde ön karar başvurusunun yapıldığı ve davacılar tarafından eylemin idariliğinin her ne kadar 05/06/2018 tarihinde Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına olayın ne suretle gerçekleştiğini gösterir tüm belgelerin kendilerine verilmesinin istenilmesi üzerine verilen olay yeri inceleme tutanağında DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu belirtilen ... sayılı kanal hattı uyarınca herhangi bir emniyet tedbirinin olmadığı yönündeki ifadenin üzerine öğrenildiği iddia edilmekte ise de davacıların olayın meydana geldiği sulama kanalının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait olduğunu haklarında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararla öğrendikleri, bu karardan sonra olaya ilişkin olarak idarenin sorumluluğunu ortaya koyacak herhangi bir yeni durumun (ceza soruşturması/kovuşturması sonucu verilen kararlar, bilirkişi raporu vb.) da oluşmadığı anlaşıldığından, dava açma süresini canlandırma olanağı bulunmayan 09/07/2018 tarihli başvuru neticesinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Temyize konu kararın davalılardan Aralık İlçesi ve Köyleri Sulama Birliği Başkanlığının açısından incelenmesi:
Dava dilekçesinde davalı olarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yer verildiği, Mahkemece 22/02/2019 tarihli ara kararı ile bu idare yanında Aralık İlçesi ve Köyleri Sulama Birliği Başkanlığının da hasım mevkiine alınmasına karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda verilen temyize konu Mahkeme kararında meydana gelen zarardan davalılardan DSİ Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıların tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, ancak anılan kararda diğer davalı Aralık İlçesi ve Köyleri Sulama Birliği Başkanlığı hakkında herhangi bir hukuki değerlendirmede bulunulmadığı ve bu idare yönünden hüküm kurulmadığı,
Bu durumda, istinaf istemine konu Mahkeme kararında, davalılardan Aralık İlçesi ve Köyleri Sulama Birliği Başkanlığı hakkında hüküm içermemesi nedeniyle de hukuki isabet bulunmadığından istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İdari eylemlerden hakları ihlal edilen ilgililerin, idari eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde idari eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği,
İdari eylemin, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde ve temelinde bir idari karar veya işlem bulunmayan salt maddi tasarrufları ifade ettiği,
Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma ve inceleme sonucu ortaya çıkabildiği,
Ancak; idari istikrar ve idarenin sürekli dava tehdidi altında tutulmamasını amaçlayan ve hak düşürücü nitelikteki dava açma sürelerinin de, yukarıdaki ilke ve gerekler göz önünde bulundurulup, hak arama özgürlüğü ile idari istikrar ilkesi arasındaki denge korunarak maddi olaya özgülenerek uygulanması gerektiği,
Yine; bireyin Anayasal düzeyde koruma gören mahkemeye erişim hakkı yönünden kısıtlayıcı nitelikte sonuçlar doğuran yargılama usulüne ilişkin kuralların uygulanması sırasında Mahkemelerin; hak arama özgürlüğü bakımından hakkaniyete zarar verecek kadar katı şekilcilikten ve yasayla öngörülmüş olan usul koşullarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı esneklikten kaçınmaları gerektiği,
Dava konusu uyuşmazlıkta; davacılar tarafından, yakınlarının hayatını kaybettiği 16/07/2013 tarihli olaydan sonra 05/06/2018 tarihinde Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına olayın ne suretle gerçekleştiğini gösterir tüm belgelerin kendilerine verilmesinin istenilmesinin ardından taraflarına iletilen olay yeri inceleme tutanağında yer alan tespitlerden, davalı idarenin kusurlu olduğunun öğrenildiğinin iddia edildiği, bahse konu tutanakta; DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu belirtilen ... sayılı kanal hattı uyarınca herhangi bir emniyet tedbirinin olmadığı yönündeki ifadenin yer aldığı,
