SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2936 E. 2025/795 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2936

Karar No

2025/795

Karar Tarihi

10 Nisan 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2936 E. , 2025/795 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2936
Karar No : 2025/795

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiş,
İlgili mevzuata ve FETÖ/PDY terör örgütünün niteliğine ilişkin genel değerlendirmeye yer verilip, bakılan davanın hukuki niteliğiyle ilgili olarak tespitlerde bulunulduktan sonra, "Davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı yönünden yapılan inceleme" başlığı altında;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen Bylock iletişim sistemine davacının giriş yaptığının yetkili makamlarca tespit edildiği hususu ve kararda yer alan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna ulaşıldığı,
FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte ve FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde Bank Asya'da hesap hareketlerinin bulunduğu, bu kapsamda davacının 27/01/2014 tarihinde 1.000,00 TL, 20/02/2014 tarihinde 1.500,00 TL, 22/05/2014 tarihinde 2.000,00 TL para yatırdığının tespit edildiğinin anlaşıldığı,
İdari yargı yerinin ceza yargılamasında verilen nihai karardan bağımsız olarak, ceza mahkemesince tespit edilen olgu ve delilleri de dosyadaki diğer delillerle birlikte davacının terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirebileceği; dosya içeriğine göre, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin E:..., K:... sayılı kararında, davacının ByLock tespit edilen cihazının kırıldığını beyan ettiği ve arama yapılmadan iki- üç gün önce çöpe attığını ifade ettiği tespitlerine yer verildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu için mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmakta ise de Komisyon tespitlerinin ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceğinin açık olduğu,
Bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde, hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu, dava konusu kararın ölçülü olduğu ve kamu görevinden çıkarılma suretiyle yapılan müdahalenin Anayasa ve Uluslararası Hukuk sınırları çerçevesinde kaldığı anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin kabulüne de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Bakılmakta olan davanın niteliğine ilişkin değerlendirmeler yapıldıktan sonra, davacının durumuna ilişkin olarak;
Bylock kullanımı yönünden, dava konusu işlemde davacının ByLock programı kullanıcısı olduğu tespitine yer verilmiş ise de; Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "...Bylock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının user-ID ve şifresini içerir Bylock tespit değerlendirme tutanağı ya da HTS ve CGNAT kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi raporu ile doğrulanamayan sanık hakkında Bölge Adliye mahkemesince duruşma açılarak kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından..." tespitinin yapıldığı hususu nedeniyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespiti bakımından Bylock kullanıcısı olduğu tespiti değerlendirme dışı bırakılmış olup, ceza yargılamasında yapılan tespit de nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, Bylock kullanımı iddiasının davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisak ve irtibatına delil oluşturmayacağı kanaatine varıldığı,
Bank Asya hesap bilgileri yönünden, davacının Bank Asya hesap hareketlerinin olağan bankacılık faaliyeti olup olmadığının tespiti açısından idare mahkemesince yapılan 08/12/2020 tarihli ara kararına istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sunulan belgelerin incelenmesinden, davacının ilk katılım hesabını 2006 yılında açtığı ve bu tarihten itibaren rutin olarak katılım hesabı açmaya devam ettiğinin, bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihi itibarıyla da örgüt talimatıyla uyumlu olacak şekilde bankadaki hesaplarını kapatma yolunda gitmediğinin, katılım ve cari hesabının varlığını sürdürdüğünün anlaşıldığı; bu durumda; davacının Bank Asya işlemlerinin olağan bankacılık faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı aleyhine değerlendirilmesinde hukuki isabet bulunmadığı,
Diğer tespitler yönünden, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, davacının en son görev yaptığı birim tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu belirtilmesine rağmen, herhangi bir bilgi ve belgenin gönderilmediğinin anlaşıldığı, ayrıca UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası'nda yapılan araştırmada da davacının aleyhine değerlendirilebilecek bir husus tespit edilemediği belirtilerek,
Davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatlı olduğuna kanaat getirilmesini sağlayacak herhangi bir bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2024 tarih ve E:2023/21139, K:2024/2541 sayılı kararıyla;
Uyuşmazlıkta, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, ByLock kullandığı iddiasının davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisak ve irtibatına delil oluşturmayacağı belirtilmiş ise de, UYAP kayıtları ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde, İdare Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporunda, tespit edilen GSM aboneliğinin ..., tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının ... ve tespit tarihinin 03/04/2015 olduğunun belirtildiğinin; davacının yargılandığı ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında yer alan 14/09/2020 tarihli bilirkişi raporunun "sonuç ve değerlendirme" kısmında, "Sanık ... ile ilgili; Btk'dan Gönderilen Cd İçerisindeki ... ve ... Nolu Gsm Hattına İlişkin; CGNAT kayıtları sorgu aralığının 03.04.2015-02.04.2016 tarihleri arasında olduğu, HTS kayıtları (GSM) ve (GPRS) sorgu aralığının 01.01.2014-16.07.2016 tarihleri arasında olduğu, CGNAT kayıtları üzerinden yapılan incelemede ... numaralı GSM hattına ait internet bağlantısı üzerinden 03.04.2015-02.04.2016 tarihleri arasında BYLOCK uygulamasının bulunduğu, ... IP numaralı server iletişim trafiğinin bulunduğuna dair kayıtların olduğu, ancak BTK tarafından gönderilen CGNAT kayıtlarında ... numaralı GSM hattına ilişkin oturum açma-oturum kapatma detaylarının olmaması nedeniyle bahse konu server'a KAÇ KEZ BAĞLANTI yapıldığının net olarak söylenemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya içerisinde mevcut BTK'dan gelen CGNAT kayıtları, iletişimin tespit kayıtlarında sinyal alınan baz istasyonları açısından değerlendirildiğinde BAZ istasyonu lokasyonlarının aynı baz istasyonundan sinyal alma noktasına UYUMSUZ oldukları görüş ve kanaatine varılmıştır. GSM (Arama-aranma-mesaj alma-mesaj gönderme) ve GPRS kayıtlarında sinyal alınan baz istasyonlarının tarih saat bilgileri dikkate alınarak yapılan analizinde sinyal alınan baz istasyon adreslerinin genellikle birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. CGNAT kayıtlarının ise aynı zaman diliminde aynı baz istasyonundan sinyal alma noktasında uyumsuzlar olduğu anlaşılmıştır. GSM, GPRS ve CGNAT(ByLock Server IP'sine Bağlantı) kayıtlarında sinyal alınan baz istasyonunun birbiri ile aynı bazdan sinyal alma noktasında uyumsuz oldukları, cep telefonunda bylock uygulamasının tespitine yönelik sanığa ait cep telefonunun imaj incelemesinin yapılmasının uygun olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. BTK tarafından gönderilen HIS-CGNAT kayıtlarında ... ve ... numaralı GSM hattının internet bağlantısına dair morbeyin listesinde yer aldığını belirtir ifade bulunmamakta olup, yukarıda belirtilen bilgiler ışığında bylock sunucularına dair bağlantıların bilinen morbeyin uygulamaları aracılığıyla kullanıcının kendi rızası dışında yönlendirilme şeklinde bağlantılar olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." yolunda tespitlere yer verildiğinin; davacının, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan 17/10/2016 tarihli ifadesinde ''Yaklaşık olarak 2010 yılından beridir ... numaralı telefon hattımı kullanmaktayım'' şeklinde beyanda bulunduğu, yine aynı tarihli ifadesinde ''2015 yılı mart ayında mesai arkadaşım olan Müdür Yardımcısı ... isimli arkadaşımdan ikinci el olarak telefon aldım'' şeklinde beyanda bulunduğunun, bu telefonun aramada neden ele geçirilemediği sorulduğunda ise aynı tarihli ifadesinde ''Ufak çocuğumun oyun oynarken fırlatması sonucu bu telefon kırıldı. Ayrıca çocuklar oyun oynarken telefonu ağzına götürüyordu. Artık çalışmaması ve çocukların sağlığına zarar vermemesi için aramadan yaklaşık olarak 2-3 gün önce bu telefonu çöpe atmıştık.'' şeklinde beyanda bulunduğunun görüldüğü,
Bu durumda, kararda yer verilen tespitler, davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ByLock tespit edilen ... numaralı telefon hattını 2010 yılından itibaren kendisinin kullandığını beyan ettiğinin, dosyada mevcut bulunan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporuna göre ByLock tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının ... olduğunun, ancak bu cihazın davacının evinde yapılan aramada ele geçirilemediğinin, davacı tarafından 17/10/2016 tarihli ifadesinde, ev aramasında ele geçirilemeyen bir cihaz kullandığını ve bu cihazı ev aramasından yaklaşık olarak 2-3 gün önce çöpe attığını beyan ettiğinin, davacının ByLock kullanıp kullanmadığının tespiti açısından düzenlenen 14/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının ByLock kullanıcısı olmadığı yönünde herhangi bir tespite yer verilmediği, ByLock uygulamasının tespitine yönelik davacıya ait cep telefonunun imaj incelemesinin yapılmasının uygun olacağı yönünde görüş belirtildiğinin anlaşıldığı,
Bu nedenle İdari Dava Dairesince, ByLock kullanımının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun, davalı idare tarafından dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın, yalnızca davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında ulaşılan sonuca atıfta bulunularak ByLock kullanıcısı olduğu yönündeki iddianın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatına delil oluşturmayacağı sonucuna ulaşılarak karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği,
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kanun hükmünde kararnamelerde ilgili personelin kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak sadece örgüte üye olma veya yardım etme gibi fiillerin sayılmadığı, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak veya irtibat hallerinin de kamu görevinden çıkarma gerekçeleri arasında sayıldığı, bu nedenle ilgililer hakkında yürütülen ceza yargılamaları beraat, ceza verilmesine yer olmadığı ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanmış olsa da idari yargı mercilerince iltisak ve irtibat unsurları yönünden inceleme yapılması gerektiği, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamede, söz konusu tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve darbe teşebbüsüyle arasında mutlak bağ kurulmasının aranmadığı, ByLock kullandığı, Bank Asya hesabındaki mevduatını 2014 yılından itibaren arttırdığı tespit edilen davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakının bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, beraat kararında bilirkişi raporundaki tespitlere dayalı olarak "...Bylock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının user-ID ve şifresini içerir Bylock tespit değerlendirme tutanağı ya da HTS ve CGNAT kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi raporu ile doğrulanamadığı" tespitlerinin yer aldığı, ayrıca anılan raporda HTS ve CGNAT kayıtlarının sinyal baz istasyonlarının uyumlu olmadığının tespit edildiği, oturum açma-kapama bilgisinin olmadığının belirtildiği, bu tespitlerin kabul edilmemesi halinde yeniden araştırma yapılmasının gerekeceği; ısrar kararının bozulması durumunda adil yargılanma hakkının, suç ve cezalarda kanunilik ilkesinin, masumiyet karinesinin, hakkaniyete uygun yargılama hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkı hakkının, çalışma hakkının, aynı fiilden dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı ilkesinin ihlalinin söz konusu olacağı ileri sürülerek, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiği gerekçesiyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
06/01/2017 tarih ve 29940 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personeline İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
... Adliyesinde İcra Müdürü olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın 08/03/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
UYAP kayıtları ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesine gelince;
İdare Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporunda, tespit edilen GSM aboneliğinin ..., tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının ... ve tespit tarihinin 03/04/2015 olduğunun belirtildiği; davacının yargılandığı ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında yer alan ... tarihli bilirkişi raporunun "sonuç ve değerlendirme" kısmında, "Sanık ... ile ilgili; Btk'dan Gönderilen Cd İçerisindeki ... ve ... Nolu Gsm Hattına İlişkin; CGNAT kayıtları sorgu aralığının 03.04.2015-02.04.2016 tarihleri arasında olduğu, HTS kayıtları (GSM) ve (GPRS) sorgu aralığının 01.01.2014-16.07.2016 tarihleri arasında olduğu, CGNAT kayıtları üzerinden yapılan incelemede ... numaralı GSM hattına ait internet bağlantısı üzerinden 03.04.2015-02.04.2016 tarihleri arasında BYLOCK uygulamasının bulunduğu, ... IP numaralı server iletişim trafiğinin bulunduğuna dair kayıtların olduğu, ancak BTK tarafından gönderilen CGNAT kayıtlarında ... numaralı GSM hattına ilişkin oturum açma-oturum kapatma detaylarının olmaması nedeniyle bahse konu server'a KAÇ KEZ BAĞLANTI yapıldığının net olarak söylenemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya içerisinde mevcut BTK'dan gelen CGNAT kayıtları, iletişimin tespit kayıtlarında sinyal alınan baz istasyonları açısından değerlendirildiğinde BAZ istasyonu lokasyonlarının aynı baz istasyonundan sinyal alma noktasına UYUMSUZ oldukları görüş ve kanaatine varılmıştır. GSM (Arama-aranma-mesaj alma-mesaj gönderme) ve GPRS kayıtlarında sinyal alınan baz istasyonlarının tarih saat bilgileri dikkate alınarak yapılan analizinde sinyal alınan baz istasyon adreslerinin genellikle birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. CGNAT kayıtlarının ise aynı zaman diliminde aynı baz istasyonundan sinyal alma noktasında uyumsuzlar olduğu anlaşılmıştır. GSM, GPRS ve CGNAT(ByLock Server IP'sine Bağlantı) kayıtlarında sinyal alınan baz istasyonunun birbiri ile aynı bazdan sinyal alma noktasında uyumsuz oldukları, cep telefonunda bylock uygulamasının tespitine yönelik sanığa ait cep telefonunun imaj incelemesinin yapılmasının uygun olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. BTK tarafından gönderilen HIS-CGNAT kayıtlarında ... ve ... numaralı GSM hattının internet bağlantısına dair morbeyin listesinde yer aldığını belirtir ifade bulunmamakta olup, yukarıda belirtilen bilgiler ışığında bylock sunucularına dair bağlantıların bilinen morbeyin uygulamaları aracılığıyla kullanıcının kendi rızası dışında yönlendirilme şeklinde bağlantılar olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." yolunda tespitlere yer verildiği; davacının, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan 17/10/2016 tarihli ifadesinde ''Yaklaşık olarak 2010 yılından beridir ... numaralı telefon hattımı kullanmaktayım'' şeklinde beyanda bulunduğu, yine aynı tarihli ifadesinde ''2015 yılı mart ayında mesai arkadaşım olan Müdür Yardımcısı ... isimli arkadaşımdan ikinci el olarak telefon aldım'' şeklinde beyanda bulunduğu, bu telefonun aramada neden ele geçirilemediği sorulduğunda ise aynı tarihli ifadesinde ''Ufak çocuğumun oyun oynarken fırlatması sonucu bu telefon kırıldı. Ayrıca çocuklar oyun oynarken telefonu ağzına götürüyordu. Artık çalışmaması ve çocukların sağlığına zarar vermemesi için aramadan yaklaşık olarak 2-3 gün önce bu telefonu çöpe atmıştık.'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Buna göre, davacının ByLock tespit edilen ... numaralı telefon hattını 2010 yılından itibaren kendisinin kullandığını beyan ettiği, dosyada mevcut bulunan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporuna göre ByLock tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının ... olduğu, ancak bu cihazın davacının evinde yapılan aramada ele geçirilemediği, davacı tarafından 17/10/2016 tarihli ifadesinde, ev aramasında ele geçirilemeyen bir cihaz kullandığını ve bu cihazı ev aramasından yaklaşık olarak 2-3 gün önce çöpe attığını beyan ettiği, davacının ByLock kullanıp kullanmadığının tespiti açısından düzenlenen yukarıda yer verilen 14/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının ByLock kullanıcısı olmadığı yönünde herhangi bir tespite yer verilmediği, ByLock uygulamasının tespitine yönelik davacıya ait cep telefonunun imaj incelemesinin yapılmasının uygun olacağı yönünde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince, ByLock kullanımının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin birlikte bir bütün olarak dikkate alınıp bir sonuca varılması gerekirken, yalnızca davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında ulaşılan sonuca atıfta bulunularak ByLock kullanıcısı olduğu yönündeki iddianın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatına delil oluşturmayacağı sonucuna ulaşılarak karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No: ... sayılı dosyasında bulunan 17/10/2016 tarihinde verdiği sorgulama tutanağında; "...UYAP ile ilgili eğitim semineri almış olmam nedeniyle 2007 yılında Bakanlık merkezde çalışmak için dilekçe göndermiştim. Bundan yaklaşık 1,5 yıl sonra Bakanlıktan bana dönüş yapıldı ve Adalet Bakanlığının Merkez Birimlerinde çalışmak ister misiniz diye telefon aracılığı ile daha önceki başvuruma binaen soruldu. Ancak kimin sorduğunu hatırlamıyorum. Bir birimin sekreteri olarak biliyorum. Ben de bunun üzerine düşünmek istediğimi söyledim. Daha sonra meslek büyüklerim ile merkezde çalışmanın avantajları ve dezavantajlarını sordum. Avantajlı olacağına kanaat getirerek yeniden bir talep dilekçesi gönderdim. Personel Genel Müdürlüğü Merkez Bürosu ve birkaç büroda daha 2008 yılı Temmuz ayında Ankarada göreve başladım. Geçici görev süremin Bakanlık tarafından 2 yıl süre ile uzatılması neticesinde Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde iki yıl çalıştım. Devam eden sürede yani 2011 yılı başlarında HSYK kurulmuştu. Bakanlık Taşra Atama Bürosundan gelen yazılı evrak içeriğinde personel ihtiyacı nedeniyle HSYK bünyesinde çalışmak isteyen personelin başvurması içerikli yazı nedeniyle ben de talep ettim ve 2011 yılının Şubat ayı başlarında HSYK nın Gizli Sicil Şube Müdürlüğünde Memur statüsünde çalışmaya başladım. 2012 yılı sonuna kadar burada çalıştım. ... Yine Ankara da iken dış kapı semtinde tek başıma ikamet ettim..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yer alan kayıtların tetkiki ile davalı idarenin 03/12/2024 tarihli dilekçesinin incelenmesinden;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülen H.K.'nın alınan ifadesinde, "...Sonrasında 2012 yılı içerisinde tarihin tam olarak hatırlayamadığım bir dönemde Osman (K)-O.Ş. adlı şahıs ta bizim sohbet imamlığımızı bıraktı ve bu şahsın yerine ismini ... olarak öğrendiğim şahıs aynı şekilde belirtilen hafta aralıklarında bu eve gelerek bize sohbet imamlığı yapmaya başladı. (Bu şahıs o dönem HSYK da Zabıt katibi olarak görev yaptığını ve Kütahya lı olduğunu söyleyen şahıstır.) 2013 yılı başlarına kadar bu şahsın bizlere sohbet imamlığı yapması sureti ile örgütsel faaliyetlerimize devam ettik. Bu şahsa da aylık maaşlarımızdan Himmet ad altında para veriyorduk. Bu şahıs 2012 yılı içerisinde yapılan İcra Müdürlüğü sınavını kazandı. Ancak bu kazandığı sınav ile ilgili bu örgütün bir referansı olup olmadığı hususunda bilgim yoktur. Ayrıca kendisinden veya başkasında duymadım. Bu şahıs bu sınavı kazandıktan sonra 2013 yılı başlarında Mersin ili Silifke İcra Müdür Yardımcılığına atandığını diğer örgüt mensuplarından duymuştum. Beyanlarda bulunduğum ... isimli şahıs bu şahıstır. Bu şahsı 2012 Aralık veya 2013 yılı Ocak ayı sonrasında hiç görmedim. Bu tarih sonrasında ki örgütsel faaliyetleri hakkında bilgim yoktur. Kendisini fotoğrafından net bir şekilde teşhis ettim. Kendisinin bu örgüt ile olan bağını, irtibatını, sorumluluğunu ve iltisakını bu şekilde bilirim." şeklinde beyanda bulunulduğu;
Yine aynı suçtan ... inci Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yargılanan R.G.'nin etkin pişmanlık kapsamında soruşturma öncesi verdiği ifadesinde; "....Bu evde kalırken 1 hafta gibi bir süre sonra ... beni Kızılay da bulunan Milli Piyango binasının önüne gelip bıraktı. Bana "bir arkadaş seni buradan gelip alacak, senin gibi Adalet Bakanlığında çalışan bekar arkadaşların kaldığı bir eve götürecek ve sen de burada kalacaksın" dedi. Seni mavi bir araba ile gelip alacaklar dedi. Kısa bir süre sonra bulunduğum yere mavi bir araç ulaşarak birini mi bekliyorsunuz diye bana sorduğunda beni almaya gelen aracın bu araç olduğunu anlamış oldum. Gelen şahısla birlikte Dış Kapı Hastanesinin yanında bir binanın ya en üst katı ya da onun bir altındaki eve gittik. Bu evde benimle birlikte 4 kişi kalacaktı. Ben hazır kurulu eve götürüldüm. Eşyalarım da yanımda idi. Bu evde yaklaşık 1 yıl kadar kaldım. Beni mavi araçla alıp götüren şahsın isminin G.A.Ş. olduğunu öğrendim. Bu şahıs o tarihte YSK da çalışıyormuş, şahsı görsem tanırım. Bu evde benden başka kalanlar da Adalet Bakanlığı çalışanları idi. Evde kalanlardan K.Y. Adalet Bakanlığında Memur ya da Zabıt Katibi idi. ... o da Adalet Bakanlığı Gizli Sicil Biriminde çalışıyordu. 3. Şahıs ise Danıştay da çalışan ... isimli bir şahıstı. Bu şahıs Kahramanmaraşlı idi. Hatırladığım kadarı ile de Voleybol Hakemliği yapmakta idi. Bu 3 şahsı da görsem tanırım. Bu evde haftalık sohbetler ve toplantılar yapılıyordu. Hatırladığım kadarı ile dışarıdan gelenler de oluyordu, ancak ben hiç katılmadım...." şeklinde beyanda bulunulduğu;
... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:... sayılı dosyasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan ...'ye ait 03/05/2017 tarihli sorgulama tutanağında, "zaman içerisinde gruplara dahil olanlar olduğundan grup içinde değişiklikler oluyordu, bu nedenle kimlerle hangi gruplarda tanıştığımı tam olarak hatırlamıyorum. 2010 yılı öncesi için aklımda kalan görüştüğüm ve tanıştığım kişileri şöyle sıralayabilirim. ....10-) ... (sohbet ortamında tanıştım)... Bu ismini verdiğim kişileri 2010 yılı içerisinde katıldığım sohbetlerde gördüm. 17-25 Aralık'tan sonra ben zaten cemaatle irtibatımı kopardığım için bunları da sohbetlerde görmedim...." şeklinde beyanda bulunulduğu ve ifadede ismi geçen M.A.'nın davacının eşi olduğu anlaşılmıştır.
UYAP ortamında yapılan incelemede davacının eşi ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla CMK m.223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 02/10/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespiti noktasında, yukarıda belirtilen, davacının sohbet imamlığı yaptığı ve Adalet Bakanlığında görev yaptığı dönemde örgüte müzahir evde kaldığı yönündeki tanık beyanları ve Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında bulunan diğer bilgi ve belgeler ile örgütün etkin olduğu dönemde davacının görev yaptığı birimler ile yukarıda belirtilen diğer hususlar araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, belirtilen hususlar araştırılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2\. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/04/2025 tarihinde kesin olarak, oybirliği ile karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim