Danıştay danistay 2024/2985 E. 2025/1165 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2985
2025/1165
26 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2985
Karar No : 2025/1165
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN_KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 26/06/2024 tarih ve E:2021/982, K:2024/3736 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 2014 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile bu işlemin dayanağı olan ve 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 22 ve 25. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 26/06/2024 tarih ve E:2021/982, K:2024/3736 sayılı kararıyla;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinde; 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 9 ve 11. maddelerinde; 14. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan halinde; 15, 16 ve 24. maddeleri ile dava konusu hükümlerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Düzenleyici işlem yönünden,
Dava konusu 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 41. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı,
Bu itibarla davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,
Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açık olduğundan, dava konusu Yönetmelik'in, 22 ve 25. maddelerinin hukuka uygunluk denetiminin de yapılması gerektiği,
Yönetmelik'in dava konusu 25. madde düzenlemesinde normlar hiyerarşisi kuramı uyarınca üst norm olan 3201 sayılı Kanun'a ve hukuka aykırılık görülmediği,
Diğer yandan, anılan Yönetmelik'in 22. maddesi hükmünün dayanak düzenleme olan 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesi hükümlerine aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığından, Yönetmelik'in dava konusu 22. madde düzenlemesinde de hukuka aykırılık görülmediği;
Bireysel işlem yönünden,
Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerektiği,
Kararda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden, polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğunun anlaşıldığı,
Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerektiği,
Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiilleri, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları veya soruşturma bilgileri ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerin niteliğinin bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği,
Uyuşmazlıkta, "31/12/2014 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan 2. Sınıf Emniyet Müdürü Listesi"nin incelenmesinden, 2014 yılı terfi döneminde, durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan (383) 2. sınıf emniyet müdürü arasından (369) personelin terfi ettirilmesine karar verildiği; kıdem sıralamasında 79. sırada yer alan davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği, davacının performans puanının 5,00, başarı belgesi/ödül sayısının 33 olduğu, buna mukabil, davacıdan daha düşük performans puanı olan, daha az sayıda başarı belgesi/ödülü sayısı bulunan ve kıdem yönünden davacıdan daha geride olan 2. sınıf emniyet müdürü hakkında "terfi eder" kararı verildiği görüldüğünden, davalı idarece kıdem ve liyakat yönünden yapılan değerlendirmede rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama yapılmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinde, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğundan bahisle 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleme karşı açtığı davanın ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğunun görüldüğü,
Diğer taraftan, davacının Eğitim Dairesi Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte iken gerçeğe aykırı belgeyi onaylaması nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde düzenlenen "sahtecilik" suçunu işlediğinden bahisle "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, karar düzeltme aşamasında Danıştay İkinci Dairesinin 31/10/2023 tarih ve E:2021/8415, K:2023/5068 sayılı kararıyla davacının üzerine atılı sahtecilik fiilinin sübuta ermediği gerekçesiyle anılan iptal kararının gerekçeli olarak onandığının anlaşıldığı,
Yukarıda belirtilen meslekten çıkarma kararının ... İdare Mahkemesince iptali üzerine anılan Mahkeme kararının gerekçesi doğrultusunda ve yargı kararının uygulanması amacıyla davacının "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 26/06/2024 tarih ve E:2021/1400, K:2024/3734 sayılı kararı ile; Mahkemece verilen iptal kararının Danıştay İkinci Dairesinin 31/10/2023 tarih ve E:2021/8415, K:2023/5068 sayılı kararı ile gerekçesi değiştirilmek suretiyle onandığı, dolayısıyla sözü edilen disiplin cezasının dayanaksız hale geldiğinin anlaşıldığına karar verildiği,
Davacının Eğitim Dairesi Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte iken gerçeğe aykırı belgeyi onaylaması nedeniyle "görevi kötüye kullanma", "resmi belgede sahtecilik" iddiası ile ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,
Bir proje dosyasına yapılan harcama ödemelerinde Spor Aidatları Yönergesi'nde düzenlenen spor aidatlarında harcama usul ve esasları ile mevzuata aykırı hareket edildiği gerekçesiyle yapılan soruşturmada sonucunda Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği,
Bilindiği üzere, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de, dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetiminde göz önünde bulundurulması gerektiği; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18/07/2017 tarih ve E:2016/7162, K:2017/4786 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956 K:2017/370 sayılı kararında, Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) ve/veya “Paralel Devlet Yapılanması” (PDY) olarak isimlendirilen örgütün 1960'lı yıllarda kurulduğu, büyük bir gizlilik ve takiye içinde Devleti ele geçirmek amacıyla yasadışı faaliyetlerde bulunduğunun belirtildiği dikkate alındığında, davacının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına sebep olarak gösterilen silahlı terör örgütüne üyelik, aidiyet, iltisak veya irtibatının bulunmasının, 21/07/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesinden çok daha önceki süreçte de ortaya çıkabileceği, bir anda ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, örgütün yapılanma yöntemi de göz önünde bulundurulduğunda üyelik, aidiyet, iltisak veya irtibatın uzun bir süreci kapsadığı sonucuna varıldığı,
Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, mevzuatta öngörülen ölçütler gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanmasının hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu; eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının ise, ancak, söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceğinin açık olduğu,
Belli bir tarihe kadar bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlayan ve terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmediği için bu işlemi dava konusu eden davacıya göre, daha kıdemli olması nedeniyle listede davacının önünde yer alan, ancak, davacıya göre, örneğin "daha çok sayıda" ve/veya "daha ağır" disiplin cezası alan ve daha az sayıda başarı belgesi ve ödül ile daha düşük performans değerlendirme puanına sahip (listenin son sırasında bulunan personel de dahil) bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacının rütbe terfii yaptırılmamasının, eşit ve objektif bir uygulama olarak kabul edilemeyeceği; aynı durumun, davacıdan daha kıdemsiz olması nedeniyle anılan listede davacıdan sonra yer alan, ancak davacıya göre daha çok sayıda ve/veya daha ağır disiplin cezası aldığı ve davacıdan daha az sayıda başarı belgesi ve ödül ile daha düşük performans değerlendirme puanına sahip olduğu görülen bir veya birden fazla personelin üst rütbeye terfii yapılırken, davacının terfi ettirilmemesi işlemi için de geçerli olduğunun tartışmasız bulunduğu,
Olayda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda, davalı idarece kıdem ve liyakata göre yapılan değerlendirmede dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakta ise de, gelinen aşamada meydana gelen yeni hukuki durumlar itibarıyla davacının 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına sebep olarak gösterilen fiillerin işlem tarihinden önceki dönemleri kapsayabileceği ve bu hususun 2014 yılı terfi dönemindeki liyakat durumunu etkileyebileceğinin dikkate alınması gerektiği,
Bu durumda, mevcut listedeki personelin rütbe terfiine ilişkin olarak yukarıda değinilen hususlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle davacının üst rütbeye terfi durumunun davalı idare tarafından "yeniden" değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, davacının 2014 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği,
Ayrıca, verilen bu kararın davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu da doğurmayacağı gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğu; Yüksek Değerlendirme Kurulunca liyakat koşullarının takdir yetkisi çerçevesinde belirlendiği; emsal yargı kararları bulunduğu; bireysel işlemin de hukuka uygun olarak tesis edildiği; Kurul tarihi itibarıyla davacının devam eden soruşturmaları bulunduğu; meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı; diğer bir soruşturmada ise ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği; işlemden kaldırılan bir dosyasının da bulunduğu; buna göre Kurul tarafından yapılan değerlendirme neticesinde terfi etmez kararı verildiği belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 2014 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, bu işlem ile bu işlemin dayanağı olan, 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 22 ve 25. maddelerinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halleriyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinde, terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edilebilmesi için bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun bulunması gerektiği, kıdem sırasının her yıl duyurulacağı, polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde mevcut rütbedeki fiili çalışma süresinin, kıdem sırasının tespitinde de bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, aynı Yönetmelik'in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadro bulunmasının, bulundukları rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmalarının, bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmalarının gerektiği; 14. maddesinde, Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların rütbe terfi işlemlerinin, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulacağı; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, sicil, ödül ve takdirname bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden, polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir.
Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise, personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiilleri, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları veya soruşturma bilgileri ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerin niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, "31/12/2014 tarihine kadar bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlayan 2. sınıf emniyet müdürü listesi"nin incelenmesinden, 2014 yılı terfi döneminde, durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan (383) 2. sınıf emniyet müdürü arasından (369) personelin terfi ettirilmesine karar verildiği; kıdem sıralamasında 79. sırada yer alan davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği, davacının performans puanının 5,00, başarı belgesi/ödül sayısının 33 olduğu, Değerlendirme Kurulu tarihi itibarıyla devam eden soruşturmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
UYAP kayıtları ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, davacının 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek sureti ile FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarıldığı; bu karara karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği; bu ret işleminin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği; bu kararın istinaf kanun yolu incelemesinin sürdüğü görülmektedir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, kural olarak söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de, dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla, yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetiminde göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bu çerçevede, FETÖ/PDY terör örgütünün, büyük bir gizlilik ve takiye içinde Devleti ele geçirmek amacıyla yasadışı faaliyetlerde bulunduğu, söz konusu örgütle olan iltisak veya irtibatın, 21/07/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesinden çok daha önceki süreçte de ortaya çıkabileceği, bir anda ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, örgütün yapılanma yöntemi de göz önünde bulundurulduğunda iltisak veya irtibatın uzun bir süreci kapsayabileceği değerlendirilmektedir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonraki bir dönemde meydana gelen yeni hukuki durumlar itibarıyla davacının Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına sebep gösterilen fiillerin işlem tarihinden önceki dönemleri de kapsayabileceği, silahlı terör örgütüyle iltisak veya irtibatı bulunması hususunun 21/07/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesinden çok daha önceki süreçte ortaya çıkabileceği, bir anda ortaya çıkmasının mümkün olmayacağı, örgütün yapılanma yöntemi, fiillerin mütemadiliği, niteliği ve ağırlığı da göz önünde bulundurularak iltisak veya irtibatın uzun bir süreci ve terfi dönemini kapsayabileceği, bu çerçevede, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatına ilişkin hususun davacının terfi ettirilmemesine yönelik dava konusu bireysel işlem bakımından Dairece değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacının üst rütbeye terfi durumunun davalı idare tarafından "yeniden" değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle dava konusu bireysel işlemin iptaline yönelik Daire kararının bu kısmının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla Daire kararının dava konusu bireysel işlemin anılan gerekçeyle iptali yolundaki kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptale, kısmen karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 26/06/2024 tarih ve E:2021/982, K:2024/3736 sayılı kararının temyize konu, bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 26/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.