Her ne kadar Iğdır Cumhuriyet Savcılığınca olaya ilişkin yürütülen soruşturmanın 21/11/2013 tarihinde tamamlanıp aynı günlü 'kovuşturmaya yer olmadığına' dair karar verildiği görülmekte ise de, KYOK kararının içeriğinde, davalı DSİ'nin olayda sorumluluğunun bulunduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, sadece olayın gerçekleştiği kanalın DSİ'ye ait olduğundan bahsedildiği, dolayısıyla davalı idarenin olaydan sorumlu olduğunun bahse konu savcılık kararından öğrenildiğinin beklenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, adli soruşturma soncunda soruşturmanın muhataplarına sadece verilen kararın tebliğ edildiği, diğer bir ifade ile soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden soruşturmanın muhatabı olan davacıların haberdar olmalarının beklenemeyeceği, bunun aksini ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin da dava dosyasında yer almadığı gibi davalı idarece de ortaya konulmadığı görülmekle, davacılar tarafından eylemin idariliğinin ancak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığından istenilen bilgi ve belgelerden öğrenildiğinin kabulü gerektiği,
Bu durumda; 05/06/2018 tarihinde Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına olayın ne suretle gerçekleştiğini gösterir tüm belgelerin kendilerine verilmesinin istenilmesi üzerine gönderilen belgelerin içerisinde yer alan Olay Yeri İnceleme Raporundan eylemin idariliğinin olay tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçirilmeden öğrenildiği ve bu tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde de 09/07/2018 günlü dilekçeyle davalı idareye ön başvuruda bulunulup, bahse konu başvurunun 13/07/2018 tarihinde reddi üzerine 60 günlük dava açma süresi içerisinde (31/07/2018 tarihinde) bakılan davanın açıldığı görülmekle davada süre aşımı bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının reddi, davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile mahkeme kararının davacıların miktar artırım dilekçesiyle artırdıkları kısmın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacılara ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, olayın gerçekleştiği kanalın idarelerine ait olduğu ve herhangi bir tedbir alınmadığı hususunun öğrenilmesi için beş yıl boyunca beklenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu yönüyle davanın süresi içerisinde açılmadığı, davaya konu olayda kendilerinin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, mağdurun iyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı ayırt edebilecek, tehlikeyi fark edebilecek, kendi can güvenliğini sağlayabilecek yaşta olmamasına rağmen ebeveynleri tarafından kendi başına korumasız bırakılmasının, bu yönüyle çocuklarına karşı bakım ve gözetim görevinin yerine getirmemesinin olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, ayrıca işletme şekli olarak daha önceleri kendileri tarafından işletilen Batı Iğdır Sulama Şebekesinin İşletme Bakım ve Su Yönetim Sorumluluğunun, 6200 sayılı DSİ Kuruluş Yasası'nın 2. maddesinin (k) bendine dayanılarak faydalananların kurmuş oldukları ''Aralık Sulama Birliği Kooperatifi"ne Bakanlık Olur'u ile 10/08/1996 tarihli devir sözleşmesi ve devir protokolü mukabilinde devredildiği ve köy toprak arklarının diğer sulama kanallarında olduğu gibi DSİ'nin istimlak arazilerinde olmadığı, bu toprak arkların tapuları köy tüzel kişiliğine ait olmakla birlikte bu kanallardaki bakım onarım çalışmalarının ilgili sulama birliği tarafından yapıldığı ve bu kanallara suyun ilgili sulama birliği tarafından verildiği, ilgili sulama birliği ve köy muhtarlığınca bu toprak arklardaki suyun dağıtımının yapıldığı, bu hususun Devir Sözleşmesi'nin 12. maddesi ve Su Kullanım Protokolü'nün 3. maddesinin "Sorumluluk" başlıklı kısmında; "herhangi bir afet, arıza, kaza ve boğulma veya yeterli su verilmemesi durumunda doğabilecek zararlar veya üründe meydana gelebilecek verim kaybından DSİ sorumlu olmayacaktır'' maddesinde de açık bir şekilde ifade edildiği, bu yönüyle bütün sorumluluğun devir sözleşmesi kapsamında Aralık Sulama Birliğine ait olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davalılardan Aralık Sulama Birliği yönünden de hüküm kurulmak üzere dosyanın istinaf dairesine gönderilmesini teminen davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne karar verilerek ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların yakını ..., 16/07/2013 tarihinde Iğdır ili, Karakoyunlu ilçesi, ... Köyü'ndeki sulama kanalına düşmesi sonucu boğularak hayatını kaybetmiştir.
Davacılar tarafından, meydana gelen olay nedeniyle uğradıkları zararın giderilmesi istemiyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne 09/07/2018 tarihinde yaptıkları başvurunun 13/07/2018 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun davacılar tarafından ön karar başvurusunun yapıldığı tarihteki haliyle 13. maddesinin 1. fıkrasında, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un "Davaların Karara Bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (e) bendinde kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu uyuşmazlıkta; davacılar yakını ...'ın 16/07/2013 tarihinde Iğdır ili, Karakoyunlu ilçesi, Kerimbeyli Köyü'ndeki DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kanala düşmesi sonucu hayatını kaybettiği, davacılar tarafından, olaydan sonra 05/06/2018 tarihinde Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına olayın ne suretle gerçekleştiğini gösterir tüm belgelerin kendilerine verilmesinin istenilmesi üzerine verilen olay yeri inceleme tutanağında DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu belirtilen ... sayılı kanal hattı uyarınca herhangi bir emniyet tedbirinin olmadığı yönündeki ifade üzerine olayda DSİ Genel Müdürlüğünün kusurunun olduğunun taraflarınca 2018 yılında öğrenildiği iddiasıyla olay nedeniyle uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle 09/07/2018 tarihli dilekçe ile DSİ 24. Bölge Müdürlüğüne başvurulduğu, söz konusu başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine 31/07/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olaya ilişkin olarak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliler anne ... ve ölenin dedesi ... hakkında başlatılan Soruşturma No:... sayılı soruşturma kapsamında 21/11/2013 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar içeriğinde sadece sulama kanalının DSİ'ye ait olduğu yönünde bir ibareye yer verilmiş, DSİ'nin ve/veya sulama birliğinin gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu yönünde bir ifade yer almamıştır. Bu durumda, davacıların, yakınlarının hayatını kaybettiği 16/07/2013 tarihli olaydan sonra 05/06/2018 tarihinde Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına olayın ne suretle gerçekleştiğini gösterir tüm belgelerin kendilerine verilmesinin istenilmesinin ardından taraflarına iletilen olay yeri inceleme tutanağında yer alan tespitlerden, davalı idarenin kusurlu olduğunu öğrendikleri yönündeki iddialarına itibar edilmesi gerekmektedir.
Nitekim, soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden soruşturmanın muhatabı olan davacıların haberdar olmalarının beklenmesi ceza hukukuna hakim olan ilkeler dikkate alındığında mümkün olmadığından ve bunun aksini ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belge de dava dosyasında bulunmadığından, davacılar tarafından eylemin idariliğinin ancak Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığından istenilen bilgi ve belgelerden öğrenildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; 05/06/2018 tarihinde Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına olayın ne suretle gerçekleştiğini gösterir tüm belgelerin kendilerine verilmesinin istenilmesi üzerine gönderilen belgelerin içerisinde yer alan Olay Yeri İnceleme Raporundan eylemin idariliğinin olay tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçirilmeden öğrenildiği ve bu tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde de 09/07/2018 günlü dilekçeyle davalı idareye ön başvuruda bulunulup, bahse konu başvurunun 13/07/2018 tarihinde reddi üzerine 60 günlük dava açma süresi içerisinde 31/07/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak dava dilekçesinde davalı olarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yer verilmiş olmasına karşın Mahkemece 22/02/2019 tarihli ara kararı ile bu idare yanında Aralık Sulama Birliği de hasım mevkiine alınmasına rağmen meydana gelen zarardan davalılardan DSİ Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıların tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, diğer davalı Aralık Sulama Birliği hakkında herhangi bir hukuki değerlendirmede bulunulmadığı ve bu idare yönünden sorumluluk değerlendirmesi yapılmayıp eksik hüküm kurularak yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır.
Bu bakımdan, ... Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının, 2577 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi hükmüne uygun olmadığı anlaşıldığından kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin kabulüne;
2.İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularından davalı idarelerin başvurularının reddi, davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile mahkeme kararının davacıların miktar artırım dilekçesiyle artırdıkları kısmın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacılara ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X-Dava dosyasının incelenmesinden, davacılar tarafından 31/07/2018 tarihli dava dilekçesi ile yakınları ...'ın Iğdır ili, Karakoyunlu ilçesi, Kerimbeyli Köyü'ndeki sulama kanalına 16/07/2013 tarihinde düşerek hayatını kaybetmesi olayında, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün hizmet kusuru bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açıldığı, Mahkeme tarafından ise 22/02/2019 tarihli hasım düzeltme kararı ile bu idare yanında Aralık Sulama Birliğinin de hasım mevkiine alınmasına karar verildiği görülmüştür.
Aralık Sulama Birliği de bu şekilde hasım mevkiine alınmasına rağmen yapılan yargılama sonucunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, meydana gelen zarardan davalılardan DSİ Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıların tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, ancak anılan kararda diğer davalı Aralık Sulama Birliği hakkında herhangi bir hukuki değerlendirmede bulunulmadığı ve bu idare yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (e) bendindeki; kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu yönündeki hüküm ile aynı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde yer alan usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunmasının bozma nedenleri arasında sayılmış olması hususu dikkate alındığında, istinaf istemine konu Mahkeme kararıyla, davalılardan Aralık Sulama Birliği hakkında hüküm kurulmayarak yargılama sonuçlandırıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Eksik hüküm nedeniyle ısrara konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği sonucuna varıldığından, ısrara konu hususlardan olan davada süre aşımı bulunup bulunmadığının, bu aşamada incelemesine gerek olmadığı görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.


KARŞI OY XX- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ve söz konusu davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın ısrara ilişkin kısmının onanması, diğer kısımlar yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.


KARŞI OY
XXX-Temyize konu ısrar kararının davanın süresinde açıldığına ilişkin kısmının, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/6971, K:2023/3909 sayılı kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim