Danıştay danistay 2024/2879 E. 2025/1386 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2879
2025/1386
23 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2879
Karar No : 2025/1386
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa Barosu levhasına avukat olarak yazılma talebinde bulanan davacı tarafından, 31/10/2017-12/11/2020 tarihleri arasında avukatlık yapamadığı süreçte uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000-TL maddi ve 600.000-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından Adalet Bakanlığınca baro levhasına yazılmasına yönelik işleme karşı açılan dava nedeniyle zarara uğradığı ileri sürülmekte ise de davalı idarenin dava açmasına yönelik işleminin kesin ve icrai nitelik taşımadığı, davacı hakkında doğrudan hukuki sonuç doğurmadığı, baro levhasına yazılma hususunda son karar merciinin Türkiye Barolar Birliği olduğu, nitekim Adalet Bakanlığı işleminin, bu kararın Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca tanınan dava hakkı kapsamında yargı mercileri önüne taşınmasından ibaret olduğu, zararın yargı kararının Türkiye Barolar Birliği tarafından uygulanması nedeniyle oluştuğu anlaşıldığından, bu işlemden kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davanın, esasının aktarılan gerekçeler itibarıyla incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/03/2024 tarih ve E:2022/4017, K:2024/1368 sayılı kararıyla; dosyada, baro levhasına kaydın uygun bulunması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi ve akabinde geri gönderme gerekçesine uyulmayarak ısrar kararı verilmesi üzerine dava açma şeklinde tezahür eden Bakanlık işlem ve eylemlerinin, idari nitelikte işlem olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin belirlenmesi gerektiği, Anayasa'nın amir hükmü gereğince idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetime açık olduğu, yargı denetimi dışında kalan eylem ve işlemlerin ise Anayasa ve mevzuat ile ayrıca belirlendiği hususunda bir tereddüt bulunmadığı;
Bu haliyle davalı idarenin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin 6. fıkrası ile verilen yetki çerçevesinde İdare Mahkemesinde dava açma şeklinde tezahür eden işlemi, her ne kadar dava açma hakkının kullanımı olarak nitelendirilebilirse de kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak kanun ile verilen yetki kapsamında tesis edilen işlemin idarenin yargı denetimi dışında kalan işlemleri arasında sayılmadığı;
Bu durumda, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kaydın uygun bulunması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi işleminin, zincir işlemler içinde geri gönderme gerekçesine uyulmayarak ısrar kararı verilmesi üzerine hukuk düzleminde sonuç doğurmadığı, etkili ve kesin bir işlem olmadığı gibi ısrar kararına dava açılmasının da tek başına etkili ve sonuç doğuran bir işlem olmadığı;
Tam yargı davasına konu zararın, yargı kararıyla, ilgili lehine idarece tesis edilen işlemin yürütmesinin durdurulmasından ve iptalinden kaynaklandığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca tam yargı davasına konu olabilecek idari nitelikte bir işlem/eylem bulunmaması nedeniyle davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı, bu nedenle davanın incelenmeksizin reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, zararının baro levhasına yazılma başvurusunun reddi yönünde görüş bildirilmesi ve başvurunun reddi gerektiği değerlendirilerek yargı yoluna başvurulması nedeniyle davalı idare işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, nihai işlem Türkiye Barolar Birliği işlemi olsa da zararın davalı idarenin dava açması ve hukuka aykırı olduğu sonradan anlaşılan tasarrufları nedeniyle zarara uğradığı, mahkemeye erişim hakkının engellendiği, davada Türkiye Barolar Birliği de hasım mevkiine alınarak kararın bu idareye de tebliği gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Emniyet Genel Müdürlüğünde görev yapan davacı, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Hukuk fakültesi mezunu olan davacı, baro levhasına avukat olarak yazılmak için başvurmuş, bu başvurusu Bursa Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kabul edilmiş ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararıyla da bu karar uygun bulunmuştur.
Anılan uygun bulma kararı kendisine gönderilen davalı Adalet Bakanlığı tarafından bu karar bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiş, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının baro levhasına yazılması sonucunu doğuran ilk kararda ısrar edilmiştir.
Söz konusu ısrar kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle... İdare Mahkemesinin E:... esasına kayıtlı açılan davada 20/09/2017 tarihli kararla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ve söz konusu karara istinaden ... Barosu levhasından kaydının silindiği 31/10/2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Yargılama sonucunda ise... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Anılan kesin karara karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel hak ihlali başvurusu neticesinde, ... tarih ve Başvuru No:.../... sayılı karar ile davacının özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi nedeniyle dosya kendisine gönderilen ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K...sayılı kararla yargılamanın yenilenmesine ve davanın reddine karar verilmiş ve bu karar uyarınca Bursa Barosu Levhasındaki kaydının yenilendiği 12/11/2020 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karar uyarınca baro levhasından kaydının silindiğinin kendisine tebliğ edildiği 31/10/2017 tarihi ile yargı süreci sonucunda yeniden levhaya kaydedildiği 12/11/2020 tarihleri arasında mesleğini icra edemediği ileri sürülerek maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Redde veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair karara itiraz" başlıklı 8. maddesinde;"...(Değişik dördüncü fıkra: 2/5/2001 - 4667/7 md.) Baro yönetim kurullarının adayın levhaya yazılması hakkındaki kararları, karar tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. Türkiye Barolar Birliği kararın kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde uygun bulma veya bulmama kararını ve itirazın kabul veya reddi hakkındaki kararlarını onaylamak üzere karar tarihinden itibaren bir ay içinde Adalet Bakanlığına gönderir. Bu kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir.
Baro yönetim kurulunun, avukatlığı kabul isteminin reddi vaya kovuşturma sonuna kadar beklenmesi hakkındaki kararları, süresi içinde itiraz edilmediği takdirde kesinleşir.
(Değişik altıncı fıkra: 2/5/2001 - 4467/7 md.) Adalet Bakanlığının dördüncü fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı, Türkiye Barolar Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp bir daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşı ise, Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir.
Barolar, kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın çözümü açısından, baro levhasına kaydın uygun bulunması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi ve akabinde geri gönderme gerekçesine uyulmayarak ısrar kararı verilmesi üzerine dava açma şeklinde tezahür eden Bakanlık işlem ve eylemlerinin, idari nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetime açık olduğu, yargı denetimi dışında kalan eylem ve işlemlerin ise Anayasa ve mevzuat ile ayrıca belirlendiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davalı idare tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin 6. fıkrası ile verilen yetki çerçevesinde davacının baro levhasına yazılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılması iradesi, her ne kadar dava açma hakkının kullanımı olarak nitelendirilebilirse de kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak kanun ile verilen yetki kapsamında tesis edilen bu işlemin, mevuzatta idarenin yargı denetimi dışında kalan işlemleri arasında sayılmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı anlaşıldığından davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, davacı tarafından Türkiye Barolar Birliğinin de hasım mevkiine alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de bu husus işin esasını inceleyecek olan Mahkemece ayrıca değerlendirileceğinden bu aşamada husumet iddiası hakkında ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.