SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2504

Karar No

2025/2269

Karar Tarihi

30 Ekim 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2504 E. , 2025/2269 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2504
Karar No : 2025/2269

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... Valiliği
2-... Kaymakamlığı
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Eğitim İnternet İnsan Kaynakları Yayıncılık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Blok, No:... adresinde faaliyet gösteren... Kişisel Gelişim Kursunun soruşturma sonucunda 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ve adı geçen kurumun kurucusu olan davacı şirkete beş (5) yıl geçmeden tekrar kurum açma veya bir kurumu devir alma ya da ortak olma izni verilmemesine ilişkin Bursa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23. maddesi doğrultusunda kurum evraklarının dizi pusulası yapılarak bir (1) ay içerisinde teslim edilmesi, aksi takdirde yasal işlem yapılacağına ilişkin Nilüfer Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dava konusu olayda davacı şirkete, kurum açma izninde belirlenen programlar kapsamında kişisel gelişim kursu faaliyetinde bulunulmak üzere izin verildiği, ancak söz konusu özel öğretim kurumunda 8. sınıflar için LGS kursu verildiğinin yürütülen soruşturma kapsamında ortaya konulduğu ve davacıya isnad edilen fiillerin sübuta erdiğinin dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile tanık ifadelerinden anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kurum açma iznini amacı dışında kullanan kurumların, kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edileceği açık olmakla birlikte kurum açma izninin amacından ne anlaşılması gerektiğinin mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği,
5580 sayılı Kanun'un 3. maddesinde kurum açma izninin ne suretle alınabileceği belirtilmekle birlikte iznin amaçlarına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, maddede yer alan “Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması” şartında zikredilen “öğretim programı" kurum açma izninin amacı olarak düşünülebilir ise de programların Bakanlık izni olmadan onaylanması 7. maddenin 1. fıkrasında belirtilen kurum açma izninin amacı dışında kullanılması fiilinden farklı değerlendirilerek aynı maddenin 2. fıkrasında farklı bir yaptırıma bağlandığından öğretim programının kurum açma izninin amacı olarak değerlendirilemeyeceği,
Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 5. maddesine göre özel öğretim kurumu açılabilmesi için kuruluş amaçları içinde özel öğretim kurumu işletmeciliği yapılacağına ilişkin ifadenin ana sözleşmede yer almasının şart olduğu, kurumun kuruluş amaçları ana sözleşme ile belirleneceğinden kurum açma izni verilmeden önce kuruluş amaçlarının belli olması gerektiği, Yönetmelik eki “kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı” formunun altında yer alan ve ilgili kuruma ilişkin onaylanan “uygulanacak program”ın ise kurumun amacı doğrultusunda oluşturulan içerik olduğu, bu içeriğin tek başına kuruluş amacı olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
Davaya konu kursun faaliyet iznine konu programlarının İngilizce dil öğretim kursu olduğu, yapılan denetimlerde ise LGS sınavına hazırlık dersleri verildiğinin tespit edildiği, bunun da 5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi (Haftalık ders çizelgesi ve programları Bakanlık izni olmadan kurumda uygulaması) kapsamında olduğunun değerlendirildiği,
Bu durumda, anılan özel kursta, Bakanlıkça onaylanan program dışında ders verildiği ileri sürülerek fiilin karşılığı olarak 5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrası kapsamında para cezası şeklinde yaptırım uygulanması gerekirken iznin amacı dışında kullanıldığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile kurumun kurucusu olan şirkete beş yıl geçmeden tekrar kurum açma veya bir kurumu devir alma ya da ortak olma izni verilmemesine ilişkin işlemde ve kurum evraklarının teslim edilmesini bildirir işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/03/2024 tarih ve E:2023/5122, K:2024/1931 sayılı kararıyla;
5580 sayılı Kanun'da ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde; "kişisel gelişim kursu" ile "özel öğretim kursu" kavramı ayrı ayrı tanımlanmak suretiyle anılan kurumların açılış amaçlarının birbirinden farklılığının vurgulandığı, bu çerçevede; anılan Kanun'a tabi olarak açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izninin valilikçe verileceği, yine bütün kurum türlerinin işyeri açma çalışma ruhsatının Bakanlıkça verileceği,
5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinde -amaçsal ve sistematik bir yorumla- kanun koyucunun mevzuata aykırı işlemleri, aykırılığın ağırlık derecesine göre sınıflandırdığı ve yaptırıma bağladığı, aykırılığın sınıflandırılmasında ise fiilin ağırlığı, eğitim öğretim hizmetinin niteliği, bu fiillerin eğitim öğretim hizmetinin işleyişine olan etkisi ile etki alanı gibi faktörlerin önem arz ettiği,
Öte yandan; özel öğretim kurumlarının denetimi ve gözetimi için belirli bir standart belirlenmesi ve her kurum türü düzeyinde belirlenen standartlara uyulup uyulmadığının kontrolünün saptanabilmesi için "kurum açma izninde onaylanan program onayları" kapsamında Talim Terbiye Kurulunca onaylanan müfredat dikkate alınarak denetim yapılacağı açık olup kurum açma iznini amacı dışında kullanma yasağının da anılan denetimin sağlanması için öngörülen bir tedbir olduğu,
Mevzuatta ifade edilen kurum açma izninin amacı dışında kullanılması halinin; eğitim öğretim faaliyetinin dışına çıkılarak başka bir amaç için faaliyet gösterilmesi durumu ile sınırlanmasının düzenlemenin lafzı ve ruhuna uygun olmadığının kabulü gerektiği,
Dava dosyasında mevcut olan... tarih ve ...sayılı rapor incelendiğinde ...Kişisel Gelişim Kursunda eğitim gören öğrencilerden T.C., M.E., M.D.E., E.N.D, F.C.P., H.K. ve T.A.'nın ifadelerinde; kuruma LGS kursu için devam ettikleri, hafta içi çarşamba ve perşembe günleri 16:30'dan sonra; hafta sonu cumartesi ve pazar günleri 10:00-15:00 arasında Matematik, Türkçe, İngilizce, Fen Bilgisi ve İnkılap Tarihi derslerini aldıkları, sınıfın 24 öğrenciden oluştuğu, Matematik dersinin F.B.; Türkçe dersinin İ.S.B.; İngilizce dersinin C.K.; Fen Bilgisi dersinin S.İ. tarafından verildiğini beyan ettikleri, anılan hususun 13/02/2020 tarihinde maarif müfettişlerince yerinde yapılan denetim neticesinde de ortaya konulduğu,
Dava konusu işlemle kapatılan kurumda (kişisel gelişim kursu), Matematik, Türkçe, Fen Bilgisi, İnkılap Tarihi gibi dersler verilerek kurum açma izninin amacını -İngilizce dil öğretimi- aşar şekilde 5580 sayılı Kanun'a tabi kurum türleri arasında yer alan "özel öğretim kursu" türünde faaliyet gösterildiği, bu haliyle 5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında hüküm altına alınan kurum açma iznini amacı dışında kullanma fiilinin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı,
Nitekim; davacının kurucusu olduğu ... Kişisel Gelişim Kursu için düzenlenen ...tarih ve ... sayılı kurum açma izni uyarınca 95 kontenjanla İngilizce dil öğretimi kursu olarak faaliyet gösterilmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında ''kişisel gelişim kursu" adı altında yukarıda ifade edilen derslerin verilmesinin mümkün olmadığı,

Bu durumda, anılan kursun kurum açma iznini amacı dışında kullandığının somut olarak ortaya konulduğu anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık; davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu kuruma açılış izninde "kişisel gelişim kursu" olarak faaliyet onayı verildiği, kurumun açılış amacına aykırı şekilde 8. sınıflar için LGS kursu verildiği iddiasının sübut bulduğu, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının değişik gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının kurucusu olduğu ... Kişisel Gelişim Kursunun "İngilizce Dil Öğretim Kursu" programı izni bulunmaktadır.
20/12/2019 tarihli CİMER başvurusunda yer alan "... Kişisel Gelişim Kursunda hafta içi çarşamba ve perşembe günleri saat 16:30'da; hafta sonları ise saat 10:00 ile 15:00 saatleri arasında 8. sınıflar için LGS kursu verildiği, kurum krokisinde yer almayan ve sığınak olarak kullanılan alt katın sınıf ve kantin olarak kullanıldığı" iddiaları ile ilgili olarak Maarif Müfettişlerince 13/02/2020 tarihinde yerinde yapılan incelemede "kurumun zemin katında röleve planında olmadığı halde kantin ve sınıf bulunduğu, doğal aydınlatması da olmayan bir bölümün sınıfa dönüştürüldüğü, sınıfta 8. sınıf öğrencileri olduklarını belirten 24 öğrencinin LGS sınavına hazırlık için sınıfta olduklarını belirttikleri" hususu tutanak altına alınmıştır.
Başlatılan soruşturma neticesinde Bursa İl Milli Eğitim Müfettişlerince düzenlenen 06/03/2020 tarih ve 18 sayılı raporda da; "Kurum Hakkında: ... Kurumun açılış amacına açıkça aykırı olmak üzere 'Kişisel Gelişim Kursu' olarak onay verilerek faaliyetine izin verilen kurumu, 8. sınıf öğrencilerine LGS hazırlık dershanesi işlevleriyle LGS derslerini verme boyutları açısından onaysız olarak Matematik, Türkçe, İngilizce, Fen Bilgisi ve İnkılap Tarihi derslerini verdikleri, bu boyutta faaliyet sürdürmekte oldukları açıkça ve net bir biçimde sübuta erdiğinden dolayı adı geçen kurumun 5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtildiği biçimiyle, kurumda 8. sınıf öğrencilerine LGS hazırlık kursunu izinsiz/onaysız bir biçimde ve onay alınmayan öğretmenlerle verdiklerinden dolayı ve kamu yararı, öğrencilerin sağlığı, güvenliği açısından da '...veya söz konusu izni amacı dışında kullandığı tespit edilen kurumların ... iptal edilir' dendiğinden kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesinin uygun olacağı, ... sübuta eren fiilerden dolayı kamu yararı açısından davacı şirkete beş yıl geçmeden tekrar kurum açma izni veya bir kurumu devralma ya da bir kuruma ortak olma izni verilmemesi" yönünde teklif getirilmiş, bu teklif doğrultusunda dava konusu işlemler tesis edilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar.",
"Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanunda geçen;
a) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını,
b) Kurum: Okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, özel öğretim kurslarını, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, (…) motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, (…) özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sosyal etkinlik merkezleri, mesleki eğitim merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını,
...
g) Çeşitli kurslar: (…), kişilerin sosyal, sanatsal, sportif, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, dil, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek, isteklerine göre serbest zamanlarını değerlendirmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarını,
...
m) Kurucu: Kurumun sahibi olan ve adına kurum açma izin belgesi düzenlenen gerçek veya tüzel kişiyi,
...
ö) Özel öğretim kursu: Kişilerin, Bakanlıkça belirlenmiş bilim gruplarına uygun eğitim ortamlarında, öğrenim seviyelerine, ilgi ve isteklerine uygun öğretim programları doğrultusunda, bilgi, beceri, yetenek ve deneyimlerini geliştirdiği, serbest zamanlarını değerlendirdiği bir bilim grubunda eğitim veren kurumları,... ifade eder.",
''Kurum açma izni'' başlıklı 3. maddesinde, "Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur. İzin başvuruları ilgili millî eğitim müdürlüğüne yapılır. Valilikçe yapılan inceleme sonucunda açılması uygun görülen okullar dışındaki kurumlara kurum açma izni verilir. Valilikçe açılması uygun görülen okullara ilişkin başvurular ise kurum açma izni verilmek üzere Bakanlığa gönderilir.
...
Kurum açma izni alınmadıkça, kuruma öğrenci kaydı yapılamaz.
Kurum açma izni verilmesi, binanın kullanılış amaçlarına ve Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun ve yeterli bulunmasıyla birlikte aşağıdaki şartların yerine getirilmesine bağlıdır:
a) Ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile tespit edilmesi.
b) Kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunması ve bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi.
c) Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması.
...
Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür.
Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valiliklerce kapatılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir...",
"Eğitim-öğretim ve kurumların yönetimi" başlıklı 6. maddesinde, "Kurumlarda eğitim-öğretim ve yönetim, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda ifade edilen Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak yürütülür.
Kurumlarda uygulanacak öğretim programı ve haftalık ders çizelgesi, resmî kurumlarda uygulanan usûl ve esaslar çerçevesinde belirlenir. Bakanlıkça uygun bulunması durumunda farklı öğretim programları ve haftalık ders çizelgesi de uygulanabilir...",
"Kurum açma izninin iptali, kurumun kapatılması, devri ve nakli" başlıklı 7. maddesinde, "Kurum açma izni verilen kurumlardan iki yıl içerisinde faaliyete başlamayan, faaliyete başladıktan sonra yönetmelikte belirtilen süreden daha fazla izinsiz ara veren veya söz konusu izni amacı dışında kullandığı tespit edilen kurumların kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir.
Özel öğretim kurumunun;
a) Bakanlıkça onaylı yerleşim planında izinsiz değişiklik yapması,
b) Gerçeğe aykırı veya yanıltıcı reklam ya da ilan vermesi, reklam veya ilanlarda öğrenci resim ya da bilgilerini kullanması,
c) Haftalık ders çizelgesi ve programları Bakanlık izni olmadan kurumda uygulaması,
d) Bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmelik ve yönergelerde belirtilen hükümlere aykırı fiillerde bulunması,
e) Mevzuatta belirtilen sayıda personel çalıştırmaması veya mevzuata aykırı personel çalıştırması,
f) 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun genel ve özel amaçları ile temel ilkelerine uymaması,
g) Kurum açma şartlarından herhangi birini kaybetmesi,
h) Mevzuata uygun olarak kapatılmaması,
hâllerinde; (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin beş katı; (e) ve (f) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin on katı ve (g) bendindeki fiil için brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır. Bu fıkranın (a), (b), (c), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiillerin tekrarı hâlinde idari para cezası miktarı beş kat artırılarak uygulanır ve bu bentlerdeki fiillerin üçüncü kez tekrarlanması hâlinde ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir, (h) bendindeki fiilin işlenmesi hâlinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası verilir ve kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. İdari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından verilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
...
Bu Kanunda belirtilen şartlara uymadan kurumunu kapatanlar ile soruşturma sonucu kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilen kurucuya beş yıl geçmeden tekrar kurum açma izni veya bir kurumu devralma ya da bir kuruma ortak olma izni verilmez.",
Ek 2. maddesinde ise, "Okullar ile özel öğretim kursları hariç olmak üzere başka adlarla da olsa ilköğretim ve ortaöğretim örgün eğitim programlarının aynısı veya bir kısmını uygulayan ya da bu programlara yönelik deneme, seviye tespit sınavı gibi adlarla toplu sınav organizasyonları yapmak üzere faaliyet göstermek için yüz yüze veya uzaktan öğretim yöntemi ile özel öğretim kurumları veya yerler açılamaz, işletilemez, öğretim programları oluşturulamaz. Sivil toplum kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının sürekli eğitim merkezleri gibi birimlerinde de bu faaliyetler yürütülemez. Belediyeler ise il millî eğitim müdürlükleri ile yapılan ve Bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, örgün eğitim programlarına destek mahiyetinde ücretsiz kurslar açabilir." hükümlerine yer verilmiştir.
20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde "Bilim grubu: Bakanlıkça lise ve dengi okul öğrencileri ile mezunlarına yönelik onaylanan çerçeve programı doğrultusunda (Ek-15)’te belirlenen grupları,"; (p) bendinde "Özel öğretim kursu: Kişilerin, Bakanlıkça belirlenmiş bilim gruplarına uygun eğitim ortamlarında, ortaöğretim seviyesinde ilgi ve isteklerine uygun öğretim programları doğrultusunda, bilgi, beceri, yetenek ve deneyimlerini geliştirdiği, serbest zamanlarını değerlendirdiği bir bilim grubunda eğitim veren özel öğretim kurumları"; (s) bendinde ise "Kişisel gelişim kursu: Kişilerin, sosyal ve kültürel alanlarda Bakanlıkça belirlenmiş uygun eğitim ortamlarında, öğrenim seviyelerine, ilgi ve isteklerine uygun öğretim programları doğrultusunda, bilgi, beceri, dil, yetenek ve deneyimlerini geliştirdiği, serbest zamanlarını değerlendirdiği ve benzeri eğitimlerin verildiği çeşitli kurs kapsamındaki özel öğretim kurumları" hükümlerine yer verilmiş,
Yönetmelik'in "Bakanlıkça ve valilikçe yapılacak işlemler" başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasında "Birinci fıkra kapsamında düzenlenen inceleme raporunda kurum açılışının uygun görülmesi ve yetkili makamlarca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan kişilerin aynı fıkrada belirtilen şartları haiz olduğunun belge ile tespit edilmesi durumunda okul öncesi eğitim kurumu ve sosyal etkinlik merkezlerine ait belgeler, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmek üzere beş iş günü içinde, ilkokul, ortaokul, lise ve özel eğitim okullarına ait belgeler ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmek üzere en geç Ağustos ayının ikinci haftasından önce valiliğin uygun görüşü ile birlikte Bakanlığa gönderilir. Diğer kurumlara ise valilikçe uygun görülmesi halinde on beş iş günü içinde kurum açma izni (EK-2) ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı (EK-2/A) düzenlenir."; "Kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile idari para cezaları" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında ise "Kanunun 7 nci maddesi hükümlerinde belirtilen durumların gerçekleşmesi hâlinde işlenen fiile veya aynı fiilin tekrarına göre kuruma idari para cezası uygulanır ve/veya kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.

Anılan Yönetmelik'in "Mühür ve evrakın teslimi" başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasında da, "Kapanan veya kapatılan kurumun kurucusu; eğitim personeli ve diğer personelin, öğrenci veya kursiyerlerle ilgili bütün defterlerini, dosyalarını ve diğer evrakını; okullar ayrıca mühürlerini en geç bir ay içinde il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne usulüne göre devir ve teslim etmek zorundadır. Devir ve teslimden kaçınan kurucuya Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası valilikçe verilir. Verilen idari para cezası gerçek kişi ise kurucuya; tüzel kişilik ise kurucu temsilcisine Tebligat Kanununa göre valilikçe tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere gerek Kanun'da gerekse Yönetmelik'te; "kişisel gelişim kursu" ile "özel öğretim kursu" kavramı ayrı ayrı tanımlanmak suretiyle anılan kurumların açılış amaçlarının birbirinden farklılığı vurgulanmıştır. Anılan Kanun'a tabi olarak açılacak özel öğretim kurumlarına bu çerçevede kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilecektir.
5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinde ise kurumların denetimi neticesinde uygulanacak yaptırımlar bağlamında ayrıma gidilerek kurum açma izni verilen kurumlardan, iki yıl içerisinde faaliyete başlamayan, faaliyete başladıktan sonra yönetmelikte belirtilen süreden daha fazla izinsiz ara veren veya kurum açma iznini amacı dışında kullandığı tespit edilen kurumların doğrudan kurum açma izni ile işyeri açma çalışma ruhsatlarının iptal edileceği belirtilmiş; özel öğretim kurumunun Bakanlıkça onaylı yerleşim planında izinsiz değişiklik yapması, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı reklam ya da ilan vermesi, reklam veya ilanlarda öğrenci resim ya da bilgilerini kullanması, haftalık ders çizelgesi ve programları Bakanlık izni olmadan kurumda uygulaması, bu Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmelik ve yönergelerde belirtilen hükümlere aykırı fiillerde bulunması, mevzuatta belirtilen sayıda personel çalıştırmaması veya mevzuata aykırı personel çalıştırması, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun genel ve özel amaçları ile temel ilkelerine uymaması ve kurum açma şartlarından herhangi birini kaybetmesi hallerinin ilgili idarece tespiti halinde fiilin ilk kez gerçekleşmesi durumunda idari para cezası, tekrarı halinde katlı (artırılmış) idari para cezası yaptırımı öngörülmüş, üçüncü kez tekrarı halinde ise kurumun kapatılacağı kurala bağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemede amaçsal ve sistematik bir yorumla, yasa koyucunun mevzuata aykırı işlemleri, aykırılığın ağırlık derecesine göre sınıflandırdığı ve yaptırıma bağladığı; aykırılığın sınıflandırılmasında ise fiilin ağırlığı, eğitim öğretim hizmetinin niteliği, bu fiillerin eğitim öğretim hizmetinin işleyişine olan etkisi ile etki alanı gibi faktörlerin önem arz ettiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte; özel öğretim kurumlarının denetimi ve gözetimi için belirli bir standart belirlenmesi ve her kurum türü düzeyinde belirlenen standartlara uyulup uyulmadığının kontrolünün saptanabilmesi için "kurum açma izninde onaylanan program" kapsamında Talim Terbiye Kurulunca onaylanan müfredat dikkate alınarak denetim yapılacağı açık olup kurum açma iznini amacı dışında kullanma yasağının da anılan denetimin sağlanması kapsamında öngörülen bir tedbir olduğu görülmektedir.
Dolayısıyla, mevzuatta ifade edilen "kurum açma izninin amacı dışında kullanılması" fiilinin, eğitim öğretim faaliyetinin dışına çıkılarak başka bir amaç için faaliyet gösterilmesi şeklinde yorumlanmasının Kanun'un ilgili hükmünün amacıyla bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirkete ait kişisel gelişim kursuna "İngilizce Dil Öğretimi" programı kapsamında faaliyette bulunulmak üzere kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği, ancak söz konusu özel öğretim kurumunda 8. sınıf öğrencilerine yönelik LGS hazırlık dershanesi işleviyle Matematik, Türkçe, İngilizce, Fen Bilgisi ve İnkılap Tarihi derslerinin verildiğinin yürütülen soruşturma kapsamında ortaya konulduğu ve davacıya isnad edilen fiillerin sübuta erdiği, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile tanık ifadelerinden anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemle kapatılan kurumda (kişisel gelişim kursu), İngilizce dil öğretimini aşar şekilde 5580 sayılı Kanun'a tabi kurum türleri arasında yer alan "özel öğretim kursu" türünde faaliyet gösterildiği, bu haliyle 5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında hüküm altına alınan; kurum açma iznini amacı dışında kullanma fiilinin sübuta erdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY

X- 5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında, iki yıl içerisinde faaliyete başlamayan, faaliyete başladıktan sonra yönetmelikte belirtilen süreden daha fazla izinsiz ara veren veya söz konusu izni amacı dışında kullandığı tespit edilen kurumların, kurum açma izninin iptal edileceği düzenlenmiş; aynı maddenin 2. fıkrasının (a) ila (g) bentlerinde ise özel öğretim kurumlarının idari yaptırıma konu fiilleri sayıldıktan sonra bentleri bağlayan hükmünde ihlale konu her bir fiil için -ihlalin niteliğine göre- uygulanacak idari para cezaları belirlenmiş, söz konusu bentlerdeki fiillerin tekrarında idari para cezası miktarının beş kat artırılarak uygulanması, üçüncü tekrarda ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi öngörülmüştür.
Kanun koyucu ve idareler, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafından belirlenen ve idareler tarafından uygulanan bir yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
Diğer taraftan ceza hukukunda geçerli olan suçun "tipiklik" unsuru; suç sayılan fiilin ceza normundaki soyut tasviri şeklinde tanımlanmaktadır. Dolayısıyla idarelerin belirledikleri kural ihlalleri sonucu ilgililer hakkında idari yaptırım uygulaması durumunda da işlenmiş olduğu iddia edilen fiilin mevzuatta düzenlenen suç tanımına birebir uygun olması gerekmektedir. Verilecek cezayı gerektiren eylemlerin gerek "tipiklik" açısından gerekse maddi açıdan o cezaya uyar nitelikte olmaması halinde "o ceza için" suçun oluşmadığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İngilizce Dil Öğretimi Kursu için izni olan davacının kurucusu olduğu ... Kişisel Gelişim Kursunda, 8. sınıf öğrencilerine yönelik olarak LGS sınavına hazırlık kursu kapsamında Matematik, Türkçe, İngilizce, Fen Bilimleri ve İnkılap Tarihi derslerinin verildiği tespitine istinaden kurum açma izninin amacı dışında kullanıldığından bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu işlemlere dayanak teşkil eden yasal düzenlemede yer alan "iznin amacı dışında kullanılması" fiilinin hangi halleri kapsadığı yasa koyucu tarafından madde metninde açık bir şekilde ifade edilmemiş ise de, madde gerekçesinde yer alan "Eğitim öğretime başlayıp daha sonra eğitim faaliyeti yapmadığı halde kurum binasında tabela ve diğer araç gereç bulunmasına rağmen binanın farklı amaçlarla kullanılmasından dolayı olumsuz durumlarla karşılaşıldığından, işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldıktan sonra herhangi bir eğitim faaliyeti yapmayarak gereksiz yere Millî Eğitim Bakanlığının ilgili kurumlarının iş yükünü artırması. - Özel öğretim kurumlarının çalışanlarının ve kuruma devam eden öğrenci ve kursiyerlerin mağdur olmaması için ihlal hallerinde kuruma geçici kapatma cezası verilmesi yerine kurucuların maddi olarak cezalandırılmasının daha caydırıcı olacağı. -Maddi zorluk çeken kurumların daha uzun süre açık kalarak kurucunun zararının artmasının ve sürecin gereksiz yere uzamasının engellenmesi, - Kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış olmasına rağmen mevzuatta belirtilen şartları yerine getirmeyerek öğrenci, kursiyer ve çalışanların mağduriyetine neden olan kurucuların cezalandırılarak aynı kurucunun yeniden kurum açması durumunda iş ve işlemlerinde mevzuata uygun hareket etmesinin sağlanması, öngörülmektedir." açıklamasından "iznin amacı dışında kullanılması" fiilinin genel amaç olarak kabul edilmesi gereken eğitim amacı dışına çıkılıp başka bir alanda faaliyet gösterilmesini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, kanun koyucu, eğitim amacının tamamen dışına çıkılması durumunda kurumu kapatma yaptırımı ile cezalandırmaktadır.
Nitekim Kanun'un sistematiğinde kurum açma şartlarından birini kaybetme ve Millî Eğitim Temel Kanununun genel ve özel amaçları ile temel ilkelerine uyulmaması şeklindeki ağır nitelikli fiillere öncelikle para cezası yaptırımı öngörülmüş ve bu fiillerin ancak üçüncü kez tekrarlanması halinde kapatma yaptırımının uygulanması benimsenmiş olup yine ağır nitelikli bir fiil olan, dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan izni amacı dışında kullanma fiilinin de anılan iki fiil ile aynı şekilde cezalandırılması anılan cezalandırma sistemine uygun olacaktır.
Bu haliyle "amaç dışı kullanım" ifadesinden kastedilenin izin alınan müfredatın dışına çıkılarak eğitim yapılması şeklinde değerlendirilmesinin yasanın özü ile bağdaşmadığı açık olup uyuşmazlık konusu olayda, genel olarak eğitim amacının dışına çıkılmadan, kurum açma izni kapsamında yer almayan bazı derslerin verilmesinin genel amaç olan eğitim amacı dışında sayılamayacağı, bilakis dava konusu işleme sebep teşkil eden fiillerin birer eğitim faaliyeti olduğu, dolayısıyla bu fiillerin 5580 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen ''izni amacı dışında kullanma" olarak nitelendirilemeyeceği, dava konusu işlemde eylem ile öngörülen yaptırım arasında olması gereken tipiklik şartı sağlanmadığı gibi eylem ile uygulanan ceza arasında aranan orantılılık ilkesinin de göz ardı edildiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, soruşturma raporu ile tespit edilen fiiller açısından yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idare tarafından yeni bir değerlendirme yapılarak işlem tesis edilebileceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.








10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim