SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2910 E. 2025/1348 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2910

Karar No

2025/1348

Karar Tarihi

18 Haziran 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2910 E. , 2025/1348 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2910
Karar No : 2025/1348

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim elemanı olarak görev yapan davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Sözleşmenin sonlandırılması işleminin ilgili mevzuat uyarınca davalı Üniversite mütevelli heyeti tarafından alınacak bir karar veya bu heyetin yetkisini devretmek suretiyle yetkilendirdiği üniversite yöneticisi veya bir komisyon tarafından gerçekleştirilmesi gerekliliği bulunduğu halde bu yöntem uygulanmaksızın Üniversite Rektörü ve mütevelli heyeti başkanı tarafından tesis olunan dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka ve mevzuata uyarlılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların adli yargıda dava açma tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen sebeplerin, davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gereken parasal haklar hesaplanırken, davacının başka kurumlardan elde ettiği ücretlerin mahsup edilebileceği hususunda duraksama bulunmaması nedeniyle kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/11/2023 tarih ve E:2021/23, K:2023/5767 sayılı kararıyla;
Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden, İdare hukukunda yerleşmiş ilkelerden birinin yetki ve usulde paralellik ilkesi olduğu, bu ilkeye göre, idari bir işlemi tesis etmeye hangi makam yetkiliyse ve işlemin tesisinde hangi usul ve esaslar uygulanıyor ise işlemin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesinde de, işlemin tesisinde uygulanan usule göre ve aynı işlemi tesis etmeye yetkili olan makam tarafından değerlendirilerek bir işlem tesis edilmesi gerektiği,
2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanmasının mütevelli heyetince yapılacağı, mütevelli heyetin, vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebileceği,
Kararda yer verilen mevzuat düzenlemeleri uyarınca, vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisinin rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisinin müdür olduğu, mütevelli heyeti tarafından yapılacak olan yetki devrinin sadece yöneticilere yapılabileceği, komisyona yapılmasının mümkün olmadığı,
Temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle kararın bu kısmının gerekçesinin değiştirilerek onanmasına,
Kararın, dava konusu özlük hakların iadesi ve mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise,
Uyuşmazlıkta, davacı ile davalı üniversite arasında 01/09/2015-31/08/2016 dönemini kapsayan iş sözleşmesinin imzalandığı, dava konusu işlemle davacının iş sözleşmesinin ihbar önelleri içerisinde 04/10/2016 tarihi itibarıyla son bulacağının bildirildiği,
İş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerektiği, bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalkmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki iş sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığı, idari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından ve iş sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında, sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı da verilemeyeceği,
Bu kapsamda, sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş olması nedeniyle özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 125. maddesinde, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları gidermekle yükümlü olduklarının kurala bağlandığı,
Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesinin, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla işlemin kurulduğu tarihten önceki hukuki durumun geçerliğini sağladığının idare hukukunun bilinen ilkelerin olduğu, bu nedenle, idarenin, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak, idari işlemin hiç yapılmamış sayılması ilkesinin gereği olarak önceki hukuki durumun geçerliğini sağlamakla yükümlü olduğu,
Bu kapsamda, Daireleri kararı ile hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının "işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların adli yargıda dava açma tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine" ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki önceki kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının iş sözleşmesinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 23/a maddesi uyarınca, ataması yapılamadığından yenilenmediği ve kendiliğinden son bulduğu, bu süreçte taraflar arasında artık bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, her ne kadar yenileme işlemi iptal edilmiş ise de ortada bir sözleşme bulunmadığından, bu aşamada, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında karar verilmesinin hakkaniyetli ve hukuka uygun olmadığı, Mahkemece davacının başka yerde çalışmış ve kazanç elde etmiş olup olmadığı dahi değerlendirilmeksizin yoksun kaldığı mali hakların iadesine karar verildiği, davacının iş sözleşmesinin 04/10/2016 tarihi itibarıyla son bulduğu, davacının söz konusu tarihten sonraki süreçte farklı kurumda çalışmaya devam etmesinin olası bulunduğu, Mahkemece bu hususa ilişkin araştırma yapılmadan, bu konuya hiç değinilmeden karar verildiği, aksi halin davacının mükerrer kazanç elde etmesi sonucunu doğuracağı ve bunun da Üniversitenin kaynaklarının verimli kullanılması ilkesine aykırılık teşkil edeceği, Mahkemece, bu süre içerisinde davacının başka kurumlarda çalışıp hak kazandığı tutarlar açısından mahsup kararı verilmemesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üye ...'in, uyuşmazlığın temelinde davacı ile davalı idare arasında 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca akdedilen bir iş sözleşmesinin bulunduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi uyarınca 4857 sayılı Kanuna tabi işçiler ile işverenler arasında iş ilişkisinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinin görevinde bulunması nedeniyle, taraflar arasında kurulan sözleşmelerin bireysel iş sözleşmesi ve aralarındaki iş ilişkisinin özel hukuk kurallarına göre belirlenen özel hukuk ilişkisi olması gözetildiğinde, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu ve davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması yönündeki usule ilişkin karşı oyuna karşılık, üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, idare hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu, davaya konu işlem, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek idari işlem niteliği taşıdığından, bu işlemin yargısal denetiminin idari yargının görev alanında bulunduğuna, bu işlemden kaynaklanan parasal hakların da, asıl işleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu istemin de aynı kapsamda idari yargı yerinde görülmesi gerektiğine oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, davalı idare bünyesinde, en son olarak 01/09/2015-31/08/2016 tarihleri arasını kapsayan "öğretim elemanlarına mahsus belirli süreli iş sözleşmesi" ile öğretim elemanı statüsünde çalışmaktadır.
Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacıya, belirli süreli iş sözleşmesinin, ataması yapılamayacağından yenilenmeyeceği, iş ilişkisinin, ihbar önelinin bitiş tarihi olan 04/10/2016 itibarıyla son bulacağı bildirilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdari yargı yerlerince verilen iptal kararları, Danıştayın istikrar kazanmış ve ilke hâline gelmiş içtihadına göre, idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldıran, objektif, geriye yürüyen ve genellik ifade eden kararlardır. Bu ilke ile idari işlemin hukuka uygunluk denetimi sonrasında verilen iptal kararlarının gerekçeleri doğrultusunda hukuk düzeninin etkin bir biçimde korunması amaçlanmaktadır.
Buna göre, iptal kararının uygulanması, tespit edilen hukuka aykırılığın ortadan kaldırılması adına idarece, yargı kararının icaplarının yerine getirilmesi ile gerçekleşecektir. Bu uygulama, yargı kararı ile ulaşılmak istenen maksada uygun düşmelidir. Bu bağlamda en önemli yol gösterici, yargı kararının gerekçesidir. İdarenin yargı kararının gereğini yerine getirdiğinden söz edilebilmesi için kararın gerekçesinde izah edilen sebeplere, kararla güdülen amaca uygun olarak gereği yapılmalıdır.
Davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında, belirli süreli iş sözleşmesi ile görev yapması ve dava konusu işlemin, belirlenen sürenin dolması halinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi olması nedeniyle sözleşmeli personel statüsüne yönelik bir değerlendirme de yapılması gerekmektedir. Sözleşmeli personel, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında yer almaktadır. Uygulamada memurlarla aynı işi yapsalar da sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden, idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, haklarında aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik yaratılması amaçlanmış olup sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan kanuni güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde,
Israra konu olan husus, davalı vakıf üniversitesi bünyesinde sözleşmeli öğretim elemanı statüsünde görev yapan davacının, sona erecek olan belirli süreli iş sözleşmesi süresinin sonunda, sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair işlemin, yetki unsurunda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararı üzerine parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır.
Belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince dava konusu işlemlerde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde, verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak, davaya konu işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kalkmakla birlikte, kararın gerekçesi "işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunması" olduğundan, bu durum sözleşmenin doğrudan yenilenmesi veya sözleşmesi sürenin bitim tarihi itibarıyla sonlanmış olan davacının görev süresinin doğrudan uzaması sonucunu doğurmamakta, verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde yeni bir işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine, idarenin kadro ve ihtiyaç durumu ile kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında yapılacak yeniden değerlendirme sonrasında, sözleşme süresinin uzatılıp uzatılmaması konusunda yetkili idari makam veya organ tarafından yeni bir karar verileceğinden, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile bu aşamada doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2\. İdare Mahkemesi kararının "işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların adli yargıda dava açma tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine" yönelik kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim